Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/422 E. 2016/1182 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münfesihlik↗ resen terkin↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ olağanüstü genel kurul↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ara karar↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ anonim şirket↗ ihtar↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı ...'in temyiz istemi üzerine Dairemizin 02.11.2015 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı ..., karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, anonim şirketin ihyası istemine ilişkindir.
6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde
maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta, ... Ticaret Odasınca gönderilen yazıdan, ihyası istenilen anonim şirketin 02.09.2013 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden kaydının silindiği anlaşılmaktadır. Anılan madde uyarınca resen terkin edilen şirketlerin ihyasına ilişkin davalarda, husumetin ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup somut uyuşmazlıkta olduğu gibi ayrıca şirketin son yetkililerine husumet yöneltilmesi doğru değildir. Bu itibarla mahkemece, ihyası istenilen şirketin resen terkin işleminden önceki son yetkilisi olan mümeyyiz davalıya yönelik davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken anılan davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından mümeyyiz davalının karar düzeltme isteğinin kabulüyle, Dairemizin 02.11.2015 tarih, 2015/9291-11361 E.,K. Sayılı onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3122 E. 2016/3558 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · olağanüstü genel kurul · ticaret sicili müdürlüğü · ara karar · ihya · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler», 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Anılan madde uyarınca «resen terkin» edilen şirketlerin ihyasına ilişkin davalarda, «husumetin» ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup somut uyuşmazlıkta olduğu gibi ayrıca şirketin «son» yetkililerine husumet yöneltilmesi doğru değildir.
Bu itibarla mahkemece, «ihyası» istenilen şirketin «resen terkin» işleminden önceki «son» yetkilisi olan mümeyyiz davalıya yönelik davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken anılan davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından mümeyyiz davalının karar düzeltme isteğinin kabulüyle, Dairemizin 02.11.2015 tarih, 2015/9291-11361 E.,K.
Benzer bu karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler» 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen «sicilden terkin» edildiği, davacının «tasfiye» sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle «ihya» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A..
1-Dava, 6012 sayılı Yasa'nın geçici 7. maddesi uyarınca «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · sicilden terkin · husumet yokluğu · ilan
Benzer bu karardaŞti'nin «kaydının» silinmesi işleminin iptali ile şirketin yeniden «ticaret siciline tescil» ve «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen «sicilden terkin» edildiği, davacının «tasfiye» sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle «ihya» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A..
Bu durum karşısında açılan davada «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ihyasına karar verilmesi istenilen şirkete ve bu şirketin «tasfiye» memuruna karşı açılan davanın «husumet yokluğundan» reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4775 E. 2016/5612 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · olağanüstü genel kurul · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · ara karar · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler», 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Anılan madde uyarınca «resen terkin» edilen şirketlerin ihyasına ilişkin davalarda, «husumetin» ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup somut uyuşmazlıkta olduğu gibi ayrıca şirketin «son» yetkililerine husumet yöneltilmesi doğru değildir.
1-Dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMadde hükmüne göre «limited şirketler», 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde anonim ve «limited şirketlerin» hangi şartlarda ve usullerle sicilden «resen terkin» edileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihya davası · sicilden terkin · hukuki yarar · ilan · dava sebebi · temsil
Benzer bu karardaDavacı, «temsilcisi» olduğu şirketin faal durumda bulunduğunu ve «sicilden terkin» işleminin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek «ihya» isteminde bulunmuş, mahkemece ise davacının «ihya davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, yukarıda da açıklandığı üzere şirketin adresinde bulunamaması «resen terkin» «sebebi» olmayıp ancak maddenin 4. fıkrası uyarınca yapılan «ihtar» ve «ilana» rağmen, süresi içinde cevap vermeyen veya «tasfiye» memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hâle getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtlarıyla birlikte bildirmeyen şirketlerin unvanı ticaret sicilinden resen silinir.
O halde, davacının yapılan «terkin» işleminin usulsüz olduğunu ileri sürmesi nedeniyle işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğunun kabulü ile söz konusu şirketin yukarıda açıklanan neden ve usullere göre terkin edilip edilmediğinin değerlendirilmesi ile sonucuna göre karar verilme …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12860 E. 2014/19016 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · olağanüstü genel kurul · ticaret sicili müdürlüğü · ara karar · ihya · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler», 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Anılan madde uyarınca «resen terkin» edilen şirketlerin ihyasına ilişkin davalarda, «husumetin» ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup somut uyuşmazlıkta olduğu gibi ayrıca şirketin «son» yetkililerine husumet yöneltilmesi doğru değildir.
Bu itibarla mahkemece, «ihyası» istenilen şirketin «resen terkin» işleminden önceki «son» yetkilisi olan mümeyyiz davalıya yönelik davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken anılan davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından mümeyyiz davalının karar düzeltme isteğinin kabulüyle, Dairemizin 02.11.2015 tarih, 2015/9291-11361 E.,K.
Benzer bu karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler559» Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
A.Ş.'nin ihyasına ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; «ihyası» talep edilen şirketin sicil «kaydı» 6102 Sayılı TTK'mn Geçici 7. maddesi uyarınca 31.07.2013 tarihinde «resen terkin» edilmiştir.
A.Ş. bahse konu madde uyarınca sicilden «resen terkin» edildiğinden, davalı ...'a bu şirket yönünden «husumet» yöneltilmesi doğru olmadığı gibi resen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde şirketlerin «tasfiye» haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından bu gibi şirketlere «tasfiye memuru atanması» da doğru değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye işlemleri · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · tüzel kişilik · husumet yokluğu
Benzer bu karardaŞti.'nin, davalı ...'ın memurluğunda yürütülen «tasfiye işlemleri» sonucu «sicilden terkin» edildiği anlaşılmış ise de, ...
A.Ş. bahse konu madde uyarınca sicilden «resen terkin» edildiğinden, davalı ...'a bu şirket yönünden «husumet» yöneltilmesi doğru olmadığı gibi resen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde şirketlerin «tasfiye» haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından bu gibi şirketlere «tasfiye memuru atanması» da doğru değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, görülmekte olan bir dava varken «kaydın» «terkin» edilmesi ile «tüzel kişiliğin» sona erdiğinin kabul edilemeyeceği, «tasfiye memurlarının» alacaklıların haklarını korumak zorunda olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
A.Ş.bakımından Ticaret Sicil Memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, davalı ... yönünden davanın «husumet yokluğundan» reddi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi ve davalının bu şirket için de «tasfiye memuru» olarak tayin edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Ticaret sicili işleminin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13394 E. 2018/6964 K.
Ortak:münfesihlik · ticaret sicilinden terkin · olağanüstü genel kurul · ticaret sicili müdürlüğü · ara karar · anonim şirket · limited şirket · ticaret sicili · dava şartı
İncelediğiniz karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler», 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Anılan madde uyarınca «resen terkin» edilen şirketlerin ihyasına ilişkin davalarda, «husumetin» ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup somut uyuşmazlıkta olduğu gibi ayrıca şirketin «son» yetkililerine husumet yöneltilmesi doğru değildir.
1-Dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketlerin», kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketlerin, Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatiflerin, «sebebi» ne olursa olsun aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatiflerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatiflerin, 1/7/2015 tarihine kadar bu hallerinin tespiti ya da bildirilmesi halinde, anonim ve limited şirketler ile kooperatifl …
A.Ş'nin 6102 sayılı ...'nın geçici 7/1. maddesinde yer alan ve «ticaret sicilinden terkini» gereken şirketler arasında olduğunu ileri sürerek Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurmuş, terkin talebinin kabul edilmemesi üzerine de işbu davayı açmıştır.
… ; ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğünce resen veya herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş tarafından kanıtlarıyla birlikte yapılacak bildirimleri de kapsayacak şekilde, «ticaret sicili» kayıtları üzerinden yapılacak incelemeyle tespit edilir." şeklinde düzenlenmiş olup Kanun, anılan madde ile Ticaret Sicil Müdürlüklerine re'sen harekete geçip işle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · taşıyıcı · usulden reddi · dava sebebi · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, davalı ...'nün, herhangi bir kişi, kurum ya da kuruluş tarafından bildirim yapılması üzerine veya resen hareket edip Kanunda öngörülen işlemleri yaparak «terkini» istenen şirketin terkin şartlarını «taşıyıp» taşımadığını araştırması gerektiği halde davacıdan bu işlemlerin yapılarak dilekçe ekinde «ibrazının» istenmesi, işlemin yapılmayacağına dair zımni bir red kararıdır.
Mahkemece, davanın dava «şartı yokluğundan» reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketlerin», kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketlerin, Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatiflerin, «sebebi» ne olursa olsun aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatiflerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatiflerin, 1/7/2015 tarihine kadar bu hallerinin tespiti ya da bildirilmesi halinde, anonim ve limited şirketler ile kooperatifl …
… erilen 07.04.2014 tarih ve 40260 sayılı kararın zımni bir red kararı olduğu nazara alınıp bu çerçevede bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 11.05.2016 tarih ve 2015/9791 Esas-2016/5353 Karar sayılı onama …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9037 E. 2022/2304 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · ticaret sicili müdürlüğü · ara karar · ihya · anonim şirket · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler», 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
1-Dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Ticaret Odasınca gönderilen yazıdan, «ihyası» istenilen «anonim şirketin» 02.09.2013 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden «kaydının» silindiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketler»” hükmüne yer verildiği aynı maddenin 1/b bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve 1/e bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya «son» ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.” hükmüne yer verilerek re'«sen terkin» sebepleri belirtilmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» talep edilen şirketin 23.10.2015 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi uyarınca re'sen silindiği, ticaret sicilden «kaydı» re'sen silinen şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını talep edilebileceği, davacı bankanın davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu ancak davanın beş yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra 08.03.2021 tarihinde davanın açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir …
Şti.'nin yeniden «ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah · re'sen terkin · hak düşürücü süre · dava sebebi
Benzer bu karardaDosya kapsamında Turgutlu Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden alınan müzekkere cevabında, «ihyası» istenilen şirketin 23.10.2015 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7.maddesi uyarınca re'sen silindiği, «infisah» «sebebi» olarak vergi mükellefiyetinin kapalı olması ve adresinde bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin vergi mükellefiyetinin kapalı olması ve adresinde bulunmadığı nedeniyle re'«sen terkin» edilme «sebebi» ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi de bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğundan hatalı gerekçeyle davanın reddi kararı doğru görülmemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» talep edilen şirketin 23.10.2015 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi uyarınca re'sen silindiği, ticaret sicilden «kaydı» re'sen silinen şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını talep edilebileceği, davacı bankanın davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu ancak davanın beş yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra 08.03.2021 tarihinde davanın açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir …
… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketler»” hükmüne yer verildiği aynı maddenin 1/b bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve 1/e bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya «son» ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.” hükmüne yer verilerek re'«sen terkin» sebepleri belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9156 E. 2022/2306 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · ticaret sicilinden terkin · ticaret sicili müdürlüğü · ara karar · ihya · anonim şirket · ihtar · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler», 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
1-Dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Ticaret Odasınca gönderilen yazıdan, «ihyası» istenilen «anonim şirketin» 02.09.2013 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden «kaydının» silindiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketler»” hükmüne yer verildiği aynı maddenin 1/b bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve 1/e bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya «son» ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler” hükmüne yer verilerek «resen terkin» sebepleri belirtilmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenilen şirketin adresinin tespit edilememesi nedeni ile resen ticaret sicilinden silindiği buna ilişkin kararın TTSG'nde «ilan» edildiği, resen silinmesine ilişkin «ihtarın» ilgili şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine iadeli «taahhütlü» olarak gönderildiği, iade edilmesinin ardından ilan suretiyle «tebligatın» yapıldığı, yapılan işlemler TTK «geçici madde» 7 hükmüne uygun olarak tesis edildiği, davacı her ne kadar resen «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketten alacak ise de söz konusu şirketin terkin işleminin 23/06/2014 tarihinde gerçekleşmiş olduğu ihya davasının ise 21/01/2020 tarihinde açılmış olduğundan, TTK geçici madde 7/15 hükmünde belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» dava tarihi itibariyle geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine, karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Dosya kapsamından Amasya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 17.03.2014 tarihli yazısında, «ihyası» istenilen şirketin 18.05.2014 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Borsalar Kanun’un 10. ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren 2 yıl sonunda oda «kaydı» silinmiş sicil kaydı silinmek üzere müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler «münfesih» olarak resen silinmelerine ilişkin hüküm gereği 21.06.2014 tarihinde resen kaydının silindiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf kanun yolu · re'sen terkin · geçici 7. madde · kanun yolu · hak düşürücü süre · tebligat · yönetim kurulu kararı · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenilen şirketin adresinin tespit edilememesi nedeni ile resen ticaret sicilinden silindiği buna ilişkin kararın TTSG'nde «ilan» edildiği, resen silinmesine ilişkin «ihtarın» ilgili şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine iadeli «taahhütlü» olarak gönderildiği, iade edilmesinin ardından ilan suretiyle «tebligatın» yapıldığı, yapılan işlemler TTK «geçici madde» 7 hükmüne uygun olarak tesis edildiği, davacı her ne kadar resen «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketten alacak ise de söz konusu şirketin terkin işleminin 23/06/2014 tarihinde gerçekleşmiş olduğu ihya davasının ise 21/01/2020 tarihinde açılmış olduğundan, TTK geçici madde 7/15 hükmünde belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» dava tarihi itibariyle geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine, karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince,ilk derece mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan «istinaf kanun yolu» başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamından Amasya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 17.03.2014 tarihli yazısında, «ihyası» istenilen şirketin 18.05.2014 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Borsalar Kanun’un 10. ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren 2 yıl sonunda oda «kaydı» silinmiş sicil kaydı silinmek üzere müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler «münfesih» olarak resen silinmelerine ilişkin hüküm gereği 21.06.2014 tarihinde resen kaydının silindiği anlaşılmaktadır.
Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle re'«sen terkin» edilme «sebebi» ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi de bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğundan hatalı gerekçeyle davanın reddi kararı doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/422 E. , 2016/1182 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06/04/2015 gün ve 2014/419 - 2015/220 sayılı kararı onayan Daire'nin 02/11/2015 gün ve 2015/9291 - 2015/11361 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; ... A.Ş. ile müvekkili şirket arasında ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/6 Esas sayılı dosyası üzerinden 2004 yılında açılan ve halen derdest olan alacak davasının bulunduğunu, belirtilen davanın yargılaması devam ederken davaya konu şirketin, .... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK 7.maddesi uyarınca resen terkin işlemi sonucu 02/09/2013 tarihinde ticaret sicilinden silindiğini ileri sürerek dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı ...'in temyiz istemi üzerine Dairemizin 02.11.2015 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı ..., karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, anonim şirketin ihyası istemine ilişkindir.
6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler.
Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde
maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler.
Somut uyuşmazlıkta, ... Ticaret Odasınca gönderilen yazıdan, ihyası istenilen anonim şirketin 02.09.2013 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden kaydının silindiği anlaşılmaktadır. Anılan madde uyarınca resen terkin edilen şirketlerin ihyasına ilişkin davalarda, husumetin ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup somut uyuşmazlıkta olduğu gibi ayrıca şirketin son yetkililerine husumet yöneltilmesi doğru değildir. Bu itibarla mahkemece, ihyası istenilen şirketin resen terkin işleminden önceki son yetkilisi olan mümeyyiz davalıya yönelik davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken anılan davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından mümeyyiz davalının karar düzeltme isteğinin kabulüyle, Dairemizin 02.11.2015 tarih, 2015/9291-11361 E.,K.
Sayılı onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.11.2015 gün ve 2015/9291-11361 E.,K. sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davalı ... yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 09/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215458000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz