Pay devrinin tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8224 E. 2016/4029 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay devrinin tescili↗ hmk 297↗ pay devri↗ hisse devri↗ hisse devir sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ yargılama gideri↗ vekalet ücreti↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinde devir bedelinin nakden ve tamamen alındığının belirtildiği, davalının paranın kendisine ödenmediği hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 170.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- HMK’nın 297/2. maddesi uyarınca, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir.
Somut olayda, davacı taraf hisse devrine konu 17 payın davacı adına tescilini, olmazsa 170.000 TL hisse devir bedelinin tahsilini isteyerek, davalı ... ve şirkete karşı husumet yöneltmiş, sonradan davalı ...'ın hisselerini üçüncü kişiye devretmesi nedeniyle pay devrinin tescili talebinden vazgeçilerek, anılan miktarın ödenmesi talep edilmiş, mahkemece yargılama sonunda davanın kabulüne, 170.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderinin davalıdan tahsiline, vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde hüküm kurulmuştur. Oysa, yukarıda açıklandığı üzere 170.000 TL tahsil hükmünün hangi davalıdan tahsil edildiği yönünde açıklık bulunmadığı gibi, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden de bir yandan davalıdan tahsiline, diğer yandan davalılardan tahsiline denilmek suretiyle hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13912 E. 2014/20093 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para borcu · tasdik kararı · fatura · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «fatura» karşılığı taşıma işi yaptığı, buna ilişkin faturaları «defterine» kaydettiği, ancak defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı, kendi lehine delil teşkil etmeyeceği, davacı kooperatifin amacının taşıma olması, üyeleri aracılığı ile nakliye işi yapması gerekirken davalı şirketle iş yapmasının hukuka aykırı olduğu, birleşen davada ise bankadan kooperatife gönderilen «paranın borcun» tasfiyesine ilişkin olduğu, davalının bu paranın ne amaçla gönderildiğini ispatlayamadığı, asıl ve birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3080 E. 2012/4765 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin iptali
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, «sözleşmenin iptaline», davacının bu sözleşme kapsamında borçlu bulunmadığının tespitine, 3.170 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte iadesine, davalıya verilen çeklerin iptaline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10474 E. 2014/15252 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşımadan kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, takip tarihi itibariyle 93.796,10 TL davacının alacağı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 93.796,10 TL üzerinden iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2894 E. 2013/19758 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · istirdat · menfi tespit
Benzer bu karardaDava «menfi tespit» ve «istirdat» istemine ilişkindir.
… olduğu konusunda herhangi bir açıklama yapılmamış, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, «infazda» şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı nitelikleri haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmamış, açıklanan hususlar doğrultusunda …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5008 E. 2013/4883 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı taraf «hisse devrine» konu 17 payın davacı adına tescilini, olmazsa 170.000 TL hisse devir bedelinin tahsilini isteyerek, davalı ... ve şirkete karşı «husumet» yöneltmiş, sonradan davalı ...'ın hisselerini «üçüncü kişiye» devretmesi nedeniyle «pay devrinin tescili» talebinden vazgeçilerek, anılan miktarın ödenmesi talep edilmiş, mahkemece yargılama sonunda davanın kabulüne, 170.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline, «vekalet ücretinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde hüküm kurulmuştur.
Oysa, yukarıda açıklandığı üzere 170.000 TL tahsil hükmünün hangi davalıdan tahsil edildiği yönünde açıklık bulunmadığı gibi, «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» yönünden de bir yandan davalıdan tahsiline, diğer yandan davalılardan tahsiline denilmek suretiyle hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… larının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre, davanın kabul edilen kısmı üzerinden davacı lehine 140,40 TL «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, 40,40 TL «vekalet ücreti takdiri» doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri
Benzer bu kararda… larının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre, davanın kabul edilen kısmı üzerinden davacı lehine 140,40 TL «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, 40,40 TL «vekalet ücreti takdiri» doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1322 E. 2015/2172 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «hisse devir sözleşmesinde» devir bedelinin nakden ve tamamen alındığının belirtildiği, davalının paranın kendisine ödenmediği hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 170.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı taraf «hisse devrine» konu 17 payın davacı adına tescilini, olmazsa 170.000 TL hisse devir bedelinin tahsilini isteyerek, davalı ... ve şirkete karşı «husumet» yöneltmiş, sonradan davalı ...'ın hisselerini «üçüncü kişiye» devretmesi nedeniyle «pay devrinin tescili» talebinden vazgeçilerek, anılan miktarın ödenmesi talep edilmiş, mahkemece yargılama sonunda davanın kabulüne, 170.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline, «vekalet ücretinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; ...'nin taraf değişikliği ile davaya «dahili» davalı olarak devamı gerektiği, ...'nin «hisse devir sözleşmesi» ile sözleşmesel borç yükümlülüğünü üstlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı .... yönünden «husumet» nedeni ile davanın reddine; dahili davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'a göre dc «ıslah» yoluyla da olsa taraf değiştirilemeyeceği dikkate alındığında, davada taraf sıfatı bulunmayan ve davalı ... vekilinin talebi ile mahkemece «dahili» davalı olarak kabul edilen ... aleyhine hüküm kurulması ve yazılı gerekçeyle davacı tarafından dava edilen ... yönünden davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eş rızası · infaz · ıslah · dahili dava
Benzer bu karardaAyrıca dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'a göre dc «ıslah» yoluyla da olsa taraf değiştirilemeyeceği dikkate alındığında, davada taraf sıfatı bulunmayan ve davalı ... vekilinin talebi ile mahkemece «dahili» davalı olarak kabul edilen ... aleyhine hüküm kurulması ve yazılı gerekçeyle davacı tarafından dava edilen ... yönünden davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ...'nin taraf değişikliği ile davaya «dahili» davalı olarak devamı gerektiği, ...'nin «hisse devir sözleşmesi» ile sözleşmesel borç yükümlülüğünü üstlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı .... yönünden «husumet» nedeni ile davanın reddine; dahili davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili, davalı .... vekili ve «dahili» davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, dava dilekçesinde ....ne karşı açılmış olup, yargılama sırasında davalı vekilince sunulan dilekçelerle ...'nin de davaya davalı olarak «dahil» edilmesi gerektiği şeklinde talepte bulunulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8224 E. , 2016/4029 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.04.2015 tarih ve 2014/602-2015/168 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.04.2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Suriye uyruklu olduğunu, davalı ...'dan 04.09.2012 tarihli sözleşme gereğince 17 payı devralarak 170.000 TL ödediklerini, davalının devrin onaylanması ve ticaret sicile tescili için gerekli işlemleri yapmadığını, TTK'nın 595. maddesi uyarınca pay devrinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması, imzaların noter tarafından onaylanması, ortaklar kurulunun devre onay vermesi gerektiğini ileri sürerek, 17 adet hissenin davacı adına tescilini, devir işlemine ortaklar kurulunun onayının mevcut olmaması ve hükmen tescilin şartlarının oluşmaması halinde ödedikleri 170.000 TL'nin avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının sözleşmeden kaynaklanan devir bedelini ödemediğini, pay devrinin kayıtlara işlenmesi için şirkete başvurmadığını, 8.000 TL üzerindeki her türlü ödemenin banka üzerinden yapılacağını, hisse devrinin noterde yapılmasının yasal zorunluluk olması nedeniyle devir bedelinin nakden alındığının açıklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinde devir bedelinin nakden ve tamamen alındığının belirtildiği, davalının paranın kendisine ödenmediği hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 170.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- HMK’nın 297/2. maddesi uyarınca, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir.
Somut olayda, davacı taraf hisse devrine konu 17 payın davacı adına tescilini, olmazsa 170.000 TL hisse devir bedelinin tahsilini isteyerek, davalı ... ve şirkete karşı husumet yöneltmiş, sonradan davalı ...'ın hisselerini üçüncü kişiye devretmesi nedeniyle pay devrinin tescili talebinden vazgeçilerek, anılan miktarın ödenmesi talep edilmiş, mahkemece yargılama sonunda davanın kabulüne, 170.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderinin davalıdan tahsiline, vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde hüküm kurulmuştur. Oysa, yukarıda açıklandığı üzere 170.000 TL tahsil hükmünün hangi davalıdan tahsil edildiği yönünde açıklık bulunmadığı gibi, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden de bir yandan davalıdan tahsiline, diğer yandan davalılardan tahsiline denilmek suretiyle hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/219947300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz