İhtiyati Haciz Talebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13122 E. 2016/9374 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesabın kat edilmesi↗ gayrinakdi alacak↗ hesap kat ihtarı↗ ihtar tebliği↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ i̇i̇k 257↗ sözleşmeden doğan dava↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtiyati haciz↗ vade↗ kefil↗ ihtar↗ tebligat↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, hesap kat ihtarı ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine ihtiyati haciz istenen kefile tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, alacaklı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayrinakdi alacakları sebebiyle karşı taraf borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 257.maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği öngörülmüştür. Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Somut olayda, asıl borçlu .....Ltd Şti ile banka arasında akdedilen kredi sözleşmesi ... tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalanmış; alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek, asıl borçlu şirkete ve ...'a ihtarname gönderilmiş, ancak tebliğ edilememiştir. Asıl borçlu yönünden hesabın kat edilmesi kredi sözleşmesinden doğan alacağın muacceliyeti için yeterli ise de, müteselsil kefile başvuru için yeterli olmayıp, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan genel kredi sözleşmesinin tamamı getirtilerek, muacceliyet ve tebligat adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen ihtarın tebliği hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre müteselsil kefile başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2830 E. 2015/4153 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «hesap kat ihtarı» ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «kefile» tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, alacaklı bankanın «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi ve «gayrinakdi alacakları» sebebiyle karşı taraf borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir.
Kefillerin sorumluluğu da 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · kefalet · iflas · taşıyan · teminat
Benzer bu karardaSomut olayda, asıl borçlu ile talep eden banka arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, karşı tarafların da işbu kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları, asıl borçlunun borcuna «teminat» teşkil etmek üzere 3. şahıslar tarafından «ipotek» verildiği, dosyada «kefaletten» kaynaklanan alacağın rehinle temin edildiğini gösterir bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «hesap kat ihtarı» ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «kefile» tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Asıl borçlu yönünden «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli ise de, «müteselsil kefile» başvuru için yeterli olmayıp, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Benzer bu karardaKararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · teminat
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «hesap kat ihtarı» ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «kefile» tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Asıl borçlu yönünden «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli ise de, «müteselsil kefile» başvuru için yeterli olmayıp, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Benzer bu karardaKararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · teminat
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1225 E. 2016/1974 K.
Ortak:hesabın kat edilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · muacceliyet · genel kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «hesap kat ihtarı» ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «kefile» tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Asıl borçlu yönünden «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli ise de, «müteselsil kefile» başvuru için yeterli olmayıp, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, asıl borçlu ... ile «ihtiyati haciz» talep eden banka arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine ihtiyati haciz talep edilenlerin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Hesabın kat edilmesi, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın «muacceliyeti» için yeterlidir.
Ancak, İİK'nın «257»/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yaklaşık ispat · borçlunun temerrüdü · kat ihtarnamesi · muhtıra · ipotek · kesin süre · kefalet · iflas
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «ipotekle» «teminat» altına alındığı, ipotek paraya çevrilmeden «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceği, borcun likit olmadığı ve alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, talebin reddine, 11/01/2016 tarihli ek kararla da, ihtiyati haciz talep eden vekiline borçlu ...'un verilen «kesin süre» içerisinde «tebligata» yarar yurt dışı adresinin bildirilmesi aksi takdirde anılan borçlu yönünden temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı «ihtarını» bildirir «muhtıranın» tebliğine rağmen süresi içerisinde muhtıraya cevap verilmediği gerekçesiyle, işbu borçlu yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece TBK'nın 586. maddesine göre borçluya gönderilen «kat ihtarnamesinin» sonuçsuz kalması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» talep edilebileceği gibi, taşınmaz ipoteğinin müteselsil kefillerin «kefaletini» değil, asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiği ayrıca, ihtiyati haciz talebi için alacağın varlığı hususunda «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu hususları nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Asıl borçluya gönderilen «ihtar» «borçlunun temerrüdünün» yanı sıra 6098 sayılı TBK’nın 586'ncı maddesinde öngörülen «müteselsil kefilin» takibi koşullarının gerçekleşmesi bakımından da gerekli bir unsurdur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9389 E. 2014/12806 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «hesap kat ihtarı» ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «kefile» tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Asıl borçlu yönünden «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli ise de, «müteselsil kefile» başvuru için yeterli olmayıp, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Benzer bu karardaTalep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kefillerin sorumluluğu TBK'nın 586. maddesinin 1. bendinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · ipotek · kefalet · taşıyan · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, asıl borçlu firmaya kullandırılan kredinin «teminatı» olarak «ipotek» tesis edildiği, alacak rehinle temin edildiğinden İİK'nın «257». maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile yapılabilir.
Dosyada «kefaletten» kaynaklanan borcun rehinle temin edildiğini gösterir bir belge mevcut değildir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9633 E. 2015/10120 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · vade · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «hesap kat ihtarı» ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «kefile» tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Asıl borçlu yönünden «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli ise de, «müteselsil kefile» başvuru için yeterli olmayıp, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Benzer bu karardaAncak, 2004 sayılı İİK'nın «257»/1 maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.'', 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesinde de ''Kefil, «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmed …
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı ve İİK'nın «257». m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, «kefiller» yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · konkordato · rehnin paraya çevrilmesi · iflas · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamaz.
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı ve İİK'nın «257». m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, «kefiller» yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, alacağın «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de «kefile» başvurulabilir.'' hükümleri düzenlenmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2014/34572 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü anlaşılan takip dosyası da getirtilip, «taşınır rehninin» borcun ne kadarlık kısmını karşıladığı belirlenerek, «kefiller» yönünden de TBK'nın 586. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14522 E. 2016/3257 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaMahkemece, «hesap kat ihtarı» ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «kefile» tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, asıl borçlu .....Ltd Şti ile banka arasında akdedilen «kredi sözleşmesi» ... tarafından müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalanmış; alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek, asıl borçlu şirkete ve ...'a «ihtarname» gönderilmiş, ancak tebliğ edilememiştir.
Bu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, talep eden banka ile asıl borçlu ... arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin murisinin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Bu itibarla, dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesi» ve belgelerden sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefilleri olan muterizlerin murisi .... ile .....'ın taşınmazlarının «ipotek» verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek, ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa «kefilin» «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde, «vadesi» gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · ipotek · kefalet · iflas · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaBu itibarla, dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesi» ve belgelerden sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefilleri olan muterizlerin murisi .... ile .....'ın taşınmazlarının «ipotek» verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek, ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa «kefilin» «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabilir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, borcun «ipotekle» temin edilmiş olduğu gerekçesiyle, talebin kabulü ile «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Ancak, rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını «iflas» veya «haciz» yoluyla takip edebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11919 E. 2016/8568 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · İhtiyati Haciz Talebi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «hesap kat ihtarı» ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «kefile» tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Talep, alacaklı bankanın «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi ve «gayrinakdi alacakları» sebebiyle karşı taraf borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca «hesap kat ihtarı» düzenlendiği ve tebliğe çıkarıldığı ancak, tebliğ edildiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, İİK’nın «257». maddesinde “rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettireb …
Şti. tarafından «ipotekle» temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca «teminat» olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her «tacirin» ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan «sözleşme özgürlüğü» ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra «ihtiyati haciz» talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliği» kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir. ...- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına her ne kadar karşı taraf ... yönünden talebin reddine dair gerekçe yerinde değil ise de, talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak aynı zamanda anılan sözleşmenin «müteselsil kefili» olan ... tarafından «ipotek» verildiği ve ipotek resmi senedinde ''... ayrıca herhangi bir şekilde bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet ve «kefalet» borçlarının teminatı olarak ....'' verildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, ... yönünden talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · ipotek · kefalet · tacir · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaŞti. tarafından «ipotekle» temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca «teminat» olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her «tacirin» ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan «sözleşme özgürlüğü» ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra «ihtiyati haciz» talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliği» kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir. ...- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına her ne kadar karşı taraf ... yönünden talebin reddine dair gerekçe yerinde değil ise de, talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak aynı zamanda anılan sözleşmenin «müteselsil kefili» olan ... tarafından «ipotek» verildiği ve ipotek resmi senedinde ''... ayrıca herhangi bir şekilde bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet ve «kefalet» borçlarının teminatı olarak ....'' verildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, ... yönünden talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati …
İhtiyati «haciz» talep eden tarafından «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcun ödenmediği gerekçesiyle hesabın kat edildiği ve «kat ihtarının» asıl borçlu ile müteselsil kefillere tebliğe çıkartıldığı, asıl borçluya çıkartılan «ihtarın tebliğ» edildiğine ilişkin de barkod numarası ile ...... «tebligat» çıktısının bulunduğunun anlaşılması karşısında, kat ihtarının ayrıca «kefile» tebliği şartı aranmayacağından, asıl borçluya tebliğe rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle kefil yönünden .......'nın 586. maddesindeki koşulların oluştuğunun kabulü gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13122 E. , 2016/9374 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2015 tarih ve 2015/1992-2015/2060 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile talep dışı şirket arasında imzalanan sözleşme gereğince şirkete kullandırılan nakdi ve gayri nakdi kredi borcunun ifa edilmediğini ileri sürerek, toplam 156.741,98 TL alacak miktarı için ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, hesap kat ihtarı ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine ihtiyati haciz istenen kefile tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, alacaklı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayrinakdi alacakları sebebiyle karşı taraf borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 257.maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği öngörülmüştür. Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Somut olayda, asıl borçlu .....Ltd Şti ile banka arasında akdedilen kredi sözleşmesi ... tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalanmış; alacaklı banka tarafından hesap kat edilerek, asıl borçlu şirkete ve ...'a ihtarname gönderilmiş, ancak tebliğ edilememiştir. Asıl borçlu yönünden hesabın kat edilmesi kredi sözleşmesinden doğan alacağın muacceliyeti için yeterli ise de, müteselsil kefile başvuru için yeterli olmayıp, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan genel kredi sözleşmesinin tamamı getirtilerek, muacceliyet ve tebligat adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen ihtarın tebliği hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre müteselsil kefile başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273687200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz