Icranın geri bırakılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14915 E. 2016/752 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icranın geri bırakılması↗ ttk 732↗ temel borç ilişkisi↗ son hamil↗ zamanaşımının kesilmesi↗ faiz başlangıç tarihi↗ icra hukuk mahkemesi↗ ticari defter kayıtları↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ ticari defter↗ zamanaşımı↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının davacıya 20.07.2007 tarihli 6.000,00 TL bedelli ve 20.08.2007 tarihli 8.000,00 TL bedelli çekleri verdiği, dava konusu çeklerin davacının emrine düzenlendikleri ve son hamilin davacı olduğu, takip sonrası davalı borçlu tarafından açılan davada ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/130 E. 2013/6 K. sayılı ilamıyla icranın geri bırakılmasına karar verildiği ve 06.08.2013 tarihinde kesinleştiğini, bu tarih itibari ile davalının davacı aleyhine ticari defter kayıtlarındaki anapara borcuna mahsuben yapıldığı değerlendirilen 2.555 TL ödemenin dışında geri kalan miktar bakımından sebepsiz olarak zenginleştiği, faiz başlangıç tarihinin de kesinleşme tarihi olduğu, davalının temel borç ilişkisine yönelik itirazlarının ise davacının TTK m. 732'ye dayanmış olması nedeniyle dikkate alınmadığı, ayrı bir davada değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın 11.445,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 732'nci (6762 sayılı TTK'nın 644'üncü ) maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 133. maddesine göre icra takibi sırasındaki alacaklının alacağına kavuşmak amacıyla yaptığı her takip işlemi zamanaşımını keser. İcra mahkemesinin 11.01.2013 tarih, 2012/130 E. 2013/6 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere 07.02.2008 tarihinde alacaklı vekilinin işlem talebi ile zamanaşımı kesilmiş olup, bu tarihten 14.09.2009 tarihine kadar zamanaşımını kesen hiçbir takip işlemi yapılmamıştır. Bu durumda davaya konu çekler 7.08.2008 tarihinde zamanaşımına uğramış olup işbu sebepsiz zenginleşme davasının 6102 sayılı TTK'nın 732.(6762 sayılı TTK m.644) maddesi uyarınca çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekirken 09.09.2013 tarihinde açılmakla zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerekirken, çeklerin zamanaşımına uğradığını tespit eden icra mahkemesi kararının kesinleşme tarihinden itibaren davanın zamanaşımının değerlendirilmesi ve bu yanlış değerlendirme sonucuna göre zamanaşımı def'inin reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8745 E. 2017/1831 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · sebepsiz zenginleşme · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBu durumda davaya konu çekler 7.08.2008 tarihinde «zamanaşımına» uğramış olup işbu «sebepsiz zenginleşme» davasının 6102 sayılı TTK'nın 732.(6762 sayılı TTK m.644) maddesi uyarınca çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekirken 09.09.2013 tarihinde açılmakla zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerekirken, çeklerin zamanaşımına uğradığını tespit eden icra mahkemesi kararının kesinleşme tarihinden itibaren davanın zamanaşımının değerlendirilmesi ve bu yanlış değerlendirme sonucuna göre «zamanaşımı def»'inin reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının davacıya 20.07.2007 tarihli 6.000,00 TL bedelli ve 20.08.2007 tarihli 8.000,00 TL bedelli çekleri verdiği, dava konusu çeklerin davacının emrine düzenlendikleri ve «son hamilin» davacı olduğu, takip sonrası davalı borçlu tarafından açılan davada ...
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 732'nci (6762 sayılı TTK'nın 644'üncü ) maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu durumda davaya konu çeklerden 20.05.2008 keşide tarihli 30.250 TL bedelli «çek» 21.04.2009 tarihinde, 26.03.2008 keşide tarihli 41.700,00TL bedelli çek ise 23.03.2009 tarihinde «zamanaşımına» uğramış olup işbu «sebepsiz zenginleşme» davasının 6102 sayılı TTK'nın 732.(6762 sayılı TTK m.644) maddesi uyarınca çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekirken 19.02.2014 tarihinde açılmakla zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerekirken, «zamanaşımı def»'inin reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararın davalı vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda "6102 sayılı TTK 732/«son» maddesinde öngörülen 1 yıllık «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle" yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle bunun aksini, olayda «hatır çeki» olarak verildiğini ispat etme yükümlülüğünün davalı borçluda olduğu, ancak davalı tarafça iddiaların ispatına yönelik herhangi bir belge ve delil sunulamadığı gibi, çeklerin ödendiğinin de kanıtlanmadığı, iki adet «çek» bedelinin «sebepsiz zenginleşme» hükümleri gereğince davalıdan tahsili gerektiği, alacak davasında «kötü niyet tazminatına» hükmedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 71.950,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hatır çeki · yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · delil başlangıcı · yazılı delil · kötü niyet tazminatı · alacak davası · kötü niyet
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki «temel ilişki» nedeniyle «zamanaşımına» uğrayan çeklerin «yazılı delil başlangıcı» teşkil ettiği, tanık anlatımları ile davacı iddiasının doğrulandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle bunun aksini, olayda «hatır çeki» olarak verildiğini ispat etme yükümlülüğünün davalı borçluda olduğu, ancak davalı tarafça iddiaların ispatına yönelik herhangi bir belge ve delil sunulamadığı gibi, çeklerin ödendiğinin de kanıtlanmadığı, iki adet «çek» bedelinin «sebepsiz zenginleşme» hükümleri gereğince davalıdan tahsili gerektiği, alacak davasında «kötü niyet tazminatına» hükmedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 71.950,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı …
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma «vekalet ücretinin» davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/03/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY Somut uyuşmazlıkta; Davacı davalıya ödünç verdiğini, karşılığında davalının 26/03/2008 ve 20/05/2008 tarihli çekleri keşide ettiğini, takip süreci içerisinde çeklerin «zamanaşımına» uğradığını, alacağını tahsil edemediğini bildirerek aralarındaki «temel ilişki» (karz) nedeniyle alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Zira, davacı gerek dava dilekçesinde gerekse yargılamanın hiçbir aşamasında TTK 732 maddesine dayanmamış olup açıkca "davalıya verdiği borç nedeniyle davalının keşide ettiği çekleri «zamanaşımına» uğramış olduğundan «temel ilişki» nedeniyle alacağın tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2646 E. 2019/7433 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBu durumda davaya konu çekler 7.08.2008 tarihinde «zamanaşımına» uğramış olup işbu «sebepsiz zenginleşme» davasının 6102 sayılı TTK'nın 732.(6762 sayılı TTK m.644) maddesi uyarınca çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekirken 09.09.2013 tarihinde açılmakla zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerekirken, çeklerin zamanaşımına uğradığını tespit eden icra mahkemesi kararının kesinleşme tarihinden itibaren davanın zamanaşımının değerlendirilmesi ve bu yanlış değerlendirme sonucuna göre «zamanaşımı def»'inin reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 732'nci (6762 sayılı TTK'nın 644'üncü ) maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 133. maddesine göre icra takibi sırasındaki alacaklının alacağına kavuşmak amacıyla yaptığı her takip işlemi «zamanaşımını» keser.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve her ne kadar mahkemenin davalı ... yönünden 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğuna ilişkin gerekçesi yerinde değilse de, 6762 sayılı Kanun’un 644. (6102 sayılı TTK’nın 732.) maddesinde düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» davasının 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup mahkemenin bu kabulünün sonuca etkisinin olmamasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11009 E. 2014/17719 K.
Ortak:icranın geri bırakılması · sebepsiz zenginleşme · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBu durumda davaya konu çekler 7.08.2008 tarihinde «zamanaşımına» uğramış olup işbu «sebepsiz zenginleşme» davasının 6102 sayılı TTK'nın 732.(6762 sayılı TTK m.644) maddesi uyarınca çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekirken 09.09.2013 tarihinde açılmakla zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerekirken, çeklerin zamanaşımına uğradığını tespit eden icra mahkemesi kararının kesinleşme tarihinden itibaren davanın zamanaşımının değerlendirilmesi ve bu yanlış değerlendirme sonucuna göre «zamanaşımı def»'inin reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının davacıya 20.07.2007 tarihli 6.000,00 TL bedelli ve 20.08.2007 tarihli 8.000,00 TL bedelli çekleri verdiği, dava konusu çeklerin davacının emrine düzenlendikleri ve «son hamilin» davacı olduğu, takip sonrası davalı borçlu tarafından açılan davada ...
2013/6 K. sayılı ilamıyla «icranın geri bırakılmasına» karar verildiği ve 06.08.2013 tarihinde kesinleştiğini, bu tarih itibari ile davalının davacı aleyhine «ticari defter kayıtlarındaki» anapara borcuna mahsuben yapıldığı değerlendirilen 2.555 TL ödemenin dışında geri kalan miktar bakımından sebepsiz olarak zenginleştiği, «faiz başlangıç tarihinin» de kesinleşme tarihi olduğu, davalının «temel borç ilişkisine» yönelik itirazlarının ise davacının TTK m.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «icranın geri bırakılması» kararının kesinleştiği 12.04.2012 tarihinden itibaren TTK 732 maddede ön görülen 1 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan 25.02.2013 tarihinde süresinde açıldığı, borcu ödemekten kurtulduğunu «ispat yükü» üzerinde olan davalı taraf ödemekten kurtulduğunu usulünce ispatlayamadığı, icra takibi sırasında 27.04.2010 tarihinde haricen 1.000,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.000,00 TL alacağın «çekin ibraz» edildiği 19.02.2010 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine uyarınca açılmış «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Çeke dayalı olarak TTK'nın 644. maddesi uyarınca açılacak davanın çekin «zamanaşımına» uğradığı tarihten itibaren bir yıllık zaman aşımı içinde süresi içinde açılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin ibrazı · takipsizlik kararı · ispat yükü · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «icranın geri bırakılması» kararının kesinleştiği 12.04.2012 tarihinden itibaren TTK 732 maddede ön görülen 1 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan 25.02.2013 tarihinde süresinde açıldığı, borcu ödemekten kurtulduğunu «ispat yükü» üzerinde olan davalı taraf ödemekten kurtulduğunu usulünce ispatlayamadığı, icra takibi sırasında 27.04.2010 tarihinde haricen 1.000,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.000,00 TL alacağın «çekin ibraz» edildiği 19.02.2010 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, karşılığı bulunmayan çeklerin icra takibine konu edilmeleri halinde, icra takibi sırasında yapılan ve zaman aşımını kesen «son» işlemlerden itibaren kanunda belirlenen 6 aylık zaman aşımı sürelerinin işleyeceği somut olayda, davaya konu çeke ilişkin icra takibinin altı ayı aşan süreyle «takipsiz» bırakıldığı, bundan sonra dava tarihine kadar da mülga 6762 sayılı TTK’nın 644. (6102 sayılı TTK'nın 732/4.) maddesinde düzenlenen 1 yıllık zaman aşımı süresinin d …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14915 E. , 2016/752 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2014 tarih ve 2013/347-2014/625 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yaptığı iş karşılığı davalıdan çekler aldığını, çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle İcra Müdürlüğünün 2007/4391 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini ve takibin kesinleştiğini, ancak icra dosyasında altı aydan fazla sürede herhangi bir işlem yapılmadığı gerekçesiyle ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/130 E. 2013/6 K. sayılı ilamıyla icranın geri bırakılmasına karar verildiğini ve kesinleştiğini, bu sürede müvekkilinin alacağını alamadığını ve davalının sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek çek bedelleri toplamı olan 14.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, davalının temel ilişkiden kaynaklanan edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini ve davalının zarara uğramasına sebep olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının davacıya 20.07.2007 tarihli 6.000,00 TL bedelli ve 20.08.2007 tarihli 8.000,00 TL bedelli çekleri verdiği, dava konusu çeklerin davacının emrine düzenlendikleri ve son hamilin davacı olduğu, takip sonrası davalı borçlu tarafından açılan davada ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/130 E. 2013/6 K. sayılı ilamıyla icranın geri bırakılmasına karar verildiği ve 06.08.2013 tarihinde kesinleştiğini, bu tarih itibari ile davalının davacı aleyhine ticari defter kayıtlarındaki anapara borcuna mahsuben yapıldığı değerlendirilen 2.555 TL ödemenin dışında geri kalan miktar bakımından sebepsiz olarak zenginleştiği, faiz başlangıç tarihinin de kesinleşme tarihi olduğu, davalının temel borç ilişkisine yönelik itirazlarının ise davacının TTK m.
732'ye dayanmış olması nedeniyle dikkate alınmadığı, ayrı bir davada değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın 11.445,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 732'nci (6762 sayılı TTK'nın 644'üncü ) maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 133. maddesine göre icra takibi sırasındaki alacaklının alacağına kavuşmak amacıyla yaptığı her takip işlemi zamanaşımını keser. İcra mahkemesinin 11.01.2013 tarih, 2012/130 E. 2013/6 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere 07.02.2008 tarihinde alacaklı vekilinin işlem talebi ile zamanaşımı kesilmiş olup, bu tarihten 14.09.2009 tarihine kadar zamanaşımını kesen hiçbir takip işlemi yapılmamıştır. Bu durumda davaya konu çekler 7.08.2008 tarihinde zamanaşımına uğramış olup işbu sebepsiz zenginleşme davasının 6102 sayılı TTK'nın 732.(6762 sayılı TTK m.644) maddesi uyarınca çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekirken 09.09.2013 tarihinde açılmakla zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerekirken, çeklerin zamanaşımına uğradığını tespit eden icra mahkemesi kararının kesinleşme tarihinden itibaren davanın zamanaşımının değerlendirilmesi ve bu yanlış değerlendirme sonucuna göre zamanaşımı def'inin reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215993900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz