6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sicilden terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1544 E. 2025/1676 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalZamanaşımıDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ek Tasfiye mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TTK 547 uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, şirketin yeniden tescili istenebilir. Tasfiye aşamasında muaccel olmayan veya uyuşmazlıklı borçlar notere depo edilmemiş veya teminata bağlanmamışsa, tasfiye eksik kabul edilir ve terkinden önce doğmuş bir alacağa ilişkin dava (terkinden sonra açılmış olsa dahi) davacının şirketin ihyasında hukuki yararının bulunduğunu gösterir. TTK 547'de zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediğinden, olağan tasfiye sonucu terkin edilen şirketler için ihya talebine süre itirazı ileri sürülemez. Tasfiyeyi eksik bırakan tasfiye memuru, bu eksiklik nedeniyle açılan ihya davasının yargı giderinden sorumlu tutulur.

Ele alınan sorunlar

Şirketin ihyası için hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiye sürecinin usulüne ve kanuna uygun olarak tamamlandığını, ek tasfiye şartlarının gerçekleşmediğini ve davacının hukuki yararının bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması hâlinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Tasfiye aşamasında muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da yeterli teminat ile karşılanması gerekir (TTK 541). Bu yapılmadan tasfiye süreci sonuçlandırılıp şirket sicilden terkin edilmişse, şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir. Şirket hakkında terkinden önce doğan bir iş kazası nedeniyle tazminat davası açıldığı ve halen görülmekte olan bu davanın terkinden önce meydana gelen sebeplere dayandığı anlaşılmakla, davanın terkinden sonraki bir tarihte açılmış olması, tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapıldığı sonucunu doğurmaz; davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ek tasfiye talebinde zamanaşımı/hak düşürücü süre itirazı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, terkinden itibaren zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 547. maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir; olağan tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicil kaydı terkin edildiğinden, TTK geçici 7. maddesindeki ve Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen hak düşürücü sürenin uygulanması söz konusu değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Eksik tasfiye nedeniyle yargı gideri ve vekalet ücretinden tasfiye memurunun sorumluluğu → ret

Gerekçe: HMK'nın 326/1. maddesi gereğince yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınır. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur; şirket hakkında derdest bir dava görülmekte iken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK 547 kapsamında ek tasfiye/ihya talebinde hukuki yararın terkin sonrası açılan davalarda da terkin öncesi doğan alacak sebebiyle var olabileceği ve bu maddede zamanaşımı/hak düşürücü süre öngörülmediği yönündeki tespitler açısından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
TTK'nın 547. maddesinde ek tasfiye/şirketin ihyası talebi için zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir; olağan tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicil kaydı terkin edilen şirketlerde TTK geçici 7. maddesindeki (Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen) hak düşürücü süre uygulanmaz.
Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye hukuki yarar hak düşürücü süre zamanaşımı tasfiye memuru sorumluluğu sicilden terkin

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 541TTK geçici 7 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326-(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1544

KARAR NO 2025/1676

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/07/2025

NUMARASI 2025/252 Esas 2025/582 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ 04/04/2025

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ... Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti.'nin (İTO Sicil ...) bünyesindeki ... 1 daha sonraki ismi ... isimli kuru yük gemisinde 10.02.2005 tarihinden 23.10.2014 tarihine kadar, hizmet akdi uyarınca... olarak çalıştığını, ... isimli kuru yük gemisinin İstanbul, ... İskelesinde bulunduğu sırada 20.10.2009 tarihinde saat 22.00’de ambar temizliği için merdivenlerden inerken dengesinin bozulması üzerine düşerek ağır yaralanan müvekkilinin %18,20 oranında sürekli iş göremez duruma düştüğünü, işçilik alacakları ve iş kazasından doğan tazminat alacakları için İstanbul 18. İş Mahkemesinin 11.11.2014 tarihinde dava açıldığını, işçilik alacaklarına ilişkin dava tefrik edilerek 04.06.2018 tarih, 2016/218 esas ve 2018/238karar sayıyla karara bağlanarak davalılar mahkum oldukları tazminatı 10.08.2018 tarihinde ödediğini, aynı Mahkemenin 27.05.2021 tarih ve 2014/673esas., 2021/287 karar sayılı kararıyla, iş kazası nedeniyle de tazminata mahkum edilen şirketin İTO sicil kayıtlarına göre ortaklar kurulunun 27.08.2013 tarihli kararı ile tasfiyesinin başlatılmasına karar verilerek ...'ın tasfiye memuru tayin edildiği,kararın 16.09.2013 tarihinde tescil edildiğini şirket terkin edilmeden önce hakkında açılan bir alacak davası bulunduğunu, tasfiye memurunun bu davadan haberdar olduğunu,eksik işlemler neticesinde tasfiyenin hukuken sonuçlandığı kabul olunamayacağını, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün 543441-0 Sicil No.

ve 0455-0278-4000-0016 Mersis No.lu sicilinde kayıtlı ... Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, Ek Tasfiye işlemlerini yerine getirmek üzere tasfiye memuru tayin edilerek ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı tasfiye memuru vekili; davacı lehine hükmedilen işçilik alacaklarının davacının da dava dilekçesinde belirttiği üzere 10/08/2018 tarihinde davacıya ödendiğini, iş kazasına ilişkin diğer dosya olan 2014/673 Esas sayılı dosyada müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedildiğini ve kararın taraflarca istinaf edildiğini, şirketin 30/06/2012 tarihinde tasfiyeye girdiğini, 26/07/2012 yılında tasfiye kararının tescil edildiğini, ilk ilanın 10/08/2012 tarihinde, ikinci ilanın 17/08/2012 tarihinde ve son olarak üçüncü ilanın 24/08/2012 tarihinde yapıldığını, üçüncü ilanın yayımlanması akabinde 1 yıllık süre sonunda davacı tarafından herhangi bir alacak iddia edilmediğini, 1 yıl geçmesinin ardından ortaklar kurulu tarafından 27/08/2013 tarihinde tasfiyenin sonlandırıldığını kararın 16/09/2013 tarihinde tescil edildiği ve sicilden terkin edildiğini, 20/09/2013 tarihinde ise Şirket'in tasfiye ve terkin edildiğinin ilan edildiğini, davacı tarafından her iki davanın 11/11/2014 tarihinde açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı ...

Sicil Müdürlüğü vekili; müvekkili kurumun, TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi'nin hakkında İstanbul 18. İş Mahkemesinin 2014/673 Esas, 2021/287 karar sayılı dosyası ile verilen kararın infazı işlemlerinin bulunduğu, TTK 547.maddesindeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 543441-0 sicil numarasına kayıtlı bulunup 16/09/2013 tarihinde tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi'nin 6102 sayılı TTK 547 maddesi gereğince İstanbul 18. İş Mahkemesinin 2014/673 Esas, 2021/287 karar sayılı dosyası ve dosyanın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve şirketin yeniden ticaret siciline tesciline, Şirkete ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru vekili; şirketin 16/09/2013 tarihinde ticaret sicilinden usulüne uygun olarak terkin edilip tüzel kişiliği sona erdirildikten yaklaşık 14 ay sonra 11/11/2014 tarihinde açıldığını, şirketin tasfiye sürecinin usulüne ve kanuna uygun olarak tamamlandığını, ek tasfiye şartları gerçekleşmediğini, davacının hukuki yararının bulunmadığını, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. İstanbul 18. İş Mahkemesinin 2014/673 Esas sayılı dosyasının 11/11/2014 tarihinde açıldığı ve davadışı şirketin taraf sıfatı bulunduğu, şirketin 26/07/2012 tarihinde tasfiye kararı alıp, 16/09/2013 tarihinde tasfiye sonu kararı sicile tescil edildiğinden sicilden terkin edildiği anlaşılmaktadır.TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının,YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı" düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.

Ticaret Sicil kayıtlarında tasfiyenin sona erdiği 16/09/2013 tarihinde tescil edilerek sicilden terkin edildiği, şirketin İstanbul 18. İş Mahkemesi'nin 2014/673 esas sayılı dosyasında davalı sıfatıyla taraf olduğu; davanın karara bağlanabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Tasfiye aşamasında muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların Notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekir. (TTK nın 541madde) Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp şirket sicilden terkin edilmiş ise, şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir. Şirket hakkında terkinden evvel doğan iş kazası nedeniyle tazmina davası açıldığı anlaşılmakla,halen görülmekte olan davanın terkinden evvel meydana gelen sebeblere dayandığı,davanın terkinden daha sonra bir tarihte açılmasının davalı tasfiye memurunun tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Davalı tasfiye memuru vekili terkinden zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığını ileri sürmüş ise de;

TTK'nın 547.maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediği, olağan tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicil kaydının terkin edildiği, bu nedenle TTK'nın geçici 7 maddesindeki Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen hak düşürücü sürenin uygulanması söz konusu olmadığından davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup, şirket hakkında derdest bir dava görülmekte iken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davanın açılmasına neden olan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.

Açıklanan nedenlerle, şirketin sınırlı ihyasına, tasfiye memuru atanmasına, eksik tasfiye yapması nedeniyle davalı tasfiye memuru aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı tasfiye memuru ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 765-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1372 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.