Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5212 E. 2015/2871 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ infazda tereddüt↗ eş rızası↗ infaz↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının şahıs şirketi hakkında dava açtığı, aynı şirketin 06.12.2010 tarihinde unvan değiştirdiği, HMK'nun 124. maddesine göre davalının rızası alınmadan taraf değişikliği yapıldığı, .... firması ile ilgili olarak taşıma işinin tamamını davalı tarafın yapmadığını, ancak yapmış gibi gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, bu şekilde 6762 Sayılı TTK'nun 57/3. maddesini ihlal ettiği, ... ibaresini kullanarak birden çok şirketle faaliyet sürdürdüğü inancı vererek 57/4. maddeye göre haksız rekabette bulunduğu, davacının ticari sırlarını müşterilerine gönderdiği, haksız rekabet nedeniyle davacının 30.000 USD zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 58.005 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin tespiti ve maddi tazminat istemine ilişkin olup, HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacı taraf iki davalı hakkında maddi tazminat isteminde bulunmuş, karar başlığında iki davalının ismi belirtilmiş, hüküm kısmında ise 58.005 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline denilmek suretiyle, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar tesis edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece HMK'nun 297. maddesinde belirtildiği şekilde hüküm oluşturarak, haksız rekabete konu işbu davada, davalıların sorumluluklarının hangi nedenlerden kaynaklandığı, davalıların hangi eylemleri nedeniyle haksız rekabete neden oldukları, infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5637 E. 2015/6811 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacı taraf iki davalı hakkında «maddi tazminat» isteminde bulunmuş, karar başlığında iki davalının ismi belirtilmiş, hüküm kısmında ise 58.005 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline denilmek suretiyle, «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar tesis edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece HMK'nun 297. maddesinde belirtildiği şekilde hüküm oluşturarak, «haksız rekabete» konu işbu davada, davalıların sorumluluklarının hangi nedenlerden kaynaklandığı, davalıların hangi eylemleri nedeniyle haksız rekabete neden oldukları, «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti ve «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı taraf iki davalı hakkında tazminat isteminde bulunmuş, karar başlığında iki davalının ismi belirtilmiş, hüküm kısmında ise 8.920,60 TL «munzam zararın» ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine denilmek suretiyle, «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar tesis edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece HMK'nın 297. maddesinde belirtildiği şekilde hüküm oluşturarak, işbu davada, her bir davalının sorumlu olduğu miktarların «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde açıkça belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… vacının davalı bankada bulunan hesabındaki mevduatının bilgi ve talimatı dışında banka personeli olan diğer davalı .... tarafından usulsüz çekilmesinden kaynaklanan «munzam zararın» ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:munzam zarar · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «munzam zararın» faizi aşan zarar olduğu, borçlu tarafın borcunu geç ödemesinde kusurlu olmadığını ispat edemedikçe alacaklının bu zararını da tazmin etmek zorunda bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 8.920,60 TL munzam zararın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı taraf iki davalı hakkında tazminat isteminde bulunmuş, karar başlığında iki davalının ismi belirtilmiş, hüküm kısmında ise 8.920,60 TL «munzam zararın» ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine denilmek suretiyle, «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar tesis edilmiştir.
… vacının davalı bankada bulunan hesabındaki mevduatının bilgi ve talimatı dışında banka personeli olan diğer davalı .... tarafından usulsüz çekilmesinden kaynaklanan «munzam zararın» ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4690 E. 2017/6638 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi · ispat yükü · komisyon · havale · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca «kredi sözleşmelerine», sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınmaksızın değerlendirme yapılması doğru olmadığı gibi, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmelerinde davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, sözleşme hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan «komisyon» vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre de, mahkemece 01/12/2014 «havale» tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği ve anılan raporda da «masrafların» belgeli ve makul olmadığı, tüketici sözleşmelerinde kredi verilmesi için bankaca alınması gereken zorunlu masrafların neler olduğunun açıkça belirtilmediği gibi kredinin kullandırılması için zorunlu gider arasında da yer almadığı görüşünün bildirildiği belirtilmiş ise de, dosyada sadece 26/12/2014 tarihli bilirkişi raporunun bulunduğu ve anılan raporda da, davacı tarafça «ticari kredi» kapsamında alınan masrafların iadesinin istenemeyeceği görüşüne yer verildiği ve bu itibarla, 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asg …
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kredi verilmesi için gereken zorunlu «masrafların» neler olduğu konusunda «ispat yükünün» davalıya ait olduğu, davalının davaya konu masrafın zorunlu olduğunu ispata yarar delil sunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.310,00 TL’nin faiziyle, davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, davacının kullanmış olduğu genel tarımsal (ticari) krediler nedeniyle «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12840 E. 2010/2403 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporunda belirlenen alacak miktarına göre davacının verdiği «ıslah» dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüyle 23.005,31 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar, Dairemiz'in 01.06.2009 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8053 E. 2014/13479 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · denetime elverişlilik · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaY. hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», davalı H.M. hakkındaki davanın kabulü ile 36.000,00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla karar, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesinde ve 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9084 E. 2013/7290 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · hasar
Benzer bu kararda1-Dava, davacının sigortalı kayısı ağaçlarında don «hasarı» nedeniyle oluşan zararın davalı Sigorta Şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, 1086 sayılı HUMK'nın 388 nci maddesinde, 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5212 E. , 2015/2871 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.12.2013 tarih ve 2011/393-2013/288 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.03.2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin çatısı altında şahıs şirketi olarak gemi kiralama bölümünde 17.09.2009-2011 Şubat tarihleri arası faaliyette bulunduğunu, bu çalışmaları sırasında müşteri bilgilerine, ticari sırlarına vakıf olduğunu, aralarındaki ilişki sona erdikten sonra gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, müşterileri olan ....'nin rüzgar tribünlerinin deniz yoluyla taşınması işini müvekkili yaptığı halde, davalıların taşıma işini kendileri yapmış gibi beyanlarda bulunduklarını, grup şirketi imiş gibi ... ibaresini kullandıklarını, ... adi ortaklığı ile 70.000 USD karşılığı taşıma anlaşmaları yaptıklarını, davalının bu firmalara önceden yapılmış taşımalara ilişkin fatura, ödeme dekontları gibi belgeleri gönderdiğini, firmalara düşük fiyat teklif ettiğini, bunun üzerine mecburen 60.000 USD karşılığı sözleşme yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, menini, 5.000 TL maddi tazminatın tahsili talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.
Davalılar vekili, dava dilekçesinde iki ayrı davalının gösterildiğini, ....-...'nin şahıs şirketi olduğunu, 06.12.2010 tarihinde tür değiştirerek ... unvanını alarak faaliyetine devam ettiğini, aynı davalı hakkında mükerrer dava açıldığını, .... firmasının deniz taşıması içinde alt taşıyıcı olarak görev yaptıklarını, gerçeğe aykırı beyanda bulunmadıklarını, tazminat talebinin hukuki dayanağı olmadığını, mail ve yazışmaların haksız rekabete konu edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının şahıs şirketi hakkında dava açtığı, aynı şirketin 06.12.2010 tarihinde unvan değiştirdiği, HMK'nun 124. maddesine göre davalının rızası alınmadan taraf değişikliği yapıldığı, .... firması ile ilgili olarak taşıma işinin tamamını davalı tarafın yapmadığını, ancak yapmış gibi gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, bu şekilde 6762 Sayılı TTK'nun 57/3. maddesini ihlal ettiği, ... ibaresini kullanarak birden çok şirketle faaliyet sürdürdüğü inancı vererek 57/4. maddeye göre haksız rekabette bulunduğu, davacının ticari sırlarını müşterilerine gönderdiği, haksız rekabet nedeniyle davacının 30.000 USD zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 58.005 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin tespiti ve maddi tazminat istemine ilişkin olup, HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacı taraf iki davalı hakkında maddi tazminat isteminde bulunmuş, karar başlığında iki davalının ismi belirtilmiş, hüküm kısmında ise 58.005 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline denilmek suretiyle, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar tesis edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece HMK'nun 297. maddesinde belirtildiği şekilde hüküm oluşturarak, haksız rekabete konu işbu davada, davalıların sorumluluklarının hangi nedenlerden kaynaklandığı, davalıların hangi eylemleri nedeniyle haksız rekabete neden oldukları, infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166963000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz