Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/13 E. 2018/7917 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harç ikmali↗ peşin harç↗ nispi karar harcı↗ harcın ikmali↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ harcın tamamlanması↗ temsil yetkisi↗ re'sen gözetilme↗ ek mehil↗ yapılmamış sayılma↗ butlan↗ sözleşmenin iptali↗ hmk 307↗ davadan feragat↗ kira sözleşmesi↗ iyiniyet↗ dürüstlük kuralı↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ feragat↗ havale↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ harç↗ temsil↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı anonim şirketin kendi paydaşlarından bağımsız ayrı bir tüzel kişiliğinin olduğu, şirket işlemlerinin kurullar eliyle gerçekleştirildiği, somut olayda davalı şirketin 13/05/2009 tarihli genel kurulunda oy birliği ile alınan karar ile yönetim kuruluna kira sözleşmesi yapma yetkisi verildiği, yönetim kurulunun da bu yetki kapsamında sözleşme yaptığı, davacı paydaşların ortağı olduğu şirketin yönetim kurulunun temsil yetkisi kapsamında akdetmiş olduğu sözleşmenin iptalini talep etme hakkının bulunmadığı, bununla birlikte, davacılar tarafından iptali istenen yönetim kurulu kararının ve kira sözleşmesinin 2009 yılında yapılmış olduğu, 2009 yılından bu yana davacı paydaşlar tarafından bu duruma itiraz edilmediği, davacılar tarafından 2009 yılındaki sözleşmeye ilişkin daha önce butlan iddiasında bulunulmadığı, butlana ilişkin yeni bir tespitin gerçekleşmesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığı, bu suretle açılan davanın TMK'da belirtilen iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ise de aynı vekil tarafından verilen 12/12/2016 tarihli dilekçe ile davacılar ..., ... ve ... bakımından temyiz isteminden feragat edilmiştir. Feragat, HMK’nın 307. maddesi uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Davalılar vekilinin 12/12/2016 tarihli dilekçesi temyiz talebinden vazgeçme mahiyetinde ve usulen tevsik olunmakla sonuç doğurucu niteliktedir. Bu itibarla, davalı yanın davacılar ..., ... ve ...’e yönelik temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece kurulan hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak davacılar vekilinin 07/12/2016 havale tarihli dilekçesi ile davacılar ..., ... ve ... bakımından davadan feragat ettiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacılar ..., ... ve ... vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının, HMK'nın 74. maddesi ile HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11/04/1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21/11/1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacılar ..., ... ve ... vekilinin davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Dava dilekçesiyle, davalı ...nin 14/05/2009 tarihli yönetim kurulu kararı ile bu kararın fiiliyata dönüşmesi niteliğindeki 14/05/2009 ve 16/05/2009 tarihli...Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...Gıda Mad. ...Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen kira sözleşmeleri ile bunlara bağlı ...Gıda Mad. ...Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile...SA arasında akdedilen 15/05/2009 tarihli kira sözleşmesinin butlanının tespitine, butlanı kabil kira sözleşmelerinin hukuki sonuçlarının ortadan kaldırılması için ...Gıda Mad. ...Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile...SA arasında yapılan 15/05/2009 tarihli sözleşmenin baştan beri...Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile yapılmış sayılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Söz konusu kira sözleşmelerinin butlanı da talep edildiğine göre dava nispi harca tabi olup, yıllık kira bedelleri üzerinden harcın tespiti gerekmektedir. Ancak, dava dilekçesinde değer gösterilmeksizin maktu peşin harç yatırılmak suretiyle dava açılmıştır.
Harçlar Kanunu, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 28/1-a maddesinde karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin alınacağı, aynı Yasanın 30'uncu maddesinde peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmayacağı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409'uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının, noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu, aynı Kanun'un 32'nci maddesinde de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca harcın ikmali için öncelikle davacılar vekiline mehil verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre harç ikmali cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt III, syf.3154, Cilt V, syf.5317) neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken anılan yasal düzenlemeler nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16448 E. 2015/11619 K.
Ortak:harç ikmali · nispi karar harcı · harcın ikmali · harcın tamamlanması · re'sen gözetilme · ek mehil · harç
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca «harcın ikmali» için öncelikle davacılar vekiline «mehil» verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre «harç ikmali» cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Harçlar Kanunu, «harç» alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'«sen) gözetilmesini» hükme bağlamıştır.
492 sayılı Harçlar Yasası'nın 28/1-a maddesinde karar ve ilam «harçlarının» dörtte birinin peşin alınacağı, aynı Yasanın 30'uncu maddesinde peşin karar ve ilam «harcı tamamlanmadıkça» davaya devam olunmayacağı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409'uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının, noksan olan harcın ödenm …
Benzer bu karardaBank'tan tahsilinin mümkün olmadığının anlaşıldığı tarihten başlaması gerektiğinden «zamanaşımının» dolmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın 84.000,000 USD'nin tazminine ilişkin olduğu, HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının koşullarının oluşmadığı, HMK'nın 109/2. maddesindeki kısmi dava açma «yasağı» da dikkate alındığında dava değeri 84.000,00 USD'nin dava tarihindeki TL karşılığına göre hesaplanacak «harç» bulunmakla bu miktar üzerinden «harcın ikmali» gerekmekte ise de Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda eldeki dava kural olarak «nispi harca» tabii olmakla birlikte davanın davalı tarafı harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli harç maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın «maktu harç» miktarı olduğu, davacı tarafça da bu miktarda «peşin harcın» yatırılmış olduğu anlaşıldığından «harç ikmali» yönünde HMK'nın 120. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 84.000,00 USD'nin 21/12/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davacı lehine 1.000 USD karşılığı 2.175,90 TL üzerinden «vekalet ücreti» taktirine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen 84.000,00 USD üzerinden «harcın ikmali» gerektiği ancak Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda işbu dava «nispi harca» tabii olmakla birlikte davalı taraf harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli «harç» maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın «maktu harç» miktarı olduğu belirtilerek «harç ikmali» yönünde uygulanma yapılmayıp davanın kabulüne karar verilmesine rağmen anılan gerekçeye ve atıf yapılan Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararına aykırı olacak şekilde hüküm fıkrasının 6. bendinde davacının dava dilekçesinde «harca esas değeri» 1.000,00 USD olarak gösterdiği belirtilerek bu meblağ üzerinden davacı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca «harcın ikmali» için öncelikle davacı tarafa «mehil» verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre «harç ikmali» cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harca esas değer · maktu harç · zamanaşımı başlangıcı · peşin karar harcı · oy yasağı · vekalet ücreti · zamanaşımı
Benzer bu karardaBank'tan tahsilinin mümkün olmadığının anlaşıldığı tarihten başlaması gerektiğinden «zamanaşımının» dolmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın 84.000,000 USD'nin tazminine ilişkin olduğu, HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının koşullarının oluşmadığı, HMK'nın 109/2. maddesindeki kısmi dava açma «yasağı» da dikkate alındığında dava değeri 84.000,00 USD'nin dava tarihindeki TL karşılığına göre hesaplanacak «harç» bulunmakla bu miktar üzerinden «harcın ikmali» gerekmekte ise de Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda eldeki dava kural olarak «nispi harca» tabii olmakla birlikte davanın davalı tarafı harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli harç maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın «maktu harç» miktarı olduğu, davacı tarafça da bu miktarda «peşin harcın» yatırılmış olduğu anlaşıldığından «harç ikmali» yönünde HMK'nın 120. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 84.000,00 USD'nin 21/12/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davacı lehine 1.000 USD karşılığı 2.175,90 TL üzerinden «vekalet ücreti» taktirine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen 84.000,00 USD üzerinden «harcın ikmali» gerektiği ancak Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda işbu dava «nispi harca» tabii olmakla birlikte davalı taraf harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli «harç» maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın «maktu harç» miktarı olduğu belirtilerek «harç ikmali» yönünde uygulanma yapılmayıp davanın kabulüne karar verilmesine rağmen anılan gerekçeye ve atıf yapılan Yargıtay HGK'nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararına aykırı olacak şekilde hüküm fıkrasının 6. bendinde davacının dava dilekçesinde «harca esas değeri» 1.000,00 USD olarak gösterdiği belirtilerek bu meblağ üzerinden davacı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın BK'nun 41, 55 ve TTK'nın 336 maddesine dayanması nedeniyle «zamanaşımının başlangıcının» davaya konu paranın ilgili Of.
-
Ortak olmayanın batıllık tespitinde hukuki yararı ve nisbi harcın resen ikmali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9500 E. 2016/4813 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar · aktif husumet
Benzer bu kararda… hinde ve bakiye hisselerini de 28/02/2013 tarihinde yapılan sözleşme ile devrettikleri, dava tarihi itibariyle davacıların davalı şirkette hisselerinin bulunmadığı, «genel kurul kararlarının iptaline» yönelik dava açma hakkının TTK'nun 445 ve 446.maddeleri gereğince sadece pay sahiplerine tanınan bir hak olduğu, dava tarihi itibariyle davacıların davalı şirkette pay sahibi olmamaları nedeniyle genel kurul kararlarının iptaline yönelik dava açamayacakları, 18/02/2013 tarihli sözleşme ile davacıdan hisselerini devrederken hisse devir nedeniyle bedellerini aldıklarını, paylarını devrettiklerini, pay sahibi sıfatlığının kalmadığını ve pay devrinden dolayı ileriye yönelik bir talep haklarının kalmadığını açıkça beyan ve imza ettikleri, davacıların bu davayı açmadan önce 03/07/2007 tarihli ve 14/06/2006 tarihli genel kurul kararlarına yönelik dava açtıkları, açılan bu davalarda daha önce yapılan genel kurullarda «sahtecilik» fiilinin işlendiğine dair iddia da bulunmadıkları, en «son» yapılan genel kurul toplantısından 7 yıl sonra huzurdaki davanın açıldığı gerekçesiyle asıl davada geçmiş dönemlere ait «kar payı» talebinde bulunulmuşsa da usulüne uygun harçlandırılarak açılmış dava olmadığından bu yönde karar «verilmesine yer olmadığına», asıl ve birleşen davadaki genel kurul kararlarına yönelik taleplerin «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve şirket ortağı olmayan kişilerin «anonim şirket» genel kurullarında alınan kararların batıl olduğunun tespitini istemekte halen mevcut «hukuki yararının» bulunması ve bu durumun yargılamanın her safhasında mahkemece resen nazara alınacak olmasına (Bkz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3197 E. 2022/6190 K.
Ortak:harç ikmali · harcın ikmali · harcın tamamlanması · re'sen gözetilme · ek mehil · havale · harç
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca «harcın ikmali» için öncelikle davacılar vekiline «mehil» verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre «harç ikmali» cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Harçlar Kanunu, «harç» alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'«sen) gözetilmesini» hükme bağlamıştır.
492 sayılı Harçlar Yasası'nın 28/1-a maddesinde karar ve ilam «harçlarının» dörtte birinin peşin alınacağı, aynı Yasanın 30'uncu maddesinde peşin karar ve ilam «harcı tamamlanmadıkça» davaya devam olunmayacağı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409'uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının, noksan olan harcın ödenm …
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, karşı davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca «harcın ikmali» için öncelikle karşı davacı vekiline «mehil» verilerek Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre «harç ikmali» cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmek üzere İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verildiği, karşı dava dilekçesi «havale» edilirken dilekçenin kaleme saat 16.20’de «ibraz» edildiği, «harç» veznesi kapalı olduğundan harç kesilmediği notu düşülmüştür.
Harçlar Kanunu, «harç» alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'«sen) gözetilmesini» hükme bağlamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi defi · alacağın devri · faktoring sözleşmesi · fatura alacağı · faktoring · nispi vekalet ücreti · alacağın temliki · lehtar
Benzer bu karardaŞti. ve Faktoring şirketleri arasındaki ilişkinin «faktoring sözleşmelerine» dayalı olarak «fatura alacağının devrini» içeren «temlikname» ile yapıldığı, fatura alacağının ödeme belgesi olan çekin de bu sözleşmeye dayalı fatura eki olarak devir(temlik) edildiği, 6762 sayılı TTK’nın 599/1. maddesindeki «şahsi defi» «yasağına» tabi olmayıp TTK’nın 599/2. maddesindeki düzenleme nedeniyle şahsi defiler faktoring şirketlerine karşı da ileri sürülebileceğinden davanın her faktoring şirketine verilmiş olan çekler yönünden ayrı ayrı kabul edilmesi gerektiği, karşı dava açma süresi içerisinde «harç» yatırılmamış olduğundan ve dava açma süresi kanunen belirli olan karşı dava için harç yatırılması için yeniden süre verilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın davalı …
Şti. ile «faktoring» şirketleri arasında «temlik» ilişkisi sabit olup, «şahsi defiler» faktoring şirketlerine karşı ileri sürülebileceğinden davalılar arasında «müteselsil sorumluluk» olmayacağı, alacak temlik edildiğinden, alacak da onun tarafından «çek» ile tahsil edildiğinden çekin ilk «lehtarına» karşı bu davanın ileri sürülemeyeceği, bu nedenle davalı ...
Ayrıca kabule göre de mahkemece, asıl davada «alacağın temlik» edildiği, söz konusu alacak çekler ile tahsil edildiğinden çeklerin «lehtarına» karşı bu davanın açılamayacağı kabul edildiğine göre davalı ...
Şti. lehine «maktu vekalet ücretine» karar verilmek gerekirken «esastan ret» hükmü kurularak anılan davalı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9712 E. 2010/754 K.
Ortak:harç ikmali · harcın ikmali · ek mehil · harç
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca «harcın ikmali» için öncelikle davacılar vekiline «mehil» verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre «harç ikmali» cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.
Ancak, dava dilekçesinde değer gösterilmeksizin maktu «peşin harç» yatırılmak suretiyle dava açılmıştır.
Harçlar Kanunu, «harç» alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'«sen) gözetilmesini» hükme bağlamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30.maddesi uyarınca «harcın ikmali» için öncelikle davacı tarafa «mehil» verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre «harç ikmali» cihetine gidilerek (Bkz.
Dava «maktu harç» yatırılarak açılmış olup yukarıda belirtildiği üzere davalılar dava değerinin az gösterildiğini ileri sürmüştür.
Baskı, Cilt III, syf.3154, Cilt V, syf.5317) ve neticesine göre hareket edilmek gerekirken, «maktu harç» üzerinden açılan davaya bakılması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu harç · imza inkarı · muvafakat · ifa · protokol · kâr payı · ibraz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların dava konusu belge altındaki «imzayı inkar» ettikleri, dolayısıyla akdi ilişkinin davalı tarafça inkar edildiği, belge aslının dosyaya «ibraz» edilmediği, davacının iddiasını yasal delillerle ispat etmesi gerektiği, uyuşmazlığın niteliği ve değeri gözetildiğinde tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalılar tarafından tanık dinlenmesine «muvafakat» edilmediği, sözleşmenin kanıtlandığı düşünülse dahi BK’nun 81. maddesine göre iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde akdin ifasını talep eden tarafın kendi borcunu «ifa» etmiş veya sözleşmeye uygun ifayı teklif etmiş olması gerektiği, davacının kendi edimini de yerine getirmediği, dava konusu «protokol» hükümlerinin uygulamaya geçirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, 1.000.000 YTL (Bir milyon Yeni Türk Lirası) sermayeli davalı Torosgaz Isparta-Burdur Doğalgaz Dağıtım A.Ş’nin %70 «payının» aynen «teslimine» ilişkin olup davalı taraf, şirketin sermayesinin 1.000.000 YTL (Bir milyon Yeni Türk Lirası) olduğu ve bu nedenle tanık dinletilemeyeceğini savunmuştur.
Dava «maktu harç» yatırılarak açılmış olup yukarıda belirtildiği üzere davalılar dava değerinin az gösterildiğini ileri sürmüştür.
Baskı, Cilt III, syf.3154, Cilt V, syf.5317) ve neticesine göre hareket edilmek gerekirken, «maktu harç» üzerinden açılan davaya bakılması bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1886 E. 2020/939 K.
Ortak:butlan
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı «anonim şirketin» kendi paydaşlarından bağımsız ayrı bir «tüzel kişiliğinin» olduğu, şirket işlemlerinin kurullar eliyle gerçekleştirildiği, somut olayda davalı şirketin 13/05/2009 tarihli genel kurulunda oy birliği ile alınan karar ile yönetim kuruluna «kira sözleşmesi» yapma yetkisi verildiği, yönetim kurulunun da bu «yetki» kapsamında sözleşme yaptığı, davacı paydaşların ortağı olduğu şirketin yönetim kurulunun «temsil yetkisi» kapsamında akdetmiş olduğu «sözleşmenin iptalini» talep etme hakkının bulunmadığı, bununla birlikte, davacılar tarafından iptali istenen «yönetim kurulu» kararının ve kira sözleşmesinin 2009 yılında yapılmış olduğu, 2009 yılından bu yana davacı paydaşlar tarafından bu duruma itiraz edilmediği, davacılar tarafından 2009 yılındaki sözleşmeye ilişkin daha önce «butlan» iddiasında bulunulmadığı, butlana ilişkin yeni bir tespitin gerçekleşmesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığı, bu suretle açılan davanın TMK'da belirtilen «iyiniyet» ve «dürüstlük kurallarına aykırılık» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. ile...SA arasında akdedilen 15/05/2009 tarihli «kira sözleşmesinin» «butlanının» tespitine, butlanı kabil kira sözleşmelerinin hukuki sonuçlarının ortadan kaldırılması için ...Gıda Mad. ...Mad.
Söz konusu «kira sözleşmelerinin» «butlanı» da talep edildiğine göre dava «nispi harca» tabi olup, yıllık kira bedelleri üzerinden harcın tespiti gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre iptali talep edilen genel kurul kararlarından «sermaye artırımına» ilişkin 11 nolu kararının tescil ve «ilan» edilmediği gerekçesiyle «butlanına», 12 ve 13 no'lu kararlar bakımından iptal koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle 12. ve 13. maddelerinin iptali taleplerinin reddine, birleşen davada ise davacı ...'ün davalı şirkette pay sahibi olmadığı gerekçesiyle «aktif husumeti» bulunmadığından birleşen davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine dair verilen karar esas davada davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · sermaye artırımı · aktif husumet · husumet yokluğu · ilan · husumet
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre iptali talep edilen genel kurul kararlarından «sermaye artırımına» ilişkin 11 nolu kararının tescil ve «ilan» edilmediği gerekçesiyle «butlanına», 12 ve 13 no'lu kararlar bakımından iptal koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle 12. ve 13. maddelerinin iptali taleplerinin reddine, birleşen davada ise davacı ...'ün davalı şirkette pay sahibi olmadığı gerekçesiyle «aktif husumeti» bulunmadığından birleşen davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine dair verilen karar esas davada davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12216 E. 2010/3433 K.
Ortak:butlan
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı «anonim şirketin» kendi paydaşlarından bağımsız ayrı bir «tüzel kişiliğinin» olduğu, şirket işlemlerinin kurullar eliyle gerçekleştirildiği, somut olayda davalı şirketin 13/05/2009 tarihli genel kurulunda oy birliği ile alınan karar ile yönetim kuruluna «kira sözleşmesi» yapma yetkisi verildiği, yönetim kurulunun da bu «yetki» kapsamında sözleşme yaptığı, davacı paydaşların ortağı olduğu şirketin yönetim kurulunun «temsil yetkisi» kapsamında akdetmiş olduğu «sözleşmenin iptalini» talep etme hakkının bulunmadığı, bununla birlikte, davacılar tarafından iptali istenen «yönetim kurulu» kararının ve kira sözleşmesinin 2009 yılında yapılmış olduğu, 2009 yılından bu yana davacı paydaşlar tarafından bu duruma itiraz edilmediği, davacılar tarafından 2009 yılındaki sözleşmeye ilişkin daha önce «butlan» iddiasında bulunulmadığı, butlana ilişkin yeni bir tespitin gerçekleşmesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığı, bu suretle açılan davanın TMK'da belirtilen «iyiniyet» ve «dürüstlük kurallarına aykırılık» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. ile...SA arasında akdedilen 15/05/2009 tarihli «kira sözleşmesinin» «butlanının» tespitine, butlanı kabil kira sözleşmelerinin hukuki sonuçlarının ortadan kaldırılması için ...Gıda Mad. ...Mad.
Söz konusu «kira sözleşmelerinin» «butlanı» da talep edildiğine göre dava «nispi harca» tabi olup, yıllık kira bedelleri üzerinden harcın tespiti gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava, davalı şirketin «butlanının» tespiti istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri
Benzer bu karardaAncak, davacının yaptığı «yargılama giderinin» eksik hesaplanarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/13 E. , 2018/7917 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/06/2016 tarih ve 2015/318-2016/315 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 11/12/2018 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların davalı ...nin ortağı olduklarını, şirketin maliki olduğu taşınmazın 30/08/1998 tarihli kira sözleşmesiyle 10 yıllık süreyle o dönemki “... ve İhtiyaç Maddeleri Türk A.Ş'ye şimdiki “...Ticaret Merkezi A.Ş'ye kiraya verildiğini, kira sözleşmesinin süresinin bitmesi üzerine davalı...Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile... Ticaret Merkezi A.Ş. arasında yeni koşullarda yeni bir kira sözleşmesi akdedilmesi gerektiği halde bunun yapılmadığını, ...nin yöneticileri olan Bilal Ülker, Kazım Ülker ve Erdinç Ülker'in gayrimenkulü yazılı veya sözlü olarak aldıkları yönetim kurulu kararı ve bu kararın uygulamaya geçirilmesi niteliğindeki 14/05/2009 ve 16/05/2009 tarihli kira sözleşmeleriyle 16/09/2009'dan itibaren 10 yıllık olmak üzere kendilerinin ortağı oldukları davalı ...Gıda Mad.
...Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye kiraya verdiklerini, ardından ...Gıda Mad. ...Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile...Sabancı Ticaret Merkezi A.Ş. arasında alt kira özleşmesi düzenlendiğini ileri sürerek 14/05/2009 tarihli yazılı veya sözlü yönetim kurulu kararı ile bu kararın fiiliyata dönüşmesi niteliğindeki 14/05/2009 ve 16/05/2009 tarihli...Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...Gıda Mad. ...Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen kira sözleşmeleri ile bunlara bağlı ...Gıda Mad. ...Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile...SA arasında akdedilen 15/05/2009 tarihli kira sözleşmesinin butlanının tespitine, butlanı kabil kira sözleşmelerinin
hukuki sonuçlarının ortadan kaldırılması için ...Gıda Mad. ...Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile...SA arasında yapılan 15/05/2009 tarihli sözleşmenin baştan beri...Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile yapılmış sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı şirketlerin ortaklarının kişiliklerinden bağımsız ayrı tüzel kişilik olduklarını, davacılardan Mustafa Ülker, ...nin Yönetim Kurulu Başkanı ve tek başına imzaya yetkili iken 10/08/1998 tarihinde taşınmazı...Sa (...) ya 10 yıl süreyle kiraya verdiğini, hatta o tarihte bugün Burger King olarak kullanılan kısımın da kafe olarak hiç bir bedel belirlenmeksizin kiraya verildiğini, anılan taşınmazın işbu kira sözleşmesinin süresinin sona ermesinden sonra...Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından ...Gıda Mad. ...Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye kiralandığını, böylece ...Gıda Mad. ...Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin zaten 2005 yılından beri kiracısı olduğu taşınmazın tamamını kiraladığını,...Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
tarafından akdedilen kira sözleşmelerinin genel kurulun oy birliği ile verdiği yetki çerçevesinde akdedildiğini, butlanından bahsedilemeyeceğini, dava konusu edilen kira sözleşmesinin ticari hayata aykırı hiç bir husus içermediğini, kira sözleşmesinin akdedilmesi sırasında Bilal Ülker ile Erdinç Ülker'in ...nin adına tesis ettiği bir işlemin olmadığını, sözleşmenin...Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına münferiden imzaya yetkili Kazım Ülker tarafından imzalandığını, Kazım Ülker'in ...Gıda Mad. ...Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'de 30/04/2009 tarihinden itibaren paydaş olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı anonim şirketin kendi paydaşlarından bağımsız ayrı bir tüzel kişiliğinin olduğu, şirket işlemlerinin kurullar eliyle gerçekleştirildiği, somut olayda davalı şirketin 13/05/2009 tarihli genel kurulunda oy birliği ile alınan karar ile yönetim kuruluna kira sözleşmesi yapma yetkisi verildiği, yönetim kurulunun da bu yetki kapsamında sözleşme yaptığı, davacı paydaşların ortağı olduğu şirketin yönetim kurulunun temsil yetkisi kapsamında akdetmiş olduğu sözleşmenin iptalini talep etme hakkının bulunmadığı, bununla birlikte, davacılar tarafından iptali istenen yönetim kurulu kararının ve kira sözleşmesinin 2009 yılında yapılmış olduğu, 2009 yılından bu yana davacı paydaşlar tarafından bu duruma itiraz edilmediği, davacılar tarafından 2009 yılındaki sözleşmeye ilişkin daha önce butlan iddiasında bulunulmadığı, butlana ilişkin yeni bir tespitin gerçekleşmesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığı, bu suretle açılan davanın TMK'da belirtilen iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ise de aynı vekil tarafından verilen 12/12/2016 tarihli dilekçe ile davacılar ..., ... ve ... bakımından temyiz isteminden feragat edilmiştir. Feragat, HMK’nın 307. maddesi uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Davalılar vekilinin 12/12/2016 tarihli dilekçesi temyiz talebinden vazgeçme mahiyetinde ve usulen tevsik olunmakla sonuç doğurucu niteliktedir. Bu itibarla, davalı yanın davacılar ..., ... ve ...’e yönelik temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece kurulan hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak davacılar vekilinin 07/12/2016 havale tarihli dilekçesi ile davacılar ..., ... ve ... bakımından davadan feragat ettiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacılar ..., ... ve ... vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının, HMK'nın 74. maddesi ile HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11/04/1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21/11/1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davacılar ..., ... ve ... vekilinin davadan feragatine ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Dava dilekçesiyle, davalı ...nin 14/05/2009 tarihli yönetim kurulu kararı ile bu kararın fiiliyata dönüşmesi niteliğindeki 14/05/2009 ve 16/05/2009 tarihli...Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...Gıda Mad. ...Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen kira sözleşmeleri ile bunlara bağlı ...Gıda Mad. ...Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile...SA arasında akdedilen 15/05/2009 tarihli kira sözleşmesinin butlanının tespitine, butlanı kabil kira sözleşmelerinin hukuki sonuçlarının ortadan kaldırılması için ...Gıda Mad. ...Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile...SA arasında yapılan 15/05/2009 tarihli sözleşmenin baştan beri...Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile yapılmış sayılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Söz konusu kira sözleşmelerinin butlanı da talep edildiğine göre dava nispi harca tabi olup, yıllık kira bedelleri üzerinden harcın tespiti gerekmektedir. Ancak, dava dilekçesinde değer gösterilmeksizin maktu peşin harç yatırılmak suretiyle dava açılmıştır.
Harçlar Kanunu, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 28/1-a maddesinde karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin alınacağı, aynı Yasanın 30'uncu maddesinde peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmayacağı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409'uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının, noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu, aynı Kanun'un 32'nci maddesinde de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca harcın ikmali için öncelikle davacılar vekiline mehil verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre harç ikmali cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt III, syf.3154, Cilt V, syf.5317) neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken anılan yasal düzenlemeler nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin, davacılar ..., ... ve ...’e yönelik temyiz isteminin feragat nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ..., ... ve ... vekilinin davadan feragatine yönelik bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün re’sen BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 13/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465348800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz