İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3117 E. 2016/3557 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanuni temsilci↗ eksik araştırma↗ re'sen gözetilme↗ ticari kredi↗ malvarlığına ilişkin dava↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ genel kredi sözleşmesi↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ ticaret sicili↗ kredi sözleşmesi↗ terkin↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın teknik bilgiyi gerektirdiği gözetilerek bilirkişi raporu ve rapora yönelik itirazlar nedeniyle ek rapor alındığı, alınan rapor uyarınca davacıdan haksız tahsil edilen miktarın tespit edildiği gerekçesiyle 13.098,99 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı tarafından kullanılan ticari kredi nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen ücretlerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip yetkisine sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Somut olayda; davacı şirket tarafından verilen vekaletname uyarınca bu şirket adına vekil aracılığıyla dava açılmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde karar başlığında davacı şirketin ismine yer verilerek bu şirket yararına hüküm tesis edilmiştir. Ancak, davalı vekili tarafından 21.08.2014 tarihli dilekçe ekinde sunulan 21.10.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi suretinde davacı şirketin dava tarihi sonrasında dava dışı .... Tekstil Bilişim Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından tüm aktif ve pasifiyle birlikte devralınarak bu şirketle birleştiği, keyfiyetin 21.10.2013 tarihinde tescil edilerek davacı şirketin bu suretle ticaret sicilden terkin edildiği bilgisine yer verilmiştir. ./..
6102 sayılı Yasa'nın 125. maddesi uyarınca ticaret şirketleri tüzel kişiliğe haizdir. Aynı Yasa'nın 136. ve devamındaki maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup 136/son maddesi uyarınca birleşmeyle, devralan şirket devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip ve ticaret sicilinden silineceğine değinilmiştir. Açıklanan bu yasal düzenlemeler uyarınca ibraz edilen ticaret sicil gazetesi sureti içeriğinde belirtilen hususların doğruluğu taraf ve dava ehliyetiyle dava takip yetkisine sahip olunup olunmadığı hususları yönünden önem arz etmektedir. Zira, ibraz edilen kaydının doğruluğu halinde birleşme nedeniyle davacı şirketin tüzel kişiliği sona erecek bu şirket tarafından verilen vekaletname uyarınca davanın takibi mümkün olamayacak ve terkin edilen şirket yararına hüküm tesis edilemeyecektir. O halde mahkemece; davacı şirketin bağlı olduğu ticaret sicil müdürlüğünden davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları getirtilip davacı şirketin taraf ve dava ehliyetiyle davacı vekilinin dava takip yetkisine sahip olup olmadığı hususları değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verimesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de; TTK'nın 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı Banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu kredi taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı olup bu sözleşme uyarınca davacı tüketici konumunda kabul edilemez. Somut olayda; davalı tarafından verilen kredi nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu kredi sözleşmesi metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmesi hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda, uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu alınıp, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2746 E. 2017/1921 K.
Ortak:kanuni temsilci · eksik araştırma · re'sen gözetilme · malvarlığına ilişkin dava · ticaret sicili müdürlüğü · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · ticaret sicili · dava şartı
İncelediğiniz karardaO halde mahkemece; davacı şirketin bağlı olduğu «ticaret sicil müdürlüğünden» davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları getirtilip davacı şirketin taraf ve dava «ehliyetiyle» davacı vekilinin dava takip «yetkisine» sahip olup olmadığı hususları değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verimesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmaları; «kanuni temsilin» söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip «yetkisine» sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gereken hususlardandır.
Açıklanan bu yasal düzenlemeler uyarınca «ibraz» edilen «ticaret sicil» gazetesi sureti içeriğinde belirtilen hususların doğruluğu taraf ve dava «ehliyetiyle» dava takip «yetkisine» sahip olunup olunmadığı hususları yönünden önem arz etmektedir.
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmaları; «kanuni temsilin» söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip «yetkisine» sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gereken hususlardandır.
O halde mahkemece; asıl davada davalı şirketin bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden asıl davada davalı şirkete ait «ticaret sicil» kayıtları getirtilip adı geçen şirketin taraf «ehliyetine» sahip olup olmadığı hususu değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca ticaret şirketleri «tüzel kişiliğe» haizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · mirasçılık · işlemiş faiz · feragat
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; asıl davanın kısmen kabulüne, davacı ...«mirasçılarının» «feragati» nedeniyle ...tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı... ve ...'ın açtığı uyarlanmış alacağa ilişkin talepleri yönünden istemle bağlı kalınarak hisselerine göre (243.000 2/ 3) = 162.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, davacıların munzam zararla ilgili taleplerinin reddine; birleşen davanın kısmen kabulüne, 33.956,61 TL kira alacağının ve 28.237,24 TL «işlemiş faiz» alacağının asıl alacağa birleşik dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınıp tarafların ortak olduğu Tasfiye Halinde Yapsan Yapı …
… len birleşme sözleşmesinin onaylanması hakkında karar alındığı, keyfiyetin 06.09.2013 tarihinde tescil edilerek birleşme nedeniyle asıl davada davalı şirketin sicil «kaydının» «ticaret sicilinden terkin» edildiği bilgisine yer verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4294 E. 2017/3060 K.
Ortak:kanuni temsilci · eksik araştırma · re'sen gözetilme · malvarlığına ilişkin dava · ticaret sicili müdürlüğü · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · ticaret sicili · dava şartı
İncelediğiniz karardaO halde mahkemece; davacı şirketin bağlı olduğu «ticaret sicil müdürlüğünden» davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları getirtilip davacı şirketin taraf ve dava «ehliyetiyle» davacı vekilinin dava takip «yetkisine» sahip olup olmadığı hususları değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verimesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmaları; «kanuni temsilin» söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip «yetkisine» sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gereken hususlardandır.
Açıklanan bu yasal düzenlemeler uyarınca «ibraz» edilen «ticaret sicil» gazetesi sureti içeriğinde belirtilen hususların doğruluğu taraf ve dava «ehliyetiyle» dava takip «yetkisine» sahip olunup olunmadığı hususları yönünden önem arz etmektedir.
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmaları; «kanuni temsilin» söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip «yetkisine» sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gereken hususlardandır.
O halde mahkemece; asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirketin bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirkete ait «ticaret sicil» kayıtları getirtilip adı geçen şirketin taraf «ehliyetine» sahip olup olmadığı hususu değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca ticaret şirketleri «tüzel kişiliğe» haizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hapis hakkı · rehnin paraya çevrilmesi · hizmet bedeli · eser sözleşmesi · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · harç · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava dışı satıcı galerisi ile asıl davada davacı arasında «taşıma sözleşmesi» kurulduğu, sanat «eserlerinin sözleşme» kapsamında taşındığı, asıl davada davacının «hizmet bedeline» hak kazandığı, «taşıyıcının» taşıma bedelini satıcıdan tahsil edemediği, TTK'nın 871. maddesine göre alıcının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi kaydıyla eşyanın varma yerine ulaşmasından sonra «teslimini» isteyebileceği, bu talebin ileri sürülmesi için taşıma ücretinin ödenmesi gerektiği, asıl davada davalı birleşen davada davacının taşıma bedelini ödemediği bu hükme göre asıl davada davacının sanat eserleri üzerinde «hapis hakkını» kullanmakta haklı olduğu, bu nedenle asıl davada davalı birleşen davada davacının açmış olduğu müdahalenin men'i davasının yerinde olmadığı, asıl davada davacının asıl davada davalıdan 7.106-Euro taşıma nedeniyle alacaklı olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, asıl davada davalının icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, icra takibinin toplam 7.106-Euro üzerinden 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Euro faizi yürütülmek suretiyle takip tarihindeki koşullar dairesinde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan esas alacağın takip tarihinde TL karşılığı olan tutarın takdiren %20'si oranındaki «icra inkar tazminatının» tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava taşımadan kaynaklanan alacağın ödenmediği iddiası ile alacaklar ödeninceye kadar «hapis hakkı» bulunduğundan başlatılan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe yapılan itirazın iptali istemine; birleşen dava ise, bulunan sanat galerisinde sergilenen sanat eserlerinin 2 tanesinin satın alınmasına, gümrük «harç» ve bedellerinin ödenmesine ve mülkiyetin geçmesine rağmen asıl dava davada davacı- birleşen davada davalı tarafından haksız olarak hapis uygulandığı iddiası ile aç …
-
Kararın Yargıtayca incelenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7261 E. 2017/4262 K.
Ortak:ticari kredi · ticari işletme · kredi sözleşmesi · tacir
İncelediğiniz kararda2-Kabule göre de; TTK'nın 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı Banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
1-Dava, davacı tarafından kullanılan «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen ücretlerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda01.07.2012 tarihinden önce kullandırılan krediler için 6762 sayılı TTK'nın 22. maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı Banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın banka olduğu ve «tacir sıfatına» haiz olduğu, yapılan işlemin ticari iş olduğu, ticari işten kaynaklanan uyuşmazlıkta tarafların «basiretli tacir» gibi hareket etme yükümlülüğü olduğu, bu nedenlerle 6098 sayılı TBK'nın «genel işlem şartlarının» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · genel işlem şartı · tacir sıfatı · basiretli tacir
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın banka olduğu ve «tacir sıfatına» haiz olduğu, yapılan işlemin ticari iş olduğu, ticari işten kaynaklanan uyuşmazlıkta tarafların «basiretli tacir» gibi hareket etme yükümlülüğü olduğu, bu nedenlerle 6098 sayılı TBK'nın «genel işlem şartlarının» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
01.07.2012 tarihinden sonra kullandırılan krediler yönünden ise 6098 sayılı TBK'de düzenlenmiş olan «genel işlem koşulları» hükümleri gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1103 E. 2021/3224 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · taraf ehliyeti · ticaret sicili · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaAynı Yasa'nın 136. ve devamındaki maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup 136/«son» maddesi uyarınca birleşmeyle, devralan şirket devrolunan şirketin «malvarlığını» bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip ve ticaret sicilinden silineceğine değinilmiştir.
Açıklanan bu yasal düzenlemeler uyarınca «ibraz» edilen «ticaret sicil» gazetesi sureti içeriğinde belirtilen hususların doğruluğu taraf ve dava «ehliyetiyle» dava takip «yetkisine» sahip olunup olunmadığı hususları yönünden önem arz etmektedir.
O halde mahkemece; davacı şirketin bağlı olduğu «ticaret sicil müdürlüğünden» davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları getirtilip davacı şirketin taraf ve dava «ehliyetiyle» davacı vekilinin dava takip «yetkisine» sahip olup olmadığı hususları değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verimesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 136. vd. maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup, 136/«son» maddesinde birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin «malvarlığını» bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip, ticaret sicilinden silineceği, 153. maddede de, birleşmenin «ticaret siciline tescili» ile geçerlilik kazanacağı, tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin kendiliğinden devralan şirkete geçeceği hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-birleşen davada davacı şirketin «son» tescilini 13.11.2015 tarihinde yaptığı, şirketin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olduğundan «kaydının» silindiği, asıl davada davalı-birleşen davada davacı İkon Turz. ve Tic.
A.Ş.’nin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olunup «kaydı» silindiğinden HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca taraf ve dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hapis hakkı · infisah · rehnin paraya çevrilmesi · ticaret sicili tescili · dava şartı yokluğu · usulden reddi · harç
Benzer bu karardaAsıl dava, taşımadan kaynaklanan alacağın ödenmediği iddiası ile alacaklar ödeninceye kadar «hapis hakkı» bulunduğundan başlatılan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise, Lübnan’da bulunan sanat galerisinde sergilenen sanat eserlerinin 2 tanesinin satın alınmasına, gümrük «harç» ve bedellerinin ödenmesine ve mülkiyetin geçmesine rağmen asıl davada davacı- birleşen davada davalı tarafından haksız olarak hapis uygulandığı iddiası ile açılan …
A.Ş'nin HMK'nın 114/1-d maddesine göre taraf ve dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın, HMK'nın 114/1-d maddesine göre dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
A.Ş.’nin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olunup «kaydı» silindiğinden HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca taraf ve dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-birleşen davada davacı şirketin «son» tescilini 13.11.2015 tarihinde yaptığı, şirketin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olduğundan «kaydının» silindiği, asıl davada davalı-birleşen davada davacı İkon Turz. ve Tic.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10122 E. 2018/4424 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 16.136,67 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3117 E. , 2016/3557 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/10/2014
NUMARASI 2014/364-2014/371
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce 01/10/2014 verilen tarih ve 2014/364-2014/371 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'dan ticari kredi kullandığını, bu kredinin kullanımı sonrasında davalı Banka tarafından ticari kredi ve değerlendirme komisyonu, istihbarat ücreti altında ücret ve faiz tahsil edildiğini, bu ücretlerin neye istinaden tahsil edildiğine dair bilgi verilmediğini, tahsil edilen ücretlerin haksız ve mesnetsiz olduğunu, ileri sürerek 12. adet tahsilat ile haksız olarak tahsil edilen toplam 16.773,98 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalıdan tahsil edilen ücretlerin taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesine ve Bankacılık Kanunu'na uygun olduğunu, tacir olan müvekkilinin yaptığı işlemler nedeniyle ücret talep hakkının bulunduğunu, tahsil edilen ücretlerin bir kısmının davacının rıza ve bilgisi dahilinde tahsil edildiğini, bu ücretlerin fahiş olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın teknik bilgiyi gerektirdiği gözetilerek bilirkişi raporu ve rapora yönelik itirazlar nedeniyle ek rapor alındığı, alınan rapor uyarınca davacıdan haksız tahsil edilen miktarın tespit edildiği gerekçesiyle 13.098,99 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı tarafından kullanılan ticari kredi nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen ücretlerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip yetkisine sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Somut olayda; davacı şirket tarafından verilen vekaletname uyarınca bu şirket adına vekil aracılığıyla dava açılmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde karar başlığında davacı şirketin ismine yer verilerek bu şirket yararına hüküm tesis edilmiştir. Ancak, davalı vekili tarafından 21.08.2014 tarihli dilekçe ekinde sunulan 21.10.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi suretinde davacı şirketin dava tarihi sonrasında dava dışı ....
Tekstil Bilişim Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından tüm aktif ve pasifiyle birlikte devralınarak bu şirketle birleştiği, keyfiyetin 21.10.2013 tarihinde tescil edilerek davacı şirketin bu suretle ticaret sicilden terkin edildiği bilgisine yer verilmiştir. ./..
6102 sayılı Yasa'nın 125. maddesi uyarınca ticaret şirketleri tüzel kişiliğe haizdir. Aynı Yasa'nın 136. ve devamındaki maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup 136/son maddesi uyarınca birleşmeyle, devralan şirket devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip ve ticaret sicilinden silineceğine değinilmiştir. Açıklanan bu yasal düzenlemeler uyarınca ibraz edilen ticaret sicil gazetesi sureti içeriğinde belirtilen hususların doğruluğu taraf ve dava ehliyetiyle dava takip yetkisine sahip olunup olunmadığı hususları yönünden önem arz etmektedir. Zira, ibraz edilen kaydının doğruluğu halinde birleşme nedeniyle davacı şirketin tüzel kişiliği sona erecek bu şirket tarafından verilen vekaletname uyarınca davanın takibi mümkün olamayacak ve terkin edilen şirket yararına hüküm tesis edilemeyecektir.
O halde mahkemece; davacı şirketin bağlı olduğu ticaret sicil müdürlüğünden davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları getirtilip davacı şirketin taraf ve dava ehliyetiyle davacı vekilinin dava takip yetkisine sahip olup olmadığı hususları değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verimesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de; TTK'nın 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı Banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu kredi taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklı olup bu sözleşme uyarınca davacı tüketici konumunda kabul edilemez. Somut olayda; davalı tarafından verilen kredi nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu kredi sözleşmesi metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmesi hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda, uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu alınıp, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/199483100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz