Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6797 E. 2016/1108 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 266↗ tescilsiz tasarım↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ ayırt edicilik↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, dava konusu 2011 07875/1, 3 ve 4 sıra numaralı tasarımların, hükümsüzlüğüne mesnet tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici oldukları, tecavüz iddiası da hükümsüzlüğü mesnet tasarımlar üzerinden yapıldığından tecavüz eyleminin de mevcut olmadığı, 2011 07875 2 numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini sağlamayacağı, söz konusu 2 numaralı tasarıma dayanılmak suretiyle iddia olunan tecavüz iddialarının ise anılan tasarımın hükümsüzlüğü geçmişe yönelik etki doğuracağından yerinde olmadığı belirtildiğinden 2013/345 esas sayılı dosyada açılan tecavüzünün tespiti, men'i, maddi, manevi tazminat istemli davanın reddine, birleşen dava yönünden ise hükümsüzlük koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-birleşen davada davalı vekili, davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan 2011/07875 sayılı 1, 3, 4 nolu tasarımlar yönünden taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava konusu edilen 2011/07875 sayılı 2 nolu tasarıma gelince mahkemece davacı-birleşen davada davalı adına tescilli olan 2 nolu tasarım ile davalı-birleşen davada davacının ürettiği tasarımların benzer olup olmadığı yönünden tasarım uzmanı olan bilirkişilerden rapor alınmış olup, bilirkişiler davacı-birleşen davada davalı adına tescilli tasarım ile davalının imal ettiği tasarımın benzer olduğunu bildirmişler ve bu rapora itiraz üzerine mahkemece alınan ek raporda da bilirkişiler aynı görüşlerini tekrarlamışlardır. Mahkemece, başkaca bir rapor alınmaksızın bilirkişi kurulunun bu tespitine rağmen davacının 2 nolu tasarımının davalının imalatlarına benzemediği esas alınarak karar verilmiştir.
Oysa HMK. 266 ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddede bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği belirtilmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HMK'nın 281. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor isteyebileceği gibi, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak yeni bir rapor da alabilir.
Bu durum karşısında, tasarımın benzer olup olmadığı konusunda bu konunun uzmanlarından rapor alınması yoluna gidildiğine göre alınan rapor hüküm vermeye elverişli bulunmadığı takdirde mahkemece, tasarımın benzer olup olmadığı konusunda yeni bir heyet oluşturularak, davacı taraf tasarımının yeni olup olmadığı ve tarafların tasarımları arasında iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığı da dahil uyuşmazlık bulunan tüm teknik konularda yeni bir inceleme ve tespit yaptırılması, denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece değerlendirme yapılarak eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1631 E. 2015/8400 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda«266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddede bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği belirtilmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HMK'nın 281. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor ist …
… ldukları, tecavüz iddiası da hükümsüzlüğü mesnet tasarımlar üzerinden yapıldığından tecavüz eyleminin de mevcut olmadığı, 2011 07875 2 numaralı tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerini sağlamayacağı, söz konusu 2 numaralı tasarıma dayanılmak suretiyle iddia olunan tecavüz iddialarının ise anılan tasarımın hükümsüzlüğü geçmişe yönelik etki doğuracağından yerinde olmadığı belirtildiğinden 2013/345 esas sayılı dosyada açılan tecavüzünün tespiti, men'i, «maddi, manevi tazminat» istemli davanın reddine, birleşen dava yönünden ise hükümsüzlük koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davalının tescili için başvuruda bulunduğu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayalı TPE YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nun «266» vd. maddeleri uyarınca bilirkişi görüşü alınması gerekir.
Nitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek, «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
HMK’nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişi” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddesinde de, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · kısıtlılık
Benzer bu karardaOysa, somut uyuşmazlıkta özel ve teknik bilgi gerektiren yenilik ve «ayırt edicilik» değerlendirmesi mahkemece bilirkişi yerine geçilmek suretiyle gerçekleştirildiğinden karar gerekçesindeki mahkeme görüşünün hukuki değerlendirme niteliğinde olduğunun kabulü mümkün olmayacağı gibi, görüşüne başvurulan bilirkişi raporlarından farklı olarak karar gerekçesinde mahkemece bizzat yapılan özel ve teknik değerlendirmeye karşı tarafların yargılama esnasında itiraz haklarını kullanma hakları da engellenmiş olacağından, tarafların savunma haklarına «kısıtlama» getirici bu düşünce ve yorum tarzı da kabul edilemez.
Bu açıklamalar itibariyle mahkemece, «bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin», yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak giderilmesi suretiyle dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir kara …
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8184 E. 2013/23138 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda«266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddede bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği belirtilmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HMK'nın 281. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor ist …
Benzer bu kararda2- Ancak, davacı «şirketin zarara» uğrayıp uğramadığı, mahkemenin de kabulünde olduğu ve Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere, «bilirkişi incelemesi» yapılmasını gerektirir, özel ve teknik bilgi gerektiren bir husustur.
Mahkemece, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HUMK’nun 283. (HMK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı
Benzer bu kararda… a uygun buldukları kişi ile sözleşme imzalamalarının hayatın olağan akışına uygun ve zarar kastı taşımayan bir işlem olduğu, dosya kapsamından da davalıların davacı «şirketi zarara» uğratmak kastıyla hareket edip zarara yol açtıkları hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı «şirketin zarara» uğrayıp uğramadığı, mahkemenin de kabulünde olduğu ve Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere, «bilirkişi incelemesi» yapılmasını gerektirir, özel ve teknik bilgi gerektiren bir husustur.
Bu itibarla, mahkemece, kira bedelinden indirim yapılması hususunun, davacı «şirketi zarara» uğrattığını bildiren bilirkişi raporunun aksine davacı şirketi zarara uğratmadığı gerekçesiyle yazılı şeklide davanın reddine karar verilmesi doğru olamamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8624 E. 2012/15687 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · iltibas
İncelediğiniz kararda«266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddede bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği belirtilmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HMK'nın 281. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor ist …
… rde mahkemece, tasarımın benzer olup olmadığı konusunda yeni bir heyet oluşturularak, davacı taraf tasarımının yeni olup olmadığı ve tarafların tasarımları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığı da «dahil» uyuşmazlık bulunan tüm teknik konularda yeni bir inceleme ve tespit yaptırılması, denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece değerlendirme yapılarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yani ek rapor iste …
… ul edilmesi gerektiği, bu durumda davalının markası kapsamındaki emtianın davacının 35.08 sınıftaki hizmet grubu yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» yaratacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, TPE YİDK'nun 2009-M-6024 sayılı kararın iptaline, davalı şirket adına tescilli FLEXİ+şekil ibareli markanın tescilli old …
Yani, HUMK’un 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak Yargıtay «denetimine elverişli bilirkişi raporu» alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14717 E. 2012/4891 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · iltibas
İncelediğiniz kararda«266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddede bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği belirtilmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HMK'nın 281. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor ist …
… rde mahkemece, tasarımın benzer olup olmadığı konusunda yeni bir heyet oluşturularak, davacı taraf tasarımının yeni olup olmadığı ve tarafların tasarımları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığı da «dahil» uyuşmazlık bulunan tüm teknik konularda yeni bir inceleme ve tespit yaptırılması, denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece değerlendirme yapılarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yeni ek rapor iste …
… mında bulunan 29. ve 30. sınıflarda da kullanıp satışa arz edebileceği ihtimalinde taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma («iltibas») ihtimali oluşacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TPE YİDK’nun 25.08.2009 tarih ve 2009-M-3889 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 31.12.2007 tarih ve 2007/70820 sayılı markanın «hükümsüzlüğünün tespiti» ile markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Yani, HUMK’un 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · hükümsüzlüğün tespiti · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak Yargıtay «denetimine elverişli bilirkişi raporu» alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… mında bulunan 29. ve 30. sınıflarda da kullanıp satışa arz edebileceği ihtimalinde taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma («iltibas») ihtimali oluşacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TPE YİDK’nun 25.08.2009 tarih ve 2009-M-3889 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 31.12.2007 tarih ve 2007/70820 sayılı markanın «hükümsüzlüğünün tespiti» ile markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2167 E. 2013/3146 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… rde mahkemece, tasarımın benzer olup olmadığı konusunda yeni bir heyet oluşturularak, davacı taraf tasarımının yeni olup olmadığı ve tarafların tasarımları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığı da «dahil» uyuşmazlık bulunan tüm teknik konularda yeni bir inceleme ve tespit yaptırılması, denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece değerlendirme yapılarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
«266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddede bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği belirtilmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HMK'nın 281. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor ist …
Benzer bu kararda… bilirkişi ile tasarım uzmanı bir bilirkişinin bulunduğu yeni bir heyet oluşturularak, davacı taraf tasarımının yeni olup olmadığı ve tarafların tasarımları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığı da «dahil» uyuşmazlık bulunan tüm teknik konularda yeni bir inceleme ve tespit yaptırılması, denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir. ...- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin «maddi tazminat» miktarının hesabına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
… görüşüne başvurulmuş, bilirkişi heyetince sunulan asıl ve ek raporlarda, davacının hak sahibi bulunduğu tasarımların eser olarak korunma şartlarını taşımadığı gibi «haksız rekabet» açısından da davalı tasarımı ile kısmi benzerlik bulunsa bile tarafların kendi markalarını ürünlerinin en görünen yerine yazması, dava konusu tasarımların jenerik olarak değerlendirilmesinin mümkün, işlevsel yönü baskın ve özel olarak tasarlanmış kimliği taşımayan tasarımlar olması nedenleriyle «iltibas» tehlikesinden söz edilemeyeceği bildirilmiştir.
«266») ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286. maddede (HMK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yanıltıcı reklam · reeskont faizi · ticari defter · ihtarname · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · e-defter
Benzer bu kararda… odelinin aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzerinin, teknik zorunluluk olmaksızın, davalı tarafça üretilerek piyasaya sürülmesinin ve yeni bir model olduğu iddiasıyla «yanıltıcı reklam» ve tanıtımlarının yapılmasının «haksız rekabet» oluşturduğu, davalı ...Ş’nin uyuşmazlığa konu jant modeli yönünden elde ettiği kar bedelinin tespiti için «ticari defter» ve belgelerinin incelendiği, ancak diğer davalının defterlerinin sunulmadığı, davalının 2006 yılındaki reklam ve tanıtımının da davaya konu edildiği, BK’nun 42. maddesi, paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik durumları, davacının davalıya gönderdiği «ihtarnamede» istediği meblağ gözetilerek, anılan davalının 1500 TL, diğer davalının 800 TL «maddi tazminatla» sorumlu tutulmasının uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve men'ine, davalı ...Ş’nden 1500 TL, davalı Abdülkadir Özcan Otomotiv A.Ş’nden 800 TL maddi tazminatın .../04/2008 tarihinden itibaren işletilecek «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
… n ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak dava, koruma süresi sona eren tasarıma ve 5846 sayılı FSEK’na dayalı «haksız rekabetin» ve tecavüzün tespit ve önlenmesi ile «maddi tazminatın» tahsili ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
… görüşüne başvurulmuş, bilirkişi heyetince sunulan asıl ve ek raporlarda, davacının hak sahibi bulunduğu tasarımların eser olarak korunma şartlarını taşımadığı gibi «haksız rekabet» açısından da davalı tasarımı ile kısmi benzerlik bulunsa bile tarafların kendi markalarını ürünlerinin en görünen yerine yazması, dava konusu tasarımların jenerik olarak değerlendirilmesinin mümkün, işlevsel yönü baskın ve özel olarak tasarlanmış kimliği taşımayan tasarımlar olması nedenleriyle «iltibas» tehlikesinden söz edilemeyeceği bildirilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporlarındaki bu tespitlere rağmen, üstelik gerekçeleri de karar yerinde belirtilmeden, tarafların tasarımlarının aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu kabul edilerek, «haksız rekabetin» oluştuğu sonucuna varılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12616 E. 2015/9633 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda«266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddede bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği belirtilmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HMK'nın 281. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor ist …
… rde mahkemece, tasarımın benzer olup olmadığı konusunda yeni bir heyet oluşturularak, davacı taraf tasarımının yeni olup olmadığı ve tarafların tasarımları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığı da «dahil» uyuşmazlık bulunan tüm teknik konularda yeni bir inceleme ve tespit yaptırılması, denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece değerlendirme yapılarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaYargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun «266» ve devamı maddelerinde de yukarıda anılan hükümlere paralel düzenlemeler bulunmaktadır.
Her ne kadar hakimin, bilirkişi raporunu serbestçe değerlendirmesi mümkün ise de işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise hakimin ek rapor veya yeni bir bilirkişi kurulundan tekrar rapor alması gereklidir.
Bu itibarla mahkemece, yeni bir bilirkişi heyetinden «denetime elverişli» olacak biçimde davacı tarafça dayanılan ve davalı tarafından somut biçimde itiraza uğramayan faturalar tek tek incelenmek ve dosyaya sunulan diğer belgeler de değerlendirilmek suretiyle davacının talep edebileceği bir «maddi tazminatın» bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi raporu alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fesih · sözleşmenin feshi · denetime elverişlilik · fesih · havale · tacir · maddi tazminat · zamanaşımı
Benzer bu kararda… davacı tarafça düzenlenen paket turlardaki müşterilerin davalı tarafça taşındığı, 2003 yılında uygulamaya giren sözleşmenin 2006 yılı Şubat ayında davalı tarafından «fesih» edildiği, davalının havayolları taşımacılığı işinden kar elde edememesinin feshe gerekçe olarak gösterildiği, ancak bu nedenin «tacirler» arasındaki uzun süreli «sözleşmenin feshi» için haklı bir neden olmadığı gibi davalı tarafça başka bir haklı nedenin de kanıtlanamdığı, bu hali ile feshin haksız görüldüğü, davacının «haksız fesih» nedeniyle uğradığı zararı isteyebileceği, manevi tazminat koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 376.621.17 EURO'nun faizi ile birlikte …
Bu itibarla mahkemece, yeni bir bilirkişi heyetinden «denetime elverişli» olacak biçimde davacı tarafça dayanılan ve davalı tarafından somut biçimde itiraza uğramayan faturalar tek tek incelenmek ve dosyaya sunulan diğer belgeler de değerlendirilmek suretiyle davacının talep edebileceği bir «maddi tazminatın» bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi raporu alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme ilişkisinden kaynaklanması karşısında 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda, mahkemece bilirkişi heyetince dosyaya sunulan 14.04.2010 tarihli kök rapor ve 26.10.2011 «havale» tarihli ek rapor yetersiz görülerek ayrı bir heyetten rapor alınmış olup 31.07.2013 tarihli bu raporda ise dosyada bulunan belgelerin eksik olduğu ve bu nedenle bir görüş bildirilemeyeceği açıklanmış olmasına rağmen mahkemece ilk heyet tarafından verilen kök ve ek bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16156 E. 2012/6892 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · dahili dava
İncelediğiniz kararda… rde mahkemece, tasarımın benzer olup olmadığı konusunda yeni bir heyet oluşturularak, davacı taraf tasarımının yeni olup olmadığı ve tarafların tasarımları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığı da «dahil» uyuşmazlık bulunan tüm teknik konularda yeni bir inceleme ve tespit yaptırılması, denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece değerlendirme yapılarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
«266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddede bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği belirtilmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HMK'nın 281. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor ist …
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davaya konu «hasara» ilişkin içinde inşaat mühendisi bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten, hasarın nasıl meydana geldiği, bunda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve hasarın poliçe «teminatına» «dahil» olup olmadığı hususlarında «denetime elverişli» yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
İşin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkeme anılan yasanın 283. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama ile yeni ek rapor isteyebileceği gibi, 284. madde gereğince de, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · sigorta sözleşmesi · denetime elverişlilik · işlemiş faiz · asıl alacak · hasar · teminat
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davaya konu «hasara» ilişkin içinde inşaat mühendisi bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten, hasarın nasıl meydana geldiği, bunda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve hasarın poliçe «teminatına» «dahil» olup olmadığı hususlarında «denetime elverişli» yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile icra takibine yapılan itirazın 3.977,00 «asıl alacak» ve 244,45 TL «işlemiş faiz» yönünden iptaline karar verilmiştir.
2- Dava, konut «sigorta sözleşmesine» dayalı alacağın «rücuen tahsili» için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece işin çözümünde teknik ve özel bilginin gerekliliği sonucuna varılarak avukat olan bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda olayın oluş nedeni, bunda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve «hasar» miktarına ilişkin bir inceleme yapılmadığı gibi bilirkişi bu konularda uzman da değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1602 E. 2010/13165 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda«266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddede bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği belirtilmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HMK'nın 281. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor ist …
Benzer bu karardaİşin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldıktan sonra, verilen raporun yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HUMK.’nun 283. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor isteyebileceği gibi, 284. madde gereğince, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak yeni bir rapor da alabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine tescil · rüçhan hakkı · yönetim kurulu kararının iptali · bilirkişi raporuna itiraz · tanıma · usuli kazanılmış hak · sermaye artırımı · hisse senedi
Benzer bu kararda1- Dava, davalı ...-Kur A.Ş.’nin «sermaye artırımı» sonucunda artırılan sermayeden ortakların yeni pay alma (rüçhan) haklarını kullanmalarından sonra artan ve halka arz suretiyle satılan payların, öncelikli alım hakkının davacıya ait olduğu iddiasına dayalı tespit, «pay defterine tescil» ve «istirdat» istemlerine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta da Dairemize ait 17.02.2005 tarihli ilamda «rüçhan hakkı» kullanılmayan payların satışı sırasında uygulanması gereken SPK tebliğlerinin dosyaya getirtilerek incelenmesi ve aralarında SPK uzmanları bulunan bilirkişi kurulu oluşturularak satış işlemlerinin SPK. mevzuatına uygun olup olmadığının ve öncelik hakkının kimde olduğunun belirlenmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş, böylelikle incelemenin nasıl yapılacağı ve bilirkişi kurulunun kimlerden oluşması gerektiği konularında taraflar yararına «usulü kazanılmış hak» oluşmuştur.
… adesini açıklayan ortaklardan yalnızca birine satış yaparak "eşit işlem ilkesine" aykırı hareket ettiği, dolayısıyla dava konusu hisse senetlerinin satışına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «hakkaniyete» aykırı olduğu, davacının dava konusu hisse senetlerinin kendisine «teslimine» ve «pay defterine tesciline» dair taleplerinin de aynı şekilde eşit işlem ilkesine ve hakkaniyete aykırı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı Cihankur İnş.
A.Ş.'ne satılmasına ilişkin 26.02.2003 tarih ve 381 numaralı «yönetim kurulu kararının iptaline», diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6797 E. , 2016/1108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/03/2015 tarih ve 2013/345-2015/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-birleşen davada davalı vekili, davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
(Asıl dosya yönünden) Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun yıllardır tasarım sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu ve makam arkası panolar ve ... köşeleri tasarladığını ve ürettiğini, müvekkili şirketin müellifi olduğu eserleri TPE nezdinde tescil ettirerek 2011/07874 ve 2011/07875 nolu tasarım belgesi aldığını, davalı yanın müvekkiline ait tasarımları müvekkiline bilgi vermeden, müvekkilinden izin almadan ve telif ücreti ödemeden teşhir ederek sattığını, söz konusu ihlallerin müvekkilin mali ve manevi haklarına tecavüz ettiğini, müvekkilinin satışlarını azalttığı gibi müşterileri karşısında müvekkilini zor duruma düşürdüğünü ve müşteri çevresi üzerinde olumsuz etki bıraktığını ve piyasadaki itibarını zedelediğini, iddia ederek tecavüzün tespitine, men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi, 2.000 TL manevi ve 500 TL yoksun kalınan kazanca ilişkin tazminat ve kararın ilanını talep etmiştir.
Davalılar vekili, ...isminin müvekkillerden ... tarafından 40 yıla yakın bir süredir kullanıldığını ve halihazırda işletmeyi diğer müvekkili ...'un işlettiğini, davacı yanın kendi tasarımıyla benzerlik gösterdiğini iddia ettiği tasarımın öncesinde ayna çerçevesi ve birçok kişinin resminin yerleştirildiği onur köşesi olarak kullanıldığını, iki yıldır da www.ataresim.com web sayfasında tasarımın içine yağlı boya resim ve ... sermi yerleştirerek kullanıldığını, müvekkilinin tasarımlarının 10 yıldır ....
( Birleşen dava yönünden ) Davacılar vekili, müvekilli ...'un firmasının 1975 tarihinde kurduğunu, 39 yıldır resim çerçevesi, ayna çerçevesi ve dekoratif ürünler imal ettiğini, müvekkiline ait tasarımının müvekkili aleyhine açılan davada, diğer taraf tarafından TPE'de tescil ettirildiğinin öğrenildiğini, bahse konu olan tasarımının imal ettiği klasik aynalardan olup iyon sitilinden esinlenerek 2002 yılının sonlarına doğru "...l" olarak tasarlandığını ve üretilmeye başlandığını ve bu ayna çerçevesi modernize edilip Onur ve ... köşesi olarak kullanıldığını, 3748 kod numaralı çerçevenin ... resmi yerleştirilmiş halinin... sitesinde iki yıldır yayınlandığını, ayna çerçevesi ve onur köşesi olarak kullanılan tasarımın...
adlı web sitesinde 10 yıldır yayınlandığını, bahse konu olan tasarımın aynı halinin 15.04.2010 tarihinde 67637 numaralı fatura ile gümrük beyannamesi ile Katar'a ihraç edildiğini, diğer tarafın internet sitesinde yayınladığı resim çerçevelerinin tamamı tek model olup müvekkilinin kullandığı ... 11 isimle yayınladıkları çerçeve tasarımı ile aynı olduğunu, davalı tescil tarihinden önce bu ürünlerin satışına ilişkin 5 ayrı fatura sunulduğunu, 2004 tarihinde kullanılan katalogda bu ürünlerin yer aldığını, ... Ticaret Odası'na da bu tasarımın yapıldığını, davalıdan önce bu tasarımını kullandığından davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü ve müvekkiline devrini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının açtığı davanın hükümsüzlük koşullarını taşımadığını, davacı aleyhine müvekkili tarafından açılan davanın sonuçlarından kurtulmak için hükümsüzlük davası açıldığını, müvekkilinin tasarımının yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmasından dolayı TPE'de tescil edildiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, dava konusu 2011 07875/1, 3 ve 4 sıra numaralı tasarımların, hükümsüzlüğüne mesnet tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici oldukları, tecavüz iddiası da hükümsüzlüğü mesnet tasarımlar üzerinden yapıldığından tecavüz eyleminin de mevcut olmadığı, 2011 07875 2 numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini sağlamayacağı, söz konusu 2 numaralı tasarıma dayanılmak suretiyle iddia olunan tecavüz iddialarının ise anılan tasarımın hükümsüzlüğü geçmişe yönelik etki doğuracağından yerinde olmadığı belirtildiğinden 2013/345 esas sayılı dosyada açılan tecavüzünün tespiti, men'i, maddi, manevi tazminat istemli davanın reddine, birleşen dava yönünden ise hükümsüzlük koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-birleşen davada davalı vekili, davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan 2011/07875 sayılı 1, 3, 4 nolu tasarımlar yönünden taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava konusu edilen 2011/07875 sayılı 2 nolu tasarıma gelince mahkemece davacı-birleşen davada davalı adına tescilli olan 2 nolu tasarım ile davalı-birleşen davada davacının ürettiği tasarımların benzer olup olmadığı yönünden tasarım uzmanı olan bilirkişilerden rapor alınmış olup, bilirkişiler davacı-birleşen davada davalı adına tescilli tasarım ile davalının imal ettiği tasarımın benzer olduğunu bildirmişler ve bu rapora itiraz üzerine mahkemece alınan ek raporda da bilirkişiler aynı görüşlerini tekrarlamışlardır. Mahkemece, başkaca bir rapor alınmaksızın bilirkişi kurulunun bu tespitine rağmen davacının 2 nolu tasarımının davalının imalatlarına benzemediği esas alınarak karar verilmiştir.
Oysa HMK. 266 ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddede bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği belirtilmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HMK'nın 281. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor isteyebileceği gibi, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak yeni bir rapor da alabilir.
Bu durum karşısında, tasarımın benzer olup olmadığı konusunda bu konunun uzmanlarından rapor alınması yoluna gidildiğine göre alınan rapor hüküm vermeye elverişli bulunmadığı takdirde mahkemece, tasarımın benzer olup olmadığı konusunda yeni bir heyet oluşturularak, davacı taraf tasarımının yeni olup olmadığı ve tarafların tasarımları arasında iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığı da dahil uyuşmazlık bulunan tüm teknik konularda yeni bir inceleme ve tespit yaptırılması, denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece değerlendirme yapılarak eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin 1-3-4 nolu tasarımlara yönelik bütün temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, kararın 2 nolu tasarım yönünden taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215142200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz