İhtiyati Haciz Talep
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17403 E. 2014/386 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslime bağlı taşınır rehni↗ menkul rehni↗ alacak rehni↗ taşınır rehni↗ hesabın kat edilmesi↗ tbk 586↗ rehin sözleşmesi↗ borçlunun temerrüdü↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ zilyetlik↗ i̇i̇k 257↗ rehin↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, müteselsil kefil Ş.. A.. yönünden TBK 586/1 ve 6101 sayılı TBK Yürürlük Kanunu 1, 2, 3 maddesi uyarınca, alacak henüz istenebilirlik koşullarını taşımadığından, İİK'nın 257. maddesi şartları oluşmadığından yerinde olmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Hesabın kat edilmesi, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir. Asıl borçluya gönderilen ihtar borçlunun temerrüdünün yanı sıra TBK’nın 586’ncı maddesinde öngörülen müteselsil kefilin takibi koşullarının gerçekleşmesi bakımından gerekli bir unsurdur. Ne var ki müteselsil kefilin takibi için ona ihtar gönderilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, asıl borçlu ve kefile aynı anda ihtar gönderilmiş olması nedeniyle ihtiyati haciz isteminin reddedilmesi isabetsizdir.
Öte yandan TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesinde müteselsil kefil hakkında icra takibi yapılmasına engel olan bir istisna öngörülmüştür. Bu hükme göre, alacağın teslime bağlı menkul rehni (TMK m.939) veya alacak rehni (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde rehnin paraya çevrilmesinden önce müteselsil kefil hakkında takip yapılamayacaktır. Mahkemece bu hükme istinaden alacağın taşıt rehni ile güvence altına alınmış olduğu belirtilerek ihtiyati haciz istemi reddedilmiştir. Ancak, TMK’nın 940. maddesinin II. fıkrasında “Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir. Rehnin kurulmasına ilişkin diğer hususlar tüzükle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemeden hareketle kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar bakımından, teslime bağlı rehin yanında, zilyetliğin alacaklıya devrine gerek olmaksızın, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile kaydedilmek suretiyle taşınır mal üzerinde rehin kurulabilir. Böyle bir rehin teslime bağlı taşınır rehni olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre müteselsil kefilin takibine engel teşkil etmez. Dosya içeriğinde rehin sözleşmesi ve sicil kaydı mevcut olup kurulan TMK’nın 940’ıncı maddesine göre oluşturulan sicilli taşınır rehni olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan alacağın taşınır rehni ile güvence altına alınmış olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati Haciz Talebi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6609 E. 2015/7944 K.
Ortak:teslime bağlı taşınır rehni · menkul rehni · alacak rehni · taşınır rehni · rehin sözleşmesi · rehnin paraya çevrilmesi · zilyetlik · i̇i̇k 257
İncelediğiniz karardaBu hükme göre, alacağın «teslime» bağlı «menkul rehni» (TMK m.939) veya «alacak rehni» (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «müteselsil kefil» hakkında takip yapılamayacaktır.
Böyle bir «rehin» «teslime bağlı taşınır rehni» olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre «müteselsil kefilin» takibine engel teşkil etmez.
Dosya içeriğinde «rehin sözleşmesi» ve sicil «kaydı» mevcut olup kurulan TMK’nın 940’ıncı maddesine göre oluşturulan sicilli «taşınır rehni» olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBu hükme göre, alacağın «teslime» bağlı «menkul rehni» (TMK'nın 939. mad.) veya «alacak rehni» (TMK'nın 954 vd mad.) ile güvence altına alınması hâlinde «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «müteselsil kefil» hakkında takip yapılamayacaktır.
Mahkemece, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı, İİK'nın «257». maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, asıl borçlu yönünden «ihtiyati haciz» isteminin reddine; diğer borçluların ise «müteselsil kefil» oldukları, 6098 sayılı TBK'nın 586/2 maddesi uyarınca taşınır rehninde, rehinden önce kefile başvurulamayacağı, ayrıca «rehin» miktarının borcu karşılamayacak düzeyde olduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle, diğer borçlular yönünden de ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Böyle bir «rehin» «teslime bağlı taşınır rehni» olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre «müteselsil kefilin» takibine engel teşkil etmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat
Benzer bu karardaMahkemece, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı, İİK'nın «257». maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, asıl borçlu yönünden «ihtiyati haciz» isteminin reddine; diğer borçluların ise «müteselsil kefil» oldukları, 6098 sayılı TBK'nın 586/2 maddesi uyarınca taşınır rehninde, rehinden önce kefile başvurulamayacağı, ayrıca «rehin» miktarının borcu karşılamayacak düzeyde olduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle, diğer borçlular yönünden de ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10002 E. 2015/11357 K.
Ortak:teslime bağlı taşınır rehni · menkul rehni · alacak rehni · taşınır rehni · rehin sözleşmesi · rehnin paraya çevrilmesi · zilyetlik · i̇i̇k 257
İncelediğiniz karardaBu hükme göre, alacağın «teslime» bağlı «menkul rehni» (TMK m.939) veya «alacak rehni» (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «müteselsil kefil» hakkında takip yapılamayacaktır.
Böyle bir «rehin» «teslime bağlı taşınır rehni» olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre «müteselsil kefilin» takibine engel teşkil etmez.
Dosya içeriğinde «rehin sözleşmesi» ve sicil «kaydı» mevcut olup kurulan TMK’nın 940’ıncı maddesine göre oluşturulan sicilli «taşınır rehni» olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBu hükme göre, alacağın «teslime» bağlı «menkul rehni» (TMK m.939) veya «alacak rehni» (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «müteselsil kefil» hakkında takip yapılamayacaktır.
Böyle bir «rehin» «teslime bağlı taşınır rehni» olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre müteselsil kefillerin takibine engel teşkil etmez.
Mahkemece «ipotek» ve «taşınır rehni» ile «teminat» altına alınan kısımlar yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiş ise de, Dosya içeriğinden ipoteklerin «kefaleti kapsamadığı» ve «rehin sözleşmesi» ve sicil «kaydına» göre rehnin TMK’nın 940’ıncı maddesine göre oluşturulan sicilli taşınır rehni olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefaletin kapsamı · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · sözleşmeden doğan dava · ipotek · kefalet · vade
Benzer bu karardaNoterliği aracılığıyla «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ile birlikte «müteselsil kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği sabittir.
Mahkemece «ipotek» ve «taşınır rehni» ile «teminat» altına alınan kısımlar yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiş ise de, Dosya içeriğinden ipoteklerin «kefaleti kapsamadığı» ve «rehin sözleşmesi» ve sicil «kaydına» göre rehnin TMK’nın 940’ıncı maddesine göre oluşturulan sicilli taşınır rehni olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, «ihtiyati haciz» isteminin «kredi sözleşmelerine» dayandığı, alacaklı bankanın bu «sözleşmelerden doğan» alacaklarının ödenmemesi üzerine borçlulara «ihtarname» tebliğ edildiği, her ne kadar istekçi vekili borçlu şirketin 46.170,62 TL'sindan, diğer borçluların ise 250.474,60 TL'sindan sorumlu olmak üzere toplam 296.645,22 TL alacakları karşılığında ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de; 762.500,00 TL'sının «teminat» altına alındığını İ.İ.K'nın «257».maddesinde rehinle teminat altına alınmayan borcun ihtiyaten haczettirilebileceğinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle talep eden vekilinin talebinin kısmen kabul …
İİK'nın «257»/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4499 E. 2013/6097 K.
Ortak:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · rehnin paraya çevrilmesi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · haciz
İncelediğiniz karardaBu hükme göre, alacağın «teslime» bağlı «menkul rehni» (TMK m.939) veya «alacak rehni» (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «müteselsil kefil» hakkında takip yapılamayacaktır.
Böyle bir «rehin» «teslime bağlı taşınır rehni» olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre «müteselsil kefilin» takibine engel teşkil etmez.
Bu nedenle, asıl borçlu ve «kefile» aynı anda «ihtar» gönderilmiş olması nedeniyle «ihtiyati haciz» isteminin reddedilmesi isabetsizdir.
Benzer bu karardaMahkemece, TBK 586/.... maddesi gereği alacak «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvence altına alınmışsa «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamayacağı gerekçesiyle ihtiyati haczin bu aşamada koşulları oluşmadığından «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu husus nazara alınmaksızın yazılı gerekçe ile «müteselsil kefiller» ile ilgili «ihtiyati haciz» talebinin reddi kararı verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen isteyen vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9633 E. 2015/10120 K.
Ortak:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil
İncelediğiniz karardaBu hükme göre, alacağın «teslime» bağlı «menkul rehni» (TMK m.939) veya «alacak rehni» (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «müteselsil kefil» hakkında takip yapılamayacaktır.
Böyle bir «rehin» «teslime bağlı taşınır rehni» olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre «müteselsil kefilin» takibine engel teşkil etmez.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, «müteselsil kefil» Ş..
Benzer bu karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamaz.
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı ve İİK'nın «257». m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, «kefiller» yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, 2004 sayılı İİK'nın «257»/1 maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.'', 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesinde de ''Kefil, «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmed …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konkordato · vade · iflas · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaAncak, alacağın «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de «kefile» başvurulabilir.'' hükümleri düzenlenmiştir.
Mahkemece talep ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «taşınır rehni» ile «teminat» altına alındığı ve İİK'nın «257». m. koşulları oluşmadığından asıl borçlu şirket yönünden ve TBK'nın 586/2 m. uyarınca taşınır rehni olduğu hallerde «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe geçilmeden kefillere başvurulamayacağı, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığının da belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle, «kefiller» yönünden de talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, 2004 sayılı İİK'nın «257»/1 maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.'', 6098 sayılı TBK'nın 586. maddesinde de ''Kefil, «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmed …
İcra Müdürlüğü'nün 2014/34572 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü anlaşılan takip dosyası da getirtilip, «taşınır rehninin» borcun ne kadarlık kısmını karşıladığı belirlenerek, «kefiller» yönünden de TBK'nın 586. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17403 E. , 2014/386 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BURSA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/08/2013
NUMARASI 2013/92-2013/92 D. İŞ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/08/2013 tarih ve 2013/92-2013/92 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili banka tarafından borçlu Ş.. A.. T. Gıda Ltd. Şti ile aralarında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden Ticari Kredi Hesabı açıldığını ve kullandırıldığını, Ş.. A..'ın ise sözleşmelerin kefili olduğunu, borçlu borcunu ödemediğinden G.K.S'nin 9. maddesi gereğince kredi hesaplarının kapatılarak borçlulara hesapların kat edildiğinin noter aracılığı ile gönderildiği ve müvekkili bankanın kredi sözleşmesine istinaden açtığı nakit krediden dolayı 28/06/2013 tarihi itibari ile 238.851,15 TL alacaklı bulunduğunu, kredi borçlusu Ş.. A.. T. Gıda Ltd. Şti'nin kredi borçlarını teminen verilmiş araç rehni bulunduğundan İİK'nın 45. maddesi gereğince kredi borçlusu hakkında bu tutar için öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılacağından, asıl kredi borçlusu hakkında ihtiyati haciz talep edilmediğini, kefil Ş..
A.. hakkında alacağın muaccel olduğundan bahisle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, müteselsil kefil Ş.. A.. yönünden TBK 586/1 ve 6101 sayılı TBK Yürürlük Kanunu 1, 2, 3 maddesi uyarınca, alacak henüz istenebilirlik koşullarını taşımadığından, İİK'nın 257. maddesi şartları oluşmadığından yerinde olmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Hesabın kat edilmesi, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir. Asıl borçluya gönderilen ihtar borçlunun temerrüdünün yanı sıra TBK’nın 586’ncı maddesinde öngörülen müteselsil kefilin takibi koşullarının gerçekleşmesi bakımından gerekli bir unsurdur. Ne var ki müteselsil kefilin takibi için ona ihtar gönderilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, asıl borçlu ve kefile aynı anda ihtar gönderilmiş olması nedeniyle ihtiyati haciz isteminin reddedilmesi isabetsizdir.
Öte yandan TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesinde müteselsil kefil hakkında icra takibi yapılmasına engel olan bir istisna öngörülmüştür. Bu hükme göre, alacağın teslime bağlı menkul rehni (TMK m.939) veya alacak rehni (TMK m.954 vd) ile güvence altına alınması hâlinde rehnin paraya çevrilmesinden önce müteselsil kefil hakkında takip yapılamayacaktır. Mahkemece bu hükme istinaden alacağın taşıt rehni ile güvence altına alınmış olduğu belirtilerek ihtiyati haciz istemi reddedilmiştir. Ancak, TMK’nın 940. maddesinin II. fıkrasında “Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir.
Rehnin kurulmasına ilişkin diğer hususlar tüzükle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemeden hareketle kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar bakımından, teslime bağlı rehin yanında, zilyetliğin alacaklıya devrine gerek olmaksızın, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile kaydedilmek suretiyle taşınır mal üzerinde rehin kurulabilir. Böyle bir rehin teslime bağlı taşınır rehni olmadığından, TBK’nın 586’ncı maddesinin 2’nci fıkrasının 1’inci cümlesine göre müteselsil kefilin takibine engel teşkil etmez. Dosya içeriğinde rehin sözleşmesi ve sicil kaydı mevcut olup kurulan TMK’nın 940’ıncı maddesine göre oluşturulan sicilli taşınır rehni olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan alacağın taşınır rehni ile güvence altına alınmış olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101888300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz