İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2830 E. 2015/4153 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 586↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ i̇i̇k 257↗ müteselsil kefil↗ ipotek↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ vade↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ taşıyan↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen 257. maddesinin rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını ipotek ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir. Ancak, İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız
rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Kefillerin sorumluluğu da 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Belirtilen yasa maddeleri uyarınca ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Somut olayda, asıl borçlu ile talep eden banka arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, karşı tarafların da işbu kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları, asıl borçlunun borcuna teminat teşkil etmek üzere 3. şahıslar tarafından ipotek verildiği, dosyada kefaletten kaynaklanan alacağın rehinle temin edildiğini gösterir bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, ihtiyati haciz talep edenin, kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı taşıyan karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1225 E. 2016/1974 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade · kefil · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece TBK'nın 586. maddesine göre borçluya gönderilen «kat ihtarnamesinin» sonuçsuz kalması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» talep edilebileceği gibi, taşınmaz ipoteğinin müteselsil kefillerin «kefaletini» değil, asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiği ayrıca, ihtiyati haciz talebi için alacağın varlığı hususunda «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu hususları nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, asıl borçlu ... ile «ihtiyati haciz» talep eden banka arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine ihtiyati haciz talep edilenlerin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «ipotekle» «teminat» altına alındığı, ipotek paraya çevrilmeden «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceği, borcun likit olmadığı ve alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, talebin reddine, 11/01/2016 tarihli ek kararla da, ihtiyati haciz talep eden vekiline borçlu ...'un verilen «kesin süre» içerisinde «tebligata» yarar yurt dışı adresinin bildirilmesi aksi takdirde anılan borçlu yönünden temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı «ihtarını» bildirir «muhtıranın» tebliğine rağmen süresi içerisinde muhtıraya cevap verilmediği gerekçesiyle, işbu borçlu yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yaklaşık ispat · borçlunun temerrüdü · hesap kat ihtarı · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · muhtıra · muacceliyet
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, asıl borçlu ... ile «ihtiyati haciz» talep eden banka arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine ihtiyati haciz talep edilenlerin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece TBK'nın 586. maddesine göre borçluya gönderilen «kat ihtarnamesinin» sonuçsuz kalması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» talep edilebileceği gibi, taşınmaz ipoteğinin müteselsil kefillerin «kefaletini» değil, asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiği ayrıca, ihtiyati haciz talebi için alacağın varlığı hususunda «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu hususları nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «ipotekle» «teminat» altına alındığı, ipotek paraya çevrilmeden «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceği, borcun likit olmadığı ve alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, talebin reddine, 11/01/2016 tarihli ek kararla da, ihtiyati haciz talep eden vekiline borçlu ...'un verilen «kesin süre» içerisinde «tebligata» yarar yurt dışı adresinin bildirilmesi aksi takdirde anılan borçlu yönünden temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı «ihtarını» bildirir «muhtıranın» tebliğine rağmen süresi içerisinde muhtıraya cevap verilmediği gerekçesiyle, işbu borçlu yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Hesabın kat edilmesi, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın «muacceliyeti» için yeterlidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13086 E. 2016/9051 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · vade · kefil · ihtar · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kefillerin sorumluluğu da 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaŞti. adına kayıtlı taşınmazların kredinin «teminatı» olarak «ipotek» verildiği gerekçesiyle, İİK’nın «257»/... m. gereğince «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Şti.'ne alacaklı banka tarafından kredi kullandırılmış, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenler de «kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış, kredi borcu vadesinde ödenmediği için borçluya «hesap kat ihtarnamesi» gönderilmiştir.
Kredi borcunun «teminatı» olarak asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde «ipotek» tesis edilmiş ise de, söz konusu ipotekler asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, kefillerin «kefalet» borcunu teminen verilen bir ipotek bulunmadığı nazara alınarak, talep dilekçesi, «hesap kat ihtarnamesi» ve ekli diğer belgeler uyarınca «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · konkordato · hesap kat ihtarnamesi · rehnin paraya çevrilmesi · kat ihtarnamesi · hesap kat
Benzer bu karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehin» paraya çevrilmesinden önce «kefile» başvurulamaz.
Şti.'ne alacaklı banka tarafından kredi kullandırılmış, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenler de «kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış, kredi borcu vadesinde ödenmediği için borçluya «hesap kat ihtarnamesi» gönderilmiştir.
Kredi borcunun «teminatı» olarak asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde «ipotek» tesis edilmiş ise de, söz konusu ipotekler asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, kefillerin «kefalet» borcunu teminen verilen bir ipotek bulunmadığı nazara alınarak, talep dilekçesi, «hesap kat ihtarnamesi» ve ekli diğer belgeler uyarınca «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, . alacağın «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de «kefile» başvurulabilir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14522 E. 2016/3257 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · vade · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kefillerin sorumluluğu da 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesi» ve belgelerden sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefilleri olan muterizlerin murisi .... ile .....'ın taşınmazlarının «ipotek» verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek, ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa «kefilin» «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, talep eden banka ile asıl borçlu ... arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin murisinin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, borcun «ipotekle» temin edilmiş olduğu gerekçesiyle, talebin kabulü ile «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, talep eden banka ile asıl borçlu ... arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin murisinin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Bu itibarla, dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesi» ve belgelerden sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefilleri olan muterizlerin murisi .... ile .....'ın taşınmazlarının «ipotek» verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek, ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa «kefilin» «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabilir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2634 E. 2016/2594 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · vade · kefil · ihtar · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kefillerin sorumluluğu da 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, asıl borçluya yönelik bir istem olmaması ve dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesinden» «kefil» .... ....'in taşınmazının «ipotek» verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirilerek, ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa karşı taraf kefilin «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile asıl borçlu .... .... arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, talep eden tarafça sunulan «kredi sözleşmesi» eklerinden kredi borcunun «ipotekle» güvence altına alındığının anlaşıldığı, «rehinle temin edilen alacak» için «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceğinden İİK'nın «257». maddesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehinle temin edilen alacak · rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile asıl borçlu .... .... arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Bu itibarla, asıl borçluya yönelik bir istem olmaması ve dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesinden» «kefil» .... ....'in taşınmazının «ipotek» verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirilerek, ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa karşı taraf kefilin «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, talep eden tarafça sunulan «kredi sözleşmesi» eklerinden kredi borcunun «ipotekle» güvence altına alındığının anlaşıldığı, «rehinle temin edilen alacak» için «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceğinden İİK'nın «257». maddesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Aynı Yasa'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflası tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13122 E. 2016/9374 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaBu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir.
Kefillerin sorumluluğu da 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «hesap kat ihtarı» ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «kefile» tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, alacaklı bankanın «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi ve «gayrinakdi alacakları» sebebiyle karşı taraf borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · gayrinakdi alacak · hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarı · hesap kat · sözleşmeden doğan dava · muacceliyet
Benzer bu karardaMahkemece, «hesap kat ihtarı» ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «kefile» tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Asıl borçlu yönünden «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli ise de, «müteselsil kefile» başvuru için yeterli olmayıp, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Talep, alacaklı bankanın «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi ve «gayrinakdi alacakları» sebebiyle karşı taraf borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9999 E. 2015/9847 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın «257». maddesinde rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiği, somut olayda talebe konu borç için «ipotek» verildiği, bu nedenle «ihtiyati haciz» koşullarını bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Aleyhine «ihtiyati haciz» istenen diğer borçlular «kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış, bu kişiler arasında yer alan N..
Şti. ile «ipotek» maliki ve «müteselsil kefil» N..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek akit tablosu · ipotek limiti · ipoteğin paraya çevrilmesi · hesap kat · depo kararı · ihtarname · çek · eksik inceleme
Benzer bu karardaAlacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle «hesap kat» edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere «ihtarname» gönderilmiş, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle Suluova İcra Müdürlüğü'nün 2014/837 esas sayılı dosyasında 150.000,00 TL tutarlı «ipotek» nedeniyle «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe başlanılmıştır.
Dosya kapsamında «kredi sözleşmesinin» tüm metninin yer almadığı da gözetilerek mahkemece; kredi sözleşmesinin tüm metni dosyaya getirtilip sözleşme kapsamında «ibraz» edilmeyen çekler nedeniyle zorunlu karşılığın «depo» ettirilmesine dair bir hükmün bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de temyiz eden «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
T.. ayrıca 30.4.2009 tarih 1782 yevmiye nolu «ipotek akit tablosu» ile A.
Dosya kapsamında yer alan «ipotek akit tablosundan» borcun «teminatı» olarak gösterilen ipoteğin müteselsil kefillerden İ..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7331 E. 2016/7939 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · vade · kefil · ihtar · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kefillerin sorumluluğu da 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesi» ve belgelerden sözleşmenin müşterek ve «müteselsil kefiller» olan muterizler ... ve ...'in taşınmazlarının «ipotek» verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek, ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa kefillerin «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde müteselsil kefiller hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda, «ihtiyati haciz» talep eden banka ile asıl borçlu ... arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine ihtiyati haciz talep edilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep eden bankanın alacağının, borçlu ..., ..., ... ve ...'in banka lehine verdikleri «ipotek» ile «teminat» altına alındığı, İİK «257»/1. maddesi uyarınca ipotekle teminat altına alınan alacaklar için ihtiyati haciz istenemeyeceği gerekçesiyle itirazın kabulüne, ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · yetkisizlik kararı · eksik inceleme
Benzer bu karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» talep eden banka ile asıl borçlu ... arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine ihtiyati haciz talep edilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
2- İhtiyati hacze itiraz usulü İİK'nın «265». maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı, huzuriyle yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde aynı mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
3- Alacaklı vekilinin, «ihtiyati hacze itiraz» eden «kefiller» ..., ... ve ...'e yönelik temyiz itirazlarına gelince; İİK'nın «257». maddesinde, «vadesi» gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Aynı Yasa'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9389 E. 2014/12806 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaKefillerin sorumluluğu da 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTalep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kefillerin sorumluluğu TBK'nın 586. maddesinin 1. bendinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi
Benzer bu karardaİİK'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile yapılabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2830 E. , 2015/4153 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/08/2014 tarih ve 2014/126-2014/127 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili, müvekkili banka tarafından ... Group Alışveriş Merkezi San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, karşı tarafın kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi taksitlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini ancak borcun halen ödenmediğini, borçluların mal kaçırma girişiminde bulunduklarını ve alacağın tahsil edilememesi tehlikesinin doğduğunu ileri sürerek, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki her türlü hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen 257. maddesinin rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını ipotek ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir. Ancak, İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız
rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Kefillerin sorumluluğu da 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Belirtilen yasa maddeleri uyarınca ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Somut olayda, asıl borçlu ile talep eden banka arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, karşı tarafların da işbu kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları, asıl borçlunun borcuna teminat teşkil etmek üzere 3.
şahıslar tarafından ipotek verildiği, dosyada kefaletten kaynaklanan alacağın rehinle temin edildiğini gösterir bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, ihtiyati haciz talep edenin, kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı taşıyan karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172046200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz