Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1322 E. 2015/2172 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ ön inceleme aşaması↗ eş rızası↗ hisse devir sözleşmesi↗ infaz↗ ıslah↗ dahili dava↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ...'nin taraf değişikliği ile davaya dahili davalı olarak devamı gerektiği, ...'nin hisse devir sözleşmesi ile sözleşmesel borç yükümlülüğünü üstlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı .... yönünden husumet nedeni ile davanın reddine; dahili davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili, davalı .... vekili ve dahili davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, dava dilekçesinde ....ne karşı açılmış olup, yargılama sırasında davalı vekilince sunulan dilekçelerle ...'nin de davaya davalı olarak dahil edilmesi gerektiği şeklinde talepte bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi hükmü uyarınca, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkün olup davacının, davanın ...'ne karşı yürütülmesi ve bu şekilde taraf değişikliği konusunda talebi bulunmamaktadır. Ayrıca dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'a göre dc ıslah yoluyla da olsa taraf değiştirilemeyeceği dikkate alındığında, davada taraf sıfatı bulunmayan ve davalı ... vekilinin talebi ile mahkemece dahili davalı olarak kabul edilen ... aleyhine hüküm kurulması ve yazılı gerekçeyle davacı tarafından dava edilen ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
2- Mahkemece, yapılan yargılama sonunda "davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalı Ing Bank yönünden reddi ile davalı ... yönünden kabulüne" şeklinde hüküm kurulmuş, ancak davacıların talepleri, uygulanacak faiz oranı, faizin işlemeye başlayacağı tarih gibi hususlarda hüküm fıkrasında bir açıklama yapılmamıştır. 6100 sayılı HMK 297/2 maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında verilen hüküm açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Bu yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Bu itibarla, mahkemece HMK 297/2. maddesi uyarınca açık, tereddüte mahal vermeyecek ve infaza elverişli şekilde hüküm kurmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, ... vekilinin ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2894 E. 2013/19758 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece HMK 297/2. maddesi uyarınca açık, tereddüte mahal vermeyecek ve «infaza» elverişli şekilde hüküm kurmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… olduğu konusunda herhangi bir açıklama yapılmamış, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, «infazda» şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı nitelikleri haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmamış, açıklanan hususlar doğrultusunda …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · menfi tespit
Benzer bu karardaDava «menfi tespit» ve «istirdat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13912 E. 2014/20093 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para borcu · tasdik kararı · fatura · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «fatura» karşılığı taşıma işi yaptığı, buna ilişkin faturaları «defterine» kaydettiği, ancak defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmadığı, kendi lehine delil teşkil etmeyeceği, davacı kooperatifin amacının taşıma olması, üyeleri aracılığı ile nakliye işi yapması gerekirken davalı şirketle iş yapmasının hukuka aykırı olduğu, birleşen davada ise bankadan kooperatife gönderilen «paranın borcun» tasfiyesine ilişkin olduğu, davalının bu paranın ne amaçla gönderildiğini ispatlayamadığı, asıl ve birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen …
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10474 E. 2014/15252 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşımadan kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, takip tarihi itibariyle 93.796,10 TL davacının alacağı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 93.796,10 TL üzerinden iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/746 E. 2015/4524 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece HMK 297/2. maddesi uyarınca açık, tereddüte mahal vermeyecek ve «infaza» elverişli şekilde hüküm kurmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece HMK 297/2. maddesi uyarınca açık, tereddüte mahal vermeyecek ve «infaza» elverişli şekilde tahsile dair hüküm kurmak gerekirken, yazılı şekilde miktarı belli olmayan bir alacağa hükmedilmesi doğru olmamış, bu husus re'sen dahi bozma «sebebi» olup, bu nedenle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven ilişkisi · limited şirket ortaklığı · ortaklar kurulu kararı · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · dava sebebi
Benzer bu kararda… niden yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, haklı nedenin varlığına dayalı «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesin e karar verilmesi istemine ilişkin olduğu, dosya kapsamından davacıların imzalarının kullanılarak «ortaklar kurulu» kararı alındığı, limited şirket ortakları arasında bulunması gereken «güven ilişkisinin» zedelendiğinin anlaşıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale geldiği, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 3. maddesi hükmünde de tara …
2- Dava, haklı nedenin varlığına dayalı «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi ve ayrılma paylarının tahsili, olmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece HMK 297/2. maddesi uyarınca açık, tereddüte mahal vermeyecek ve «infaza» elverişli şekilde tahsile dair hüküm kurmak gerekirken, yazılı şekilde miktarı belli olmayan bir alacağa hükmedilmesi doğru olmamış, bu husus re'sen dahi bozma «sebebi» olup, bu nedenle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2988 E. 2018/5192 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece HMK 297/2. maddesi uyarınca açık, tereddüte mahal vermeyecek ve «infaza» elverişli şekilde hüküm kurmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, kararda davalıların sorumlu oldukları miktarlar açıklanmadığı gibi, faiz başlangıçları hususu da «infazda tereddüt» oluşturacak biçimde muğlak bırakılmıştır.
Bu itibarla, mahkemece HMK 297/2. maddesi uyarınca açık, tereddüte mahal vermeyecek ve «infaza» elverişli şekilde tahsile dair hüküm kurmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet kusuru · zorunlu sorumluluk sigortası · zararın ispatı · yargı yolu · infazda tereddüt · sigorta tazminatı · rücu hakkı · rücuen tahsil
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/150 Esas sayılı davada, davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava, «sigorta tazminatıyla» karşılanmayan zararın tahsili istemine ilişkin olup, davacı «zararın ispatına» yönelik delillerini bildirmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre;asıl davada davalıların......«zorunlu sorumluluk sigortası» kapsamında oluşan zarardan sorumlu oldukları, ......
Belediye Başkanlığı hakkındaki davanın «hizmet kusuru» nedeniyle açılmış olduğu, aynı dosyada davacının diğer davalıdan talep ettiği sigorta şirketi tarafından karşılanmayan zararlarının neler olduğu, miktarının ne olduğu ispat edilmemiş olduğu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, birleşen ......
Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1/«son» maddesi uyarınca (davalılardan ...'ın kusuruna göre 33.968,45 TL 'den sorumlu olmak üzere) 67.936,00 TL 'nin davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre ödeme nedeniyle «rücu hakkının» doğduğu tarihten itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (.........
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1170 E. 2019/443 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8224 E. 2016/4029 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; ...'nin taraf değişikliği ile davaya «dahili» davalı olarak devamı gerektiği, ...'nin «hisse devir sözleşmesi» ile sözleşmesel borç yükümlülüğünü üstlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı .... yönünden «husumet» nedeni ile davanın reddine; dahili davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'a göre dc «ıslah» yoluyla da olsa taraf değiştirilemeyeceği dikkate alındığında, davada taraf sıfatı bulunmayan ve davalı ... vekilinin talebi ile mahkemece «dahili» davalı olarak kabul edilen ... aleyhine hüküm kurulması ve yazılı gerekçeyle davacı tarafından dava edilen ... yönünden davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «hisse devir sözleşmesinde» devir bedelinin nakden ve tamamen alındığının belirtildiği, davalının paranın kendisine ödenmediği hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 170.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı taraf «hisse devrine» konu 17 payın davacı adına tescilini, olmazsa 170.000 TL hisse devir bedelinin tahsilini isteyerek, davalı ... ve şirkete karşı «husumet» yöneltmiş, sonradan davalı ...'ın hisselerini «üçüncü kişiye» devretmesi nedeniyle «pay devrinin tescili» talebinden vazgeçilerek, anılan miktarın ödenmesi talep edilmiş, mahkemece yargılama sonunda davanın kabulüne, 170.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline, «vekalet ücretinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devrinin tescili · pay devri · hisse devri · üçüncü kişi · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı taraf «hisse devrine» konu 17 payın davacı adına tescilini, olmazsa 170.000 TL hisse devir bedelinin tahsilini isteyerek, davalı ... ve şirkete karşı «husumet» yöneltmiş, sonradan davalı ...'ın hisselerini «üçüncü kişiye» devretmesi nedeniyle «pay devrinin tescili» talebinden vazgeçilerek, anılan miktarın ödenmesi talep edilmiş, mahkemece yargılama sonunda davanın kabulüne, 170.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline, «vekalet ücretinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde hüküm kurulmuştur.
Oysa, yukarıda açıklandığı üzere 170.000 TL tahsil hükmünün hangi davalıdan tahsil edildiği yönünde açıklık bulunmadığı gibi, «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» yönünden de bir yandan davalıdan tahsiline, diğer yandan davalılardan tahsiline denilmek suretiyle hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1322 E. , 2015/2172 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/11/2013 tarih ve 2012/128-2013/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili, davalı .... vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkillerinin birikimleri olan paranın ....... Şubesi'ne yatırdığını, banka görevlileri tarafından Off-Shore hesabına virman yapıldığını, ... sahip ve yöneticileri hakkında dolandırıcılıktan hüküm kurulduğunu ileri sürerek müvekkillerinin hesabında bulunan ve iade edilmeyen ...'ın 23.000 TL, ...'ın 11.000 TL, ...'un 11.000 TL mevduatının bankaya yatırıldığı tarihten itibaren avans faizi ile tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve fer'i müdahil ... vekili; zamanaşımı, husumet itirazında bulunduğunu, banka kayıtlarına ve davacının beyanına göre paranın off-shore hesabına yatırıldığını, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, hesap açma talimatının davacı tarafından imzalı olarak verildiğini, davalı banka tarafından gerçekleştirilen işlemin havale işlemi olduğunu, davalı banka nezdinde hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan ... vekili; davanın ...'ye yönetilmesi gerektiğini savunarak davalı yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ...'nin taraf değişikliği ile davaya dahili davalı olarak devamı gerektiği, ...'nin hisse devir sözleşmesi ile sözleşmesel borç yükümlülüğünü üstlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı .... yönünden husumet nedeni ile davanın reddine; dahili davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili, davalı .... vekili ve dahili davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, dava dilekçesinde ....ne karşı açılmış olup, yargılama sırasında davalı vekilince sunulan dilekçelerle ...'nin de davaya davalı olarak dahil edilmesi gerektiği şeklinde talepte bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi hükmü uyarınca, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkün olup davacının, davanın ...'ne karşı yürütülmesi ve bu şekilde taraf değişikliği konusunda talebi bulunmamaktadır. Ayrıca dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'a göre dc ıslah yoluyla da olsa taraf değiştirilemeyeceği dikkate alındığında, davada taraf sıfatı bulunmayan ve davalı ... vekilinin talebi ile mahkemece dahili davalı olarak kabul edilen ... aleyhine hüküm kurulması ve yazılı gerekçeyle davacı tarafından dava edilen ...
yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
2- Mahkemece, yapılan yargılama sonunda "davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalı Ing Bank yönünden reddi ile davalı ... yönünden kabulüne" şeklinde hüküm kurulmuş, ancak davacıların talepleri, uygulanacak faiz oranı, faizin işlemeye başlayacağı tarih gibi hususlarda hüküm fıkrasında bir açıklama yapılmamıştır. 6100 sayılı HMK 297/2 maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında verilen hüküm açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Bu yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Bu itibarla, mahkemece HMK 297/2. maddesi uyarınca açık, tereddüte mahal vermeyecek ve infaza elverişli şekilde hüküm kurmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, ... vekilinin ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı ve ... yararına BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün resen BOZULMASINA; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle .... vekilinin ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 18/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170802900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz