6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15623 E. 2015/11122 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2) limited şirketin feshi ttk 636/3 sıfat yokluğu ortaklıktan çıkma limited şirket ortaklığı haklı sebep şirketin feshi alacak davası limited şirket hukuki yarar kâr payı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 549TTK 636

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin aktifinin pasifinden fazla bulunduğu, öz kaynak toplamının 203.854 TL olup şirketin ödenmiş sermayesi olan 50.000 TL'nin öz kaynak içinde fazlasıyla korunduğu, davalı limited şirketin feshini gerektirecek haklı nedenlerin bulunmadığı, ancak ortaklar arasındaki geçimsizlik gözetildiğinde davalı şirketin feshi yerine davacı ortağın, payının gerçek değerinin ödenmesi suretiyle şirketten çıkmasına izin verilmesinin uygun görüldüğü, davacının ortaklık payının değerinin bilirkişi aracılığıyla tespit edildiği gerekçesiyle davalı şirketin feshine ilişkin talebin reddine, ortaklıktan çıkma isteğinin kabulüne, davacının payının gerçek değerini oluşturan 23.298,11 TL'nin davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı şirket ortakları hakkındaki davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-[…]. D.. ve M.. D.. aleyhine açılan dava, mahkemece sıfat yokluğu nedeniyle reddedilmiş olup anılan davalılar vekilince de ret gerekçesine yönelik bir temyiz itirazında bulunulmaması karşısında, davalılar B.. D.. ve M.. D.. vekilinin temyiz isteminin, kararı temyizde hukuki yararının bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, haklı nedenlerle limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi veya şirketin feshi istemlerine ilişkindir.

Zaman itibariyle somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde, limited şirketlerin haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla fesholunabileceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 551/2. maddesinde de, her ortağın, haklı sebeplere dayanmak şartıyla şirketten çıkmasına izin verilmesini veya şirketin feshini mahkemeden talep edebileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı her iki maddede de tanımlanmamıştır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 636. ve 638. maddelerinde de benzer düzenlemelere yer verilmiştir. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir. Bununla birlikte ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesinin olanağının kalmaması gibi hallerde haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü gerekir. Somut olayda mahkemece, şirketin feshi için yeterli nedenlerin bulunmadığı ancak ortaklar arasındaki geçimsizlik ve uyumsuzluk gözetildiğinde davacının ayrılma talebinin yerinde olduğu kabul edilmiş ise de somut olarak ortaklar arasında ne gibi geçimsizliklerin ve uyumsuzlukların bulunduğu açıklanmamıştır. Ayrıca davacı tarafça, şirketin kötü yönetilmesi ve gereğinden fazla borçlandırılması ile şirkete karşı açtığı alacak davası işbu davaya dayanak yapılmış ise de dosyada mübrez bilirkişi raporundan şirketin kötü yönetilmediğinin ve aşırı borçlandırılmadığının anlaşılması karşısında geriye yalnızca davacı ile şirket arasındaki alacak davası kalmış olup bu durumda tek başına şirketten çıkma için haklı neden olarak kabul edilemez. O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davanın değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket vekilinin çıkma payına yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haklı nedenle fesih

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8755 E. 2012/9908 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirkete şirketin haklı nedenlerle feshine karar verilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15509 E. 2012/6565 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklıktan çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6309 E. 2014/11166 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Ortaklıktan Çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10910 E. 2014/2909 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/15623 E.  ,  2015/11122 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ÇANAKKALE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 11/04/2014

NUMARASI 2012/399-2014/131

Taraflar arasında görülen davada Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/04/2014 tarih ve 2012/399-2014/131 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/10/2015 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı gerçek kişilerin ise şirketin diğer ortakları ve müdürleri olduklarını, müvekkili ile davalı ortakların, diğer davalı şirketin fesih ve tasfiyesi konusunda anlaşamadıklarını, davalı ortaklar ile müvekkili arasındaki anlaşmazlık ve husumetin uzun süredir devam ettiğini ve ciddi boyutlara ulaştığını, müvekkilinin çeşitli tarihlerde şirkete verdiği borcun tahsili için açtığı davanın da devam ettiğini, bu durumun şirketin feshi için haklı neden teşkil ettiğini, şirketin davalı ortaklar tarafından kötü idare edildiğini, şirketin gereğinden fazla borçlandırılarak borca batık hale getirildiğini ileri sürerek, haklı sebeplerle müvekkilinin davalı şirketten çıkmasına izin verilmesine veya şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkili şirketin faaliyette bulunduğunu ve bu faaliyetlerden kar elde ettiğini, şirketin iyi yönetildiğini, kredi borçlarını düzenli olarak ödediğini, şirketin feshini gerektirecek bir nedenin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin aktifinin pasifinden fazla bulunduğu, öz kaynak toplamının 203.854 TL olup şirketin ödenmiş sermayesi olan 50.000 TL'nin öz kaynak içinde fazlasıyla korunduğu, davalı limited şirketin feshini gerektirecek haklı nedenlerin bulunmadığı, ancak ortaklar arasındaki geçimsizlik gözetildiğinde davalı şirketin feshi yerine davacı ortağın, payının gerçek değerinin ödenmesi suretiyle şirketten çıkmasına izin verilmesinin uygun görüldüğü, davacının ortaklık payının değerinin bilirkişi aracılığıyla tespit edildiği gerekçesiyle davalı şirketin feshine ilişkin talebin reddine, ortaklıktan çıkma isteğinin kabulüne, davacının payının gerçek değerini oluşturan 23.298,11 TL'nin davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı şirket ortakları hakkındaki davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-[…]. D.. ve M.. D.. aleyhine açılan dava, mahkemece sıfat yokluğu nedeniyle reddedilmiş olup anılan davalılar vekilince de ret gerekçesine yönelik bir temyiz itirazında bulunulmaması karşısında, davalılar B.. D.. ve M.. D.. vekilinin temyiz isteminin, kararı temyizde hukuki yararının bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, haklı nedenlerle limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi veya şirketin feshi istemlerine ilişkindir.

Zaman itibariyle somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde, limited şirketlerin haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla fesholunabileceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 551/2. maddesinde de, her ortağın, haklı sebeplere dayanmak şartıyla şirketten çıkmasına izin verilmesini veya şirketin feshini mahkemeden talep edebileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı her iki maddede de tanımlanmamıştır.

01. 07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 636. ve 638. maddelerinde de benzer düzenlemelere yer verilmiştir. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir. Bununla birlikte ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesinin olanağının kalmaması gibi hallerde haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü gerekir. Somut olayda mahkemece, şirketin feshi için yeterli nedenlerin bulunmadığı ancak ortaklar arasındaki geçimsizlik ve uyumsuzluk gözetildiğinde davacının ayrılma talebinin yerinde olduğu kabul edilmiş ise de somut olarak ortaklar arasında ne gibi geçimsizliklerin ve uyumsuzlukların bulunduğu açıklanmamıştır.

Ayrıca davacı tarafça, şirketin kötü yönetilmesi ve gereğinden fazla borçlandırılması ile şirkete karşı açtığı alacak davası işbu davaya dayanak yapılmış ise de dosyada mübrez bilirkişi raporundan şirketin kötü yönetilmediğinin ve aşırı borçlandırılmadığının anlaşılması karşısında geriye yalnızca davacı ile şirket arasındaki alacak davası kalmış olup bu durumda tek başına şirketten çıkma için haklı neden olarak kabul edilemez. O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davanın değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket vekilinin çıkma payına yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar B.. D.. ve M.. D.. vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan B.D. ve M.. D..'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/129288800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.