Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9037 E. 2022/2304 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'beş yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infisah↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ re'sen terkin↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ara karar↗ ihya↗ hak düşürücü süre↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, ihyası talep edilen şirketin 23.10.2015 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi uyarınca re'sen silindiği, ticaret sicilden kaydı re'sen silinen şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını talep edilebileceği, davacı bankanın davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu ancak davanın beş yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 08.03.2021 tarihinde davanın açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Ticaret sicilinden terkin edilen Selhan Un ve Unlu Mamüller Gıda Turizm, Elektronik Aletler İnşaat Müteahhitli Motorlu Taşıt ve Yedek Parça İthalat İhracat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yeniden ihyası istemine ilişkindir. Dosya kapsamında Turgutlu Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden alınan müzekkere cevabında, ihyası istenilen şirketin 23.10.2015 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7.maddesi uyarınca re'sen silindiği, infisah sebebi olarak vergi mükellefiyetinin kapalı olması ve adresinde bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK’nın Geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Söz konusu maddenin 1/a bendinde; “24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler” hükmüne yer verildiği aynı maddenin 1/b bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve 1/e bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.” hükmüne yer verilerek re'sen terkin sebepleri belirtilmiştir. Davalı ... Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin vergi mükellefiyetinin kapalı olması ve adresinde bulunmadığı nedeniyle re'sen terkin edilme sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi de bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğundan hatalı gerekçeyle davanın reddi kararı doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/966 E. 2023/1684 K.
Ortak:münfesihlik · re'sen terkin · hukuki menfaat · ihya · hak düşürücü süre · limited şirket · terkin · dava sebebi · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketler»” hükmüne yer verildiği aynı maddenin 1/b bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve 1/e bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya «son» ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.” hükmüne yer verilerek re'«sen terkin» sebepleri belirtilmiştir.
Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin vergi mükellefiyetinin kapalı olması ve adresinde bulunmadığı nedeniyle re'«sen terkin» edilme «sebebi» ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi de bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğundan hatalı gerekçeyle davanın reddi kararı doğru görülmemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» talep edilen şirketin 23.10.2015 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi uyarınca re'sen silindiği, ticaret sicilden «kaydı» re'sen silinen şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını talep edilebileceği, davacı bankanın davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu ancak davanın beş yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra 08.03.2021 tarihinde davanın açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir …
Benzer bu karardaMüdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin, vergi mükellefiyetinin kapalı olması ve adresinde bulunmadığı nedeniyle re'«sen terkin» edilme «sebebi» ile silinme hususu, kanunda tadadi olarak sayılan hâllerden olmadığından yapılan terkin işleminin bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı ...
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kanunda adres bildiriminde bulunmayan şirketin «münfesih» sayılacağının belirtildiğini, re'«sen terkin» şartlarının gerçekleştiğini, davalının «yasal hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, davanın «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2021 tarih, 2021/62 E. ve 2021/206 K. sayılı kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin, 23.10.2015 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca re'sen silindiği, ticaret sicilden «kaydı» re'sen silinen şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanların, haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını talep edilebileceği, davacı bankanın davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu, ancak davanın beş yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra 08.03.2021 tarihinde açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · ipoteğin paraya çevrilmesi · yasal hasım · sicilden terkin · yargılama giderleri · ipotek · kazanılmış hak · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMotorlu Taşıt ve Yedek Parça İthalat İhracat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile banka arasında yapılan «genel kredi sözleşmesine» istinaden şirketin borcuna «teminat» olarak banka lehine «ipotek» tesis edildiğini, borçlu şirket aleyhine ...
İcra Müdürlüğünün 2019/2959 E. sayılı dosyası ile «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla icra takibine başlanıldığını, şirketin ticaret sicilinden silindiğinin öğrenildiğini, şirketin «tüzel kişiliğini» kaybetmesi nedeniyle şirkete «tebligat» yapılamadığını ileri sürerek şirketin geçici ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine, «yargılama giderleri» ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
Motorlu Taşıt ve Yedek Parça İthalat İhracat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, «yeniden tesciline» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9156 E. 2022/2306 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · re'sen terkin · ticaret sicilinden terkin · ara karar · ihya · hak düşürücü süre · anonim şirket · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketler»” hükmüne yer verildiği aynı maddenin 1/b bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve 1/e bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya «son» ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.” hükmüne yer verilerek re'«sen terkin» sebepleri belirtilmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» talep edilen şirketin 23.10.2015 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi uyarınca re'sen silindiği, ticaret sicilden «kaydı» re'sen silinen şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını talep edilebileceği, davacı bankanın davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu ancak davanın beş yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra 08.03.2021 tarihinde davanın açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir …
Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin vergi mükellefiyetinin kapalı olması ve adresinde bulunmadığı nedeniyle re'«sen terkin» edilme «sebebi» ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi de bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğundan hatalı gerekçeyle davanın reddi kararı doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketler»” hükmüne yer verildiği aynı maddenin 1/b bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve 1/e bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya «son» ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler” hükmüne yer verilerek «resen terkin» sebepleri belirtilmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenilen şirketin adresinin tespit edilememesi nedeni ile resen ticaret sicilinden silindiği buna ilişkin kararın TTSG'nde «ilan» edildiği, resen silinmesine ilişkin «ihtarın» ilgili şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine iadeli «taahhütlü» olarak gönderildiği, iade edilmesinin ardından ilan suretiyle «tebligatın» yapıldığı, yapılan işlemler TTK «geçici madde» 7 hükmüne uygun olarak tesis edildiği, davacı her ne kadar resen «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketten alacak ise de söz konusu şirketin terkin işleminin 23/06/2014 tarihinde gerçekleşmiş olduğu ihya davasının ise 21/01/2020 tarihinde açılmış olduğundan, TTK geçici madde 7/15 hükmünde belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» dava tarihi itibariyle geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine, karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Dosya kapsamından Amasya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 17.03.2014 tarihli yazısında, «ihyası» istenilen şirketin 18.05.2014 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Borsalar Kanun’un 10. ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren 2 yıl sonunda oda «kaydı» silinmiş sicil kaydı silinmek üzere müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler «münfesih» olarak resen silinmelerine ilişkin hüküm gereği 21.06.2014 tarihinde resen kaydının silindiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf kanun yolu · geçici 7. madde · kanun yolu · ihtar · tebligat · yönetim kurulu kararı · taahhütname · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenilen şirketin adresinin tespit edilememesi nedeni ile resen ticaret sicilinden silindiği buna ilişkin kararın TTSG'nde «ilan» edildiği, resen silinmesine ilişkin «ihtarın» ilgili şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine iadeli «taahhütlü» olarak gönderildiği, iade edilmesinin ardından ilan suretiyle «tebligatın» yapıldığı, yapılan işlemler TTK «geçici madde» 7 hükmüne uygun olarak tesis edildiği, davacı her ne kadar resen «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketten alacak ise de söz konusu şirketin terkin işleminin 23/06/2014 tarihinde gerçekleşmiş olduğu ihya davasının ise 21/01/2020 tarihinde açılmış olduğundan, TTK geçici madde 7/15 hükmünde belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» dava tarihi itibariyle geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine, karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince,ilk derece mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan «istinaf kanun yolu» başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamından Amasya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 17.03.2014 tarihli yazısında, «ihyası» istenilen şirketin 18.05.2014 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Borsalar Kanun’un 10. ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren 2 yıl sonunda oda «kaydı» silinmiş sicil kaydı silinmek üzere müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler «münfesih» olarak resen silinmelerine ilişkin hüküm gereği 21.06.2014 tarihinde resen kaydının silindiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2792 E. 2023/3266 K.
Ortak:infisah · münfesihlik · resen terkin · re'sen terkin · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · ara karar · ihya · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketler»” hükmüne yer verildiği aynı maddenin 1/b bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve 1/e bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya «son» ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.” hükmüne yer verilerek re'«sen terkin» sebepleri belirtilmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» talep edilen şirketin 23.10.2015 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi uyarınca re'sen silindiği, ticaret sicilden «kaydı» re'sen silinen şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını talep edilebileceği, davacı bankanın davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu ancak davanın beş yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra 08.03.2021 tarihinde davanın açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir …
Dosya kapsamında Turgutlu Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden alınan müzekkere cevabında, «ihyası» istenilen şirketin 23.10.2015 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7.maddesi uyarınca re'sen silindiği, «infisah» «sebebi» olarak vergi mükellefiyetinin kapalı olması ve adresinde bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketler»” hükmüne yer verildiği aynı fıkranın (b) bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve (e) bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya «son» ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.” hükmüne yer verilerek re'«sen terkin» sebepleri belirtilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/101 E. üzerinden 24.03.2021 tarihinde «ihyası» istenen şirkete yönelik açılan «rücu davası» sebebiyle «hukuki menfaati» bulunan davacı tarafından eldeki dava 24.05.2021 tarihinde açtığı, ihyası istenen şirkete ait «ticaret sicil» kayıtlarına göre şirketin 11.08.2014 tarihinde sicilden «resen terkin» edildiği, İlk Derece Mahkemesince ihya istemine yönelik davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmaması nedeniyle davanın hak düşürücü sürenin aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı nitelendirme ile «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği, öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesi gereği davada «haksız çıkan» taraf «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu ve somut olayda da davanın reddine karar verildiği nazara alındığında kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dava …
Dosya kapsamında Bursa Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden alınan müzekkere cevabından ve 02.05.2014 tarihli yazısından, «ihyası» istenilen şirketin 11.08.2014 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «resen terkin» edildiği, «infisah» «sebebi» olarak vergi mükellefiyetinin kapalı olması ve adresinde bulunmadığının belirtildiği, ayrıca şirket ana sözleşmesinde "Tescil ve «ilan» edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen, yeni adresini süresi içinde tescil ettirmemiş şirket için bu durum «fesih» sebebi sayılır." denildiği anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız çıkan taraf · rücu davası · işçilik alacakları · ihya davası · rücuen alacak · yasal hasım · rücuen tahsil · vekalet ücreti takdiri
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından ödenen «işçilik alacaklarının» «rücuen tahsili» için dava dışı Özgen Tem.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği «ihya» kararı verilmesi gerekirken davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddinin hukuka aykırı olduğunu, «yasal hasım» olan davalı lehine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti takdirinin» hatalı olduğunu, «terkin» edilen şirket aleyhine açılan davanın görülebilmesi için eldeki davanın mecburen açıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/101 E. üzerinden 24.03.2021 tarihinde «ihyası» istenen şirkete yönelik açılan «rücu davası» sebebiyle «hukuki menfaati» bulunan davacı tarafından eldeki dava 24.05.2021 tarihinde açtığı, ihyası istenen şirkete ait «ticaret sicil» kayıtlarına göre şirketin 11.08.2014 tarihinde sicilden «resen terkin» edildiği, İlk Derece Mahkemesince ihya istemine yönelik davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmaması nedeniyle davanın hak düşürücü sürenin aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı nitelendirme ile «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği, öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesi gereği davada «haksız çıkan» taraf «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu ve somut olayda da davanın reddine karar verildiği nazara alındığında kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dava …
Şti. aleyhine «rücuen alacak davası» açıldığını, yargılamasının Sakarya 6.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3122 E. 2016/3558 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · ara karar · ihya · anonim şirket · limited şirket · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketler»” hükmüne yer verildiği aynı maddenin 1/b bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve 1/e bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya «son» ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.” hükmüne yer verilerek re'«sen terkin» sebepleri belirtilmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» talep edilen şirketin 23.10.2015 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi uyarınca re'sen silindiği, ticaret sicilden «kaydı» re'sen silinen şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını talep edilebileceği, davacı bankanın davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu ancak davanın beş yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra 08.03.2021 tarihinde davanın açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir …
Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK’nın Geçici 7. maddesinde anonim ve «limited şirketlerin» hangi şartlarda sicilden «resen terkin» edileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler» 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen «sicilden terkin» edildiği, davacının «tasfiye» sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle «ihya» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A..
1-Dava, 6012 sayılı Yasa'nın geçici 7. maddesi uyarınca «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · olağanüstü genel kurul · sicilden terkin · tasfiye memuru · husumet yokluğu · ihtar · ilan · husumet
Benzer bu karardaŞti'nin «kaydının» silinmesi işleminin iptali ile şirketin yeniden «ticaret siciline tescil» ve «ilanına» karar verilmiştir.
Bu şirketler «tasfiye memuru» bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, «ihtara» rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir.
Bu durum karşısında açılan davada «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ihyasına karar verilmesi istenilen şirkete ve bu şirketin «tasfiye» memuruna karşı açılan davanın «husumet yokluğundan» reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen «sicilden terkin» edildiği, davacının «tasfiye» sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle «ihya» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9037 E. , 2022/2304 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Turgutlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 30.06.2021 tarih ve 2021/62 E- 2021/206 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.11.2021 tarih ve 2021/1189 E- 2021/1092 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ihyası istenilen şirket ile banka arasında yapılan genel kredi sözleşmesine istinaden şirketin borcuna teminat olarak banka lehine ipotek tesis edildiğini, borçlu şirket aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine başlanıldığını, şirketin ticaret sicilinden silindiğinin öğrenildiğini, şirketin tüzel kişiliğin kaybetmesi nedeniyle şirkete tebligat yapılamadığından şirketin geçici ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, ihyası talep edilen şirketin 23.10.2015 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi uyarınca re'sen silindiği, ticaret sicilden kaydı re'sen silinen şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını talep edilebileceği, davacı bankanın davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu ancak davanın beş yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 08.03.2021 tarihinde davanın açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Ticaret sicilinden terkin edilen Selhan Un ve Unlu Mamüller Gıda Turizm, Elektronik Aletler İnşaat Müteahhitli Motorlu Taşıt ve Yedek Parça İthalat İhracat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yeniden ihyası istemine ilişkindir. Dosya kapsamında Turgutlu Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden alınan müzekkere cevabında, ihyası istenilen şirketin 23.10.2015 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7.maddesi uyarınca re'sen silindiği, infisah sebebi olarak vergi mükellefiyetinin kapalı olması ve adresinde bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK’nın Geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir.
Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Söz konusu maddenin 1/a bendinde; “24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler” hükmüne yer verildiği aynı maddenin 1/b bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve 1/e bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.” hükmüne yer verilerek re'sen terkin sebepleri belirtilmiştir.
Davalı ... Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin vergi mükellefiyetinin kapalı olması ve adresinde bulunmadığı nedeniyle re'sen terkin edilme sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi de bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğundan hatalı gerekçeyle davanın reddi kararı doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/782533000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz