YİDK kararının iptali | Endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1631 E. 2015/8400 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporları arasında çelişki↗ i̇i̇k 266↗ kısıtlılık↗ bilirkişi incelemesi↗ ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2010/06426-1 sayılı tasarımın davacının tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, 2010/06426-2 sayılı tasarımın ise yeni ve ayırt edici olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK kararının 2010/06426-1 sıra sayılı tasarım yönünden kısmen iptaline, 2010/06426-1 sıra sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davalının tescili için başvuruda bulunduğu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayalı TPE YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nun 266 vd. maddeleri uyarınca bilirkişi görüşü alınması gerekir. Nitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılması cihetine gidilmiştir. Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda davalının başvurusuna konu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı, davalıların itirazı üzerine alınan ikinci bilirkişi raporunda dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu bildirilmiş, mahkemece ise iki rapora da itibar edilmeyerek davaya konu 2010/06426-2 sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu, 2010626-1 sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
HMK’nın 266 ve müteakip maddelerinde “bilirkişi” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddesinde de, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde yukarıda da açıklandığı üzere, uyuşmazlığın çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerektiği kanaatiyle bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra mahkemece yapılacak iş, özel ve teknik bilginin, 554 Sayılı KHK'nın 5.vd maddelerinde düzenlenen hükümler kapsamında, hukuki denetim ile sınırlıdır. Oysa, somut uyuşmazlıkta özel ve teknik bilgi gerektiren yenilik ve ayırt edicilik değerlendirmesi mahkemece bilirkişi yerine geçilmek suretiyle gerçekleştirildiğinden karar gerekçesindeki mahkeme görüşünün hukuki değerlendirme niteliğinde olduğunun kabulü mümkün olmayacağı gibi, görüşüne başvurulan bilirkişi raporlarından farklı olarak karar gerekçesinde mahkemece bizzat yapılan özel ve teknik değerlendirmeye karşı tarafların yargılama esnasında itiraz haklarını kullanma hakları da engellenmiş olacağından, tarafların savunma haklarına kısıtlama getirici bu düşünce ve yorum tarzı da kabul edilemez. Uyuşmazlığın çözümünde özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gerekçesiyle bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra mahkeme verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse HMK'nın 281. maddesi uyarınca bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor isteyebileceği gibi, yeni bir rapor da alabilir. Bu açıklamalar itibariyle mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak giderilmesi suretiyle dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişinin uzmanlık alanına giren hususlarda bizzat mahkemece teknik değerlendirme yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6797 E. 2016/1108 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaDava, davalının tescili için başvuruda bulunduğu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayalı TPE YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nun «266» vd. maddeleri uyarınca bilirkişi görüşü alınması gerekir.
Nitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek, «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
HMK’nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişi” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddesinde de, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir.
Benzer bu kararda«266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddede bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği belirtilmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HMK'nın 281. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor ist …
… ldukları, tecavüz iddiası da hükümsüzlüğü mesnet tasarımlar üzerinden yapıldığından tecavüz eyleminin de mevcut olmadığı, 2011 07875 2 numaralı tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerini sağlamayacağı, söz konusu 2 numaralı tasarıma dayanılmak suretiyle iddia olunan tecavüz iddialarının ise anılan tasarımın hükümsüzlüğü geçmişe yönelik etki doğuracağından yerinde olmadığı belirtildiğinden 2013/345 esas sayılı dosyada açılan tecavüzünün tespiti, men'i, «maddi, manevi tazminat» istemli davanın reddine, birleşen dava yönünden ise hükümsüzlük koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · maddi ve manevi tazminat · eksik inceleme · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… rde mahkemece, tasarımın benzer olup olmadığı konusunda yeni bir heyet oluşturularak, davacı taraf tasarımının yeni olup olmadığı ve tarafların tasarımları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığı da «dahil» uyuşmazlık bulunan tüm teknik konularda yeni bir inceleme ve tespit yaptırılması, denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece değerlendirme yapılarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
… ldukları, tecavüz iddiası da hükümsüzlüğü mesnet tasarımlar üzerinden yapıldığından tecavüz eyleminin de mevcut olmadığı, 2011 07875 2 numaralı tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerini sağlamayacağı, söz konusu 2 numaralı tasarıma dayanılmak suretiyle iddia olunan tecavüz iddialarının ise anılan tasarımın hükümsüzlüğü geçmişe yönelik etki doğuracağından yerinde olmadığı belirtildiğinden 2013/345 esas sayılı dosyada açılan tecavüzünün tespiti, men'i, «maddi, manevi tazminat» istemli davanın reddine, birleşen dava yönünden ise hükümsüzlük koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
… vacının ürettiği tasarımların benzer olup olmadığı yönünden tasarım uzmanı olan bilirkişilerden rapor alınmış olup, bilirkişiler davacı-birleşen davada davalı adına «tescilli tasarım» ile davalının imal ettiği tasarımın benzer olduğunu bildirmişler ve bu rapora itiraz üzerine mahkemece alınan ek raporda da bilirkişiler aynı görüşlerini tekrarlam …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2167 E. 2013/3146 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaDava, davalının tescili için başvuruda bulunduğu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayalı TPE YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nun «266» vd. maddeleri uyarınca bilirkişi görüşü alınması gerekir.
Nitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek, «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
HMK’nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişi” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddesinde de, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir.
Benzer bu kararda«266») ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286. maddede (HMK.
282) bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği belirtilmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HUMK’nun 283. (HMK.
Somut uyuşmazlıkta da çözümünün özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden bahisle «bilirkişi incelemesi» yapılmasına karar verildiği halde, mahkemece başkaca hiçbir inceleme yapılmadan, üstelik dayanakları da karar yerinde belirtilmeden, bilirkişi raporundaki teknik tespitlere dayanan görüşün aksine bir karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yanıltıcı reklam · reeskont faizi · ticari defter · ihtarname · maddi tazminat · ilan · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu kararda… odelinin aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzerinin, teknik zorunluluk olmaksızın, davalı tarafça üretilerek piyasaya sürülmesinin ve yeni bir model olduğu iddiasıyla «yanıltıcı reklam» ve tanıtımlarının yapılmasının «haksız rekabet» oluşturduğu, davalı ...Ş’nin uyuşmazlığa konu jant modeli yönünden elde ettiği kar bedelinin tespiti için «ticari defter» ve belgelerinin incelendiği, ancak diğer davalının defterlerinin sunulmadığı, davalının 2006 yılındaki reklam ve tanıtımının da davaya konu edildiği, BK’nun 42. maddesi, paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik durumları, davacının davalıya gönderdiği «ihtarnamede» istediği meblağ gözetilerek, anılan davalının 1500 TL, diğer davalının 800 TL «maddi tazminatla» sorumlu tutulmasının uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve men'ine, davalı ...Ş’nden 1500 TL, davalı Abdülkadir Özcan Otomotiv A.Ş’nden 800 TL maddi tazminatın .../04/2008 tarihinden itibaren işletilecek «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
… n ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak dava, koruma süresi sona eren tasarıma ve 5846 sayılı FSEK’na dayalı «haksız rekabetin» ve tecavüzün tespit ve önlenmesi ile «maddi tazminatın» tahsili ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
… bilirkişi ile tasarım uzmanı bir bilirkişinin bulunduğu yeni bir heyet oluşturularak, davacı taraf tasarımının yeni olup olmadığı ve tarafların tasarımları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığı da «dahil» uyuşmazlık bulunan tüm teknik konularda yeni bir inceleme ve tespit yaptırılması, denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir. ...- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin «maddi tazminat» miktarının hesabına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
… görüşüne başvurulmuş, bilirkişi heyetince sunulan asıl ve ek raporlarda, davacının hak sahibi bulunduğu tasarımların eser olarak korunma şartlarını taşımadığı gibi «haksız rekabet» açısından da davalı tasarımı ile kısmi benzerlik bulunsa bile tarafların kendi markalarını ürünlerinin en görünen yerine yazması, dava konusu tasarımların jenerik olarak değerlendirilmesinin mümkün, işlevsel yönü baskın ve özel olarak tasarlanmış kimliği taşımayan tasarımlar olması nedenleriyle «iltibas» tehlikesinden söz edilemeyeceği bildirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8624 E. 2012/15687 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaDava, davalının tescili için başvuruda bulunduğu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayalı TPE YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nun «266» vd. maddeleri uyarınca bilirkişi görüşü alınması gerekir.
Nitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek, «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
HMK’nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişi” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddesinde de, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… ulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yani ek rapor iste …
Yani, HUMK’un 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · denetime elverişlilik · eksik inceleme · iltibas
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak Yargıtay «denetimine elverişli bilirkişi raporu» alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ul edilmesi gerektiği, bu durumda davalının markası kapsamındaki emtianın davacının 35.08 sınıftaki hizmet grubu yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» yaratacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, TPE YİDK'nun 2009-M-6024 sayılı kararın iptaline, davalı şirket adına tescilli FLEXİ+şekil ibareli markanın tescilli old …
4 benzer karar daha
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8184 E. 2013/23138 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaNitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek, «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde yukarıda da açıklandığı üzere, uyuşmazlığın çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerektiği kanaatiyle «bilirkişi incelemesi» yaptırıldıktan sonra mahkemece yapılacak iş, özel ve teknik bilginin, 554 Sayılı KHK'nın 5.vd maddelerinde düzenlenen hükümler kapsamında, hukuki denetim ile sınırlıdır.
Uyuşmazlığın çözümünde özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gerekçesiyle «bilirkişi incelemesi» yaptırıldıktan sonra mahkeme verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse HMK'nın 281. maddesi uyarınca bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor isteyebileceği gibi, yeni bir rapor da alabilir.
Benzer bu kararda2- Ancak, davacı «şirketin zarara» uğrayıp uğramadığı, mahkemenin de kabulünde olduğu ve Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere, «bilirkişi incelemesi» yapılmasını gerektirir, özel ve teknik bilgi gerektiren bir husustur.
Mahkemece, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HUMK’nun 283. (HMK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı
Benzer bu kararda… a uygun buldukları kişi ile sözleşme imzalamalarının hayatın olağan akışına uygun ve zarar kastı taşımayan bir işlem olduğu, dosya kapsamından da davalıların davacı «şirketi zarara» uğratmak kastıyla hareket edip zarara yol açtıkları hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı «şirketin zarara» uğrayıp uğramadığı, mahkemenin de kabulünde olduğu ve Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere, «bilirkişi incelemesi» yapılmasını gerektirir, özel ve teknik bilgi gerektiren bir husustur.
Bu itibarla, mahkemece, kira bedelinden indirim yapılması hususunun, davacı «şirketi zarara» uğrattığını bildiren bilirkişi raporunun aksine davacı şirketi zarara uğratmadığı gerekçesiyle yazılı şeklide davanın reddine karar verilmesi doğru olamamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14717 E. 2012/4891 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaDava, davalının tescili için başvuruda bulunduğu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayalı TPE YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nun «266» vd. maddeleri uyarınca bilirkişi görüşü alınması gerekir.
Nitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek, «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
HMK’nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişi” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddesinde de, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… ulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yeni ek rapor iste …
Yani, HUMK’un 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · hükümsüzlüğün tespiti · denetime elverişlilik · eksik inceleme · iltibas
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak Yargıtay «denetimine elverişli bilirkişi raporu» alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… mında bulunan 29. ve 30. sınıflarda da kullanıp satışa arz edebileceği ihtimalinde taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma («iltibas») ihtimali oluşacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TPE YİDK’nun 25.08.2009 tarih ve 2009-M-3889 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 31.12.2007 tarih ve 2007/70820 sayılı markanın «hükümsüzlüğünün tespiti» ile markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16156 E. 2012/6892 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaNitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek, «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde yukarıda da açıklandığı üzere, uyuşmazlığın çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerektiği kanaatiyle «bilirkişi incelemesi» yaptırıldıktan sonra mahkemece yapılacak iş, özel ve teknik bilginin, 554 Sayılı KHK'nın 5.vd maddelerinde düzenlenen hükümler kapsamında, hukuki denetim ile sınırlıdır.
Uyuşmazlığın çözümünde özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gerekçesiyle «bilirkişi incelemesi» yaptırıldıktan sonra mahkeme verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse HMK'nın 281. maddesi uyarınca bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor isteyebileceği gibi, yeni bir rapor da alabilir.
Benzer bu karardaİşin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkeme anılan yasanın 283. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama ile yeni ek rapor isteyebileceği gibi, 284. madde gereğince de, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · sigorta sözleşmesi · denetime elverişlilik · işlemiş faiz · asıl alacak · hasar · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davaya konu «hasara» ilişkin içinde inşaat mühendisi bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten, hasarın nasıl meydana geldiği, bunda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve hasarın poliçe «teminatına» «dahil» olup olmadığı hususlarında «denetime elverişli» yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile icra takibine yapılan itirazın 3.977,00 «asıl alacak» ve 244,45 TL «işlemiş faiz» yönünden iptaline karar verilmiştir.
2- Dava, konut «sigorta sözleşmesine» dayalı alacağın «rücuen tahsili» için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece işin çözümünde teknik ve özel bilginin gerekliliği sonucuna varılarak avukat olan bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda olayın oluş nedeni, bunda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve «hasar» miktarına ilişkin bir inceleme yapılmadığı gibi bilirkişi bu konularda uzman da değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18269 E. 2013/16319 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaDava, davalının tescili için başvuruda bulunduğu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayalı TPE YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nun «266» vd. maddeleri uyarınca bilirkişi görüşü alınması gerekir.
Nitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek, «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
HMK’nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişi” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddesinde de, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaHMK 282. maddesi uyarınca hâkim, bilirkişi raporu ve görüşü ile bağlı olmamakla beraber, HMK'nun «266» ncı maddesi gereği, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.
Somut olayda dava konusu uyuşmazlığın hâkimin hukuki bilgisi ile çözümü mümkün olmayıp özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmıştır.
Mahkemece, alınan 09.08.2010 tarihli bilirkişi raporu yeterli bulunmayarak yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidildiği halde yeterli bulunmayan rapora göre karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 09/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda, davalı bankanın 10.398,21 TL tahsil etmesi gerekirken 17.770,00 TL tahsil ettiği ve böylece 7.371,71 TL fazla tahsilat yaptığının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 7.371,71 TL 'nin 12.05.2006 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1631 E. , 2015/8400 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 23/01/2014
NUMARASI 2012/13-2014/9
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/01/2014 tarih ve 2012/13-2014/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2002/00832 sayılı "e. ş." konulu tasarımın sahibi olduğunu, davalı şirketin 2010/06426 numaralı başvuru ile diğer davalı TPE’ne iki adet "e. b. ş." tasarımı başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın TPE YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı şirketin başvurusuna konu tasarımların davacının tasarımı karşısında, yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek TPE YİDK kararının iptalini, davalının tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tasarımlarının davacının tasarımından farklı olduğunu, davacı tasarımını harcı alem olduğunu bu nedenle davacı tasarımının hükümsüzlüğü için dava açtıklarını bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2010/06426-1 sayılı tasarımın davacının tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, 2010/06426-2 sayılı tasarımın ise yeni ve ayırt edici olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK kararının 2010/06426-1 sıra sayılı tasarım yönünden kısmen iptaline, 2010/06426-1 sıra sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davalının tescili için başvuruda bulunduğu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayalı TPE YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nun 266 vd. maddeleri uyarınca bilirkişi görüşü alınması gerekir. Nitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılması cihetine gidilmiştir. Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda davalının başvurusuna konu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı, davalıların itirazı üzerine alınan ikinci bilirkişi raporunda dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu bildirilmiş, mahkemece ise iki rapora da itibar edilmeyerek davaya konu 2010/06426-2 sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu, 2010626-1 sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
HMK’nın 266 ve müteakip maddelerinde “bilirkişi” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddesinde de, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde yukarıda da açıklandığı üzere, uyuşmazlığın çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerektiği kanaatiyle bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra mahkemece yapılacak iş, özel ve teknik bilginin, 554 Sayılı KHK'nın 5.vd maddelerinde düzenlenen hükümler kapsamında, hukuki denetim ile sınırlıdır. Oysa, somut uyuşmazlıkta özel ve teknik bilgi gerektiren yenilik ve ayırt edicilik değerlendirmesi mahkemece bilirkişi yerine geçilmek suretiyle gerçekleştirildiğinden karar gerekçesindeki mahkeme görüşünün hukuki değerlendirme niteliğinde olduğunun kabulü mümkün olmayacağı gibi, görüşüne başvurulan bilirkişi raporlarından farklı olarak karar gerekçesinde mahkemece bizzat yapılan özel ve teknik değerlendirmeye karşı tarafların yargılama esnasında itiraz haklarını kullanma hakları da engellenmiş olacağından, tarafların savunma haklarına kısıtlama getirici bu düşünce ve yorum tarzı da kabul edilemez.
Uyuşmazlığın çözümünde özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gerekçesiyle bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra mahkeme verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse HMK'nın 281. maddesi uyarınca bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor isteyebileceği gibi, yeni bir rapor da alabilir. Bu açıklamalar itibariyle mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak giderilmesi suretiyle dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişinin uzmanlık alanına giren hususlarda bizzat mahkemece teknik değerlendirme yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/134486700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz