Alacak | Öncelikli uyuşmazlık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9455 E. 2011/3340 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek tazminatı↗ temlik cirosu↗ yetkili hamil↗ aktif husumet↗ rehin↗ ciro↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ komisyon↗ bono↗ temlik↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin dava dışı şirketin açığa cirosu ile davacı bankaya verildiği, davacı banka tarafından ibraz edildiği, bu nedenle yapılan cironun temlik cirosu olduğu, davacı bankanın TTK'nın 644 ve 730. maddelerine dayanılarak sebepsiz zenginleşme davası açmaya yetkisinin bulunduğu, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, davacı tarafından çek tazminatı ve komisyonu İstemlerinin yerinde görülmediği, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK'nın 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı, diğer bir deyişle yetkili hamil olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle davacının anılan hükme dayalı olarak dava açabileceği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalının keşidecisi olduğu dava konusu çekin dava dışı Y... Cam Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin davacı bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak davacıya verildiği ve bu nedenle anılan şirket tarafından davacı Bankaya ciro edildiği dosya kapsamı ile sabit olup, esasen bu husus tarafların da ka-bulündedir. Mahkemece, cironun temlik cirosu ile davacı bankaya verildiği sonucuna varılmış ise de, dava konusu çek bordrosunda çekin "teminat" olduğu yazılı olduğu gibi davacı […].. H... Şubesinin 27.01.2009 tarihli yazısından da çekin dava dışı şirketin kullandığı kredinin teminatı olarak 11.11.2006 tarihinde bankaya verildiği bildirilmiştir. TTK'nın 730/1-4. maddesi uyarınca, poliçe ve bononun aksine, çekin rehin cirosuyla devri mümkün değildir (Bkz. Prof. Dr. S. Reisoğlu, Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, 2003 Baskı, s. 174 vd.). Başka bir anlatımla, çekte rehin cirosunun bir geçerliliği bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu çekin davacıya rehin cirosuyla verildiği açık olup, çekte rehin cirosunun geçerli olmayacağı, bu ciroyla çeki elinde bulunduran davacıya hak bahşetmeyeceği hususu nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12497 E. 2011/5038 K.
Ortak:çek tazminatı · yetkili hamil · rehin · ciro · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · komisyon · dava şartı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin dava dışı şirketin açığa cirosu ile davacı bankaya verildiği, davacı banka tarafından «ibraz» edildiği, bu nedenle yapılan «cironun» «temlik cirosu» olduğu, davacı bankanın TTK'nın 644 ve 730. maddelerine dayanılarak «sebepsiz zenginleşme» davası açmaya «yetkisinin» bulunduğu, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, davacı tarafından «çek tazminatı» ve «komisyonu» İstemlerinin yerinde görülmediği, davanın «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, TTK'nın 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davacının «aktif husumetinin» bulunup bulunmadığı, diğer bir deyişle «yetkili hamil» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Oysa, davalının «keşidecisi» olduğu dava konusu çekin dava dışı Y...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin 26.03.2007 tarihinde bankaya «ibraz» edildiği, 6 aylık «zamanaşımı» süresinin 26.09.2007 tarihinde dolduğu, eldeki davanın bu tarihten itibaren bir yıl içinde açıldığı, bu nedenle davalı tarafça ileri sürülen «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, zamanaşımı dolayısıyla çeke dayalı «müracaat hakkının» düştüğü, davaya konu «çek» üzerindeki «ciro silsilesinde» davacı tarafın cirosu bulunmamakta ise de söz konusu çekin davalı «keşideci» tarafından dava dışı şirkete verildiği, dava dışı şirketin de çeki ciro ederek kullanmış olduğu «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcuna karşılık davacı bankaya fiilen «teslim» ettiği, çek aslının da halen davacı banka nezdinde bulunduğu, davacı bankanın davaya konu çekin fiili «hamili» olduğu, eldeki davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, davalı keşidecinin çek bedelini ödemediği ve bu oranda «sebepsiz zenginleştiği», davacının «çek tazminatı» ile «komisyon» talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.937,08 TL alacak ile bu alacaktan 7.000 TL miktarındaki asıl alacağın dava tarihinden itibaren %27'yi aşmamak üzere değişen oranlardaki «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, TTK'nun 644 ncü maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davacının «yetkili hamil» olup olmadığı dolayısı ile aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığı, noktasında toplanmaktadır.
Oysa, davalının «keşidecisi» olduğu dava konusu çekin dava dışı Yeşilçam Cam.Tic.ve San Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müracaat hakkı · ciro silsilesi · zamanaşımı defi · reeskont faizi · alacak davası · taraf ehliyeti · hukuki yarar · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin 26.03.2007 tarihinde bankaya «ibraz» edildiği, 6 aylık «zamanaşımı» süresinin 26.09.2007 tarihinde dolduğu, eldeki davanın bu tarihten itibaren bir yıl içinde açıldığı, bu nedenle davalı tarafça ileri sürülen «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, zamanaşımı dolayısıyla çeke dayalı «müracaat hakkının» düştüğü, davaya konu «çek» üzerindeki «ciro silsilesinde» davacı tarafın cirosu bulunmamakta ise de söz konusu çekin davalı «keşideci» tarafından dava dışı şirkete verildiği, dava dışı şirketin de çeki ciro ederek kullanmış olduğu «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcuna karşılık davacı bankaya fiilen «teslim» ettiği, çek aslının da halen davacı banka nezdinde bulunduğu, davacı bankanın davaya konu çekin fiili «hamili» olduğu, eldeki davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, davalı keşidecinin çek bedelini ödemediği ve bu oranda «sebepsiz zenginleştiği», davacının «çek tazminatı» ile «komisyon» talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.937,08 TL alacak ile bu alacaktan 7.000 TL miktarındaki asıl alacağın dava tarihinden itibaren %27'yi aşmamak üzere değişen oranlardaki «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL’sını geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 tarihi itibariyle «kesin» olup, anılan 5219 sayılı Kanun ve 5236 sayılı Kanun uyarınca söz konusu miktar 01.01.2009 tarihi itibariyle 1.400 TL’sına çıkarılmıştır.
2-Dava, TTK'nun 644 ncü maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davacının «yetkili hamil» olup olmadığı dolayısı ile aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığı, noktasında toplanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1753 E. 2010/7451 K.
Ortak:temlik cirosu · rehin · ciro · hamil · sebepsiz zenginleşme · bono · temlik · çek · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin dava dışı şirketin açığa cirosu ile davacı bankaya verildiği, davacı banka tarafından «ibraz» edildiği, bu nedenle yapılan «cironun» «temlik cirosu» olduğu, davacı bankanın TTK'nın 644 ve 730. maddelerine dayanılarak «sebepsiz zenginleşme» davası açmaya «yetkisinin» bulunduğu, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, davacı tarafından «çek tazminatı» ve «komisyonu» İstemlerinin yerinde görülmediği, davanın «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, «cironun» «temlik cirosu» ile davacı bankaya verildiği sonucuna varılmış ise de, dava konusu «çek» bordrosunda çekin "«teminat»" olduğu yazılı olduğu gibi davacı Bankanın B...
1- Dava, TTK'nın 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davacının «aktif husumetinin» bulunup bulunmadığı, diğer bir deyişle «yetkili hamil» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaDiğer çekin ise fotokopisi tam okunamadığından yapılan «cironun» «rehin cirosu» mu yoksa «temlik cirosu» mu olup olmadığı tam anlaşılamamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çeklere «ciro» yoluyla «hamil» olduğu, anılan çeklerin «zamanaşımına» uğradığı, davacının TTK'nun 644. maddesine dayandığı, davalının «sebepsiz zenginleşmediğini» kanıtlayamadığı, temel ilişkiye dayanılsa bile davacının verdiği kredinin ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fotokopisi bulunan 14.865 YTL tutarlı olan «çek», kredi kullanan firma tarafından ‘bedeli «teminattır»’ açıklamasıyla «ciro» edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin cirosu
Benzer bu karardaAnılan «ciro», «rehin cirosu» mahiyetindedir.
Diğer çekin ise fotokopisi tam okunamadığından yapılan «cironun» «rehin cirosu» mu yoksa «temlik cirosu» mu olup olmadığı tam anlaşılamamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6984 E. 2012/14883 K.
Ortak:yetkili hamil · rehin · ciro · hamil · keşideci · çek · ibraz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin dava dışı şirketin açığa cirosu ile davacı bankaya verildiği, davacı banka tarafından «ibraz» edildiği, bu nedenle yapılan «cironun» «temlik cirosu» olduğu, davacı bankanın TTK'nın 644 ve 730. maddelerine dayanılarak «sebepsiz zenginleşme» davası açmaya «yetkisinin» bulunduğu, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, davacı tarafından «çek tazminatı» ve «komisyonu» İstemlerinin yerinde görülmediği, davanın «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, «cironun» «temlik cirosu» ile davacı bankaya verildiği sonucuna varılmış ise de, dava konusu «çek» bordrosunda çekin "«teminat»" olduğu yazılı olduğu gibi davacı Bankanın B...
1- Dava, TTK'nın 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davacının «aktif husumetinin» bulunup bulunmadığı, diğer bir deyişle «yetkili hamil» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin «teminatı» olarak bankaya «ciro» ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve «keşideci» tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın «iyiniyetli» «son hamil» olduğu, çekin süresi içinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından «çek» bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada «çekin bedelsiz» kaldığını bildiğini veya haksız ve «kötüniyetli» olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, «lehtarı» tarafından davacı bankadan alınan kredinin «teminatı» olarak davacı bankaya «ciro» edildiği, diğer bir deyişle çekin «rehin cirosu» ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
Bu itibarla çeki «rehin cirosu» ile devralan kişinin «yetkili hamil» olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin cirosu · çekin bedelsizliği · son hamil · lehtar · bedelsizlik · iyiniyet · kötüniyet · avans faizi
Benzer bu kararda… davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin «teminatı» olarak bankaya «ciro» ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve «keşideci» tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın «iyiniyetli» «son hamil» olduğu, çekin süresi içinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından «çek» bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada «çekin bedelsiz» kaldığını bildiğini veya haksız ve «kötüniyetli» olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, «lehtarı» tarafından davacı bankadan alınan kredinin «teminatı» olarak davacı bankaya «ciro» edildiği, diğer bir deyişle çekin «rehin cirosu» ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
TTK'nun 730. maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı Yasa'nın 601. maddesine atıf yapılmadığından çekte rehin cirosu caiz değildir.
Bu itibarla çeki «rehin cirosu» ile devralan kişinin «yetkili hamil» olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9455 E., 2011/3340 K.
11. Hukuk Dairesi 2009/9455 E., 2011/3340 K.
SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMEYE DAYALI ALACAK
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 644 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 730 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Bursa Birinci Asliye Ticaret Mahkemesi)'nce verilen 25.02.2009 tarih ve 2008/499-2009/76 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı olan Y... Cam Tîc. ve San. Ltd. Ştİ.'nin davacı bankanın H.../B... Şubesinin kredi müşterisi olduğunu, kullanmış olduğu kredilerin teminatı olarak davalı tarafından keşide edilmiş 7.000,00 TL bedelli çekin müvekkilince yasa! sürede ibraz edilmesine rağmen karşılığının olmadığının anlaşıldığını, TTK'nın 730/14 ve 644. maddelerine ve genel hükümlere göre sebepsiz iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 7.000,00 TL çek bedeli, 2.829,56 TL İşlemiş faiz, 350,00 TL %5 çek tazminatı ve 21,00 TL komisyon olmak üzere toplam 10.200,56 TL'nin dava tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %27 oranında reeskont faizi İle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin zamanaşımına uğradığını, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının TTK'nın 644. maddesine dayanamayacağını, dava konusu çekte davacı bankanın herhangi bir cirosunun bulunmadığını, bu nedenle çekte-yetkili hamil olmadığını, çek arkasında çek lehtarının tahsil cirosu olduğunu, ayrıca çek tazminatı, çek komisyonu, avans faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu çekin dava dışı şirketin açığa cirosu ile davacı bankaya verildiği, davacı banka tarafından ibraz edildiği, bu nedenle yapılan cironun temlik cirosu olduğu, davacı bankanın TTK'nın 644 ve 730. maddelerine dayanılarak sebepsiz zenginleşme davası açmaya yetkisinin bulunduğu, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, davacı tarafından çek tazminatı ve komisyonu İstemlerinin yerinde görülmediği, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK'nın 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı, diğer bir deyişle yetkili hamil olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle davacının anılan hükme dayalı olarak dava açabileceği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalının keşidecisi olduğu dava konusu çekin dava dışı Y... Cam Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin davacı bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak davacıya verildiği ve bu nedenle anılan şirket tarafından davacı Bankaya ciro edildiği dosya kapsamı ile sabit olup, esasen bu husus tarafların da ka-bulündedir. Mahkemece, cironun temlik cirosu ile davacı bankaya verildiği sonucuna varılmış ise de, dava konusu çek bordrosunda çekin "teminat" olduğu yazılı olduğu gibi davacı […].. H... Şubesinin 27.01.2009 tarihli yazısından da çekin dava dışı şirketin kullandığı kredinin teminatı olarak 11.11.2006 tarihinde bankaya verildiği bildirilmiştir. TTK'nın 730/1-4. maddesi uyarınca, poliçe ve bononun aksine, çekin rehin cirosuyla devri mümkün değildir (Bkz.
Prof. Dr. S. Reisoğlu, Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, 2003 Baskı, s. 174 vd.). Başka bir anlatımla, çekte rehin cirosunun bir geçerliliği bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu çekin davacıya rehin cirosuyla verildiği açık olup, çekte rehin cirosunun geçerli olmayacağı, bu ciroyla çeki elinde bulunduran davacıya hak bahşetmeyeceği hususu nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına (BOZULMASINA), (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 4743 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin B/4 bendi gereğince, davacı yargı harçlanndan muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın İsteği halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/17105200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz