Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14258 E. 2018/7500 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faiz başlangıç tarihi↗ usuli kazanılmış hak↗ riziko↗ kazanılmış hak↗ yasal faiz↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının maruz kaldığı ve davalıdan talep edeceği zarar tutarının 41.561,26 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 41.561,26 TL’nin 16/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, dolu rizikosu nedeniyle oluşan tarımsal ürün hasar bedelinin davalı sigortacı kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen 23.10.2013 tarihli 2011/138 E. 2013/207 K. sayılı ilk kararda, davanın kısmen kabulü ile 42.562,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu kararı davacı vekili temyiz etmemiş, davalı vekilinin temyizi üzerine karar, Dairemizce uzman olmayan bilirkişi tarafından hazırlanan rapor esas alınmak suretiyle hüküm tesisi doğru görülmediğinden davalı yararına bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak 41.561,26 TL'nin 16.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, bozma öncesi faiz belirtilmeksizin verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş olup, davalı vekilinin faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiği yönündeki temyiz itirazı nazara alınarak, hükmün bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3203 E. 2015/12156 K.
Ortak:yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının maruz kaldığı ve davalıdan talep edeceği zarar tutarının 41.561,26 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 41.561,26 TL’nin 16/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak 41.561,26 TL'nin 16.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, 198.561,00 TL'nin 08/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3212 E. 2016/4279 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki kuralı · yetki ilk itirazı · genel yetki · kesin yetki · ilk itiraz · yönetici sorumluluğu · şirket merkezi mahkemesi · emredici hüküm
Benzer bu karardaBu nedenlerle mahkemece «yetki ilk itirazı» bulunmadan TTK'nın 561. maddesinin «kesin yetki» halini düzenlediği gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı «şirketin merkez» adresinin "..." olduğu, davanın, davacı şirketin eski müdürü olan davalının müdürlük yaptığı dönemde «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı «yönetici sorumluluğundan» kaynaklandığı, 6102 sayılı TTK'nın 644/1-a maddesi atfıyla «limited şirketlerde» de uygulanacak olan yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümler ve özellikle 561. madde uyarınca sorumluluk davasının şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılacağı, bu kuralın «kesin» yetkiyi düzenlediği, gerekçesiyle kesin yetkiye ilişkin dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», yetkili mahkemenin ...
Anılan hükümde bu davanın «şirket merkezinde» "açılabileceği" ifade edilmiş olup, bu ifadeden açıkça anlaşılabileceği gibi, hükmün «emredici» niteliği yoktur.
6102 sayılı TTK'nın 561. maddesi yöneticiler aleyhine açılacak sorumluluk davalarında davacılara «genel yetki kuralı» yanında ek bir olanak daha tanımaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2013 E. 2016/2477 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi ticari dava · saklama sözleşmesi · kira ilişkisi · mutlak ticari dava · ticari işletme · depo kararı · kira sözleşmesi · kamu düzeni
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi gereğince her iki tarafın «ticari işletmesiyle» ilgili hususlardan doğan hukuk davaları «nispi ticari» dava olup, ayrıca aynı yasanın 4/2-c maddesi gereğince «saklama sözleşmesini» düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 561 ila 580. maddelerinden kaynaklanan ihtilaflar da, «mutlak ticari» davadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki «depo» «kira sözleşmesinden» kaynaklanan kira bedelinin ödenip ödenmediği konusunda olduğu, HMK'nın 4.
Maddesi gereğince «kira ilişkisinden» doğan alacak davaları da «dahil» olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görüleceği gerekçesiyle davaya bakma görevi ....
Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait olup, görev kuralları «kamu düzenine» ilişkin bulunduğundan, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14258 E. , 2018/7500 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Hekimhan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/05/2016 tarih ve 2015/30-2016/158 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 27/11/2018 günü hazır bulunan davacı asil ve vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ...'ün ..., ... Köyü 111 ada 80 parsel numaralı taşınmazda bulunan kayısı bahçesinin ürünlerini ... numaralı poliçeyle davalı ...'e Hekimhan ... Bankası Şubesi aracılığıyla sigortalattığını, davacının kayısı bahçesine 29/05/2011 tarihinde ve müteaddit defalar dolu yağdığını ve ürün hasarı ve kalite kaybı meydana geldiğini, davacının hasar ihbarı üzerine gelen sigorta eksperinin hasar oranını %67 olarak belirlediğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/4 D.İş sayılı delil tespit dosyasına sunulan uzman bilirkişi raporunda hasarın %70 olarak tespit edildiğini, bu orandaki zararın ise %10 muafiyet düştükten sonra 48.750,00 TL olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, 48.750,00 TL dolu hasarı bedelinin davalı ...'den delil tespiti tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının maruz kaldığı ve davalıdan talep edeceği zarar tutarının 41.561,26 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 41.561,26 TL’nin 16/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, dolu rizikosu nedeniyle oluşan tarımsal ürün hasar bedelinin davalı sigortacı kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen 23.10.2013 tarihli 2011/138 E. 2013/207 K. sayılı ilk kararda, davanın kısmen kabulü ile 42.562,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu kararı davacı vekili temyiz etmemiş, davalı vekilinin temyizi üzerine karar, Dairemizce uzman olmayan bilirkişi tarafından hazırlanan rapor esas alınmak suretiyle hüküm tesisi doğru görülmediğinden davalı yararına bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak 41.561,26 TL'nin 16.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, bozma öncesi faiz belirtilmeksizin verilen tahsil hükmü davacı tarafça temyiz edilmediğinden faiz yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş olup, davalı vekilinin faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiği yönündeki temyiz itirazı nazara alınarak, hükmün bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “16.07.2011 tarihinden'' ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine ''dava tarihinden'' ibaresinin eklenmesine ve kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465472700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz