Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2746 E. 2017/1921 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanuni temsilci↗ eksik araştırma↗ re'sen gözetilme↗ ön inceleme aşaması↗ ticaret sicilinden terkin↗ malvarlığına ilişkin dava↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ mirasçılık↗ tüzel kişilik↗ işlemiş faiz↗ taraf ehliyeti↗ feragat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; asıl davanın kısmen kabulüne, davacı ...mirasçılarının feragati nedeniyle ...tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı... ve ...'ın açtığı uyarlanmış alacağa ilişkin talepleri yönünden istemle bağlı kalınarak hisselerine göre (243.000 2/ 3) = 162.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, davacıların munzam zararla ilgili taleplerinin reddine; birleşen davanın kısmen kabulüne, 33.956,61 TL kira alacağının ve 28.237,24 TL işlemiş faiz alacağının asıl alacağa birleşik dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınıp tarafların ortak olduğu Tasfiye Halinde Yapsan Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada asli müdahiller-birleşen davada davacılar vekili ve katılma yoluyla asıl davada davacılar- birleşen davada davalılar... ile ...vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, davalı şirkete ait taşınmazın şirket ortakları olan davacılar tarafından satın alınmasından sonra, satışın iptaline karar verilip mülkiyetin davalı şirkete geri dönmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava, tarafların ortağı olduğu dava dışı şirketin uğradığı zararın, zarar sorumlusu bulunan davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip yetkisine sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Somut olayda; asıl davada davalı ... aleyhine dava açılmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde karar başlığında asıl davada davalı şirketin ismine yer verilerek bu şirket aleyhine hüküm tesis edilmiştir. Ancak, yargılama sırasında sunulan 21.09.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi suretinde asıl davada davalı şirketin dava tarihi sonrasında dava dışı ...'ye bütün aktifi ve pasifi ile birlikte devrolunması ve devir alan şirket ile akdedilen birleşme sözleşmesinin onaylanması hakkında karar alındığı, keyfiyetin 06.09.2013 tarihinde tescil edilerek birleşme nedeniyle asıl davada davalı şirketin sicil kaydının ticaret sicilinden terkin edildiği bilgisine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca ticaret şirketleri tüzel kişiliğe haizdir. Aynı Yasa'nın 136. ve devamındaki maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup 136/son maddesinde birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip, ticaret sicilinden silineceği hükmü düzenlenmiştir. Açıklanan bu yasal düzenlemeler uyarınca ibraz edilen Ticaret Sicil Gazetesi sureti içeriğinde belirtilen hususların doğruluğu taraf ehliyetine sahip olunup olunmadığı hususları yönünden önem arz etmektedir. Zira, birleşme nedeniyle asıl davada davalı şirketin tüzel kişiliği sona erecek ve terkin edilen şirket aleyhine hüküm tesis edilemeyecektir. O halde mahkemece; asıl davada davalı şirketin bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden asıl davada davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları getirtilip adı geçen şirketin taraf ehliyetine sahip olup olmadığı hususu değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, asıl davada asli müdahiller- birleşen davada davacılar vekili ve katılma yoluyla asıl davada davacılar- birleşen davada davalılar... ile ...vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3117 E. 2016/3557 K.
Ortak:kanuni temsilci · eksik araştırma · re'sen gözetilme · malvarlığına ilişkin dava · ticaret sicili müdürlüğü · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · ticaret sicili · dava şartı
İncelediğiniz kararda6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmaları; «kanuni temsilin» söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip «yetkisine» sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gereken hususlardandır.
O halde mahkemece; asıl davada davalı şirketin bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden asıl davada davalı şirkete ait «ticaret sicil» kayıtları getirtilip adı geçen şirketin taraf «ehliyetine» sahip olup olmadığı hususu değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca ticaret şirketleri «tüzel kişiliğe» haizdir.
Benzer bu karardaO halde mahkemece; davacı şirketin bağlı olduğu «ticaret sicil müdürlüğünden» davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları getirtilip davacı şirketin taraf ve dava «ehliyetiyle» davacı vekilinin dava takip «yetkisine» sahip olup olmadığı hususları değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verimesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmaları; «kanuni temsilin» söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip «yetkisine» sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gereken hususlardandır.
Açıklanan bu yasal düzenlemeler uyarınca «ibraz» edilen «ticaret sicil» gazetesi sureti içeriğinde belirtilen hususların doğruluğu taraf ve dava «ehliyetiyle» dava takip «yetkisine» sahip olunup olunmadığı hususları yönünden önem arz etmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · sicilden terkin · kredi sözleşmesi · tacir · eksik inceleme
Benzer bu kararda2-Kabule göre de; TTK'nın 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı Banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
… n kredi nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmesi» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmesi hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda, uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu alınıp, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1-Dava, davacı tarafından kullanılan «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen ücretlerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4294 E. 2017/3060 K.
Ortak:kanuni temsilci · eksik araştırma · re'sen gözetilme · malvarlığına ilişkin dava · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · ticaret sicili · terkin · dava şartı
İncelediğiniz kararda6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmaları; «kanuni temsilin» söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip «yetkisine» sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gereken hususlardandır.
O halde mahkemece; asıl davada davalı şirketin bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden asıl davada davalı şirkete ait «ticaret sicil» kayıtları getirtilip adı geçen şirketin taraf «ehliyetine» sahip olup olmadığı hususu değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Zira, birleşme nedeniyle asıl davada davalı şirketin «tüzel kişiliği» sona erecek ve «terkin» edilen şirket aleyhine hüküm tesis edilemeyecektir.
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmaları; «kanuni temsilin» söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip «yetkisine» sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gereken hususlardandır.
O halde mahkemece; asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirketin bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirkete ait «ticaret sicil» kayıtları getirtilip adı geçen şirketin taraf «ehliyetine» sahip olup olmadığı hususu değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Zira, birleşme nedeniyle asıl davada davalı- birleşen davada davacı şirketin «tüzel kişiliği» sona erecek ve «terkin» edilen şirket davacı olamayacağı gibi aleyhine hüküm tesis edilemeyecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hapis hakkı · rehnin paraya çevrilmesi · hizmet bedeli · eser sözleşmesi · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · harç · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava dışı satıcı galerisi ile asıl davada davacı arasında «taşıma sözleşmesi» kurulduğu, sanat «eserlerinin sözleşme» kapsamında taşındığı, asıl davada davacının «hizmet bedeline» hak kazandığı, «taşıyıcının» taşıma bedelini satıcıdan tahsil edemediği, TTK'nın 871. maddesine göre alıcının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi kaydıyla eşyanın varma yerine ulaşmasından sonra «teslimini» isteyebileceği, bu talebin ileri sürülmesi için taşıma ücretinin ödenmesi gerektiği, asıl davada davalı birleşen davada davacının taşıma bedelini ödemediği bu hükme göre asıl davada davacının sanat eserleri üzerinde «hapis hakkını» kullanmakta haklı olduğu, bu nedenle asıl davada davalı birleşen davada davacının açmış olduğu müdahalenin men'i davasının yerinde olmadığı, asıl davada davacının asıl davada davalıdan 7.106-Euro taşıma nedeniyle alacaklı olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, asıl davada davalının icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, icra takibinin toplam 7.106-Euro üzerinden 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Euro faizi yürütülmek suretiyle takip tarihindeki koşullar dairesinde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan esas alacağın takip tarihinde TL karşılığı olan tutarın takdiren %20'si oranındaki «icra inkar tazminatının» tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
1-Asıl dava taşımadan kaynaklanan alacağın ödenmediği iddiası ile alacaklar ödeninceye kadar «hapis hakkı» bulunduğundan başlatılan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe yapılan itirazın iptali istemine; birleşen dava ise, bulunan sanat galerisinde sergilenen sanat eserlerinin 2 tanesinin satın alınmasına, gümrük «harç» ve bedellerinin ödenmesine ve mülkiyetin geçmesine rağmen asıl dava davada davacı- birleşen davada davalı tarafından haksız olarak hapis uygulandığı iddiası ile aç …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1103 E. 2021/3224 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · taraf ehliyeti · ticaret sicili · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaAynı Yasa'nın 136. ve devamındaki maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup 136/«son» maddesinde birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin «malvarlığını» bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip, ticaret sicilinden silineceği hükmü düzenlenmiştir.
O halde mahkemece; asıl davada davalı şirketin bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden asıl davada davalı şirkete ait «ticaret sicil» kayıtları getirtilip adı geçen şirketin taraf «ehliyetine» sahip olup olmadığı hususu değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmaları; «kanuni temsilin» söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip «yetkisine» sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gereken hususlardandır.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 136. vd. maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup, 136/«son» maddesinde birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin «malvarlığını» bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip, ticaret sicilinden silineceği, 153. maddede de, birleşmenin «ticaret siciline tescili» ile geçerlilik kazanacağı, tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin kendiliğinden devralan şirkete geçeceği hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-birleşen davada davacı şirketin «son» tescilini 13.11.2015 tarihinde yaptığı, şirketin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olduğundan «kaydının» silindiği, asıl davada davalı-birleşen davada davacı İkon Turz. ve Tic.
A.Ş.’nin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olunup «kaydı» silindiğinden HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca taraf ve dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hapis hakkı · infisah · rehnin paraya çevrilmesi · ticaret sicili tescili · dava şartı yokluğu · usulden reddi · harç
Benzer bu karardaAsıl dava, taşımadan kaynaklanan alacağın ödenmediği iddiası ile alacaklar ödeninceye kadar «hapis hakkı» bulunduğundan başlatılan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise, Lübnan’da bulunan sanat galerisinde sergilenen sanat eserlerinin 2 tanesinin satın alınmasına, gümrük «harç» ve bedellerinin ödenmesine ve mülkiyetin geçmesine rağmen asıl davada davacı- birleşen davada davalı tarafından haksız olarak hapis uygulandığı iddiası ile açılan …
A.Ş'nin HMK'nın 114/1-d maddesine göre taraf ve dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın, HMK'nın 114/1-d maddesine göre dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
A.Ş.’nin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olunup «kaydı» silindiğinden HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca taraf ve dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-birleşen davada davacı şirketin «son» tescilini 13.11.2015 tarihinde yaptığı, şirketin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olduğundan «kaydının» silindiği, asıl davada davalı-birleşen davada davacı İkon Turz. ve Tic.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10122 E. 2018/4424 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 16.136,67 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2746 E. , 2017/1921 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/12/2015 tarih ve 2014/774-2015/1182 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada asli müdahiller-birleşen davada davacılar vekili ve katılma yoluyla asıl davada davacılar- birleşen davada davalılar... ile ...vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/03/2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekili Av. ... ile asıl davada asli müdahiller-birleşen davada davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacılar vekili, davalı şirketin 1977 yılında bir aile şirketi olarak kurulduğunu, dava konusu taşınmazın satışının yapıldığı 1999 yılında ... ile davacı kardeşlerin ve davacı ...’ın iki oğlu... ve ...’ın şirkette ortak olarak bulunduklarını, şirketin ekonomik sıkıntılarına çözüm bulmak amacıyla ./..
29.01.1999 tarihli ortaklar kurulu toplantısında şirket adına kayıtlı...’deki 3.848,59 m2 yüz ölçümlü bağ ve tarla vasfındaki taşınmazın satışına ve bedelinin şirket sermayesine ilâve edilmesine karar verildiğini, söz konusu taşınmazın 02.02.1999 tarihinde müvekkilleri tarafından 60.000 TL'ye satın alındığını, bedelin şirket sermayesine eklendiğini, ancak daha sonra Mukadder Uyanık tarafından satışın muvazaalı olduğu gerekçesiyle... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptali davası açıldığını, mahkemece işlemin gerçek değerinin altında yapılmış olması sebebiyle satışın iptaline ve gayrimenkulün şirket adına tesciline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu nedenle anılan bedelin ABD Doları baz alınmak suretiyle uyarlanarak müvekkillerine ödenmesi gerektiğini, buna göre iade edilecek bedelin 243.000 TL'ye ulaştığını, ayrıca munzam zararın da doğduğunu ileri sürerek, 243.000 TL'nin ve munzam zarar olarak şimdilik 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mukadder Uyanık vekili, davalı yanında davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
Birleşen davada davacı ... vekili, davalıların şirketin zararına ve feshine sebep olmaları sebebiyle müvekkilinin % 33,33 oranında payına düşen 5.000 TL'nin, ayrıca davalıların üzerine geçirdikleri taşınmazın 02.02.1999 ile 31.12.2005 tarihleri arasındaki 186.600,20 TL kira gelirlerinden müvekkilinin % 33,33 oranındaki payına isabet eden 62.200 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; asıl davanın kısmen kabulüne, davacı ...mirasçılarının feragati nedeniyle ...tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı... ve ...'ın açtığı uyarlanmış alacağa ilişkin talepleri yönünden istemle bağlı kalınarak hisselerine göre (243.000 2/ 3) = 162.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, davacıların munzam zararla ilgili taleplerinin reddine; birleşen davanın kısmen kabulüne, 33.956,61 TL kira alacağının ve 28.237,24 TL işlemiş faiz alacağının asıl alacağa birleşik dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınıp tarafların ortak olduğu Tasfiye Halinde Yapsan Yapı San.
ve Tic. Ltd. Şti'ne ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada asli müdahiller-birleşen davada davacılar vekili ve katılma yoluyla asıl davada davacılar- birleşen davada davalılar... ile ...vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, davalı şirkete ait taşınmazın şirket ortakları olan davacılar tarafından satın alınmasından sonra, satışın iptaline karar verilip mülkiyetin davalı şirkete geri dönmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, birleşen dava, tarafların ortağı olduğu dava dışı şirketin uğradığı zararın, zarar sorumlusu bulunan davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip yetkisine sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Somut olayda; asıl davada davalı ... aleyhine dava açılmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde karar başlığında asıl davada davalı şirketin ismine yer verilerek bu şirket aleyhine hüküm tesis edilmiştir. Ancak, yargılama sırasında sunulan 21.09.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi suretinde asıl davada davalı şirketin dava tarihi sonrasında dava dışı ...'ye bütün aktifi ve pasifi ile birlikte devrolunması ve devir alan şirket ile akdedilen birleşme sözleşmesinin onaylanması hakkında karar alındığı, keyfiyetin 06.09.2013 tarihinde tescil edilerek birleşme nedeniyle asıl davada davalı şirketin sicil kaydının ticaret sicilinden terkin edildiği bilgisine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca ticaret şirketleri tüzel kişiliğe haizdir. Aynı Yasa'nın 136. ve devamındaki maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup 136/son maddesinde birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip, ticaret sicilinden silineceği hükmü düzenlenmiştir. Açıklanan bu yasal düzenlemeler uyarınca ibraz edilen Ticaret Sicil Gazetesi sureti içeriğinde belirtilen hususların doğruluğu taraf ehliyetine sahip olunup olunmadığı hususları yönünden önem arz etmektedir. Zira, birleşme nedeniyle asıl davada davalı şirketin tüzel kişiliği sona erecek ve terkin edilen şirket aleyhine hüküm tesis edilemeyecektir.
O halde mahkemece; asıl davada davalı şirketin bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden asıl davada davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları getirtilip adı geçen şirketin taraf ehliyetine sahip olup olmadığı hususu değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, asıl davada asli müdahiller- birleşen davada davacılar vekili ve katılma yoluyla asıl davada davacılar- birleşen davada davalılar... ile ...vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada asli müdahiller- birleşen davada davacılar vekili ve katılma yoluyla asıl davada davacılar- birleşen davada davalılar... ile ...vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/324158500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz