Ticaret sicili işleminin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13394 E. 2018/6964 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kooperatifler kanunu↗ münfesihlik↗ ticaret sicilinden terkin↗ olağanüstü genel kurul↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ara karar↗ dava şartı yokluğu↗ anonim şirket↗ taşıyıcı↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, 6102 sayılı ...'nın 34. maddesi uyarınca, dava dışı ... A.Ş'nin terkin edilerek ticaret kaydının silinmesi isteminin reddine ilişkin davalı kurum kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece, davalı tarafından yapılan işlemin red kararı niteliği taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, ... A.Ş'nin 6102 sayılı ...'nın geçici 7/1. maddesinde yer alan ve ticaret sicilinden terkini gereken şirketler arasında olduğunu ileri sürerek Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurmuş, terkin talebinin kabul edilmemesi üzerine de işbu davayı açmıştır.
6102 sayılı ...'nın geçici 7/1. maddesine göre, 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketlerin, kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketlerin, Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatiflerin, sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatiflerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatiflerin, 1/7/2015 tarihine kadar bu hallerinin tespiti ya da bildirilmesi
halinde, anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacaktır. Aynı Kanunun geçici 7/3. bendi de "Bu madde kapsamındaki şirket ve kooperatifler; ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğünce resen veya herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş tarafından kanıtlarıyla birlikte yapılacak bildirimleri de kapsayacak şekilde, ticaret sicili kayıtları üzerinden yapılacak incelemeyle tespit edilir." şeklinde düzenlenmiş olup Kanun, anılan madde ile Ticaret Sicil Müdürlüklerine re'sen harekete geçip işlemleri sonuçlandırma görevi yüklemiştir. Davalı ..., terkini istenen şirketin 6102 sayılı ...'nın geçici 7/1. maddesindeki şirketlerden olup olmadığını tespit edebilecek durumda olup yapılacak inceleme sonucu şirketin bu madde kapsamında kaldığının anlaşılması halinde davalının, aynı maddenin geçici 4. fıkrasında belirtilen işlemleri resen yapması gerekir.
Somut olayda, davalı ...'nün, herhangi bir kişi, kurum ya da kuruluş tarafından bildirim yapılması üzerine veya resen hareket edip Kanunda öngörülen işlemleri yaparak terkini istenen şirketin terkin şartlarını taşıyıp taşımadığını araştırması gerektiği halde davacıdan bu işlemlerin yapılarak dilekçe ekinde ibrazının istenmesi, işlemin yapılmayacağına dair zımni bir red kararıdır. Bu durumda, mahkemece, davalı tarafından davacıya hitaben gönderilen 07.04.2014 tarih ve 40260 sayılı kararın zımni bir red kararı olduğu nazara alınıp bu çerçevede bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 11.05.2016 tarih ve 2015/9791 Esas-2016/5353 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3122 E. 2016/3558 K.
Ortak:münfesihlik · ticaret sicilinden terkin · olağanüstü genel kurul · ara karar · anonim şirket · limited şirket · ticaret sicili · ek tasfiye · dava şartı
İncelediğiniz kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketlerin», kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketlerin, Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatiflerin, «sebebi» ne olursa olsun aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatiflerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatiflerin, 1/7/2015 tarihine kadar bu hallerinin tespiti ya da bildirilmesi halinde, anonim ve limited şirketler ile kooperatifl …
A.Ş'nin 6102 sayılı ...'nın geçici 7/1. maddesinde yer alan ve «ticaret sicilinden terkini» gereken şirketler arasında olduğunu ileri sürerek Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurmuş, terkin talebinin kabul edilmemesi üzerine de işbu davayı açmıştır.
… ; ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğünce resen veya herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş tarafından kanıtlarıyla birlikte yapılacak bildirimleri de kapsayacak şekilde, «ticaret sicili» kayıtları üzerinden yapılacak incelemeyle tespit edilir." şeklinde düzenlenmiş olup Kanun, anılan madde ile Ticaret Sicil Müdürlüklerine re'sen harekete geçip işle …
Benzer bu karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler» 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve «limited şirketler» ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki «tasfiye» usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.
Somut uyuşmazlıkta, borçlu şirketin 11.06.2010 tarihinde tescili yapılarak tasfiyeye girdiği, tasfiyeye geçilip kapanışın yapılmaması nedeniyle «münfesih» sayılıp geçici 7. madde uyarınca 31.10.2013 tarihinde resen «ticaret sicil» «kaydının» silindiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · hukuki menfaat · ticaret sicili tescili · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · husumet yokluğu · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı Bankadan kredi kullandığı, kredi borcu ödenmeden borçlu şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 31.10.2013 tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen «sicilden terkin» edildiği, davacının «tasfiye» sürecinden önce doğan alacağı nedeniyle icra takip işlemlerine devam edemediği, davacının bu nedenle «ihya» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle A..
Bu şirketler «tasfiye memuru» bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, «ihtara» rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir.
Şti'nin «kaydının» silinmesi işleminin iptali ile şirketin yeniden «ticaret siciline tescil» ve «ilanına» karar verilmiştir.
Madde hükmüne göre «anonim şirketler» 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/422 E. 2016/1182 K.
Ortak:münfesihlik · ticaret sicilinden terkin · olağanüstü genel kurul · ticaret sicili müdürlüğü · ara karar · anonim şirket · limited şirket · ticaret sicili · dava şartı
İncelediğiniz kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketlerin», kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketlerin, Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatiflerin, «sebebi» ne olursa olsun aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatiflerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatiflerin, 1/7/2015 tarihine kadar bu hallerinin tespiti ya da bildirilmesi halinde, anonim ve limited şirketler ile kooperatifl …
A.Ş'nin 6102 sayılı ...'nın geçici 7/1. maddesinde yer alan ve «ticaret sicilinden terkini» gereken şirketler arasında olduğunu ileri sürerek Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurmuş, terkin talebinin kabul edilmemesi üzerine de işbu davayı açmıştır.
… ; ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğünce resen veya herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş tarafından kanıtlarıyla birlikte yapılacak bildirimleri de kapsayacak şekilde, «ticaret sicili» kayıtları üzerinden yapılacak incelemeyle tespit edilir." şeklinde düzenlenmiş olup Kanun, anılan madde ile Ticaret Sicil Müdürlüklerine re'sen harekete geçip işle …
Benzer bu karardaMadde hükmüne göre «anonim şirketler», 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olmaları, aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» edilememeleri sebepleriyle «resen terkin» edilebilirler.
Anılan madde uyarınca «resen terkin» edilen şirketlerin ihyasına ilişkin davalarda, «husumetin» ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup somut uyuşmazlıkta olduğu gibi ayrıca şirketin «son» yetkililerine husumet yöneltilmesi doğru değildir.
1-Dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · hukuki menfaat · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · ihtar · husumet
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, «ihyası» istenilen şirketin «resen terkin» işleminden önceki «son» yetkilisi olan mümeyyiz davalıya yönelik davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken anılan davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından mümeyyiz davalının karar düzeltme isteğinin kabulüyle, Dairemizin 02.11.2015 tarih, 2015/9291-11361 E.,K.
1-Dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Bu şirketler «tasfiye memuru» bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, «ihtara» rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir.
Anılan madde uyarınca «resen terkin» edilen şirketlerin ihyasına ilişkin davalarda, «husumetin» ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup somut uyuşmazlıkta olduğu gibi ayrıca şirketin «son» yetkililerine husumet yöneltilmesi doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9156 E. 2022/2306 K.
Ortak:münfesihlik · ticaret sicilinden terkin · ara karar · anonim şirket · limited şirket · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı
İncelediğiniz kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketlerin», kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketlerin, Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatiflerin, «sebebi» ne olursa olsun aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatiflerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatiflerin, 1/7/2015 tarihine kadar bu hallerinin tespiti ya da bildirilmesi halinde, anonim ve limited şirketler ile kooperatifl …
A.Ş'nin 6102 sayılı ...'nın geçici 7/1. maddesinde yer alan ve «ticaret sicilinden terkini» gereken şirketler arasında olduğunu ileri sürerek Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurmuş, terkin talebinin kabul edilmemesi üzerine de işbu davayı açmıştır.
A.Ş'nin «terkin» edilerek ticaret «kaydının» silinmesi isteminin reddine ilişkin davalı kurum kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece, davalı tarafından yapılan işlemin red kararı niteliği taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketler»” hükmüne yer verildiği aynı maddenin 1/b bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve 1/e bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya «son» ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler” hükmüne yer verilerek «resen terkin» sebepleri belirtilmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenilen şirketin adresinin tespit edilememesi nedeni ile resen ticaret sicilinden silindiği buna ilişkin kararın TTSG'nde «ilan» edildiği, resen silinmesine ilişkin «ihtarın» ilgili şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine iadeli «taahhütlü» olarak gönderildiği, iade edilmesinin ardından ilan suretiyle «tebligatın» yapıldığı, yapılan işlemler TTK «geçici madde» 7 hükmüne uygun olarak tesis edildiği, davacı her ne kadar resen «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketten alacak ise de söz konusu şirketin terkin işleminin 23/06/2014 tarihinde gerçekleşmiş olduğu ihya davasının ise 21/01/2020 tarihinde açılmış olduğundan, TTK geçici madde 7/15 hükmünde belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» dava tarihi itibariyle geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine, karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK’nın Geçici 7. maddesinde anonim ve «limited şirketlerin» hangi şartlarda sicilden «resen terkin» edileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf kanun yolu · resen terkin · re'sen terkin · geçici 7. madde · kanun yolu · ihya · hak düşürücü süre · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenilen şirketin adresinin tespit edilememesi nedeni ile resen ticaret sicilinden silindiği buna ilişkin kararın TTSG'nde «ilan» edildiği, resen silinmesine ilişkin «ihtarın» ilgili şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine iadeli «taahhütlü» olarak gönderildiği, iade edilmesinin ardından ilan suretiyle «tebligatın» yapıldığı, yapılan işlemler TTK «geçici madde» 7 hükmüne uygun olarak tesis edildiği, davacı her ne kadar resen «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketten alacak ise de söz konusu şirketin terkin işleminin 23/06/2014 tarihinde gerçekleşmiş olduğu ihya davasının ise 21/01/2020 tarihinde açılmış olduğundan, TTK geçici madde 7/15 hükmünde belirtilen 5 yıllık «hak düşürücü süre» dava tarihi itibariyle geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine, karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince,ilk derece mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan «istinaf kanun yolu» başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle re'«sen terkin» edilme «sebebi» ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi de bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğundan hatalı gerekçeyle davanın reddi kararı doğru görülmemiştir.
Şti.'nin yeniden «ihyası» istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2597 E. 2021/6551 K.
Ortak:münfesihlik · ticaret sicilinden terkin · olağanüstü genel kurul · ticaret sicili müdürlüğü · ara karar · anonim şirket · limited şirket · ticaret sicili
İncelediğiniz kararda… n Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile «limited şirketlerin», kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketlerin, Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatiflerin, «sebebi» ne olursa olsun aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatiflerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce «tasfiye» işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatiflerin, 1/7/2015 tarihine kadar bu hallerinin tespiti ya da bildirilmesi halinde, anonim ve limited şirketler ile kooperatifl …
A.Ş'nin 6102 sayılı ...'nın geçici 7/1. maddesinde yer alan ve «ticaret sicilinden terkini» gereken şirketler arasında olduğunu ileri sürerek Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurmuş, terkin talebinin kabul edilmemesi üzerine de işbu davayı açmıştır.
… ; ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğünce resen veya herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş tarafından kanıtlarıyla birlikte yapılacak bildirimleri de kapsayacak şekilde, «ticaret sicili» kayıtları üzerinden yapılacak incelemeyle tespit edilir." şeklinde düzenlenmiş olup Kanun, anılan madde ile Ticaret Sicil Müdürlüklerine re'sen harekete geçip işle …
Benzer bu kararda… sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinde yer alan düzenlemeye göre "01.07.2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve «limited şirketler» ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki «tasfiye» usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. a) 24.6.1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış «anonim şirketler» ile limited şirketler. b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve limited şirketler. c) Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler. d) Sebebi ne olursa olsun aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler. e) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle «ara» bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için «ticaret sicilinden terkin» işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.
" Bu hükme göre, elde açılmış ve görülmekte olan dava bulunduğuna göre, «ticaret sicil müdürlüğünce» «terkin» işlemi yapılması mümkün olmamakla birlikte, şirket terkin edildiğinden davacı şirketin dava «ehliyeti» ortadan kalkmış bulunmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 588. maddesine göre «limited şirketlerin» «tüzel kişilik» kazanmaları «ticaret siciline tescil» edilmiş olmaları şartına bağlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fiil ehliyeti · re'sen terkin · ticaret sicili tescili · hırsızlık · işyeri sigortası · şirketin ihyası · sigorta sözleşmesi · sicilden terkin
Benzer bu kararda1- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Dairemizin 17.12.2020 tarih ve 2019/2157 Esas 2020/5945 Karar sayılı ilamı ile Kocatepe Vergi Dairesi'nin 20.12.2016 «havale» tarihli yazısında, davacı şirketin bilinen adresinde bulunamaması sebebiyle mükellefiyet «kaydının» 30.06.2009 tarihinde re'«sen terk» ettirildiğinin belirtildiği; buna istinaden Dairemizce UYAP ve MERSİS sistemleri üzerinden yapılan araştırmada, davacı şirketin ''terkin'' durumunda olduğu görülmüş, davacı şirketin «sicilden terkin» edilip edilmediğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden sorularak araştırılması ve sicilden terkin edildiğinin belirlenmesinden sonra dosyanın Dairemize gönderilmesini t …
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, ceza ve mevcut dava dosyasının içeriği, bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı şirketin iş yeri «sigorta poliçesi» ile davalı şirket nezdinde sigortalı olan iş yerinde meydana gelen «hırsızlık» sonucu 60.854,13 TL tutarında zararın oluştuğu, bu nedenle oluşan zararın 60.000,00 TL'lik bölümünü istemekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 60.000,00 TL'nin (500,00 TL'lik bölümüne 12/04/2004, 59.500,00 TL'lik bölümüne 08/04/2005 tarihinden itibaren uygulanacak) değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava «ehliyeti», medeni (maddi) hukuktaki TMK'nın 9. maddesinde düzenlenen medeni hakları kullanma («fiil) ehliyetinin» usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır.
6102 sayılı TTK'nın 588. maddesine göre «limited şirketlerin» «tüzel kişilik» kazanmaları «ticaret siciline tescil» edilmiş olmaları şartına bağlıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13394 E. , 2018/6964 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... (...) . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/06/2014 gün ve 2014/151-2014/202 sayılı kararı onayan Daire’nin 11/05/2016 gün ve 2015/9791-2016/5353 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, ... A.Ş'nin sicilden silinmesi için davalı kuruma yapılan başvurunun reddine dair kararın hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek anılan kararın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, 6102 sayılı ...'nın 34. maddesi uyarınca, dava dışı ... A.Ş'nin terkin edilerek ticaret kaydının silinmesi isteminin reddine ilişkin davalı kurum kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece, davalı tarafından yapılan işlemin red kararı niteliği taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, ... A.Ş'nin 6102 sayılı ...'nın geçici 7/1. maddesinde yer alan ve ticaret sicilinden terkini gereken şirketler arasında olduğunu ileri sürerek Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurmuş, terkin talebinin kabul edilmemesi üzerine de işbu davayı açmıştır.
6102 sayılı ...'nın geçici 7/1. maddesine göre, 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketlerin, kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketlerin, Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatiflerin, sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatiflerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatiflerin, 1/7/2015 tarihine kadar bu hallerinin tespiti ya da bildirilmesi
halinde, anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacaktır. Aynı Kanunun geçici 7/3. bendi de "Bu madde kapsamındaki şirket ve kooperatifler; ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğünce resen veya herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş tarafından kanıtlarıyla birlikte yapılacak bildirimleri de kapsayacak şekilde, ticaret sicili kayıtları üzerinden yapılacak incelemeyle tespit edilir." şeklinde düzenlenmiş olup Kanun, anılan madde ile Ticaret Sicil Müdürlüklerine re'sen harekete geçip işlemleri sonuçlandırma görevi yüklemiştir. Davalı ..., terkini istenen şirketin 6102 sayılı ...'nın geçici 7/1.
maddesindeki şirketlerden olup olmadığını tespit edebilecek durumda olup yapılacak inceleme sonucu şirketin bu madde kapsamında kaldığının anlaşılması halinde davalının, aynı maddenin geçici 4. fıkrasında belirtilen işlemleri resen yapması gerekir.
Somut olayda, davalı ...'nün, herhangi bir kişi, kurum ya da kuruluş tarafından bildirim yapılması üzerine veya resen hareket edip Kanunda öngörülen işlemleri yaparak terkini istenen şirketin terkin şartlarını taşıyıp taşımadığını araştırması gerektiği halde davacıdan bu işlemlerin yapılarak dilekçe ekinde ibrazının istenmesi, işlemin yapılmayacağına dair zımni bir red kararıdır. Bu durumda, mahkemece, davalı tarafından davacıya hitaben gönderilen 07.04.2014 tarih ve 40260 sayılı kararın zımni bir red kararı olduğu nazara alınıp bu çerçevede bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 11.05.2016 tarih ve 2015/9791 Esas-2016/5353 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan sebeplerle Dairemizin 11.05.2016 tarih 2015/9791 Esas- 2016/5353 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz, peşin ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 12/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/461275400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz