6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bono iptali davasında zamanaşımı def'i re'sen gözetilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1080 E. 2020/947 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Kıymetli evrak iptali / Zayikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalZamanaşımıusul emsali

Gerekçe özeti

Zayi nedeniyle kıymetli evrakın (bono) iptali davası hasımsız açılan, üçüncü kişiler açısından kesin hüküm doğurmayan ve maddi hukuk açısından şekli kolaylık sağlayan bir dava türüdür. Bu davaların zamanaşımına tabi olduğu kanunla düzenlenmemiştir; zamanaşımı bir def'i olduğundan hasımsız davada hakim tarafından re'sen göz önüne alınamaz. Senetteki hakkın zamanaşımına uğramış olması, zayi nedeniyle iptal kararı verilmesine engel oluşturmaz.

Ele alınan sorunlar

Zamanaşımına uğrayan bono için iptal davası açılıp açılamayacağı → kabul

İddia: Davacılar vekili, ibraz tarihinin hatalı belirlendiğini, senetlerin kötü niyetli kişilerin eline geçip vade kısmının doldurularak tedavüle sokulması riski bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 778/1 atfıyla bonolara da uygulanan TTK 757 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın iptali davası, hamilin senetten kaynaklanan haklarını korumaya ve teminat altına almaya yönelik bir davadır. Dava hasımsız nitelikte olduğundan üçüncü kişiler açısından kesin hüküm doğurmaz; mahkemece iptal kararı verilse dahi senedi elinde bulunduran kişi, henüz ödeme yapmamış keşideci, lehtar veya kendisinden önceki cirantalara müracaat edebilir. Alınan iptal kararı senetten kaynaklanan meşru hamilin haklarını sona erdirmez. Yasa koyucunun iptal davasına gerek duymasının nedenlerinden biri, iptal kararı sonrası hakkın hamil tarafından senetsiz tahsilini veya yeni senet düzenlenmesini sağlamak (TTK 652), diğeri ise iyi niyetle iptal kararı getiren hamile ödeme yapan borçluyu, senedi ele geçiren üçüncü kişilere karşı sorumluluktan kurtarmaktır. İptal davaları maddi hukuk açısından kesin hüküm ifade etmeyen, sadece şekli bakımdan kolaylık sağlayan bir dava türüdür; bu davaların zamanaşımına tabi olduğu kanunla düzenlenmemiştir, kaldı ki zamanaşımı def'i bir itiraz olduğundan hasımsız açılan bir davada hakim tarafından re'sen göz önüne alınamaz. Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteyebilmek için gerekli şartlardan biri senette mündemiç hakkın varlığını sürdürmesi olsa da, senetteki hakkın zamanaşımına uğramış olması iptal kararı verilmesine engel değildir. Bu nedenle mahkemenin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davayı reddetmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın taşıyıcı gerekçesi, zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptali davalarında senetteki hakkın zamanaşımına uğramış olmasının davanın reddi için yeterli olmadığını ve zamanaşımının bir def'i niteliğinde bulunduğundan hasımsız davada hakim tarafından re'sen göz önüne alınamayacağını ortaya koymaktadır; benzer bono/kambiyo senedi iptali davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Kararda, zamanaşımının bir def'i niteliğinde olduğu ve hasımsız açılan bir davada hakim tarafından re'sen göz önüne alınamayacağı, senetteki hakkın zamanaşımına uğramış olmasının zayi nedeniyle iptal kararı verilmesine engel olmadığı belirtilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptali bono zamanaşımı def'i hasımsız dava kesin hüküm ibraz süresi meşru hamil

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 778TTK 778-(1)ıTTK 757TTK 704TTK 749TTK 652 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 362(1)-ç

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1080

KARAR NO 2020/947

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/07/2020

NUMARASI 2020/296 Esas - 2020/336 Karar

DAVA

Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/10/2020

Davanın reddine ilişkin hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili, müvekkillerine ait taşınmazların kiraya verilmesine yönelik düzenlenen kira sözleşmesi gereği kiracı tarafından kira parasının ve kiralayanın teminatı olarak müvekkillerine verilen; 150.000-USD ve 300.000-USD bedelli, 05/07/2010 düzenleme tarihli ve görüldüğünde vadeli, keşidecisi ...San. ve Tic. Ltd. Şti., lehtarı ... ve ... olan bonoların kaybolduğunu ileri sürerek bonolar üzerine ödeme yasağı konularak zayi nedeniyle iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, olaya uygulanması gereken TTK'nın 778.maddesinin yollamasıyla aynı yasanın 704.maddesinde görüldüğünde ödenmek üzere düzenlenen poliçelerin ibrazında veya poliçenin düzenleme gününden itibaren bir yıl içinde ödenmesi için ibrazı gerektiği hükmü düzenlenmiş olup; yine aynı yasanın 778.maddesinin yollamasıyla 749.maddesinde ise; "Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar...." düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre bonolarda zamanaşımı süresi vadeden itibaren 3 yıl olduğunu, kaybolduğu ileri sürülen iptali istenilen dava konusu bonoların düzenleme tarihleri 05/07/2010 günü olup, vadeleri bulunmadığını, bu durumda ibraz süreleri değinildiği gibi 05/07/2011 tarihinde dolmakta olup, bu tarihten itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresi olan 05/07/2014 tarihinde zamanaşımına uğramak suretiyle kambiyo senedi niteliklerini yitirdiğini, dolayısıyla TTK'nın 757 vd.maddeleri gereği eldeki dava açılamayacağından davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacılar vekili; bu davanın ikamesindeki amaç; senetlerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi durumu karşısında senedin keşidecisinin ve müvekkillerinin zarara uğramasının önüne geçilmek istendiğini, vade kısmı boş bırakılan görüldüğünde vadeli senetlerin kötü niyetli kişilerin eline geçip vade kısmının doldurulması ihtimali olanak dahilinde olduğunu, senetlerin vade kısmı kötüniyetli kişilerce doldurularak tedavüle sokulma riski bulunduğunu, bu sebeple Yerel Mahkeme'nin ibraz tarihini 05/07/2011 olarak belirlemesi hatalı olduğunu, mahkeme bu kararı neticesinde bahse konu 150.000- USD ve 300.000- USD bedelli oldukça yüksek meblağlı senetler kayboldukları için akıbetleri müvekkilleri tarafından takip edilememekle birlikte her an kötü niyetli kişilerin eline geçip vade tarihleri doldurulmak suretiyle tedavüle sokulması tehlikesiyle karşı karşıya olduklarından, kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi ve senetlere ilişkin olarak ivedilikle ödeme yasağı konularak iptallerine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK nun 778-(1)ı maddesi atfıyla bonolara da uygulanacağı bildirilen TTK'nun 757 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın iptali davaları hamilin senetten kaynaklanan haklarını korumasına ve haklarını temin etmesine yönelik bir davadır. Öncelikle dava hasımsız dava niteliğinde olduğundan, 3. kişiler açısından kesin hüküm doğurmadığından, mahkemece iptal kararı verilse dahi yasal çerçevede senedi elinde bulunduran kişi henüz ödeme yapmamış keşideci, lehtar veya kendisinden önceki cirantalara müracaat edebilir. Alınan iptal kararı senetten kaynaklanan meşru hamilin haklarını sona erdirmez. Yasa koyucunun iptal davasına gerek duymasının en önemli iki nedeninden bir tanesi iptal kararı sonrası hakkın hamil tarafından senetsiz tahsilini veya yeni bir senet düzenlenmesini sağlamak (TTK'nun 652), iyi niyetle, iptal kararı getiren hamile ödeme yapan borçluyu, senedi ele geçiren üçüncü kişilere karşı senetten kaynaklanan borç nedeniyle sorumluluktan kurtarmaktır.

İptal davaları maddi hukuk açısından kesin hüküm ifade etmeyen sadece şekli bakımından kolaylıklar sağlayan bir dava türü olup, bu davaların zamanaşımına tabii olduğu hususu kanunla düzenlenmiş olmadığı gibi, zamanaşımı def'i bir itiraz olmadığından hasımsız açılan bir davada hakim tarafından resen göz önüne de alınamaz. Dava konusu edilen bonoların zamanaşımına uğradığı def'i olduğundan kural olarak hakim tarafından re'sen göz önüne alınamaz. Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir. Bununla birlikte senetteki hakkın zamanaşımına uğramış olması iptal kararı verilmesine engel değildir. Buna göre mahkemenin senetlerin zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,zayii nedeniyle iptal istemi üzerine gerekli ilanlar yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2020 Tarih 2020/296 Esas-2020/336 Karar sayılı hükmünün HMK.'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine, Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının isteği halinde davacılara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/10/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/165278 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.