Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6984 E. 2012/14883 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin cirosu↗ çekin bedelsizliği↗ son hamil↗ yetkili hamil↗ lehtar↗ bedelsizlik↗ iyiniyet↗ rehin↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ çek↗ kötüniyet↗ avans faizi↗ ibraz↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davalı ... ile birleşen davanın davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin teminatı olarak bankaya ciro ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve keşideci tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın iyiniyetli son hamil olduğu, çekin süresi içinde bankaya ibraz edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından çek bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada çekin bedelsiz kaldığını bildiğini veya haksız ve kötüniyetli olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, TTK'nun 730/14. maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 644. maddesi uyarınca açılan tazminat istemine ilişkindir. TTK'nun 730. maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı Yasa'nın 601. maddesine atıf yapılmadığından çekte rehin cirosu caiz değildir. Bu itibarla çeki rehin cirosu ile devralan kişinin yetkili hamil olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır. Somut olayda her ne kadar dava konusu çek üzerinde, çekin rehin cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, lehtarı tarafından davacı bankadan alınan kredinin teminatı olarak davacı bankaya ciro edildiği, diğer bir deyişle çekin rehin cirosu ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır. O halde, çekte rehin cirosunun batıl olduğu, bu durumda davacının yetkili hamil olduğunun söylenemeyeceği ve yetkili hamil olmayan kişinin TTK'nun 644. maddesi uyarınca hak sahibi olamayacağı dikkate alınmaksızın hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5102 E. 2012/11113 K.
Ortak:rehin cirosu · yetkili hamil · rehin · ciro · hamil · çek · ibraz · teminat
İncelediğiniz kararda… davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin «teminatı» olarak bankaya «ciro» ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve «keşideci» tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın «iyiniyetli» «son hamil» olduğu, çekin süresi içinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından «çek» bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada «çekin bedelsiz» kaldığını bildiğini veya haksız ve «kötüniyetli» olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, «lehtarı» tarafından davacı bankadan alınan kredinin «teminatı» olarak davacı bankaya «ciro» edildiği, diğer bir deyişle çekin «rehin cirosu» ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
Bu itibarla çeki «rehin cirosu» ile devralan kişinin «yetkili hamil» olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaÇekte «rehin cirosu» batıl olduğundan, davacının dava konusu çekte «yetkili hamil» olması mümkün değildir (TTK'nun 730. maddesinde aynı Yasa'nın 601. maddesine gönderme yapılmadığından).
Dava dilekçesinin içeriğinden de anlaşılacağı üzere, davacı banka dava konusu çekin kendisine, bankaca verilen kredinin «teminatını» teşkil etmek üzere «ciro» edildiğini, yani «rehin» cirosuyla ciro edildiğini belirtmiştir.
Her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, davacı taraf dava dilekçesinde, açıkça çekin «rehin cirosu» ile devredildiğini belirttiğinden bu beyanı ile bağlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından keşide edilen ve 30/05/2008 tarinde «ibraz» edilip karşılığı gerekli müracaatları yapılmadığından zaman aşımına uğramış dava konusu «çek» ile ilgili, davalının davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği» gerekçeleriyle, davanın kabulü ile 3.000 TL çek bedeli ve 1.018,50 TL İşlemiş faiz olmak üzere 4.018,50 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11986 E. 2014/4760 K.
Ortak:rehin cirosu · yetkili hamil · rehin · ciro · hamil · keşideci · çek · avans faizi
İncelediğiniz kararda… davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin «teminatı» olarak bankaya «ciro» ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve «keşideci» tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın «iyiniyetli» «son hamil» olduğu, çekin süresi içinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından «çek» bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada «çekin bedelsiz» kaldığını bildiğini veya haksız ve «kötüniyetli» olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Bu itibarla çeki «rehin cirosu» ile devralan kişinin «yetkili hamil» olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Somut olayda her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, «lehtarı» tarafından davacı bankadan alınan kredinin «teminatı» olarak davacı bankaya «ciro» edildiği, diğer bir deyişle çekin «rehin cirosu» ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaPoliçeye ait olup, «çek» hakkında da uygulanması mümkün hükümleri düzenleyen TTK’nun 730. maddesinde «rehin cirosu» ile ilgili aynı yasanın 601. maddesine yapılmış bir atıf bulunmamaktadır.
Bu durumda çekte «rehin cirosu» caiz olmayıp, rehin veya bu sonucu elde etmeye yönelik «teminat» amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devralan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.
Somut olayda, davacı Banka davaya konu çeki «teminat» amacıyla almış olup, açıklanan yasa maddesi uyarınca çekin «rehin» amacıyla cirosu geçerli olmadığından davacı «yetkili hamili» olarak kabul edilemez.Yetkili hamil olmayan kişinin TTK’nun 644. maddesinden doğan hakları ileri sürmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın bu nedenle reddine k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşide tarihi · sebepsiz zenginleşme · uyuşmazlık konusu · zamanaşımı
Benzer bu kararda… ma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK'nın 644'üncü maddesine dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, davacı tarafın dava konusu çeki 3. kişiye verilen kredinin «teminatı» olarak aldığı, «çek» «keşide tarihi» olan 28/7/2011 tarihi itibariyle davacı bankanın dava dışı kredi borçlusundan 20.000 TL'nin çok üzerinde alacaklı olduğu, yine dava tarihi olan 07/02/2012 tarihi itibariyle nakit kredilerden dolayı 19.932,47 TL alacaklı olduğu, gayrinakti kredilerden dolayı alacağını delillendiren belge sunmadığı, bu nedenle dava tarihi itibariyle davacının 19.932,47 TL «sebepsiz zenginleştiği» miktarı talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 19.832,47 TL'nin çekin keşide tarihinin 28/07/2011 oluşu dikkate alındığında «ibraz» tarihinin «son» günü olan 08/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı «keşidecinin» «zamanaşımına» uğrayan «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleştiği» iddiasıyla TTK’nın 644. maddesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Dava konusu «çek», dava dışı şirketin davacı Banka'dan kullandığı kredinin «teminatını» oluşturmak amacıyla «ciro» yolu ile davacı Banka'ya geçmiş olup, esasen bu husus taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» olmadığı gibi mahkemece de çekin teminat amacıyla bankaya ciro edildiği kabul edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6984 E. , 2012/14883 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA
İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2010/304 ESAS
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2010 tarih ve 2010/126-2010/672 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı Fortis Bank A.Ş. vekili, davalı tarafından keşide edilen çekin usulüne uygun ciro silsilesi ile müvekkiline ulaştığını, süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilen çekin karşılığının bulunmadığını, çeke dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinin de davalının itirazı üzerine durdurulduğunu, TTK'nun 644. maddesi uyarınca çek bedelinden davalının sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 33.914,35 TL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu çekin mal siparişi karşılığında dava dışı şirkete verildiğini, ancak mallar süresi içinde teslim edilmediğinden siparişin iptal edildiğini ve çekin geri istenildiğini, ancak çeki alan şirketin kredi borcunun teminatı olarak söz konusu çeki davacıya ciro ettiğinin öğrenildiğini, kredi borcunun yeniden yapılandırılarak söz konusu şirket tarafından davacıya taksitler halinde ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili, davalı şirkete sipariş edilen mallara karşılık davalıya verilen çekin, siparişe konu malın zamanında hazır edilmemesi ve siparişin iptal edilmesi nedeniyle bedelsiz kaldığını ileri sürerek, söz konusu çek dolayısıyla borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davalı ... ile birleşen davanın davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin teminatı olarak bankaya ciro ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve keşideci tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın iyiniyetli son hamil olduğu, çekin süresi içinde bankaya ibraz edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından çek bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada çekin bedelsiz kaldığını bildiğini veya haksız ve kötüniyetli olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, TTK'nun 730/14. maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 644. maddesi uyarınca açılan tazminat istemine ilişkindir. TTK'nun 730. maddesinde rehin cirosu ile ilgili aynı Yasa'nın 601. maddesine atıf yapılmadığından çekte rehin cirosu caiz değildir. Bu itibarla çeki rehin cirosu ile devralan kişinin yetkili hamil olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır. Somut olayda her ne kadar dava konusu çek üzerinde, çekin rehin cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, lehtarı tarafından davacı bankadan alınan kredinin teminatı olarak davacı bankaya ciro edildiği, diğer bir deyişle çekin rehin cirosu ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
O halde, çekte rehin cirosunun batıl olduğu, bu durumda davacının yetkili hamil olduğunun söylenemeyeceği ve yetkili hamil olmayan kişinin TTK'nun 644. maddesi uyarınca hak sahibi olamayacağı dikkate alınmaksızın hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063337500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz