Kazanç Kaybı Zararı ve Portföy Tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5265 E. 2015/2885 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
portföy tazminatı↗ kar kaybı↗ hmk 297↗ kazanç kaybı↗ kâr kaybı↗ temerrüt faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 93.646,00 TL kazanç kaybı zararının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HMK'nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararlarının iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delileri, bu delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalar ile bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yani mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını içermesi gerekir. Aynı şekilde, Anayasanın 141/3. maddesi hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay denetimi de ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Yerel mahkeme kararında ise sadece tarafların iddia ve savunmaları belirtilmiş ve görüşüne başvurulan bilirkişi raporu özetlenerek başkaca hiçbir gerekçe gösterilmemiştir. Kaldı ki, bilirkişi raporunda da davalının sözleşmeyi feshetmesinde her hangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, buna göre davacının davalıdan kar kaybı ve portföy tazminatı isteyemeyeceği, ancak mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının talep edebileceği kar kaybı zararının 93.646,31 TL olduğu belirtildiği halde mahkemece, bilirkişi raporundaki belirlemenin aksine olarak davayı kısmen kabule götüren gerekçenin ne olduğu açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14180 E. 2016/503 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, İİK'nın «265». maddesinde belirtilen ihtiyati haczin kaldırılması koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, «ihtiyati hacze itirazın» reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden... vekili temyiz etmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yerel mahkeme kararında ise sadece «ihtiyati hacze itiraz» dilekçeleri özetlenerek ihtiyati haczin kaldırılması koşullarının gerçekleşmediği bildirilmiş, başkaca hiçbir gerekçe gösterilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8053 E. 2014/13479 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · denetime elverişlilik · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaY. hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», davalı H.M. hakkındaki davanın kabulü ile 36.000,00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla karar, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesinde ve 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9084 E. 2013/7290 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · hasar
Benzer bu kararda1-Dava, davacının sigortalı kayısı ağaçlarında don «hasarı» nedeniyle oluşan zararın davalı Sigorta Şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, 1086 sayılı HUMK'nın 388 nci maddesinde, 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3449 E. 2010/9636 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüneilişkin olarak verilen kararın Dairemizce «gerçek zarar» miktarının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, taleple bağlı kalınarak «asıl alacak» ve faiziyle birlikte 19.646,50 TL üzerinden itirazın iptaline, «icra inkar tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15770 E. 2011/3310 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce «gerçek zarar» miktarının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada taleple bağlı kalınarak «asıl alacak» ve faiziyle birlikte 19.646,50 TL üzerinden itirazın iptaline, «icra inkar tazminatı» isteminin ise reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 04.10.2010 günlü ilamıyla onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5212 E. 2015/2871 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · eş rızası · infaz · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu kararda1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacı taraf iki davalı hakkında «maddi tazminat» isteminde bulunmuş, karar başlığında iki davalının ismi belirtilmiş, hüküm kısmında ise 58.005 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline denilmek suretiyle, «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar tesis edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece HMK'nun 297. maddesinde belirtildiği şekilde hüküm oluşturarak, «haksız rekabete» konu işbu davada, davalıların sorumluluklarının hangi nedenlerden kaynaklandığı, davalıların hangi eylemleri nedeniyle haksız rekabete neden oldukları, «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… ve dosya kapsamına göre, davacının şahıs şirketi hakkında dava açtığı, aynı şirketin 06.12.2010 tarihinde unvan değiştirdiği, HMK'nun 124. maddesine göre davalının «rızası» alınmadan taraf değişikliği yapıldığı, .... firması ile ilgili olarak taşıma işinin tamamını davalı tarafın yapmadığını, ancak yapmış gibi gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, bu şekilde 6762 Sayılı TTK'nun 57/3. maddesini ihlal ettiği, ... ibaresini kullanarak birden çok şirketle faaliyet sürdürdüğü inancı vererek 57/4. maddeye göre «haksız rekabette» bulunduğu, davacının ticari sırlarını müşterilerine gönderdiği, haksız rekabet nedeniyle davacının 30.000 USD zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 58.00 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5265 E. , 2015/2885 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2013 tarih ve 2008/408-2013/523 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/03/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin Antakya Bölgesi acentesi olduğunu, davalı tarafından acentelik sözleşmesinin herhangi bir gerekçe ileri sürülmeksizin sözleşmenin bitim tarihinden 10 ay önce haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle müvekkilinin kazanç kaybı zararının olduğunu ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 93.646,00 TL kazanç kaybı ve 110.000,00 TL portföy tazminatının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazı ile birlikte, davacının dava dışı şirket adına işler yaptığını, sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 93.646,00 TL kazanç kaybı zararının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HMK'nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararlarının iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delileri, bu delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalar ile bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yani mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını içermesi gerekir. Aynı şekilde, Anayasanın 141/3. maddesi hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay denetimi de ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Yerel mahkeme kararında ise sadece tarafların iddia ve savunmaları belirtilmiş ve görüşüne başvurulan bilirkişi raporu özetlenerek başkaca hiçbir gerekçe gösterilmemiştir. Kaldı ki, bilirkişi raporunda da davalının sözleşmeyi feshetmesinde her hangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, buna göre davacının davalıdan kar kaybı ve portföy tazminatı isteyemeyeceği, ancak mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının talep edebileceği kar kaybı zararının 93.646,31 TL olduğu belirtildiği halde mahkemece, bilirkişi raporundaki belirlemenin aksine olarak davayı kısmen kabule götüren gerekçenin ne olduğu açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınıp yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 03/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167068400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz