İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3212 E. 2016/4279 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel yetki kuralı↗ yetki ilk itirazı↗ genel yetki↗ kesin yetki↗ ilk itiraz↗ yönetici sorumluluğu↗ şirket merkezi mahkemesi↗ emredici hüküm↗ şirket zararı↗ dava şartı yokluğu↗ anonim şirket↗ taşıyıcı↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin merkez adresinin "..." olduğu, davanın, davacı şirketin eski müdürü olan davalının müdürlük yaptığı dönemde şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı yönetici sorumluluğundan kaynaklandığı, 6102 sayılı TTK'nın 644/1-a maddesi atfıyla limited şirketlerde de uygulanacak olan yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümler ve özellikle 561. madde uyarınca sorumluluk davasının şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılacağı, bu kuralın kesin yetkiyi düzenlediği, gerekçesiyle kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi olduğuna, yasal süre içinde talep halinde dosyanın yetkili ... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacaklı şirket tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile re'sen yetkisizlik kararı verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca limited şirketlerde de uygulanması gereken anonim şirket sorumluluk davalarında yetkili mahkemeyi belirleyen aynı kanunun 561. maddesinin emredici bir hüküm niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun tespit edilmesi gerekmektedir. Anılan hükümde bu davanın şirket merkezinde "açılabileceği" ifade edilmiş olup, bu ifadeden açıkça anlaşılabileceği gibi, hükmün emredici niteliği yoktur. 6102 sayılı TTK'nın 561. maddesi yöneticiler aleyhine açılacak sorumluluk davalarında davacılara genel yetki kuralı yanında ek bir olanak daha tanımaktadır. Davacı dilerse 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesinde, dilerse 6102 sayılı TTK'nın 561. maddesi uyarınca şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde takip başlatabilir veya dava açabilir. Bu nedenlerle mahkemece yetki ilk itirazı bulunmadan TTK'nın 561. maddesinin kesin yetki halini düzenlediği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3203 E. 2015/12156 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, 198.561,00 TL'nin 08/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7574 E. 2016/7688 K.
Ortak:yetki ilk itirazı · ilk itiraz · şirket merkezi mahkemesi · anonim şirket · limited şirket · yetki · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBu nedenlerle mahkemece «yetki ilk itirazı» bulunmadan TTK'nın 561. maddesinin «kesin yetki» halini düzenlediği gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı «şirketin merkez» adresinin "..." olduğu, davanın, davacı şirketin eski müdürü olan davalının müdürlük yaptığı dönemde «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı «yönetici sorumluluğundan» kaynaklandığı, 6102 sayılı TTK'nın 644/1-a maddesi atfıyla «limited şirketlerde» de uygulanacak olan yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümler ve özellikle 561. madde uyarınca sorumluluk davasının şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılacağı, bu kuralın «kesin» yetkiyi düzenlediği, gerekçesiyle kesin yetkiye ilişkin dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», yetkili mahkemenin ...
6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca «limited şirketlerde» de uygulanması gereken «anonim şirket» sorumluluk davalarında yetkili mahkemeyi belirleyen aynı kanunun 561. maddesinin «emredici» bir hüküm niteliği «taşıyıp» taşımadığı hususunun tespit edilmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın, taşınmaz satışından doğan zararın «tazmini talebine» ilişkin olduğu, davalı vekilinin yasal süresinde «yetki ilk itirazında» bulunduğu, 6100 sayılı HMK.nun 6.maddesine göre «genel yetkili» mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki «yerleşim yeri» mahkemesi olduğu, dava dilekçesinde davalının adresinin ... olarak bildirilmiş, davalıya bu adreste «usulüne uygun tebligat» yapılmış olduğu, davalının ikametgahının ... olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin yetki ilk itirazının kabulü ile mahkemenin «yetkisizliğine» karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın ...
6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca «limited şirketlerde» de uygulanması gereken «anonim şirket» sorumluluk davalarında yetkili mahkemeyi belirleyen aynı kanunun 561. maddesinde bu davanın «şirket merkezinin» bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde açılabileceği ifade edilmiş olup, davacı şirket merkezinin ... olduğu dikkate alınarak davanın yetkili mahkemede açıldığı gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru bulunmamış, davacılar vekilinin temyiz itrazının kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, şirket ve ortağı tarafından «limited şirket» yöneticisi aleyhine açılmış «sorumluluk davası» olup mahkemece yazılı gerekçe ile «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel yetkili mahkeme · usulüne uygun tebligat · tazmin talebi · yerleşim yeri · sorumluluk davası · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın, taşınmaz satışından doğan zararın «tazmini talebine» ilişkin olduğu, davalı vekilinin yasal süresinde «yetki ilk itirazında» bulunduğu, 6100 sayılı HMK.nun 6.maddesine göre «genel yetkili» mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki «yerleşim yeri» mahkemesi olduğu, dava dilekçesinde davalının adresinin ... olarak bildirilmiş, davalıya bu adreste «usulüne uygun tebligat» yapılmış olduğu, davalının ikametgahının ... olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin yetki ilk itirazının kabulü ile mahkemenin «yetkisizliğine» karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın ...
Dava, şirket ve ortağı tarafından «limited şirket» yöneticisi aleyhine açılmış «sorumluluk davası» olup mahkemece yazılı gerekçe ile «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14258 E. 2018/7500 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · usuli kazanılmış hak · riziko · kazanılmış hak · yasal faiz · hasar
Benzer bu karardaBu durumda, bozma öncesi faiz belirtilmeksizin verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz yönünden davalı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuş olup, davalı vekilinin faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiği yönündeki temyiz itirazı nazara alınarak, hükmün bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın «faizin başlangıç tarihi» yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, dolu «rizikosu» nedeniyle oluşan tarımsal ürün «hasar» bedelinin davalı sigortacı kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının maruz kaldığı ve davalıdan talep edeceği zarar tutarının 41.561,26 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 41.561,26 TL’nin 16/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak 41.561,26 TL'nin 16.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10007 E. 2018/4908 K.
Ortak:anonim şirket
İncelediğiniz kararda6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca «limited şirketlerde» de uygulanması gereken «anonim şirket» sorumluluk davalarında yetkili mahkemeyi belirleyen aynı kanunun 561. maddesinin «emredici» bir hüküm niteliği «taşıyıp» taşımadığı hususunun tespit edilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; marka devrinin yasaya aykılık iddiasının ... tarafından değerlendirilmesi gerektiği ve bu konuda dava açılmasının «iflas» idaresine ait olduğu gerekçesiyle davanın HMK 114/d-e , 115/1-2 maddeleri gereğince reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3212 E. , 2016/4279 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.01.2016 tarih ve 2015/978-2016/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, %50 hisse ile kurucu ortak olan ve 02.01.2010 ila 31.08.2012 tarihleri arasında genel müdür olarak çalışan davalının müvekkili şirket hesaplarından aldığı paraları iade etmediğini, münferit imza yetkisi müşterek imzaya dönüşünce 31.01.2012 tarihli hisse devir sözleşmesi ile şirket hisselerini devrettiğini, ancak halen şirketten alınan paraların iade edilmediğini, ticari defter kayıtlarında da bulunan bu alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin merkez adresinin "..." olduğu, davanın, davacı şirketin eski müdürü olan davalının müdürlük yaptığı dönemde şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı yönetici sorumluluğundan kaynaklandığı, 6102 sayılı TTK'nın 644/1-a maddesi atfıyla limited şirketlerde de uygulanacak olan yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümler ve özellikle 561. madde uyarınca sorumluluk davasının şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılacağı, bu kuralın kesin yetkiyi düzenlediği, gerekçesiyle kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi olduğuna, yasal süre içinde talep halinde dosyanın yetkili ...
Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacaklı şirket tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile re'sen yetkisizlik kararı verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca limited şirketlerde de uygulanması gereken anonim şirket sorumluluk davalarında yetkili mahkemeyi belirleyen aynı kanunun 561. maddesinin emredici bir hüküm niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun tespit edilmesi gerekmektedir. Anılan hükümde bu davanın şirket merkezinde "açılabileceği" ifade edilmiş olup, bu ifadeden açıkça anlaşılabileceği gibi, hükmün emredici niteliği yoktur. 6102 sayılı TTK'nın 561. maddesi yöneticiler aleyhine açılacak sorumluluk davalarında davacılara genel yetki kuralı yanında ek bir olanak daha tanımaktadır. Davacı dilerse 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesinde, dilerse 6102 sayılı TTK'nın 561.
maddesi uyarınca şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde takip başlatabilir veya dava açabilir. Bu nedenlerle mahkemece yetki ilk itirazı bulunmadan TTK'nın 561. maddesinin kesin yetki halini düzenlediği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221040100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz