Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16448 E. 2015/11619 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/336', '818/41']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harç ikmali↗ harca esas değer↗ nispi karar harcı↗ harcın ikmali↗ maktu harç↗ harcın tamamlanması↗ re'sen gözetilme↗ ek mehil↗ zamanaşımı başlangıcı↗ peşin karar harcı↗ oy yasağı↗ tmsf↗ fer'i müdahil↗ harç↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın BK'nun 41, 55 ve TTK'nın 336 maddesine dayanması nedeniyle zamanaşımının başlangıcının davaya konu paranın ilgili Of. Bank'tan tahsilinin mümkün olmadığının anlaşıldığı tarihten başlaması gerektiğinden zamanaşımının dolmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın 84.000,000 USD'nin tazminine ilişkin olduğu, HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının koşullarının oluşmadığı, HMK'nın 109/2. maddesindeki kısmi dava açma yasağı da dikkate alındığında dava değeri 84.000,00 USD'nin dava tarihindeki TL karşılığına göre hesaplanacak harç bulunmakla bu miktar üzerinden harcın ikmali gerekmekte ise de Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda eldeki dava kural olarak nispi harca tabii olmakla birlikte davanın davalı tarafı harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli harç maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın maktu harç miktarı olduğu, davacı tarafça da bu miktarda peşin harcın yatırılmış olduğu anlaşıldığından harç ikmali yönünde HMK'nın 120. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 84.000,00 USD'nin 21/12/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davacı lehine 1.000 USD karşılığı 2.175,90 TL üzerinden vekalet ücreti taktirine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, off shore alacağının tahsili istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya yatırdığı 84.000 USD'nin hükmen tahsilini talep etmiş, ancak dava dilekçesinin birinci sayfasında dava değerini 1.000 USD göstererek bu meblağ üzerinden harç yatırmıştır. Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen 84.000,00 USD üzerinden harcın ikmali gerektiği ancak Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda işbu dava nispi harca tabii olmakla birlikte davalı taraf harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli harç maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın maktu harç miktarı olduğu belirtilerek harç ikmali yönünde uygulanma yapılmayıp davanın kabulüne karar verilmesine rağmen anılan gerekçeye ve atıf yapılan Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararına aykırı olacak şekilde hüküm fıkrasının 6. bendinde davacının dava dilekçesinde harca esas değeri 1.000,00 USD olarak gösterdiği belirtilerek bu meblağ üzerinden davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Harçlar Kanunu, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. Harçlar Kanunu'nun 30'uncu maddesinde peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmayacağı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409'uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının, noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu, aynı Kanun'un 32'nci maddesinde de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere somut dava nisbi harca tabi bir dava olup mahkemece, harcın ödenip ödenmediğinin resen gözönünde bulundurulması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca harcın ikmali için öncelikle davacı tarafa mehil verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre harç ikmali cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt III, syf.3154, Cilt V, syf.5317) neticesine göre karar verilmesi gerekirken anılan yasal düzenlemeler nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili, davalı Banka vekili, fer'i müdahil TMSF vekili ve fer'i müdahil OYAK vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortak olmayanın batıllık tespitinde hukuki yararı ve nisbi harcın resen ikmali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9500 E. 2016/4813 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar · aktif husumet
Benzer bu kararda… hinde ve bakiye hisselerini de 28/02/2013 tarihinde yapılan sözleşme ile devrettikleri, dava tarihi itibariyle davacıların davalı şirkette hisselerinin bulunmadığı, «genel kurul kararlarının iptaline» yönelik dava açma hakkının TTK'nun 445 ve 446.maddeleri gereğince sadece pay sahiplerine tanınan bir hak olduğu, dava tarihi itibariyle davacıların davalı şirkette pay sahibi olmamaları nedeniyle genel kurul kararlarının iptaline yönelik dava açamayacakları, 18/02/2013 tarihli sözleşme ile davacıdan hisselerini devrederken hisse devir nedeniyle bedellerini aldıklarını, paylarını devrettiklerini, pay sahibi sıfatlığının kalmadığını ve pay devrinden dolayı ileriye yönelik bir talep haklarının kalmadığını açıkça beyan ve imza ettikleri, davacıların bu davayı açmadan önce 03/07/2007 tarihli ve 14/06/2006 tarihli genel kurul kararlarına yönelik dava açtıkları, açılan bu davalarda daha önce yapılan genel kurullarda «sahtecilik» fiilinin işlendiğine dair iddia da bulunmadıkları, en «son» yapılan genel kurul toplantısından 7 yıl sonra huzurdaki davanın açıldığı gerekçesiyle asıl davada geçmiş dönemlere ait «kar payı» talebinde bulunulmuşsa da usulüne uygun harçlandırılarak açılmış dava olmadığından bu yönde karar «verilmesine yer olmadığına», asıl ve birleşen davadaki genel kurul kararlarına yönelik taleplerin «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve şirket ortağı olmayan kişilerin «anonim şirket» genel kurullarında alınan kararların batıl olduğunun tespitini istemekte halen mevcut «hukuki yararının» bulunması ve bu durumun yargılamanın her safhasında mahkemece resen nazara alınacak olmasına (Bkz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/13 E. 2018/7917 K.
Ortak:harç ikmali · nispi karar harcı · harcın ikmali · harcın tamamlanması · re'sen gözetilme · ek mehil · harç
İncelediğiniz karardaBank'tan tahsilinin mümkün olmadığının anlaşıldığı tarihten başlaması gerektiğinden «zamanaşımının» dolmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın 84.000,000 USD'nin tazminine ilişkin olduğu, HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının koşullarının oluşmadığı, HMK'nın 109/2. maddesindeki kısmi dava açma «yasağı» da dikkate alındığında dava değeri 84.000,00 USD'nin dava tarihindeki TL karşılığına göre hesaplanacak «harç» bulunmakla bu miktar üzerinden «harcın ikmali» gerekmekte ise de Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda eldeki dava kural olarak «nispi harca» tabii olmakla birlikte davanın davalı tarafı harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli harç maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın «maktu harç» miktarı olduğu, davacı tarafça da bu miktarda «peşin harcın» yatırılmış olduğu anlaşıldığından «harç ikmali» yönünde HMK'nın 120. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 84.000,00 USD'nin 21/12/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davacı lehine 1.000 USD karşılığı 2.175,90 TL üzerinden «vekalet ücreti» taktirine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen 84.000,00 USD üzerinden «harcın ikmali» gerektiği ancak Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda işbu dava «nispi harca» tabii olmakla birlikte davalı taraf harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli «harç» maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın «maktu harç» miktarı olduğu belirtilerek «harç ikmali» yönünde uygulanma yapılmayıp davanın kabulüne karar verilmesine rağmen anılan gerekçeye ve atıf yapılan Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararına aykırı olacak şekilde hüküm fıkrasının 6. bendinde davacının dava dilekçesinde «harca esas değeri» 1.000,00 USD olarak gösterdiği belirtilerek bu meblağ üzerinden davacı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca «harcın ikmali» için öncelikle davacı tarafa «mehil» verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre «harç ikmali» cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca «harcın ikmali» için öncelikle davacılar vekiline «mehil» verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre «harç ikmali» cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Harçlar Kanunu, «harç» alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'«sen) gözetilmesini» hükme bağlamıştır.
492 sayılı Harçlar Yasası'nın 28/1-a maddesinde karar ve ilam «harçlarının» dörtte birinin peşin alınacağı, aynı Yasanın 30'uncu maddesinde peşin karar ve ilam «harcı tamamlanmadıkça» davaya devam olunmayacağı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409'uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının, noksan olan harcın ödenm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · dürüstlük kuralına aykırılık · temsil yetkisi · yapılmamış sayılma · butlan · sözleşmenin iptali · davadan feragat · kira sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı «anonim şirketin» kendi paydaşlarından bağımsız ayrı bir «tüzel kişiliğinin» olduğu, şirket işlemlerinin kurullar eliyle gerçekleştirildiği, somut olayda davalı şirketin 13/05/2009 tarihli genel kurulunda oy birliği ile alınan karar ile yönetim kuruluna «kira sözleşmesi» yapma yetkisi verildiği, yönetim kurulunun da bu «yetki» kapsamında sözleşme yaptığı, davacı paydaşların ortağı olduğu şirketin yönetim kurulunun «temsil yetkisi» kapsamında akdetmiş olduğu «sözleşmenin iptalini» talep etme hakkının bulunmadığı, bununla birlikte, davacılar tarafından iptali istenen «yönetim kurulu» kararının ve kira sözleşmesinin 2009 yılında yapılmış olduğu, 2009 yılından bu yana davacı paydaşlar tarafından bu duruma itiraz edilmediği, davacılar tarafından 2009 yılındaki sözleşmeye ilişkin daha önce «butlan» iddiasında bulunulmadığı, butlana ilişkin yeni bir tespitin gerçekleşmesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığı, bu suretle açılan davanın TMK'da belirtilen «iyiniyet» ve «dürüstlük kurallarına aykırılık» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. ile...SA arasında akdedilen 15/05/2009 tarihli «kira sözleşmesinin» «butlanının» tespitine, butlanı kabil kira sözleşmelerinin hukuki sonuçlarının ortadan kaldırılması için ...Gıda Mad. ...Mad.
Söz konusu «kira sözleşmelerinin» «butlanı» da talep edildiğine göre dava «nispi harca» tabi olup, yıllık kira bedelleri üzerinden harcın tespiti gerekmektedir.
2-Mahkemece kurulan hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak davacılar vekilinin 07/12/2016 «havale» tarihli dilekçesi ile davacılar ..., ... ve ... bakımından «davadan feragat» ettiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9712 E. 2010/754 K.
Ortak:harç ikmali · harcın ikmali · maktu harç · ek mehil · harç
İncelediğiniz karardaBank'tan tahsilinin mümkün olmadığının anlaşıldığı tarihten başlaması gerektiğinden «zamanaşımının» dolmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın 84.000,000 USD'nin tazminine ilişkin olduğu, HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının koşullarının oluşmadığı, HMK'nın 109/2. maddesindeki kısmi dava açma «yasağı» da dikkate alındığında dava değeri 84.000,00 USD'nin dava tarihindeki TL karşılığına göre hesaplanacak «harç» bulunmakla bu miktar üzerinden «harcın ikmali» gerekmekte ise de Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda eldeki dava kural olarak «nispi harca» tabii olmakla birlikte davanın davalı tarafı harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli harç maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın «maktu harç» miktarı olduğu, davacı tarafça da bu miktarda «peşin harcın» yatırılmış olduğu anlaşıldığından «harç ikmali» yönünde HMK'nın 120. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 84.000,00 USD'nin 21/12/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davacı lehine 1.000 USD karşılığı 2.175,90 TL üzerinden «vekalet ücreti» taktirine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen 84.000,00 USD üzerinden «harcın ikmali» gerektiği ancak Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda işbu dava «nispi harca» tabii olmakla birlikte davalı taraf harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli «harç» maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın «maktu harç» miktarı olduğu belirtilerek «harç ikmali» yönünde uygulanma yapılmayıp davanın kabulüne karar verilmesine rağmen anılan gerekçeye ve atıf yapılan Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararına aykırı olacak şekilde hüküm fıkrasının 6. bendinde davacının dava dilekçesinde «harca esas değeri» 1.000,00 USD olarak gösterdiği belirtilerek bu meblağ üzerinden davacı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca «harcın ikmali» için öncelikle davacı tarafa «mehil» verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre «harç ikmali» cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30.maddesi uyarınca «harcın ikmali» için öncelikle davacı tarafa «mehil» verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre «harç ikmali» cihetine gidilerek (Bkz.
Dava «maktu harç» yatırılarak açılmış olup yukarıda belirtildiği üzere davalılar dava değerinin az gösterildiğini ileri sürmüştür.
Baskı, Cilt III, syf.3154, Cilt V, syf.5317) ve neticesine göre hareket edilmek gerekirken, «maktu harç» üzerinden açılan davaya bakılması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza inkarı · muvafakat · ifa · protokol · kâr payı · ibraz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların dava konusu belge altındaki «imzayı inkar» ettikleri, dolayısıyla akdi ilişkinin davalı tarafça inkar edildiği, belge aslının dosyaya «ibraz» edilmediği, davacının iddiasını yasal delillerle ispat etmesi gerektiği, uyuşmazlığın niteliği ve değeri gözetildiğinde tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalılar tarafından tanık dinlenmesine «muvafakat» edilmediği, sözleşmenin kanıtlandığı düşünülse dahi BK’nun 81. maddesine göre iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde akdin ifasını talep eden tarafın kendi borcunu «ifa» etmiş veya sözleşmeye uygun ifayı teklif etmiş olması gerektiği, davacının kendi edimini de yerine getirmediği, dava konusu «protokol» hükümlerinin uygulamaya geçirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, 1.000.000 YTL (Bir milyon Yeni Türk Lirası) sermayeli davalı Torosgaz Isparta-Burdur Doğalgaz Dağıtım A.Ş’nin %70 «payının» aynen «teslimine» ilişkin olup davalı taraf, şirketin sermayesinin 1.000.000 YTL (Bir milyon Yeni Türk Lirası) olduğu ve bu nedenle tanık dinletilemeyeceğini savunmuştur.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3197 E. 2022/6190 K.
Ortak:harç ikmali · harcın ikmali · harcın tamamlanması · re'sen gözetilme · ek mehil · oy yasağı · harç · vekalet ücreti · Alacak
İncelediğiniz karardaBank'tan tahsilinin mümkün olmadığının anlaşıldığı tarihten başlaması gerektiğinden «zamanaşımının» dolmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın 84.000,000 USD'nin tazminine ilişkin olduğu, HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının koşullarının oluşmadığı, HMK'nın 109/2. maddesindeki kısmi dava açma «yasağı» da dikkate alındığında dava değeri 84.000,00 USD'nin dava tarihindeki TL karşılığına göre hesaplanacak «harç» bulunmakla bu miktar üzerinden «harcın ikmali» gerekmekte ise de Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda eldeki dava kural olarak «nispi harca» tabii olmakla birlikte davanın davalı tarafı harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli harç maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın «maktu harç» miktarı olduğu, davacı tarafça da bu miktarda «peşin harcın» yatırılmış olduğu anlaşıldığından «harç ikmali» yönünde HMK'nın 120. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 84.000,00 USD'nin 21/12/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davacı lehine 1.000 USD karşılığı 2.175,90 TL üzerinden «vekalet ücreti» taktirine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen 84.000,00 USD üzerinden «harcın ikmali» gerektiği ancak Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda işbu dava «nispi harca» tabii olmakla birlikte davalı taraf harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli «harç» maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın «maktu harç» miktarı olduğu belirtilerek «harç ikmali» yönünde uygulanma yapılmayıp davanın kabulüne karar verilmesine rağmen anılan gerekçeye ve atıf yapılan Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararına aykırı olacak şekilde hüküm fıkrasının 6. bendinde davacının dava dilekçesinde «harca esas değeri» 1.000,00 USD olarak gösterdiği belirtilerek bu meblağ üzerinden davacı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca «harcın ikmali» için öncelikle davacı tarafa «mehil» verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre «harç ikmali» cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, karşı davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca «harcın ikmali» için öncelikle karşı davacı vekiline «mehil» verilerek Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre «harç ikmali» cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Şti. ve Faktoring şirketleri arasındaki ilişkinin «faktoring sözleşmelerine» dayalı olarak «fatura alacağının devrini» içeren «temlikname» ile yapıldığı, fatura alacağının ödeme belgesi olan çekin de bu sözleşmeye dayalı fatura eki olarak devir(temlik) edildiği, 6762 sayılı TTK’nın 599/1. maddesindeki «şahsi defi» «yasağına» tabi olmayıp TTK’nın 599/2. maddesindeki düzenleme nedeniyle şahsi defiler faktoring şirketlerine karşı da ileri sürülebileceğinden davanın her faktoring şirketine verilmiş olan çekler yönünden ayrı ayrı kabul edilmesi gerektiği, karşı dava açma süresi içerisinde «harç» yatırılmamış olduğundan ve dava açma süresi kanunen belirli olan karşı dava için harç yatırılması için yeniden süre verilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın davalı …
Harçlar Kanunu, «harç» alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'«sen) gözetilmesini» hükme bağlamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi defi · alacağın devri · faktoring sözleşmesi · fatura alacağı · faktoring · nispi vekalet ücreti · alacağın temliki · lehtar
Benzer bu karardaŞti. ve Faktoring şirketleri arasındaki ilişkinin «faktoring sözleşmelerine» dayalı olarak «fatura alacağının devrini» içeren «temlikname» ile yapıldığı, fatura alacağının ödeme belgesi olan çekin de bu sözleşmeye dayalı fatura eki olarak devir(temlik) edildiği, 6762 sayılı TTK’nın 599/1. maddesindeki «şahsi defi» «yasağına» tabi olmayıp TTK’nın 599/2. maddesindeki düzenleme nedeniyle şahsi defiler faktoring şirketlerine karşı da ileri sürülebileceğinden davanın her faktoring şirketine verilmiş olan çekler yönünden ayrı ayrı kabul edilmesi gerektiği, karşı dava açma süresi içerisinde «harç» yatırılmamış olduğundan ve dava açma süresi kanunen belirli olan karşı dava için harç yatırılması için yeniden süre verilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın davalı …
Şti. ile «faktoring» şirketleri arasında «temlik» ilişkisi sabit olup, «şahsi defiler» faktoring şirketlerine karşı ileri sürülebileceğinden davalılar arasında «müteselsil sorumluluk» olmayacağı, alacak temlik edildiğinden, alacak da onun tarafından «çek» ile tahsil edildiğinden çekin ilk «lehtarına» karşı bu davanın ileri sürülemeyeceği, bu nedenle davalı ...
Ayrıca kabule göre de mahkemece, asıl davada «alacağın temlik» edildiği, söz konusu alacak çekler ile tahsil edildiğinden çeklerin «lehtarına» karşı bu davanın açılamayacağı kabul edildiğine göre davalı ...
Şti. lehine «maktu vekalet ücretine» karar verilmek gerekirken «esastan ret» hükmü kurularak anılan davalı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4148 E. 2017/2657 K.
Ortak:harç ikmali · harcın ikmali · harcın tamamlanması · re'sen gözetilme · ek mehil · harç
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca «harcın ikmali» için öncelikle davacı tarafa «mehil» verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre «harç ikmali» cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Bank'tan tahsilinin mümkün olmadığının anlaşıldığı tarihten başlaması gerektiğinden «zamanaşımının» dolmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın 84.000,000 USD'nin tazminine ilişkin olduğu, HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının koşullarının oluşmadığı, HMK'nın 109/2. maddesindeki kısmi dava açma «yasağı» da dikkate alındığında dava değeri 84.000,00 USD'nin dava tarihindeki TL karşılığına göre hesaplanacak «harç» bulunmakla bu miktar üzerinden «harcın ikmali» gerekmekte ise de Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda eldeki dava kural olarak «nispi harca» tabii olmakla birlikte davanın davalı tarafı harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli harç maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın «maktu harç» miktarı olduğu, davacı tarafça da bu miktarda «peşin harcın» yatırılmış olduğu anlaşıldığından «harç ikmali» yönünde HMK'nın 120. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 84.000,00 USD'nin 21/12/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davacı lehine 1.000 USD karşılığı 2.175,90 TL üzerinden «vekalet ücreti» taktirine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen 84.000,00 USD üzerinden «harcın ikmali» gerektiği ancak Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda işbu dava «nispi harca» tabii olmakla birlikte davalı taraf harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli «harç» maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın «maktu harç» miktarı olduğu belirtilerek «harç ikmali» yönünde uygulanma yapılmayıp davanın kabulüne karar verilmesine rağmen anılan gerekçeye ve atıf yapılan Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararına aykırı olacak şekilde hüküm fıkrasının 6. bendinde davacının dava dilekçesinde «harca esas değeri» 1.000,00 USD olarak gösterdiği belirtilerek bu meblağ üzerinden davacı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca «harcın ikmali» için öncelikle davacı tarafa «mehil» verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre «harç ikmali» cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Mahkemece 08.06.2015 tarihli «ara» kararla birleşen 2015/159 Esas sayılı dosyaya ilişkin olarak 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 30.maddesine göre 47.500.000 USD üzerinden «harç ikmalinin» yapılması için davacılar vekiline 1 haftalık «kesin süre» verilmesine, aksi takdirde HMK'nın 150.maddesi uyarınca birleşen davanın «işlemden kaldırılmasına» karar verileceğinin «ihtarına» karar verilmesinden sonra davacı vekili 22/06/2015 tarihli dilekçe ile ...
Harçlar Kanunu, «harç» alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'«sen) gözetilmesini» hükme bağlamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vasi atanması · mirasçılık belgesi · yediemin ücreti · ilmühaber · usulsüz tebliğ · dönme hakkı · eksik harcın tamamlattırılması · müdahale talebi
Benzer bu kararda1-Asıl ve birleşen 2015/159 E. sayılı davalar, taraflar arasında imzalanan «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesi» ve yed'ieminlik sözleşmesi uyarınca davalı ...'e «teslim» edilen «hamiline» yazılı hisse senetleri ile «ilmühaberlerin» davacılara iadesi, birleşen 2012/228 E. sayılı dava ise «yedieminlik ücreti» istemine ilişkindir.
End.AŞ'ye ait «hisse senedi» ve geçici «ilmühabere» bağlanmış 3000 adet ortaklık «payının» davalılar tarafından müvekkillerine iade ve «teslimi» talepli olarak HMK'nun 180. maddesi uyarınca davayı tamamen «ıslah» ettiğini bildirmiş ve «eksik harcı tamamlamamıştır».
Asli müdahale talebinde bulunan ... vekili, 15.12.2015 «havale» tarihli dilekçesi ile müvekkili hakkında mahkemece fer'i «müdahale talebinin» reddine karar verildiğini, bağımsız bir dava olan harcı yatırılan «asli müdahale» davaları hakkında müstakil bir yargılama ve karar verilmesi gerekirken bunun yapılmadığını ileri sürerek asli müdahale davaları hakkında yargılama yapılıp, müstakil bir hüküm kurulması gerektiğini talep etmiştir.
Mahkemece 17.12.2015 tarihli ek kararla, 20.10.2015 tarihli celsede talepte bulunan ...'nin dosya kapsamı ve ihtilafa göre sözleşme tarafı ve ihtilaf tarafı olmadığından dolayı «müdahale talebinin» reddine karar verildiği anlaşıldığından 15.12.2015 «havale» tarihli dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1282 E. 2011/10245 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece davacı vekilinin itirazlarının karşılanması ve eksik hususların ikmali için bilirkişi heyetinden ek rapor veya yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16448 E. , 2015/11619 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/07/2014
NUMARASI 2014/4-2014/181
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.07.2014 tarih ve 2014/4-2014/181 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.11.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. M. Ç.fer'i müdahil TMSF vekili Av. Ce.Ka., davalı ING Bank A.Ş. vekili Av. E. I.dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin E. A.Ş. M. Şubesi’ne 21.12.1999 tarihinde 84.000 USD yatırdığını, parasını çekmek istediğinde paranın off-shore bankasına havale edildiğinin söylendiğini, kendisinin bu yönde talimatı bulunmadığını ileri sürerek, 84.000 USD'nin hükmen tahsiline, paranın bankaya yattığı tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/A maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 1.000 USD göstererek bu meblağ üzerinden harç yatırmıştır.
Davalı vekili, müvekkili ile O.Bank Ltd.’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, hesap cüzdanına karşı çıkmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın BK'nun 41, 55 ve TTK'nın 336 maddesine dayanması nedeniyle zamanaşımının başlangıcının davaya konu paranın ilgili Of. Bank'tan tahsilinin mümkün olmadığının anlaşıldığı tarihten başlaması gerektiğinden zamanaşımının dolmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın 84.000,000 USD'nin tazminine ilişkin olduğu, HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının koşullarının oluşmadığı, HMK'nın 109/2. maddesindeki kısmi dava açma yasağı da dikkate alındığında dava değeri 84.000,00 USD'nin dava tarihindeki TL karşılığına göre hesaplanacak harç bulunmakla bu miktar üzerinden harcın ikmali gerekmekte ise de Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda eldeki dava kural olarak nispi harca tabii olmakla birlikte davanın davalı tarafı harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli harç maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın maktu harç miktarı olduğu, davacı tarafça da bu miktarda peşin harcın yatırılmış olduğu anlaşıldığından harç ikmali yönünde HMK'nın 120.
maddesinin uygulanmasına yer olmadığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 84.000,00 USD'nin 21/12/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davacı lehine 1.000 USD karşılığı 2.175,90 TL üzerinden vekalet ücreti taktirine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, off shore alacağının tahsili istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya yatırdığı 84.000 USD'nin hükmen tahsilini talep etmiş, ancak dava dilekçesinin birinci sayfasında dava değerini 1.000 USD göstererek bu meblağ üzerinden harç yatırmıştır. Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen 84.000,00 USD üzerinden harcın ikmali gerektiği ancak Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda işbu dava nispi harca tabii olmakla birlikte davalı taraf harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli harç maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın maktu harç miktarı olduğu belirtilerek harç ikmali yönünde uygulanma yapılmayıp davanın kabulüne karar verilmesine rağmen anılan gerekçeye ve atıf yapılan Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararına aykırı olacak şekilde hüküm fıkrasının 6.
bendinde davacının dava dilekçesinde harca esas değeri 1.000,00 USD olarak gösterdiği belirtilerek bu meblağ üzerinden davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Harçlar Kanunu, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. Harçlar Kanunu'nun 30'uncu maddesinde peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmayacağı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409'uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının, noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu, aynı Kanun'un 32'nci maddesinde de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere somut dava nisbi harca tabi bir dava olup mahkemece, harcın ödenip ödenmediğinin resen gözönünde bulundurulması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca harcın ikmali için öncelikle davacı tarafa mehil verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre harç ikmali cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt III, syf.3154, Cilt V, syf.5317) neticesine göre karar verilmesi gerekirken anılan yasal düzenlemeler nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili, davalı Banka vekili, fer'i müdahil TMSF vekili ve fer'i müdahil OYAK vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle re'sen kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı Banka vekili, fer'i müdahil TMSF vekili ve fer'i müdahil O. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130156300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz