Haksız müdahalenin önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1103 E. 2021/3224 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hapis hakkı↗ infisah↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ ticaret sicili tescili↗ malvarlığına ilişkin dava↗ dava şartı yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ ticaret sicili↗ harç↗ cy/cy kaydı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-birleşen davada davacı şirketin son tescilini 13.11.2015 tarihinde yaptığı, şirketin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz infisah yoluyla devir olduğundan kaydının silindiği, asıl davada davalı-birleşen davada davacı İkon Turz. ve Tic. A.Ş'nin HMK'nın 114/1-d maddesine göre taraf ve dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın, HMK'nın 114/1-d maddesine göre dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, taşımadan kaynaklanan alacağın ödenmediği iddiası ile alacaklar ödeninceye kadar hapis hakkı bulunduğundan başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise, Lübnan’da bulunan sanat galerisinde sergilenen sanat eserlerinin 2 tanesinin satın alınmasına, gümrük harç ve bedellerinin ödenmesine ve mülkiyetin geçmesine rağmen asıl davada davacı- birleşen davada davalı tarafından haksız olarak hapis uygulandığı iddiası ile açılan haksız müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı-birleşen davada davacı İkon Turim ve Tic. A.Ş.’nin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz infisah yoluyla devir olunup kaydı silindiğinden HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca taraf ve dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 136. vd. maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup, 136/son maddesinde birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip, ticaret sicilinden silineceği, 153. maddede de, birleşmenin ticaret siciline tescili ile geçerlilik kazanacağı, tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin kendiliğinden devralan şirkete geçeceği hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, asıl davada davalı-birleşen davada davacı İkon Turz. ve Tic. A.Ş.’nin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz infisah yoluyla devrolduğu, böylece devrolunan bu şirketin sora erip ticaret sicilinden kaydının silineceği ancak birleşmenin tescili anında itibaren devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin kendiliğinden devralan şirket olan Çağdaş İstanbul Sanat Organizasyon ve Yatırımları A.Ş.'ne geçeceği bu durum karşısında devrolan şirketin yerini alan devralan şirket Çağdaş İstanbul A.Ş.'nin huzuru ile yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar vermek gerektiği nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4294 E. 2017/3060 K.
Ortak:hapis hakkı · rehnin paraya çevrilmesi · malvarlığına ilişkin dava · taraf ehliyeti · ticaret sicili · harç · i̇i̇k 72/son · dava şartı · Haksız müdahalenin önlenmesi
İncelediğiniz karardaAsıl dava, taşımadan kaynaklanan alacağın ödenmediği iddiası ile alacaklar ödeninceye kadar «hapis hakkı» bulunduğundan başlatılan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise, Lübnan’da bulunan sanat galerisinde sergilenen sanat eserlerinin 2 tanesinin satın alınmasına, gümrük «harç» ve bedellerinin ödenmesine ve mülkiyetin geçmesine rağmen asıl davada davacı- birleşen davada davalı tarafından haksız olarak hapis uygulandığı iddiası ile açılan …
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 136. vd. maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup, 136/«son» maddesinde birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin «malvarlığını» bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip, ticaret sicilinden silineceği, 153. maddede de, birleşmenin «ticaret siciline tescili» ile geçerlilik kazanacağı, tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin kendiliğinden devralan şirkete geçeceği hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-birleşen davada davacı şirketin «son» tescilini 13.11.2015 tarihinde yaptığı, şirketin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olduğundan «kaydının» silindiği, asıl davada davalı-birleşen davada davacı İkon Turz. ve Tic.
Benzer bu kararda1-Asıl dava taşımadan kaynaklanan alacağın ödenmediği iddiası ile alacaklar ödeninceye kadar «hapis hakkı» bulunduğundan başlatılan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe yapılan itirazın iptali istemine; birleşen dava ise, bulunan sanat galerisinde sergilenen sanat eserlerinin 2 tanesinin satın alınmasına, gümrük «harç» ve bedellerinin ödenmesine ve mülkiyetin geçmesine rağmen asıl dava davada davacı- birleşen davada davalı tarafından haksız olarak hapis uygulandığı iddiası ile aç …
Aynı Yasa'nın 136. ve devamındaki maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup 136/«son» maddesinde birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin «malvarlığını» bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip, ticaret sicilinden silineceği hükmü düzenlenmiştir.
O halde mahkemece; asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirketin bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirkete ait «ticaret sicil» kayıtları getirtilip adı geçen şirketin taraf «ehliyetine» sahip olup olmadığı hususu değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni temsilci · eksik araştırma · re'sen gözetilme · hizmet bedeli · eser sözleşmesi · taşıma sözleşmesi · tüzel kişilik · taşıyıcı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava dışı satıcı galerisi ile asıl davada davacı arasında «taşıma sözleşmesi» kurulduğu, sanat «eserlerinin sözleşme» kapsamında taşındığı, asıl davada davacının «hizmet bedeline» hak kazandığı, «taşıyıcının» taşıma bedelini satıcıdan tahsil edemediği, TTK'nın 871. maddesine göre alıcının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi kaydıyla eşyanın varma yerine ulaşmasından sonra «teslimini» isteyebileceği, bu talebin ileri sürülmesi için taşıma ücretinin ödenmesi gerektiği, asıl davada davalı birleşen davada davacının taşıma bedelini ödemediği bu hükme göre asıl davada davacının sanat eserleri üzerinde «hapis hakkını» kullanmakta haklı olduğu, bu nedenle asıl davada davalı birleşen davada davacının açmış olduğu müdahalenin men'i davasının yerinde olmadığı, asıl davada davacının asıl davada davalıdan 7.106-Euro taşıma nedeniyle alacaklı olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, asıl davada davalının icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, icra takibinin toplam 7.106-Euro üzerinden 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Euro faizi yürütülmek suretiyle takip tarihindeki koşullar dairesinde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan esas alacağın takip tarihinde TL karşılığı olan tutarın takdiren %20'si oranındaki «icra inkar tazminatının» tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmaları; «kanuni temsilin» söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip «yetkisine» sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gereken hususlardandır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca ticaret şirketleri «tüzel kişiliğe» haizdir.
Zira, birleşme nedeniyle asıl davada davalı- birleşen davada davacı şirketin «tüzel kişiliği» sona erecek ve «terkin» edilen şirket davacı olamayacağı gibi aleyhine hüküm tesis edilemeyecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2746 E. 2017/1921 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · taraf ehliyeti · ticaret sicili · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 136. vd. maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup, 136/«son» maddesinde birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin «malvarlığını» bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip, ticaret sicilinden silineceği, 153. maddede de, birleşmenin «ticaret siciline tescili» ile geçerlilik kazanacağı, tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin kendiliğinden devralan şirkete geçeceği hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-birleşen davada davacı şirketin «son» tescilini 13.11.2015 tarihinde yaptığı, şirketin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olduğundan «kaydının» silindiği, asıl davada davalı-birleşen davada davacı İkon Turz. ve Tic.
A.Ş.’nin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olunup «kaydı» silindiğinden HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca taraf ve dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 136. ve devamındaki maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup 136/«son» maddesinde birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin «malvarlığını» bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip, ticaret sicilinden silineceği hükmü düzenlenmiştir.
O halde mahkemece; asıl davada davalı şirketin bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden asıl davada davalı şirkete ait «ticaret sicil» kayıtları getirtilip adı geçen şirketin taraf «ehliyetine» sahip olup olmadığı hususu değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmaları; «kanuni temsilin» söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip «yetkisine» sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gereken hususlardandır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni temsilci · eksik araştırma · re'sen gözetilme · ticaret sicilinden terkin · mirasçılık · tüzel kişilik · işlemiş faiz · feragat
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; asıl davanın kısmen kabulüne, davacı ...«mirasçılarının» «feragati» nedeniyle ...tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı... ve ...'ın açtığı uyarlanmış alacağa ilişkin talepleri yönünden istemle bağlı kalınarak hisselerine göre (243.000 2/ 3) = 162.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, davacıların munzam zararla ilgili taleplerinin reddine; birleşen davanın kısmen kabulüne, 33.956,61 TL kira alacağının ve 28.237,24 TL «işlemiş faiz» alacağının asıl alacağa birleşik dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınıp tarafların ortak olduğu Tasfiye Halinde Yapsan Yapı …
6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmaları; «kanuni temsilin» söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip «yetkisine» sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gereken hususlardandır.
… len birleşme sözleşmesinin onaylanması hakkında karar alındığı, keyfiyetin 06.09.2013 tarihinde tescil edilerek birleşme nedeniyle asıl davada davalı şirketin sicil «kaydının» «ticaret sicilinden terkin» edildiği bilgisine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca ticaret şirketleri «tüzel kişiliğe» haizdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3117 E. 2016/3557 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · taraf ehliyeti · ticaret sicili · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 136. vd. maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup, 136/«son» maddesinde birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin «malvarlığını» bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip, ticaret sicilinden silineceği, 153. maddede de, birleşmenin «ticaret siciline tescili» ile geçerlilik kazanacağı, tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin kendiliğinden devralan şirkete geçeceği hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-birleşen davada davacı şirketin «son» tescilini 13.11.2015 tarihinde yaptığı, şirketin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olduğundan «kaydının» silindiği, asıl davada davalı-birleşen davada davacı İkon Turz. ve Tic.
A.Ş.’nin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olunup «kaydı» silindiğinden HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca taraf ve dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 136. ve devamındaki maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup 136/«son» maddesi uyarınca birleşmeyle, devralan şirket devrolunan şirketin «malvarlığını» bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip ve ticaret sicilinden silineceğine değinilmiştir.
Açıklanan bu yasal düzenlemeler uyarınca «ibraz» edilen «ticaret sicil» gazetesi sureti içeriğinde belirtilen hususların doğruluğu taraf ve dava «ehliyetiyle» dava takip «yetkisine» sahip olunup olunmadığı hususları yönünden önem arz etmektedir.
O halde mahkemece; davacı şirketin bağlı olduğu «ticaret sicil müdürlüğünden» davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları getirtilip davacı şirketin taraf ve dava «ehliyetiyle» davacı vekilinin dava takip «yetkisine» sahip olup olmadığı hususları değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verimesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni temsilci · eksik araştırma · re'sen gözetilme · ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · ticaret sicili müdürlüğü · sicilden terkin
Benzer bu karardaHMK'nın 114/1-d, e maddesinde tarafların, taraf ve dava «ehliyetine» sahip olmaları; «kanuni temsilin» söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması ve dava takip «yetkisine» sahip olunması dava şartları arasında gösterilmiş olup dava şartları mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gereken hususlardandır.
O halde mahkemece; davacı şirketin bağlı olduğu «ticaret sicil müdürlüğünden» davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları getirtilip davacı şirketin taraf ve dava «ehliyetiyle» davacı vekilinin dava takip «yetkisine» sahip olup olmadığı hususları değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verimesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, davacı tarafından kullanılan «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen ücretlerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Şti. tarafından tüm aktif ve pasifiyle birlikte devralınarak bu şirketle birleştiği, keyfiyetin 21.10.2013 tarihinde tescil edilerek davacı şirketin bu suretle ticaret «sicilden terkin» edildiği bilgisine yer verilmiştir. ./..
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2389 E. 2016/8405 K.
Ortak:infisah · ticaret sicili
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-birleşen davada davacı şirketin «son» tescilini 13.11.2015 tarihinde yaptığı, şirketin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olduğundan «kaydının» silindiği, asıl davada davalı-birleşen davada davacı İkon Turz. ve Tic.
A.Ş.’nin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz «infisah» yoluyla devir olunup «kaydı» silindiğinden HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca taraf ve dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 136. vd. maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup, 136/«son» maddesinde birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin «malvarlığını» bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip, ticaret sicilinden silineceği, 153. maddede de, birleşmenin «ticaret siciline tescili» ile geçerlilik kazanacağı, tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin kendiliğinden devralan şirkete geçeceği hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaTicaret Sicil Müdürlüğü'nce şirkete ve şirket ortaklarına gönderilen yazıda «infisah» sebepleri farklı gösterildiği gibi «ihtar» usulünce tebliğ edilmediğinden «şirketin tasfiyesinin» gerçekleştirilemediği, hak sahibi şirket ortakları olan davacıların TTK'nın geçici 7.maddesinin 15.fıkrası uyarınca şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki menfaatleri» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile şirketin «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması için ihyasına, kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilanına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sicil Müdürlüğü'nce şirkete ve şirket ortaklarına gönderilen yazıda «infisah» «sebebi» farklı gösterildiği gibi, şirketin infisahı için gösterilen sebeplerin TTK geçici 7. maddesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesi gerekirken, şirketin «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması için ihyasına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · re'sen terkin · hukuki menfaat · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · ihya · ihtar · ek tasfiye
Benzer bu karardaTicaret Sicil Müdürlüğü'nce şirkete ve şirket ortaklarına gönderilen yazıda «infisah» sebepleri farklı gösterildiği gibi «ihtar» usulünce tebliğ edilmediğinden «şirketin tasfiyesinin» gerçekleştirilemediği, hak sahibi şirket ortakları olan davacıların TTK'nın geçici 7.maddesinin 15.fıkrası uyarınca şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki menfaatleri» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile şirketin «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması için ihyasına, kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilanına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarına Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile şirketin «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması için ihyasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «ihyası» talep edilen şirketin 03.Aralık.2003 tarihinde kuruluş tescilinin yapıldığı, kurucu ortaklarının davacılar olduğu, 23.Aralık.2013 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğinin tescil ve «ilan» edildiği, ...
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde hangi hallerde şirketlerin sicilden «resen terkin» edileceği düzenlenmiştir.Davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1103 E. , 2021/3224 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 02.07.2018 gün ve 2017/811 E. - 2018/807 K. sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderilmiş olup, duruşma için belirlenen 13.10.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı-birleşen davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili, asıl davada davalı tarafından Lübnan'da yerleşik dava dışı sanat galerisinden satın alınan sanat eserlerini müvekkilinin taşıdığını, ancak, verilen hizmete karşılık dava dışı gönderen ve davalı gönderilen adına düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini, gönderen galeriye ulaşılamaması üzerine durumun davalıya bildirildiğini ancak, düzenlenen ihtarname ile “sanat eserlerinin kendilerine teslim edilmesini” istemekle birlikte "taşımadan kaynaklı alacakların kendileri tarafından ödenmeyeceğini” bildirdiklerini, bunun üzerine müvekkili tarafından alacakları ödeninceye kadar TTK'nın 891. maddesi uyarınca hapis hakkının kullanılarak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durdurduğunu ileri sürerek, hapis hakkı olan sanat eserlerinin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla satılarak taşımadan kaynaklanan 7.106,- Euro alacağın ödenmesini, icra takibine itirazın kaldırılmasını, davalının % 20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili, birleşen davada davalı tarafın Türkiye’de düzenlenen sanat fuarında sergilenmek üzere Beyrut/Lübnan merkezli dava dışı Arton56 isimli resim galerisine ait 23 adet sanat eserini İstanbul'a getirdiğini, galeride sergilenen eserlerden iki adedinin müvekkili tarafından satın alındığını, bedelinin ödendiğini, gümrük beyannamesinden anlaşılacağı üzere tabloların ülkeye girişinde ve alıcısına tesliminde hiçbir engel bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından ilgili gümrük harç ve bedellerinin ödendiği ve kesin ithalat beyannamesi ile anılan eserlerin mülkiyetinin müvekkili şirkete geçtiği belirtilerek, resimlerin teslimi istenmişse de birleşen davada davalının teslime yanaşmadığını, taşıma belgesinde asıl davada davacı- birleşen davada davalının taşıyıcı olarak yer almadığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada dava konusu iki adet tablo üzerindeki davalının haksız müdahalesinin önlenmesine ve tabloların müvekkiline teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-birleşen davada davacı şirketin son tescilini 13.11.2015 tarihinde yaptığı, şirketin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz infisah yoluyla devir olduğundan kaydının silindiği, asıl davada davalı-birleşen davada davacı İkon Turz. ve Tic. A.Ş'nin HMK'nın 114/1-d maddesine göre taraf ve dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın, HMK'nın 114/1-d maddesine göre dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, taşımadan kaynaklanan alacağın ödenmediği iddiası ile alacaklar ödeninceye kadar hapis hakkı bulunduğundan başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise, Lübnan’da bulunan sanat galerisinde sergilenen sanat eserlerinin 2 tanesinin satın alınmasına, gümrük harç ve bedellerinin ödenmesine ve mülkiyetin geçmesine rağmen asıl davada davacı- birleşen davada davalı tarafından haksız olarak hapis uygulandığı iddiası ile açılan haksız müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı-birleşen davada davacı İkon Turim ve Tic. A.Ş.’nin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz infisah yoluyla devir olunup kaydı silindiğinden HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca taraf ve dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 136. vd. maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesi hususuna yer verilmiş olup, 136/son maddesinde birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona erip, ticaret sicilinden silineceği, 153. maddede de, birleşmenin ticaret siciline tescili ile geçerlilik kazanacağı, tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin kendiliğinden devralan şirkete geçeceği hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, asıl davada davalı-birleşen davada davacı İkon Turz. ve Tic. A.Ş.’nin 13.11.2015 tarihli tescil ile tasfiyesiz infisah yoluyla devrolduğu, böylece devrolunan bu şirketin sora erip ticaret sicilinden kaydının silineceği ancak birleşmenin tescili anında itibaren devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin kendiliğinden devralan şirket olan Çağdaş İstanbul Sanat Organizasyon ve Yatırımları A.Ş.'ne geçeceği bu durum karşısında devrolan şirketin yerini alan devralan şirket Çağdaş İstanbul A.Ş.'nin huzuru ile yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar vermek gerektiği nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl davada davacı-birleşen davada davalıya iadesine, 01.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/655569900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz