İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9633 E. 2015/10120 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslime bağlı taşınır rehni↗ alacak rehni↗ taşınır rehni↗ tbk 586↗ konkordato↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ i̇i̇k 257↗ müteselsil kefil↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ vade↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ iflas↗ eksik inceleme↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun taşınır rehni ile teminat altına alındığı ve İİK'nın 257. m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, kefiller yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile, talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, 2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.'', 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesinde de ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir.'' hükümleri düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine ilişkin
olan ve temyiz dilekçesinden ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/34572 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü anlaşılan takip dosyası da getirtilip, taşınır rehninin borcun ne
kadarlık kısmını karşıladığı belirlenerek, kefiller yönünden de TBK'nın 586. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13086 E. 2016/9051 K.
Ortak:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · konkordato · rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamaz.
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı ve İİK'nın «257». m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, «kefiller» yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, 2004 sayılı İİK'nın «257»/1 maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.'', 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesinde de ''Kefil, «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmed …
Benzer bu karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehin» paraya çevrilmesinden önce «kefile» başvurulamaz.
Şti. adına kayıtlı taşınmazların kredinin «teminatı» olarak «ipotek» verildiği gerekçesiyle, İİK’nın «257»/... m. gereğince «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, . alacağın «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de «kefile» başvurulabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · hesap kat · rehin · ipotek · kefalet · kredi sözleşmesi · ihtarname
Benzer bu karardaKredi borcunun «teminatı» olarak asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde «ipotek» tesis edilmiş ise de, söz konusu ipotekler asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, kefillerin «kefalet» borcunu teminen verilen bir ipotek bulunmadığı nazara alınarak, talep dilekçesi, «hesap kat ihtarnamesi» ve ekli diğer belgeler uyarınca «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Şti.'ne alacaklı banka tarafından kredi kullandırılmış, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenler de «kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış, kredi borcu vadesinde ödenmediği için borçluya «hesap kat ihtarnamesi» gönderilmiştir.
Şti. adına kayıtlı taşınmazların kredinin «teminatı» olarak «ipotek» verildiği gerekçesiyle, İİK’nın «257»/... m. gereğince «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Alacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehin» paraya çevrilmesinden önce «kefile» başvurulamaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1346 E. 2016/1650 K.
Ortak:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · konkordato · rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamaz.
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı ve İİK'nın «257». m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, «kefiller» yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, 2004 sayılı İİK'nın «257»/1 maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.'', 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesinde de ''Kefil, «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmed …
Benzer bu karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehin» paraya çevrilmesinden önce «kefile» başvurulamaz.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, «kredi sözleşmesi» düzenlenirken borçluya ait araçların «rehin» olarak alındığı, borç rehinle «teminat» altına alındığından İİK'nın «257» m. belirtilen «ihtiyati haciz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, alacağın «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de «kefile» başvurulabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menkul rehni · rehin · iş bölümü · kefalet · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut olayda, asıl borçlu şirkete «ihtiyati haciz» talep eden banka tarafından kredi kullandırılmış, diğer borçlu da «kredi sözleşmesini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış ve kredi borcunun «teminatı» olarak menkul rehinleri tesis edilmiş ise de, söz konusu «rehinler» asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, kefilin «kefalet» borcunu teminen verilen bir «menkul rehni» bulunmamaktadır.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, «kredi sözleşmesi» düzenlenirken borçluya ait araçların «rehin» olarak alındığı, borç rehinle «teminat» altına alındığından İİK'nın «257» m. belirtilen «ihtiyati haciz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
… n miktar bulunup bulunmadığı tespit edilerek, rehni aşan miktar için asıl borçlu yönünden ihtiyati hacze karar verilmesi gerekirken, asıl borçlu yönünden rehni aşan «bölüm» bakımından da istemin reddi doğru olmadığı gibi, TBK'nın 586/2. maddesi hükmü uyarınca ancak «menkul rehni» tutarında «kefile» gidilemeyeceği nazara alınmadan, kefil yönünden de istemin tümden reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Alacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehin» paraya çevrilmesinden önce «kefile» başvurulamaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3603 E. 2014/6838 K.
Ortak:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · konkordato · rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamaz.
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı ve İİK'nın «257». m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, «kefiller» yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, 2004 sayılı İİK'nın «257»/1 maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.'', 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesinde de ''Kefil, «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmed …
Benzer bu karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamaz.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı, «müşterek borçlu müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» isteminden ibarettir.
Ancak, alacağın «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de «kefile» başvurulabilir.” hükmündedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefalet · ihtar tebliği · kat ihtarı · müşterek borçlu müteselsil kefil · cy/cy şerhi · kefalet · genel kredi sözleşmesi · tebligat
Benzer bu karardaAyrıca kabule göre de, mahkeme gerekçesinde «müteselsil kefile» «kat ihtarının tebliğ» edilmediği belirtilmiş ise de Genel Kredi Sözleşmesi'nin 31. sayfasında "«müteselsil kefalet» «şerhi»" bölümünde, adres değişikliği bildirilmediği takdirde müteselsil kefillerin beyan ettikleri adreslerine yapılan «tebligatın» geçerli olacağı yazılı olup, bu sözleşme hükmüne göre de, mahkemenin gerekçesi yerinde olmamış, belirtilen nedenlerle, kararın bozulması gerekmiştir.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı, «müşterek borçlu müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» isteminden ibarettir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9389 E. 2014/12806 K.
Ortak:rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · teminat · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı ve İİK'nın «257». m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, «kefiller» yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, 2004 sayılı İİK'nın «257»/1 maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.'', 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesinde de ''Kefil, «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmed …
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaTalep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kefillerin sorumluluğu TBK'nın 586. maddesinin 1. bendinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek borçlu müteselsil kefil · ipotek · kefalet · kredi sözleşmesi · taşıyan
Benzer bu karardaBu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, asıl borçlu firmaya kullandırılan kredinin «teminatı» olarak «ipotek» tesis edildiği, alacak rehinle temin edildiğinden İİK'nın «257». maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Talep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyada «kefaletten» kaynaklanan borcun rehinle temin edildiğini gösterir bir belge mevcut değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17183 E. 2013/22102 K.
Ortak:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · konkordato · rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamaz.
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı ve İİK'nın «257». m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, «kefiller» yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, 2004 sayılı İİK'nın «257»/1 maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.'', 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesinde de ''Kefil, «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmed …
Benzer bu karardaHer ne kadar aynı Yasanın 586/2. maddesinde alacağın, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınması halinde, «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamayacağı ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabileceği belirtilmiş ise de, dosya kapsamı itibariyle taşınır rehninin teslimi meşrud bir «rehin» olup olmadığı ve miktarı anlaşılamamaktadır.
İhtiyati «haciz» talep eden tarafından, dava dışı ...'ya kullandırılan «ticari kredi» için asıl borçludan «ipotek» ve «taşınır rehni» alınmış, ancak, aleyhlerine «ihtiyati haciz» istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden ipotek veya «rehin» alınmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, talebin dayanağı olan «kredi sözleşmesi»'nde, karşı taraf ... ve ...'nın müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları, dava dışı borçlu ...'nın, kredi sözleşmesine «teminat» olarak taşınmazını «ipotek» verdiği, borcun rehinle teminat altına alındığı, rehinle teminat altına alınmış borçlarda, «ihtiyati haciz» talep edilemeyeceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun ifası · ticari kredi · rehin · ipotek · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaİhtiyati «haciz» talep eden tarafından, dava dışı ...'ya kullandırılan «ticari kredi» için asıl borçludan «ipotek» ve «taşınır rehni» alınmış, ancak, aleyhlerine «ihtiyati haciz» istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden ipotek veya «rehin» alınmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, talebin dayanağı olan «kredi sözleşmesi»'nde, karşı taraf ... ve ...'nın müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları, dava dışı borçlu ...'nın, kredi sözleşmesine «teminat» olarak taşınmazını «ipotek» verdiği, borcun rehinle teminat altına alındığı, rehinle teminat altına alınmış borçlarda, «ihtiyati haciz» talep edilemeyeceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati «haciz» talep eden alacaklı banka tarafından, dava dışı ...'ya kullandırılan «ticari kredinin» zamanında ödenmemesi üzerine bankaca, hesabın kat edilerek ödenmesi istenmiş, ödenmeyince «kefiller» yönünden işbu «ihtiyati haciz» isteminde bulunulmuştur.
TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» üstlenmiş ise alacaklı asıl borçluya başvurmadan veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden önce kefil aleyhinde takip yapabilecektir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18087 E. 2014/911 K.
Ortak:rehnin paraya çevrilmesi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı ve İİK'nın «257». m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, «kefiller» yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile, talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAleyhine «ihtiyati haciz» istenenler sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» olup, hakkında ihtiyati haciz kararı talep edilmeyen kefil Ş.
İİK 45. maddesi, asıl borcun «teminatı» olarak verilen «rehnin paraya çevrilmeden» önce, asıl borçlu hakkında takip yapılamayacağı ve «ihtiyati haciz» kararı alınamayacağına ilişkin olup, somut uyuşmazlık bakımından kefillere müracaat edebilme koşulları gerçekleştiğinden, talebin yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek borçlu müteselsil kefil · ipotek · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaTalep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» olup, hakkında ihtiyati haciz kararı talep edilmeyen kefil Ş.
A., asıl borcun «teminatını» teşkil etmek üzere «ipotek» vermiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2830 E. 2015/4153 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · vade · kefil · ihtar · haciz · iflas · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAncak, 2004 sayılı İİK'nın «257»/1 maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.'', 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesinde de ''Kefil, «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmed …
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı ve İİK'nın «257». m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, «kefiller» yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kefillerin sorumluluğu da 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · taşıyan
Benzer bu karardaSomut olayda, asıl borçlu ile talep eden banka arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, karşı tarafların da işbu kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları, asıl borçlunun borcuna «teminat» teşkil etmek üzere 3. şahıslar tarafından «ipotek» verildiği, dosyada «kefaletten» kaynaklanan alacağın rehinle temin edildiğini gösterir bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8499 E. 2014/12496 K.
Ortak:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · konkordato · rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamaz.
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı ve İİK'nın «257». m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, «kefiller» yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, 2004 sayılı İİK'nın «257»/1 maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.'', 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesinde de ''Kefil, «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmed …
Benzer bu karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamaz.
Ancak, alacağın «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de «kefile» başvurulabilir.” düzenlemesi mevcut olup anılan hüküm uyarınca borçlunun ifada gecikmesi ve borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması, «müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi için yeterlidir.
Somut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen tarafça borçlunun sözleşmedeki adresine «kat ihtarı» gönderildiği ve borçlunun adres değişikliğini usulünce alacaklıya bildirdiğine ya da «ihtarnamenin» iade tarihi ile ihtiyati haciz talep tarihi arasında borcun ödendiğine dair dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı gözetildiğinde, İİK'nın «257». maddesindeki diğer koşulların varlığı halinde alacaklının talebinin kabulü gerekirken TBK'nın 586. maddesine dayalı olarak yazılı şekilde istemin reddine karar ve …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yaklaşık ispat · hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarı · hesap kat · kamu düzeni · kredi sözleşmesi · ihtarname
Benzer bu kararda… emece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, alacaklı banka ile karşı tarafta bulunan şirket arasında 02.05.2008, 08.03.2010, 29.04.2011 ve 08.08.2011 tarihli «kredi sözleşmelerinin» imzalandığı, aleyhine «haciz» istenilen diğer kişilerin ise bu sözleşmelerde «kefil» olarak yer aldıkları, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2.maddesi uyarınca, TBK'nun «kamu düzenine» ve genel ahlaka ilişkin kurallarının, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, genel olarak zayıfı koruyan düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olduklarının kabul edildiği, TBK'nun 586. maddesinde, alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceğinin, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesinin ve «ihtarın» sonuçsuz kalmasının veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerektiğinin düzenlendiği, bu düzenleme karşısında müteselsil kefillere başvurabilmek için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesinin gerektiği, borçluların ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, iki adet «hesap kat ihtarının» asıl borçluya tebliğ edilmediği gerekçesiyle borçlu hakkındaki «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, kefiller hakkındaki talebin ise reddine karar verilmiştir.
Talep, «kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, «kefilin» takip edilebilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesinin ve «ihtarın» sonuçsuz kalmasının veya borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunmasının gerektiği, borçlunun ifada geciktiği konusunda «yaklaşık ispat» anlamında bir belge sunulmadığı, «hesap kat ihtarlarının» da borçluya tebliğ edilmediği gerekçesiyle kefiller hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
2004 sayılı İİK'nın 68/b maddesinin 1. fıkrası uyarınca, «kredi sözleşmesinde» gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğuracak olup taraflar arasındaki sözleşmenin 84. maddesinde de yeni adres bildirilmediği sürece sözleşmedeki adrese gönderilecek «ihtarın tebliğ» edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen tarafça borçlunun sözleşmedeki adresine «kat ihtarı» gönderildiği ve borçlunun adres değişikliğini usulünce alacaklıya bildirdiğine ya da «ihtarnamenin» iade tarihi ile ihtiyati haciz talep tarihi arasında borcun ödendiğine dair dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı gözetildiğinde, İİK'nın «257». maddesindeki diğer koşulların varlığı halinde alacaklının talebinin kabulü gerekirken TBK'nın 586. maddesine dayalı olarak yazılı şekilde istemin reddine karar ve …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9633 E. , 2015/10120 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... TİCARET MAHKEMESİ
... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/12/2014 tarih ve ... D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile borçlulardan ... arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi, Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi, Businesscard üyelik sözleşmesi imzalandığını, diğer borçluların da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, borçlular aleyhine haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçluların ödemelerini tatil ederek mal kaçırma, gizleme ve devretme eğiliminde olduğunun haber alındığını ileri sürerek, borçlulardan ... için 110.000 TL, diğer borçlular için 210.157,25 TL alacağa karşılık menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun taşınır rehni ile teminat altına alındığı ve İİK'nın 257. m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, kefiller yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile, talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, 2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.'', 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesinde de ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir.'' hükümleri düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine ilişkin
olan ve temyiz dilekçesinden ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/34572 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü anlaşılan takip dosyası da getirtilip, taşınır rehninin borcun ne
kadarlık kısmını karşıladığı belirlenerek, kefiller yönünden de TBK'nın 586. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden iadesine, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169091200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz