Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8053 E. 2014/13479 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ davanın açılmamış sayılması↗ denetime elverişlilik↗ açılmamış sayılma↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı C. Y. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı H.M. hakkındaki davanın kabulü ile 36.000,00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı H. M vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bonodan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesi ve benzer düzenleme içeren 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Temyiz konusu yapılan mahkeme kararında "gerekçenin yukarıda açıklandığı" şeklinde ifade kullanılmış ise de, kararın hiçbir bölümünde gerekçeye rastlanmamıştır. Bu itibarla karar, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesinde ve 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, denetime elverişli değildir. O halde, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı Hamdi MAVİTAŞ vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sigorta 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9084 E. 2013/7290 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaBu itibarla karar, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesinde ve 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Benzer bu karardaTemyiz konusu yapılan mahkeme kararı, 1086 sayılı HUMK'nın 388 nci maddesinde, 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar
Benzer bu kararda1-Dava, davacının sigortalı kayısı ağaçlarında don «hasarı» nedeniyle oluşan zararın davalı Sigorta Şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11087 E. 2013/15133 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaBu itibarla karar, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesinde ve 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Benzer bu karardaBu itibarla karar, 1086 sayılı HUMK'nın 388'nci maddesinde, 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davaların birleştirilmesi · pay sahipliği · üçüncü kişi · geçersizlik
Benzer bu kararda… genel kurulu toplantısı mevcut hukuki duruma göre 20.000.000 TL esas sermaye dikkate alınarak icra edilmediği için bu toplantıdaki denetçi seçimine ilişkin kararın «geçersiz» olacağı, bu sebeple şirkette hem yönetim hem de denetim organının seçilmemiş durumda olduğunu, mevcut hukuki duruma uygun olarak genel kurulu toplantıya çağıracak ve şirketin günlük işlerini yürütecek bir kayyumun, şirketin yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar atanmasının, «pay sahipleri», şirket ve «üçüncü kişiler» açısından uygun olacağı, ...'nun, davacı şirketin 31/10/2008 tarihli genel kurul kararını TTK'nın 34.maddeleri hükümleri uyarınca tescil etmemesinin hukuka uygun o …
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararında ise, «davaların birleştirilmesi» halinde, her bir davanın bağımsızlığını koruduğu hususu gözetilmeyerek, asıl dava hakkında gerekçeye yer verilmekle yetinilmiş olup, birleştirilen davalar hakkında herhangi bir gerekçeye yer verilmediği gibi, hüküm kısmında da birleştirilen davalar için herhangi bir hüküm tesisi yoluna gidilmemiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1389 E. 2015/3200 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaBu itibarla karar, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesinde ve 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Benzer bu karardaTemyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.'nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · ara karar · ihtiyati haciz · tenfiz · haciz
Benzer bu kararda1- Alacaklı davacı ... tarafından açılan «tenfiz» davasında «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması borçlu davalı vekilince talep edilmiş olup, bu istemin duruşma «ara» kararı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
Mahkemece, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda tesis edilen «ara» kararla, «ihtiyati haciz» kararına yönelik itirazlar yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati hacze itiraz» eden (davalı) vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13917 E. 2012/20435 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaBu itibarla karar, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesinde ve 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Benzer bu karardaTemyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.'nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının 21.400 TL alacaklı olduğu sübuta erdiği gerekçesiyle, davalının itirazının iptaline, %40 oranında «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10913 E. 2013/16214 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaBu itibarla karar, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesinde ve 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Benzer bu karardaTemyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK'nın 388'inci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir
Benzer bu karardaDava, «ihtiyati tedbir» istemine ilişkindir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati tedbir» talep eden vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4515 E. 2015/6556 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaBu itibarla karar, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesinde ve 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Benzer bu karardaTemyiz konusu yapılan mahkeme kararında davalı tarafça yapılan işlemin hangi nedenle hatalı olduğu belirtilmediğinden karar gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirket «kaydının» silinmesini gerektirir bir faaliyet bulunmadığı, yapılan işlemin hatalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14423 E. 2018/5445 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaBu itibarla karar, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesinde ve 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Benzer bu karardaTemyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.nın 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… resinden sonra yapılan temyiz itirazının reddine dair ........2016 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, davalı «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan» kaynaklanan zararın tahsili talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14410 E. 2013/19932 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaBu itibarla karar, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesinde ve 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Benzer bu karardaTemyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HMK'nın 297'inci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati tedbir» isteyen vekili temyiz etmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati tedbir» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8053 E. , 2014/13479 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ GAZİANTEP 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 31/12/2012
NUMARASI 2010/397-2012/889
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2012 tarih ve 2010/397-2012/889 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı H. M. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan H.M. vekili Av. A. K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı H..V.'a taşınmaz satıldığını, taşınmaz bedeli olarak müvekkiline borçlusu davalı H.i M. olan, diğer davalı C. Y. tarafından tanzim edilen 36.000,00 TL'lik ve 9.500,00 TL'lik bonolar verildiğini, müvekkilinin alacağın tahsili için davalı H. M. hakkında başlattığı takiplerde borçlunun imzaya itirazı üzerine yapılan yetersiz imza incelemesiyle takiplerin iptaline karar verildiğini, senetlerdeki imzaların davalı H. M.'a ait olduğunu, yeniden imza incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL'nin faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle 36.000,00 TL meblağlı senet yönünden davalarını ıslah ettiklerini, 36.000,00 TL'nin tahsilini talep ettiklerini belirtmiştir.
[…]Y., davacının dava dışı P. G.'e ait taşınmazı vekaleten diğer davalıya sattığını, kendisinin köy muhtarı olması nedeniyle dava konusu bonoyu düzenlediğini, davalı H.M.'ın dizinin üzerinde sol eliyle senedi imzaladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı H.i M. vekili, dava konusu senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkili tarafından yapılan imza itirazları sonucu takiplerin iptal edildiğini, müvekkilinin davacıdan satın almış olduğu bir taşınmaz bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı C. Y. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı H.M. hakkındaki davanın kabulü ile 36.000,00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı H. M vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bonodan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesi ve benzer düzenleme içeren 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir.
Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Temyiz konusu yapılan mahkeme kararında "gerekçenin yukarıda açıklandığı" şeklinde ifade kullanılmış ise de, kararın hiçbir bölümünde gerekçeye rastlanmamıştır. Bu itibarla karar, mülga 1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesinde ve 6100 sayılı HMK’nın 297.
maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, denetime elverişli değildir. O halde, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı Hamdi MAVİTAŞ vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre davalı Hamdi MAVİTAŞ vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Hamdi Mavitaş'a iadesine, takdir olunan 1100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılardan Hamdi Mavitaş'a verilmesine, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101966000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz