İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10002 E. 2015/11357 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslime bağlı taşınır rehni↗ menkul rehni↗ alacak rehni↗ kefaletin kapsamı↗ taşınır rehni↗ tbk 586↗ rehin sözleşmesi↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ hesap kat ihtarı↗ zilyetlik↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ i̇i̇k 257↗ sözleşmeden doğan dava↗ rehin↗ müteselsil kefil↗ ipotek↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ vade↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ cy/cy kaydı↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, ihtiyati haciz isteminin kredi sözleşmelerine dayandığı, alacaklı bankanın bu sözleşmelerden doğan alacaklarının ödenmemesi üzerine borçlulara ihtarname tebliğ edildiği, her ne kadar istekçi vekili borçlu şirketin 46.170,62 TL'sindan, diğer borçluların ise 250.474,60 TL'sindan sorumlu olmak üzere toplam 296.645,22 TL alacakları karşılığında ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de; 762.500,00 TL'sının teminat altına alındığını İ.İ.K'nın 257.maddesinde rehinle teminat altına alınmayan borcun ihtiyaten haczettirilebileceğinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle talep eden vekilinin talebinin kısmen kabulü ile, toplam alacak miktarından teminat altına alınan miktar olan 762.500,00 TL düşüldükten sonra kalan 45.870,62 TL alacak karşılığında borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 45. maddesi hükmü uyarınca, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Somut olayda; ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) ile asıl borçlu .... Gıda İnşaat Turizm San. Ltd. Şti. arasında akdedilen 30/12/2009, 25/10/2011, 11/09/2012 ve 09/01/2013 tarihli genel kredi sözleşmeleri uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilen ... ve ..'nun ise kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiği ve asıl borçlu ile birlikte müteselsil kefillere Ödemiş 3. Noterliği aracılığıyla hesap kat ihtarının gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ile birlikte müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir. Asıl borçlunun taşınmazları üzerinde tesis edilen ipoteklerin müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilemez. Ancak; ipoteğin müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidilmeden kefiller hakkında takip yapılmasına hukuken bir engel yoktur.
Öte yandan TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesinde müteselsil kefil hakkında icra takibi yapılmasına engel olan istisna öngörülmüştür. Bu hükme göre, alacağın teslime bağlı menkul rehni (TMK m.939) veya alacak rehni (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde rehnin paraya çevrilmesinden önce müteselsil kefil hakkında takip yapılamayacaktır. Ancak, TMK’nın 940. maddesinin II. fıkrasında “Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir. Rehnin kurulmasına ilişkin diğer hususlar tüzükle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemeden hareketle kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar bakımından, teslime bağlı rehin yanında, zilyetliğin alacaklıya devrine gerek olmaksızın, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile kaydedilmek suretiyle taşınır mal üzerinde rehin kurulabilir. Böyle bir rehin teslime bağlı taşınır rehni olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre müteselsil kefillerin takibine engel teşkil etmez. Mahkemece ipotek ve taşınır rehni ile teminat altına alınan kısımlar yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de, Dosya içeriğinden ipoteklerin kefaleti kapsamadığı ve rehin sözleşmesi ve sicil kaydına göre rehnin TMK’nın 940’ıncı maddesine göre oluşturulan sicilli taşınır rehni olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan müteselsil kefiller yönünden alacağın ipotek ve taşınır rehni ile güvence altına altına alınan kısmına ilişkin ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına kısmen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17403 E. 2014/386 K.
Ortak:teslime bağlı taşınır rehni · menkul rehni · alacak rehni · taşınır rehni · rehin sözleşmesi · rehnin paraya çevrilmesi · zilyetlik · i̇i̇k 257
İncelediğiniz karardaBu hükme göre, alacağın «teslime» bağlı «menkul rehni» (TMK m.939) veya «alacak rehni» (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «müteselsil kefil» hakkında takip yapılamayacaktır.
Böyle bir «rehin» «teslime bağlı taşınır rehni» olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre müteselsil kefillerin takibine engel teşkil etmez.
Mahkemece «ipotek» ve «taşınır rehni» ile «teminat» altına alınan kısımlar yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiş ise de, Dosya içeriğinden ipoteklerin «kefaleti kapsamadığı» ve «rehin sözleşmesi» ve sicil «kaydına» göre rehnin TMK’nın 940’ıncı maddesine göre oluşturulan sicilli taşınır rehni olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBu hükme göre, alacağın «teslime» bağlı «menkul rehni» (TMK m.939) veya «alacak rehni» (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «müteselsil kefil» hakkında takip yapılamayacaktır.
Böyle bir «rehin» «teslime bağlı taşınır rehni» olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre «müteselsil kefilin» takibine engel teşkil etmez.
Dosya içeriğinde «rehin sözleşmesi» ve sicil «kaydı» mevcut olup kurulan TMK’nın 940’ıncı maddesine göre oluşturulan sicilli «taşınır rehni» olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlunun temerrüdü · muacceliyet · temerrüt
Benzer bu karardaAsıl borçluya gönderilen «ihtar» «borçlunun temerrüdünün» yanı sıra TBK’nın 586’ncı maddesinde öngörülen «müteselsil kefilin» takibi koşullarının gerçekleşmesi bakımından gerekli bir unsurdur.
Hesabın kat edilmesi, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın «muacceliyeti» için yeterlidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6609 E. 2015/7944 K.
Ortak:teslime bağlı taşınır rehni · menkul rehni · alacak rehni · taşınır rehni · rehin sözleşmesi · rehnin paraya çevrilmesi · zilyetlik · i̇i̇k 257
İncelediğiniz karardaBu hükme göre, alacağın «teslime» bağlı «menkul rehni» (TMK m.939) veya «alacak rehni» (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «müteselsil kefil» hakkında takip yapılamayacaktır.
Böyle bir «rehin» «teslime bağlı taşınır rehni» olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre müteselsil kefillerin takibine engel teşkil etmez.
Mahkemece «ipotek» ve «taşınır rehni» ile «teminat» altına alınan kısımlar yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiş ise de, Dosya içeriğinden ipoteklerin «kefaleti kapsamadığı» ve «rehin sözleşmesi» ve sicil «kaydına» göre rehnin TMK’nın 940’ıncı maddesine göre oluşturulan sicilli taşınır rehni olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBu hükme göre, alacağın «teslime» bağlı «menkul rehni» (TMK'nın 939. mad.) veya «alacak rehni» (TMK'nın 954 vd mad.) ile güvence altına alınması hâlinde «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «müteselsil kefil» hakkında takip yapılamayacaktır.
Mahkemece, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı, İİK'nın «257». maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, asıl borçlu yönünden «ihtiyati haciz» isteminin reddine; diğer borçluların ise «müteselsil kefil» oldukları, 6098 sayılı TBK'nın 586/2 maddesi uyarınca taşınır rehninde, rehinden önce kefile başvurulamayacağı, ayrıca «rehin» miktarının borcu karşılamayacak düzeyde olduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle, diğer borçlular yönünden de ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Böyle bir «rehin» «teslime bağlı taşınır rehni» olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre «müteselsil kefilin» takibine engel teşkil etmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4369 E. 2015/5851 K.
Ortak:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaNoterliği aracılığıyla «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ile birlikte «müteselsil kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği sabittir.
Bu hükme göre, alacağın «teslime» bağlı «menkul rehni» (TMK m.939) veya «alacak rehni» (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «müteselsil kefil» hakkında takip yapılamayacaktır.
Böyle bir «rehin» «teslime bağlı taşınır rehni» olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre müteselsil kefillerin takibine engel teşkil etmez.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; İİK'nın 45. maddesi gereğince rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabileceği ancak «rehin» tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklının kalan alacağını iflas veya «haciz» yoluyla takip edebileceği, BK'nın 586/2. maddesi gereğince alacak «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmış ise rehnin paraya çevrilmesinden önce «kefile» başvurulamayacağı, somut olayda asıl borçlu ... tarafından borca «teminat» olarak dört adet taşınmazın «ipotek» edildiği, ipotek miktarının borcu karşılamaya yeterli olmadığına dair dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle «müteselsil kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği sabittir.
İİK'nın «257»/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece; asıl borçlu ...'un taşınmazları hakkında tesis edilen «ipoteklere» ilişkin ipotek akit tabloları getirtilip incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9769 E. 2015/9591 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece «ipotek» ve «taşınır rehni» ile «teminat» altına alınan kısımlar yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiş ise de, Dosya içeriğinden ipoteklerin «kefaleti kapsamadığı» ve «rehin sözleşmesi» ve sicil «kaydına» göre rehnin TMK’nın 940’ıncı maddesine göre oluşturulan sicilli taşınır rehni olduğu anlaşılmaktadır.
Şti. arasında akdedilen 30/12/2009, 25/10/2011, 11/09/2012 ve 09/01/2013 tarihli «genel kredi sözleşmeleri» uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilen ... ve ..'nun ise kredi sözleşmesini «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiği ve asıl borçlu ile birlikte müteselsil kefillere Ödemiş 3.
Asıl borçlunun taşınmazları üzerinde tesis edilen «ipoteklerin» müteselsil kefillerin borcunun da «teminatı» olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilemez.
Benzer bu karardaBu madde hükmüne ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu . kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür.
Mahkemece, İİK «257».maddesi uyarınca «rehinle temin edilmemiş alacaklar» için «ihtiyati haciz» kararı verileceği, talebe konu borcun «ipotek» ile güvence altına alındığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, İİK «257».maddesi uyarınca «rehinle temin edilmemiş alacaklar» için «ihtiyati haciz» kararı verileceği, talebe konu borcun «ipotek» ile güvence altına alındığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehinle temin edilmemiş alacak · müşterek borçlu müteselsil kefil
Benzer bu karardaMahkemece, İİK «257».maddesi uyarınca «rehinle temin edilmemiş alacaklar» için «ihtiyati haciz» kararı verileceği, talebe konu borcun «ipotek» ile güvence altına alındığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, İİK «257».maddesi uyarınca «rehinle temin edilmemiş alacaklar» için «ihtiyati haciz» kararı verileceği, talebe konu borcun «ipotek» ile güvence altına alındığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu madde hükmüne ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu . kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür.
Ancak somut olayda «genel kredi sözleşmesi» için verilen ipoteğin asıl borçlu şirketin bankaya olan borçlarından dolayı verildiği, «müşterek borçlu müteselsil kefil» A..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1346 E. 2016/1650 K.
Ortak:teslime bağlı taşınır rehni · menkul rehni · alacak rehni · taşınır rehni · rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaBu hükme göre, alacağın «teslime» bağlı «menkul rehni» (TMK m.939) veya «alacak rehni» (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «müteselsil kefil» hakkında takip yapılamayacaktır.
Böyle bir «rehin» «teslime bağlı taşınır rehni» olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre müteselsil kefillerin takibine engel teşkil etmez.
Mahkemece «ipotek» ve «taşınır rehni» ile «teminat» altına alınan kısımlar yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiş ise de, Dosya içeriğinden ipoteklerin «kefaleti kapsamadığı» ve «rehin sözleşmesi» ve sicil «kaydına» göre rehnin TMK’nın 940’ıncı maddesine göre oluşturulan sicilli taşınır rehni olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehin» paraya çevrilmesinden önce «kefile» başvurulamaz.
Somut olayda, asıl borçlu şirkete «ihtiyati haciz» talep eden banka tarafından kredi kullandırılmış, diğer borçlu da «kredi sözleşmesini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış ve kredi borcunun «teminatı» olarak menkul rehinleri tesis edilmiş ise de, söz konusu «rehinler» asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, kefilin «kefalet» borcunu teminen verilen bir «menkul rehni» bulunmamaktadır.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, «kredi sözleşmesi» düzenlenirken borçluya ait araçların «rehin» olarak alındığı, borç rehinle «teminat» altına alındığından İİK'nın «257» m. belirtilen «ihtiyati haciz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konkordato · iş bölümü
Benzer bu karardaAncak, alacağın «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de «kefile» başvurulabilir.
… n miktar bulunup bulunmadığı tespit edilerek, rehni aşan miktar için asıl borçlu yönünden ihtiyati hacze karar verilmesi gerekirken, asıl borçlu yönünden rehni aşan «bölüm» bakımından da istemin reddi doğru olmadığı gibi, TBK'nın 586/2. maddesi hükmü uyarınca ancak «menkul rehni» tutarında «kefile» gidilemeyeceği nazara alınmadan, kefil yönünden de istemin tümden reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9633 E. 2015/10120 K.
Ortak:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · vade · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaBu hükme göre, alacağın «teslime» bağlı «menkul rehni» (TMK m.939) veya «alacak rehni» (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «müteselsil kefil» hakkında takip yapılamayacaktır.
Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan «müteselsil kefiller» yönünden alacağın «ipotek» ve «taşınır rehni» ile güvence altına altına alınan kısmına ilişkin «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına kısmen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, «ihtiyati haciz» isteminin «kredi sözleşmelerine» dayandığı, alacaklı bankanın bu «sözleşmelerden doğan» alacaklarının ödenmemesi üzerine borçlulara «ihtarname» tebliğ edildiği, her ne kadar istekçi vekili borçlu şirketin 46.170,62 TL'sindan, diğer borçluların ise 250.474,60 TL'sindan sorumlu olmak üzere toplam 296.645,22 TL alacakları karşılığında ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de; 762.500,00 TL'sının «teminat» altına alındığını İ.İ.K'nın «257».maddesinde rehinle teminat altına alınmayan borcun ihtiyaten haczettirilebileceğinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle talep eden vekilinin talebinin kısmen kabul …
Benzer bu karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamaz.
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı ve İİK'nın «257». m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, «kefiller» yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, 2004 sayılı İİK'nın «257»/1 maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.'', 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesinde de ''Kefil, «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmed …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konkordato · eksik inceleme
Benzer bu karardaAncak, alacağın «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de «kefile» başvurulabilir.'' hükümleri düzenlenmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2014/34572 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü anlaşılan takip dosyası da getirtilip, «taşınır rehninin» borcun ne kadarlık kısmını karşıladığı belirlenerek, «kefiller» yönünden de TBK'nın 586. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/435 E. 2014/2210 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · vade · kefil · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAsıl borçlunun taşınmazları üzerinde tesis edilen «ipoteklerin» müteselsil kefillerin borcunun da «teminatı» olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilemez.
Mahkemece «ipotek» ve «taşınır rehni» ile «teminat» altına alınan kısımlar yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiş ise de, Dosya içeriğinden ipoteklerin «kefaleti kapsamadığı» ve «rehin sözleşmesi» ve sicil «kaydına» göre rehnin TMK’nın 940’ıncı maddesine göre oluşturulan sicilli taşınır rehni olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan «müteselsil kefiller» yönünden alacağın «ipotek» ve «taşınır rehni» ile güvence altına altına alınan kısmına ilişkin «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına kısmen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBuna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olup, somut olayda dosya içinde aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefillerin …
Mahkemece, borçluların taşınmazları üzerine «ipotek» konulduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmişse de, alacaklı vekili «müşterek borçlu müteselsil kefil» tarafından verilen ipoteğin asıl kredi borçlusunun borcunu «teminat» altına aldığını, kefillerin borcu için verilmiş bir ipoteğin bulunmadığını ileri sürmüştür.
Bu durumda «ipotek» resmi senedi getirtilmek suretiyle «müteselsil kefiller» tarafından yüklenilen edimlerin «teminatı» olmak üzere alacaklı taraf lehine ipotek tesis edilip edilmediği üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek borçlu müteselsil kefil · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, borçluların taşınmazları üzerine «ipotek» konulduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmişse de, alacaklı vekili «müşterek borçlu müteselsil kefil» tarafından verilen ipoteğin asıl kredi borçlusunun borcunu «teminat» altına aldığını, kefillerin borcu için verilmiş bir ipoteğin bulunmadığını ileri sürmüştür.
Buna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olup, somut olayda dosya içinde aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefillerin …
Bu durumda «ipotek» resmi senedi getirtilmek suretiyle «müteselsil kefiller» tarafından yüklenilen edimlerin «teminatı» olmak üzere alacaklı taraf lehine ipotek tesis edilip edilmediği üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2830 E. 2015/4153 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade · kefil · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaŞti. arasında akdedilen 30/12/2009, 25/10/2011, 11/09/2012 ve 09/01/2013 tarihli «genel kredi sözleşmeleri» uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilen ... ve ..'nun ise kredi sözleşmesini «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiği ve asıl borçlu ile birlikte müteselsil kefillere Ödemiş 3.
Asıl borçlunun taşınmazları üzerinde tesis edilen «ipoteklerin» müteselsil kefillerin borcunun da «teminatı» olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilemez.
Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan «müteselsil kefiller» yönünden alacağın «ipotek» ve «taşınır rehni» ile güvence altına altına alınan kısmına ilişkin «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına kısmen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu karardaBu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10002 E. , 2015/11357 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KİRAZ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 16/07/2014
NUMARASI 2014/40-2014/40 D İş.
Taraflar arasında görülen davada Kiraz Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2014 tarih ve 2014/40-2014/40 D İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, asıl borçlu ... Gıda İnşaat Turizm Sanayi Limited Şirketi ile müvekkili arasında akdedilen genel kredi ve teminat sözleşmelerine istinaden verilen kredi borcunun vadesinde ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiğini, business kart hesabı, nakit, meri teminat mektubu, ve çek riskinden doğan toplam 808,370,62 TL alacağın asıl borçlu –şirket yönünden 762.500,00 TL'sinin ipotek ve araç rehni ile teminat altına alındığını ileri sürerek, asıl borçlu-şirket yönünden 46.170,62 TL; müteselsil kefiller olan ... ve ... yönünden ise, 250.474,60 TL olmak üzere, borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, ihtiyati haciz isteminin kredi sözleşmelerine dayandığı, alacaklı bankanın bu sözleşmelerden doğan alacaklarının ödenmemesi üzerine borçlulara ihtarname tebliğ edildiği, her ne kadar istekçi vekili borçlu şirketin 46.170,62 TL'sindan, diğer borçluların ise 250.474,60 TL'sindan sorumlu olmak üzere toplam 296.645,22 TL alacakları karşılığında ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de; 762.500,00 TL'sının teminat altına alındığını İ.İ.K'nın 257.maddesinde rehinle teminat altına alınmayan borcun ihtiyaten haczettirilebileceğinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle talep eden vekilinin talebinin kısmen kabulü ile, toplam alacak miktarından teminat altına alınan miktar olan 762.500,00 TL düşüldükten sonra kalan 45.870,62 TL alacak karşılığında borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 45. maddesi hükmü uyarınca, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Somut olayda; ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) ile asıl borçlu .... Gıda İnşaat Turizm San. Ltd. Şti. arasında akdedilen 30/12/2009, 25/10/2011, 11/09/2012 ve 09/01/2013 tarihli genel kredi sözleşmeleri uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilen ... ve ..'nun ise kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiği ve asıl borçlu ile birlikte müteselsil kefillere Ödemiş 3. Noterliği aracılığıyla hesap kat ihtarının gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ile birlikte müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir.
Asıl borçlunun taşınmazları üzerinde tesis edilen ipoteklerin müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilemez. Ancak; ipoteğin müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidilmeden kefiller hakkında takip yapılmasına hukuken bir engel yoktur.
Öte yandan TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesinde müteselsil kefil hakkında icra takibi yapılmasına engel olan istisna öngörülmüştür. Bu hükme göre, alacağın teslime bağlı menkul rehni (TMK m.939) veya alacak rehni (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde rehnin paraya çevrilmesinden önce müteselsil kefil hakkında takip yapılamayacaktır. Ancak, TMK’nın 940. maddesinin II. fıkrasında “Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir. Rehnin kurulmasına ilişkin diğer hususlar tüzükle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu düzenlemeden hareketle kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar bakımından, teslime bağlı rehin yanında, zilyetliğin alacaklıya devrine gerek olmaksızın, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile kaydedilmek suretiyle taşınır mal üzerinde rehin kurulabilir. Böyle bir rehin teslime bağlı taşınır rehni olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre müteselsil kefillerin takibine engel teşkil etmez. Mahkemece ipotek ve taşınır rehni ile teminat altına alınan kısımlar yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de, Dosya içeriğinden ipoteklerin kefaleti kapsamadığı ve rehin sözleşmesi ve sicil kaydına göre rehnin TMK’nın 940’ıncı maddesine göre oluşturulan sicilli taşınır rehni olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan müteselsil kefiller yönünden alacağın ipotek ve taşınır rehni ile güvence altına altına alınan kısmına ilişkin ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına kısmen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına kısmen BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/124275700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz