Tasfiyesi eksik/hatalı yapılan şirketin ihyası davasında hukuki yarar
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/326 E. 2021/279 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Sicilden terkin edilen bir şirket hakkında, terkin öncesinde veya terkin sırasında derdest bir alacak davası bulunuyorsa ve bu dava tasfiye sürecinde sonuçlandırılmamışsa, davacının şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı vardır; terkin edilen şirketin gerçekten borçlu olup olmadığı ihya davasının konusu değildir, bu husus esas alacak davasında incelenir. Derdest bir dava sürerken tasfiyenin sonlandırılıp sicilden terkin sağlanması, tasfiyenin usulüne uygun yapılmadığına işaret eder ve TTK 547 uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması gerekir. Ek tasfiye talebiyle açılan davalar çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan bu davalarda verilen kararlar kesindir, temyiz yolu açık değildir.
Ele alınan sorunlar
Terkin edilen şirketin ihyası talebinde davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davalı tasfiye memurları vekili, terkin olunan şirketin davacıya borcu bulunmadığını, iddia olunan alacakla illiyet bağının olmadığını, bu nedenle davacının hukuki yararının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz edilemez ve bundan zarar görenler şirketin ihyasını talep edebilir. Dosya kapsamından, davacı tarafından terkin olunan şirket aleyhine açılmış alacak talepli bir davanın bulunduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği tarihte sicil kaydının terkin edildiği anlaşıldığından davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Terkin edilen şirketin borçlu olup olmadığı bu davanın konusu değildir; bu husus esas davada incelenebilecek niteliktedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yargılama sürerken tasfiyenin sonlandırılıp sicilden terkin edilmesinin tasfiyenin usulsüzlüğüne karine oluşturması ve ek tasfiye zorunluluğu → ret
Gerekçe: TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunludur. Derdest bir dava yargılaması sürerken şirketin tasfiyesinin sonlandırılarak sicilden terkininin sağlanması, tasfiyenin usulüne uygun yapılmadığı anlamına gelir. Bu nedenle mahkemenin, yargılamanın tamamlanması için tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memurlarının atanmasına ilişkin hükmü yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ek tasfiye işleminin çekişmesiz yargı işi olması ve buna bağlı kanun yolu sonucu → tartışılmadı
Gerekçe: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili ilamı ile, şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesi uyarınca açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı ve ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu tespit edilmiştir. Çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından karar kesin olarak verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Derdest alacak davası sürerken şirketin tasfiyesinin sonlandırılıp sicilden terkin edilmesinin tasfiyenin usulsüzlüğüne işaret ettiği ve bu durumda davacının ihya talebinde hukuki yararının bulunduğu yönündeki değerlendirme ile ek tasfiye taleplerinin çekişmesiz yargı işi sayılarak kesin hükme bağlanması yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ek tasfiye↗ tasfiye memuru↗ hukuki yarar↗ çekişmesiz yargı işi↗ sicilden terkin↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/326
KARAR NO 2021/279
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/11/2020
NUMARASI 2020/87 Esas-2020/603 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/03/2021
Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı tasfiye memurları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 387853 sicil numarasında kayıtlı iken sicilden 31/05/2017 tarihinde terkin olunan "Tasfiye Halinde ..." aleyhine müvekkili tarafından İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/410 esas sayılı dosyası ile alacak talepli dava açıldığını, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/410 esas sırasında derdest olan iş bu davada alınan ara karar ile "Tasfiye Halinde ..."nin ihyası talebi ile dava açmak üzere süre verildiğini belirterek anılan davada taraf teşkilinin sağlanması için ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ... vekili; tüzel kişiliğinin ihyası talep edilen şirketin sicil kaydının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca terkin edildiğini, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yasal hasım konumunda bulunduğunu, bu nedenle harç, yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.2-Davalı tasfiye memurları vekili; müvekkillerinin tasfiye işlemlerini usul ve yasaya uygun şekilde eksiksiz olarak yerine getirdiklerini, davacının hiçbir alacağının bulunmadığını, ek tasfiye işleminin ve tasfiye memurunun ataması için hukukî şartların gerçekleşmediğini ve davacının hukukî menfaatinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, bir şirket hakkında açılmış davanın bulunması, ilam nedeni ile icra takibi yapılacak olması veya tasfiye edilmemiş mal varlığının bulunması şirketin tasfiye işlemlerinin eksik sonuçlandırıldığını gösterdiği,şirketin sicil dosyası vetalebe konu mahkeme dosyası getirtilip incelenmiş olup, tüm dosya kapsamından İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/410 Esas sırasında davacı vekili tarafından davalı ... sicil numaralı Tasfiye Halinde ....AŞ aleyhine açılmış alacak talepli dava olduğu, ... sicil nolu Tasfiye Halinde ...'nin tasfiyesinin sona erdiği 31/05/2017 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği, dolayısı ile terkin işleminin tasfiye nedeniyle yapıldığı gerekçesiyle, TTK 547.
maddesi uyarınca yasal koşulları oluşan davanın kabulü ile ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin önceki tasfiye memurları ..., ... ve ...'un atanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memurları vekili; davacı tarafından İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/410 Esas sayılı dosyaya bozma ilamı öncesi ibraz olunan asılsız ve hükümsüz kayıt içerir protokole dayalı olarak terkin olunan ... AŞ'nden alacak iddiasında bulunduğunu, ancak terkin olunan şirketin, davacıya borcu bulunmadığını ve iddia olunan borç ile hiçbir illiyet bağının olmadığını, bu sebeple de menfaat şartının sağlanmadığını, TTK.'nın 536. maddesine göre tasfiye memuru atanmadığı sürece yönetim kurulu tarafından tasfiyenin yapılacağının söylendiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp, bu durumda bundan zarar görenler şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip bulunmaktadır. Tüm dosya kapsamından İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/410 Esas sırasında davacı vekili tarafından davalı ... sicil numaralı Tasfiye Halinde ... aleyhine açılmış alacak talepli dava olduğu, ... sicil nolu Tasfiye Halinde ...'nin tasfiyesinin sona erdiği 31/05/2017 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, İstanbul 2.ATM nin 2019/410 esas sayılı dosyada dava tarihinin 19.3.2012 tarihi olduğu ,bozmadan evvel esas numarasının 2017/981 olduğu ancak ,daha evvel verilen bir bozma kararı daha bulunduğu yargılama sırasında şirketin tasfiyesi sonlandırılarak sicilden terkinin sağlandığı anlaşılmaktadır.Terkin edilen şirketin borçlu bulunup bulunmadığı bu davanın konusunu teşkil etmemektedir.Yargılama sürerken tasfiyenin sonlandırılması tasfiyenin usulüne uygun yapılmadığı anlamına gelmektedir. Davalı tasfiye memurlarının savunmalarının esas davada incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin yargılamanın tamamlanması için tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memurlarının atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurlarının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yargıtay HGKnun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile " şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, ek tasfiyenin " çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbit edilmesi nedeniyle, çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memurları vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna,başkaca harç alınmasına yer olmadığına ,İstinaf yoluna başvuran davalı tasfiye memurları tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 02/03/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/142396 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi