Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14717 E. 2012/4891 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli bilirkişi raporu↗ i̇i̇k 266↗ hükümsüzlüğün tespiti↗ denetime elverişlilik↗ bilirkişi incelemesi↗ eksik inceleme↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıya ait itiraza dayanak "FLEXİ" esas unsurlu her iki markanın 35(08). sınıfta düzenlenen "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" için tescilli olduğu, davalının marka başvurusu kapsamında bulunan 29. ve 30. sınıflarda da kullanıp satışa arz edebileceği ihtimalinde taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma (iltibas) ihtimali oluşacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TPE YİDK’nun 25.08.2009 tarih ve 2009-M-3889 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 31.12.2007 tarih ve 2007/70820 sayılı markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Kararı davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının marka başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair verilen TPE YİDK kararının iptali, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi heyetinin görüşüne başvurulmuş; ancak teknik bilgiyi gerektiren konuda görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin çoğunluk görüşüne itibar edilmeyerek, kendi değerlendirmesiyle ve bilirkişi heyetindeki Sermaye Piyasaları Uzmanı olan muhalif üyenin görüşüne itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 266 ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yeni ek rapor isteyebileceği gibi, 284 ncü madde gereğince de, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alınabilir. Yani, HUMK’un 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek resen veya bilirkişi raporundaki muhalif üye görüşünü esas alarak karar verebileceği düşünülemez.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8624 E. 2012/15687 K.
Ortak:denetime elverişli bilirkişi raporu · i̇i̇k 266 · denetime elverişlilik · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · iltibas · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak Yargıtay «denetimine elverişli bilirkişi raporu» alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yeni ek rapor iste …
… mında bulunan 29. ve 30. sınıflarda da kullanıp satışa arz edebileceği ihtimalinde taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma («iltibas») ihtimali oluşacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TPE YİDK’nun 25.08.2009 tarih ve 2009-M-3889 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 31.12.2007 tarih ve 2007/70820 sayılı markanın «hükümsüzlüğünün tespiti» ile markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak Yargıtay «denetimine elverişli bilirkişi raporu» alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yani ek rapor iste …
… ul edilmesi gerektiği, bu durumda davalının markası kapsamındaki emtianın davacının 35.08 sınıftaki hizmet grubu yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» yaratacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, TPE YİDK'nun 2009-M-6024 sayılı kararın iptaline, davalı şirket adına tescilli FLEXİ+şekil ibareli markanın tescilli old …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yangın sigorta poliçesinden rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4184 E. 2010/10300 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… ulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yeni ek rapor iste …
Yani, HUMK’un 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu karardaOysa, HUMK'nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamıyacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yangının meydana geldiği binanın davalıya ait olmadığı, davalının binada kiracı olarak bulunduğu, yangının meydana gelmesinde «kusuru», dikkatsizliği ve tedbirsizliği tespit edilemeyen davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, Yangın Sigorta sözleşmesine dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünün hakim tarafından bilinemeyen özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek HUMK' nun 275. maddesine uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınmış, daha sonra bu rapora itibar edilmeyerek, davalı yanın yangının meydana gelmesinde «kusuru», dikkatsizliği ve tedbirsizliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14518 E. 2011/8620 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… ulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yeni ek rapor iste …
Yani, HUMK’un 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu karardaOysa, HUMK' nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hâkimi bağlamayacağı hükmü, hâkimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Bu durumda mahkemece, konunun teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek «bilirkişi incelemesine» gidildiğine göre, alınan rapora vaki itirazlarda değerlendirilerek gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı-karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarname · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin haklarını korumak için «ihtarname» göndermesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7678 E. 2011/693 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… ulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yeni ek rapor iste …
Yani, HUMK’un 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu karardaOysa, HUMK'nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · protokol · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… n veya oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden davacı tarafından mahkemeye sunulan ürünler üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle ve davalılardan ...ve ... ile «yapılan protokolde» davacıya ait tasarım belgesine konu sehpaların tekrar üretilmeyeceğine ilişkin beyanlar da gözönünde bulundurularak alınacak rapor doğrultusunda oluşacak sonuca gö …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait tasarımlar ile davalı ürünlerinin farklı olduğu gerekçesiyle, davalı ... ve ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2856 E. 2014/9447 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… ulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yeni ek rapor iste …
Yani, HUMK’un 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, uyuşmazlığın çözümünde özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir halin varlığı kabul edilerek dava tarihinde yürürlükte olan HUMK’nın 275. ve sonradan yürürlüğe giren HMK'nın «266». maddesi uyarınca bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış ise de, bu raporlarada itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, HUMK’nın 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · hasar · kesin hüküm
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu emtianın 5 yıl boyunca fabrika sahasında tutulduğu, sıcaklık farklılıklarından dolayı «hasarın» meydana gelebileceği, bilirkişi raporlarında çatlamanın neden kaynaklandığına ilişkin «kesin» kanaate ulaşılamadığı, hasara ilişkin görüşlerin soyut nitelikte bulunduğu, bilimsel verilere dayanmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın …
1- Dava, makine kırılma poliçesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5420 E. 2012/13269 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… ulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yeni ek rapor iste …
Yani, HUMK’un 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu karardaOysa, HUMK’nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işyeri sigortası · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · hasar
Benzer bu kararda2- Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde meydana gelen «hasara» neden olan spiral borunun kullanım sonucu eskidiği ve bunda kiracı olan davalının sorumlu olduğu, bina malikinin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9462 E. 2010/480 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… ulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yeni ek rapor iste …
Yani, HUMK’un 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu karardaOysa, HUMK'nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hâkimi bağlamayacağı hükmü, hâkimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Bu durumda, mahkemece konunun teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek «bilirkişi incelemesine» gidildiğine ve alınan raporda davacının «internet bankacılığı» şifrelerinin «kötüniyetli» «üçüncü kişiler» eline geçmesinde davacının da kusurunun bulunduğu yönünde görüş belirtildiğine göre, gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle olayda davacının müterafi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · internet bankacılığı · üçüncü kişi · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın «internet bankacılığı» için gerekli güvenlik önlemlerini yeterli düzeyde almayarak «objektif özen yükümlülüğünü» yerine getirmediğinden oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece konunun teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek «bilirkişi incelemesine» gidildiğine ve alınan raporda davacının «internet bankacılığı» şifrelerinin «kötüniyetli» «üçüncü kişiler» eline geçmesinde davacının da kusurunun bulunduğu yönünde görüş belirtildiğine göre, gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle olayda davacının müterafi …
Dava, bankacılık işleminden kaynaklandığı iddia olunan alacak istemine ilişkin olup, davacı taraf davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesabındaki paranın dava dışı kişilerce «internet bankacılığı» yoluyla çekildiğini ileri sürmüş, davalı ise şifrelerin davacının kusuruyla 3. kişiler eline geçtiğini savunmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6797 E. 2016/1108 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · iltibas
İncelediğiniz kararda… ulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yeni ek rapor iste …
… mında bulunan 29. ve 30. sınıflarda da kullanıp satışa arz edebileceği ihtimalinde taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma («iltibas») ihtimali oluşacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TPE YİDK’nun 25.08.2009 tarih ve 2009-M-3889 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 31.12.2007 tarih ve 2007/70820 sayılı markanın «hükümsüzlüğünün tespiti» ile markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Yani, HUMK’un 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor alabileceği veya yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır.
Benzer bu kararda«266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddede bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği belirtilmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen raporu yetersiz, noksan veya müphem görürse mahkeme, HMK'nın 281. maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama için ek rapor ist …
… rde mahkemece, tasarımın benzer olup olmadığı konusunda yeni bir heyet oluşturularak, davacı taraf tasarımının yeni olup olmadığı ve tarafların tasarımları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığı da «dahil» uyuşmazlık bulunan tüm teknik konularda yeni bir inceleme ve tespit yaptırılması, denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece değerlendirme yapılarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · maddi ve manevi tazminat · ayırt edicilik · dahili dava
Benzer bu kararda… ldukları, tecavüz iddiası da hükümsüzlüğü mesnet tasarımlar üzerinden yapıldığından tecavüz eyleminin de mevcut olmadığı, 2011 07875 2 numaralı tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerini sağlamayacağı, söz konusu 2 numaralı tasarıma dayanılmak suretiyle iddia olunan tecavüz iddialarının ise anılan tasarımın hükümsüzlüğü geçmişe yönelik etki doğuracağından yerinde olmadığı belirtildiğinden 2013/345 esas sayılı dosyada açılan tecavüzünün tespiti, men'i, «maddi, manevi tazminat» istemli davanın reddine, birleşen dava yönünden ise hükümsüzlük koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
… vacının ürettiği tasarımların benzer olup olmadığı yönünden tasarım uzmanı olan bilirkişilerden rapor alınmış olup, bilirkişiler davacı-birleşen davada davalı adına «tescilli tasarım» ile davalının imal ettiği tasarımın benzer olduğunu bildirmişler ve bu rapora itiraz üzerine mahkemece alınan ek raporda da bilirkişiler aynı görüşlerini tekrarlam …
… rde mahkemece, tasarımın benzer olup olmadığı konusunda yeni bir heyet oluşturularak, davacı taraf tasarımının yeni olup olmadığı ve tarafların tasarımları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığı da «dahil» uyuşmazlık bulunan tüm teknik konularda yeni bir inceleme ve tespit yaptırılması, denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece değerlendirme yapılarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/14717 E. , 2012/4891 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/07/2010 tarih ve 2009/249-2010/364 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2007/70820 sayılı "FLEXİ" ibaresini 29. ve 30. sınıflarda tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın YİDK'nca nihai olarak reddedildiğini, davalı şirkete ait başvurunun tescili halinde müvekkiline ait "FLEXİ ibareli markalarla karışıklığa yol açacağını ve müvekkiline ait tanınmış "FLEXİ" markasının tanınmışlığından yararlanacağını, markalar arasında idari/işletmesel bağlantı kurulabileceğini, müvekkiline ait markanın ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ve müvekkili şirketin itibarının yıpranacağını ileri sürerek, TPE YİDK’nun 25.08.2009 tarih ve 2009-M-3889 sayılı kararının iptali ile markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğünün tespiti ile marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, buna karşın mal ve hizmetlerin benzer olmaması nedeniyle markalar arasında iltibas ihtimalinden söz edilemeyeceğini, gıda ürünleri üzerinde tescil edilen davalı markasının davacının markalarından haksız faydalanması veya onun itibarına zarar vermesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin Bursa’da 23 şubesiyle faaliyet gösteren tanınmış bir marketler zincirinin olduğunu, davacının işkolunun gıda sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinden tamamen farklı olduğunu, markaların kapsadıkları sınıfların da birbirinden çok farklı olduğunu, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkiline ait markanın ayırt edicilik unsuruna sahip olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıya ait itiraza dayanak "FLEXİ" esas unsurlu her iki markanın 35(08). sınıfta düzenlenen "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" için tescilli olduğu, davalının marka başvurusu kapsamında bulunan 29. ve 30. sınıflarda da kullanıp satışa arz edebileceği ihtimalinde taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma (iltibas) ihtimali oluşacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TPE YİDK’nun 25.08.2009 tarih ve 2009-M-3889 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 31.12.2007 tarih ve 2007/70820 sayılı markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Kararı davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının marka başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair verilen TPE YİDK kararının iptali, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi heyetinin görüşüne başvurulmuş; ancak teknik bilgiyi gerektiren konuda görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin çoğunluk görüşüne itibar edilmeyerek, kendi değerlendirmesiyle ve bilirkişi heyetindeki Sermaye Piyasaları Uzmanı olan muhalif üyenin görüşüne itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’un 275 ve müteakip maddelerinde, bu hükümlere benzer şekilde de kararın Yargıtay incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 266 ve müteakip maddelerinde “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, 1086 sayılı kanunun 275 nci maddesinde, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkemece HUMK’un 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama, yeni ek rapor isteyebileceği gibi, 284 ncü madde gereğince de, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alınabilir.
Yani, HUMK’un 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütaalasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek resen veya bilirkişi raporundaki muhalif üye görüşünü esas alarak karar verebileceği düşünülemez.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda uyuşmazlığın teknik uzmanlığı gerektirdiğinin kabulü ile bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı TPE vekili ile davalı Merhamet Süper Market İşletmeciliği Ve Mamulleri İthalat ve İhracat Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 28/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1011928800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz