Fon bankası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12995 E. 2014/19633 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fon bankası↗ akdi faiz↗ 3095 sayılı kanun↗ reeskont faizi↗ tmsf↗ vade↗ fer'i müdahil↗ harç↗ cy/cy kaydı↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının Yurt Off Shore hesabına yatan TL mevduatındaki parasının 20.10.1999 tarihi itibariyle 6.292,75 TL'sinin en son 24.11.1999 tarihine kadar temdit edildiği, 10.11.1999 tarihinde ise 1.500 USD vadeli döviz tevdiat hesabının iki kez 35'er günden işleyen faizi ile birlikte 19.01.2000 tarihinde 1.535,44 USD olduğu, aynı gün nakit ödeme kaydı bulunmasına rağmen davalı banka tarafından tediye fişi sunulamadığından davalı bankanın sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle 6.292,00 TL'nin 20.10.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte, 1.500 USD'nin fiilen tahsil tarihindeki kur üzerinden paraya çevrilerek 10.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ING Bank A.Ş. vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava off shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafından ibraz edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacının 11.08.1999 tarihinde 5.380.00 TL yatırdığı, vade sonlarında oluşan akdi faizin anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 20.10.1999 tarihinde 6.292,75 TL'ye ulaştığı görülmüştür. Ancak dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacı, TL cinsi mevduatının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilecektir. Bu itibarla mahkemece, anılan hususlar gözetilmeyip vade sonunda oluşan akdi faiz anaparaya eklenerek oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Ticaret ve Kredi Bankası’nın TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son ..Bank A.Ş'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken .. Bank A.Ş'ye devredilen Yurt Ticaret ve Kredi Bankası'nın eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan .. Bank A.Ş'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması da doğru olmayıp, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1996 E. 2022/7296 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… 5 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen d …
Benzer bu kararda2- Davalı vekilin mahkemenin 13.02.2019 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinde «zamanaşımı def»’inin açıkça ileri sürelmemesine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · def'i · kesin hüküm
Benzer bu kararda2- Davalı vekilin mahkemenin 13.02.2019 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinde «zamanaşımı def»’inin açıkça ileri sürelmemesine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece 01.03.2019 tarihli ek karar ile kararın miktar itibariyle «kesin» olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14283 E. 2018/5079 K.
Ortak:vade · avans faizi
İncelediğiniz karardaDavacı tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacının 11.08.1999 tarihinde 5.380.00 TL yatırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 20.10.1999 tarihinde 6.292,75 TL'ye ulaştığı görülmüştür.
Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Bu itibarla mahkemece, anılan hususlar gözetilmeyip «vade» sonunda oluşan «akdi faiz» anaparaya eklenerek oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından 5.600,00 TL yatırılarak ... hesabı açıldığı, ...'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 TL'nin 16.....1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · mevduat hesabı · havale
Benzer bu karardaOysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
… davacıya ödenen meblağlar düşülerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve belirlenen miktara faiz başlangıcı yönünden davalı yararına oluşan usulü «müktesep hak» dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının yatırdığı ana para ve toplam çektiği faiz miktarı olan 556,30 TL dikkate alınmadan yazılı şek …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3064 E. 2019/4429 K.
Ortak:vade · avans faizi · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… zma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının Yurt Off Shore hesabına yatan TL mevduatındaki parasının 20.10.1999 tarihi itibariyle 6.292,75 TL'sinin en «son» 24.11.1999 tarihine kadar temdit edildiği, 10.11.1999 tarihinde ise 1.500 USD vadeli döviz tevdiat hesabının iki kez 35'er günden işleyen faizi ile birlikte 19.01.2000 tarihinde 1.535,44 USD olduğu, aynı gün nakit ödeme «kaydı» bulunmasına rağmen davalı banka tarafından tediye fişi sunulamadığından davalı bankanın sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle 6.292,00 TL'nin 20.10.1999 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte, 1.500 USD'nin fiilen tahsil tarihindeki kur üzerinden paraya çevrilerek 10.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince işle …
Davacı tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacının 11.08.1999 tarihinde 5.380.00 TL yatırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 20.10.1999 tarihinde 6.292,75 TL'ye ulaştığı görülmüştür.
Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Benzer bu karardaMerkez Bankası tarafından bildirilen değişen oranlarda «avans faizi» istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne 4.000,00 TL’nin 13.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu off-shore «mevduat hesabına» ilk olarak 4.000,00 TL’yi 08.11.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde Yurtbank A.Ş'ye BDDK tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 310,00 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
3-) Öte yandan, davalı ING Bank A.Ş'ye karşı işbu davanın açılma nedeni davalı banka tarafından devir alınan Yurt Bank A.Ş'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklanmakta olup, davacıya ait paranın Yurt Security Off Shore Bank Ltd'ye gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Bank A.Ş TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş'ye devredilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · mevduat hesabı · havale
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı bankanın 08/11/1999 tarihinde 4.000,00 TL «havale» tutarını bankaları nezdindeki Yurt Security Off- Shore Limited'in hesabına alacak olarak geçtiği, TMSF bakımından davacı tarafından yapılan havale işlemi ve açılan Off Shore hesabı, bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imzası ile açılmış ise de, Yurt Security Off - Shore Limited'e Yurtbank A.Ş tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı Yurtbank A.Ş'nin müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off shore'a yönlendirdiği bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil …
Oysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu off-shore «mevduat hesabına» ilk olarak 4.000,00 TL’yi 08.11.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde Yurtbank A.Ş'ye BDDK tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 310,00 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3902 E. 2016/1698 K.
Ortak:akdi faiz · vade · avans faizi
İncelediğiniz karardaDavacı tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacının 11.08.1999 tarihinde 5.380.00 TL yatırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 20.10.1999 tarihinde 6.292,75 TL'ye ulaştığı görülmüştür.
Bu itibarla mahkemece, anılan hususlar gözetilmeyip «vade» sonunda oluşan «akdi faiz» anaparaya eklenerek oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Benzer bu karardaDavacıların 12.10.1999 tarihinde 18.000,00 TL yatırarak hesap açtırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesine devam olunduğu, hesaptan 16.11.1999 tarihinde 398,08 TL, 22.12.1999 tarihinde ise 475,75 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne, 19.147,90 TL'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı Banka'dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı Banka'nın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkinden değil haksız fiilden kaynaklanmasına göre, davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne, 19.147,90 TL'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalı Banka'dan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4113 E. 2014/10144 K.
Ortak:akdi faiz · vade · harç · avans faizi · zamanaşımı · ibraz · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDavacı tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacının 11.08.1999 tarihinde 5.380.00 TL yatırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 20.10.1999 tarihinde 6.292,75 TL'ye ulaştığı görülmüştür.
Bu itibarla mahkemece, anılan hususlar gözetilmeyip «vade» sonunda oluşan «akdi faiz» anaparaya eklenerek oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… 5 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen d …
Benzer bu kararda2-Ancak, dava dilekçesinde, davacıların hesabında «vade tarihi» olan 13.01.2000 tarihinde anapara toplamı 27.«308»,42 TL olup «akdi faizi» ile birlikte ulaşacağı meblağ olan 29.689,10 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Davacılar tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacıların 23.08.1999 tarihinde 17.800,00 TL, 27.09.1999 tarihinde 716,00 TL ve 01.11.1999 tarihinde 4.738,52 TL yatırdıkları, hesabın bu meblağlara uygulanan «akdi faiz» ile 07.12.1999 tarihinde 28.580,42 TL’ye ulaştığı, bu meblağdan davacıların 07.12.1999 tarihinde çektiği 1.272,00 TL düşüldüğünde hesapta 27.«308»,42 TL kaldığı görülmüştür.
… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve «ihbar olunan» TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 308/b · vade tarihi · ihbar olunan · ihbar · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda2-Ancak, dava dilekçesinde, davacıların hesabında «vade tarihi» olan 13.01.2000 tarihinde anapara toplamı 27.«308»,42 TL olup «akdi faizi» ile birlikte ulaşacağı meblağ olan 29.689,10 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Kararı, davalı banka ve «ihbar olunan» TMSF vekili temyiz etmiştir.
… 762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve «ihbar olunan» TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 27.«308»,42 TL'nin 07/12/1999 temdit tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
-
Akdi ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3166 E. 2015/10390 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaDavacı tarafından «ibraz» edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacının 11.08.1999 tarihinde 5.380.00 TL yatırdığı, «vade» sonlarında oluşan «akdi faizin» anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 20.10.1999 tarihinde 6.292,75 TL'ye ulaştığı görülmüştür.
Bu itibarla mahkemece, anılan hususlar gözetilmeyip «vade» sonunda oluşan «akdi faiz» anaparaya eklenerek oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, off shore hesabına gönderilen 21.000 TL'ye, «vade» sonuna kadar o. hesap cüzdanında belirtilen faiz oranı «dahil» edilerek; belirlenen faizli miktar olan 22.000 TL üzerinden davanın kabulü doğru olmadığından, davalı vekili ve «feri müdahil» TMSF vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22.10.2014 gün 2014/9534 Esas - 2014/16196 Karar sayılı onama kararının bu yönden kaldırılarak hükmün …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · dahili dava
Benzer bu karardaBu itibarla, off shore hesabına gönderilen 21.000 TL'ye, «vade» sonuna kadar o. hesap cüzdanında belirtilen faiz oranı «dahil» edilerek; belirlenen faizli miktar olan 22.000 TL üzerinden davanın kabulü doğru olmadığından, davalı vekili ve «feri müdahil» TMSF vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22.10.2014 gün 2014/9534 Esas - 2014/16196 Karar sayılı onama kararının bu yönden kaldırılarak hükmün …
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili ile «feri müdahil» TMSF vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. vekilinin ve «feri müdahil» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12995 E. , 2014/19633 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/04/2014
NUMARASI 2012/711-2014/147
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/04/2014 tarih ve 2012/711-2014/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ..Bank A.Ş. vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y..A.Ş. Eskişehir Şubesi’ne 20.10.1999 tarihinde 6.292,00 TL, 10.11.1999 tarihinde de 1.500 USD yatırdığını, parasını çekmek istediğinde paranın off-shore bankasına havale edildiğinin söylendiğini, kendisinin bu yönde talimatı bulunmadığını ileri sürerek, anılan meblağların ve 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile Off Shore Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, hesap cüzdanına karşı çıkmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının Yurt Off Shore hesabına yatan TL mevduatındaki parasının 20.10.1999 tarihi itibariyle 6.292,75 TL'sinin en son 24.11.1999 tarihine kadar temdit edildiği, 10.11.1999 tarihinde ise 1.500 USD vadeli döviz tevdiat hesabının iki kez 35'er günden işleyen faizi ile birlikte 19.01.2000 tarihinde 1.535,44 USD olduğu, aynı gün nakit ödeme kaydı bulunmasına rağmen davalı banka tarafından tediye fişi sunulamadığından davalı bankanın sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle 6.292,00 TL'nin 20.10.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte, 1.500 USD'nin fiilen tahsil tarihindeki kur üzerinden paraya çevrilerek 10.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4.
maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ING Bank A.Ş. vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava off shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafından ibraz edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacının 11.08.1999 tarihinde 5.380.00 TL yatırdığı, vade sonlarında oluşan akdi faizin anaparaya eklenmesi suretiyle hesabın 20.10.1999 tarihinde 6.292,75 TL'ye ulaştığı görülmüştür. Ancak dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacı, TL cinsi mevduatının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacıya karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacı ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren ana paranın avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebilecektir.
Bu itibarla mahkemece, anılan hususlar gözetilmeyip vade sonunda oluşan akdi faiz anaparaya eklenerek oluşan toplam tutara hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Ticaret ve Kredi Bankası’nın TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son ..Bank A.Ş'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken .. Bank A.Ş'ye devredilen Yurt Ticaret ve Kredi Bankası'nın eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan .. Bank A.Ş'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması da doğru olmayıp, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ile feri müdahil TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ile feri müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı banka ve feri müdahil TMSF yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ING Bank A.Ş'ye iadesine, 12.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102184500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz