Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1964 E. 2023/2364 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu hasım↗ kıdem tazminatı↗ münfesihlik↗ re'sen terkin↗ yasal hasım↗ rücuen tahsil↗ vekalet ücreti takdiri↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ cy/cy şerhi↗ mirasçılık↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ terkin↗ harç↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2021/244 E., 2021/725 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı... İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nin işçilerinden ...'ın vefat etmesi nedeniyle mirasçılarına kıdem tazminatı ödendiğini, ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili maksadıyla Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dosyasında dava dışı şirkete yönelik dava açıldığını, ancak şirketin 23.01.2014 tarihinde resen sicilden terkin edildiğinin ve tasfiyesinin usulüne uygun yürütülmediğini ileri sürerek şirketin Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, ihyası istenen şirketin unvanının Alp-Em Temizlik Güvenlik Hizmetleri ve Sistemleri Yemek İnş. Taah. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. olarak değiştiğini, 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesi uyarınca resen sicilden terkin edildiğini, şirketlerin adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmemiş olduğunu, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde münfesih sayılacağı ilanen bildirildiğini, ancak şirketin süresi içinde başvuruda bulunmadığını, bu nedenle 28.01.2014 tarih ve 8495 sayılı Sicil Gazetesi'nde yapılan ilan ile sicilden res'en terkin edildiğini ayrıca davalının yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu ileri sürerek öncelikle davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek tasfiye memuru atanmasına, yasal hasım aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 28.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesine dayalı olarak ticaret sicilden kaydının silindiği, eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz edilemeyeceği, bu nedenle şirketin aynı Kanunun 547 nci maddesi gereğince yeniden ihyasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde 98380 sicil numarası ile kayıtlı iken sicilden kaydı silinen Alp-Em Temizlik Güvenlik Hizmetleri ve Sistemleri Yemek İnş. Taah. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama ile sınırlı olmak üzere ihyasına, karar kesinleştiğinde Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ve ilan için gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı aleyhine yargılama gideri ve davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini, esas ilişkin verilen kararın yerinde olduğunu savunarak kararın yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama gideri yönünden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
a.Davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, sicilden terkin işleminin usulüne uygun yapıldığını, davalı tarafından derdest davaların bilinemeyeceğini,
b.Ayrıca Mahkemece tasfiye memuru atanmadan şirketin ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığını,
c.Davalının yasal hasım olduğunu ve aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilgili i şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebinin kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, şirket adresine davetiye gönderildiği, taşınmış olduğundan bahisle tebligatın iade edildiğinin şerh düşüldüğü, şirket temsilcisine çıkartılmış herhangi bir tebligatın söz konusu yazıda yer almadığı, bu hale göre ihtarın usulüne aykırı olduğu, terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, bu nedenle ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesi uyarınca usulüne uygun terkin edilmediği, ihyası istenen şirket hakkında derdest dava dosyası bulunması gözetildiğinde hak düşürücü sürenin işlemesinin söz konusu olamayacağı, yargılama giderine ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde 98380 sicil numarasında kayıtlı bulunan ALP-EM Temizlik Güvenlik Hizmetleri ve Sistemleri Yemek İnşaat Taahhüt İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi (eski unvanı... İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi)'ne Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dava dosyası ve devamı işlemler yönünden sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin ihya işlemlerinin yapılması için davalı şirkete tasfiye memuru olarak şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olan İslam Doğan'ın atanmasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası şartlarının oluşup oluşmadığı, Mahkemece verilen kararın usul ve esasa uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6898 E. 2024/161 K.
Ortak:zorunlu hasım · münfesihlik · re'sen terkin · yasal hasım · rücuen tahsil · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · cy/cy şerhi · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti. olarak değiştiğini, 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesi uyarınca resen «sicilden terkin» edildiğini, şirketlerin adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmemiş olduğunu, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirildiğini, ancak şirketin süresi içinde başvuruda bulunmadığını, bu nedenle 28.01.2014 tarih ve 8495 sayılı Sicil Gazetesi'nde yapılan «ilan» ile sicilden res'en terkin edildiğini ayrıca davalının yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduğunu ileri sürerek öncelikle davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek «tasfiye memuru atanmasına», «yasal hasım» aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; a.Davanın «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını, «sicilden terkin» işleminin usulüne uygun yapıldığını, davalı tarafından «derdest» davaların bilinemeyeceğini, b.Ayrıca Mahkemece «tasfiye memuru atanmadan» şirketin ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığını, c.Davalının «yasal hasım» olduğunu ve aleyhine «yargılama giderine» hükmedilemeyeceğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilgili i şirketin oda kaydından re'«sen terkin» edilmesi «sebebinin» kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, şirket adresine davetiye gönderildiği, taşınmış olduğundan bahisle «tebligatın» iade edildiğinin «şerh» düşüldüğü, şirket «temsilcisine» çıkartılmış herhangi bir tebligatın söz konusu yazıda yer almadığı, bu hale göre «ihtarın» usulüne aykırı olduğu, terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, bu nedenle «ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesi uyarınca usulüne uygun terkin edilmediği, ihyası istenen şirket hakkında «derdest» dava dosyası bulunması gözetildiğinde «hak düşürücü sürenin» işlemesinin söz konusu olamayacağı, «yargılama giderine» ve davacı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde 98380 sicil numarasında kayıtlı bulunan ALP-EM Temizlik Güvenlik Hizmetleri ve …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından «terkin» «sebebi» olarak bildirilen 5174 sayılı Odalar ve Borsalar Kanunu'na (5174 sayılı Kanun) göre oda «kaydının» silinmiş olmasının geçici 7 nci maddede tahdidi olarak sayılan terkin sebepleri arasında yer almadığından terkin işleminin usulsüz olduğu, şirket adresine davetiye gönderildiği, taşınmış olduğundan bahisle «tebligatın» iade edildiğinin «şerh» düşüldüğü, şirket «temsilcisine» çıkartılmış herhangi bir tebligatın söz konusu olmadığı, dolayısıyla hem 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesinde sayılmayan 5174 sayılı Kanun'da oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak hem de aynı maddenin 4 üncü maddesinin (a) bendindeki usule uyulmaksızın şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkin» edildiği, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı ... aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesih» olmalarına veya sayılmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi uyarınca müdürlük tarafından kendilerine yapılan «ihtara» ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunulmaması olduğu, haklarında dava veya takipleri olanlar için 5 yıllık sürenin işlemeyeceği, dava konusunun silinmeden önceye ilişkin olduğu, «ihya» koşulları oluştuğu, sicilden «kaydı» silinen Alp-Em Tem.
Şti.) hakkında açılan dava olmakla Ankara 45.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/467 E. sayılı dosyası ile sınırlı olarak «ihyası» gerektiği, «tasfiye memuru atanması» gerekli olup tasfiye memuru olarak silinmeden önceki yetkililerden ...'ın atanmasına karar verilmesi gerektiği, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince müvekkili idare lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesinin doğru olmadığı gibi «yargılama giderlerinin» de müvekkili idarenin üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek açıklanan bu ve re'«sen gözetilecek» nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1415 E. 2023/1686 K.
Ortak:zorunlu hasım · kıdem tazminatı · yasal hasım · rücuen tahsil · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · mirasçılık · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti. olarak değiştiğini, 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesi uyarınca resen «sicilden terkin» edildiğini, şirketlerin adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmemiş olduğunu, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirildiğini, ancak şirketin süresi içinde başvuruda bulunmadığını, bu nedenle 28.01.2014 tarih ve 8495 sayılı Sicil Gazetesi'nde yapılan «ilan» ile sicilden res'en terkin edildiğini ayrıca davalının yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduğunu ileri sürerek öncelikle davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek «tasfiye memuru atanmasına», «yasal hasım» aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nin işçilerinden ...'ın vefat etmesi nedeniyle «mirasçılarına» «kıdem tazminatı» ödendiğini, ödenen kıdem tazminatının «rücuen tahsili» maksadıyla Ankara 26.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; a.Davanın «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını, «sicilden terkin» işleminin usulüne uygun yapıldığını, davalı tarafından «derdest» davaların bilinemeyeceğini, b.Ayrıca Mahkemece «tasfiye memuru atanmadan» şirketin ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığını, c.Davalının «yasal hasım» olduğunu ve aleyhine «yargılama giderine» hükmedilemeyeceğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaTemizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) işçisinin vefat etmesi nedeniyle «mirasçılarına» müvekkili tarafından «kıdem tazminatı» ödendiğini, ödenen kıdem tazminatının «rücuen tahsili» için şirket aleyhine dava açıldığını, yürütülen yargılama sırasında şirketin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin bildirildiğini belirterek Ankara 26.
Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; şirketin «sicilden terkini» işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, şirketin ihyasına karar verilmeden 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesine göre ek tasfiyeye karar verilmesinin ve «tasfiye memuru atanmasının» gerektiğini, «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesinin gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · ihtar tebliği · resen terkin · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · dava şartı yokluğu · yargılama giderleri · usulden reddi
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, şirketin adresine sermayenin artırılmasına ilişkin «ihtarın tebliğ» edildiğini ve sicil gazetesinde «ilanın» yapıldığını, buna rağmen sermayesini yükseltmeyen dava dışı şirketin sicilden «resen terkin» edildiğini, bu işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının «yasal hasım» olduğunu, bu nedenle aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» karar verilmesinin doğru olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Değerlendirme Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «ticaret sicilinden resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Davanın, hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle Kanunda düzenlenen «ihya» sebeplerinden hiçbirisinin dinlenme imkanı bulunmamakta olup davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) işçisinin vefat etmesi nedeniyle «mirasçılarına» müvekkili tarafından «kıdem tazminatı» ödendiğini, ödenen kıdem tazminatının «rücuen tahsili» için şirket aleyhine dava açıldığını, yürütülen yargılama sırasında şirketin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin bildirildiğini belirterek Ankara 26.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2976 E. 2023/3571 K.
Ortak:zorunlu hasım · re'sen terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti. olarak değiştiğini, 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesi uyarınca resen «sicilden terkin» edildiğini, şirketlerin adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmemiş olduğunu, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirildiğini, ancak şirketin süresi içinde başvuruda bulunmadığını, bu nedenle 28.01.2014 tarih ve 8495 sayılı Sicil Gazetesi'nde yapılan «ilan» ile sicilden res'en terkin edildiğini ayrıca davalının yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduğunu ileri sürerek öncelikle davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek «tasfiye memuru atanmasına», «yasal hasım» aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; a.Davanın «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını, «sicilden terkin» işleminin usulüne uygun yapıldığını, davalı tarafından «derdest» davaların bilinemeyeceğini, b.Ayrıca Mahkemece «tasfiye memuru atanmadan» şirketin ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığını, c.Davalının «yasal hasım» olduğunu ve aleyhine «yargılama giderine» hükmedilemeyeceğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilgili i şirketin oda kaydından re'«sen terkin» edilmesi «sebebinin» kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, şirket adresine davetiye gönderildiği, taşınmış olduğundan bahisle «tebligatın» iade edildiğinin «şerh» düşüldüğü, şirket «temsilcisine» çıkartılmış herhangi bir tebligatın söz konusu yazıda yer almadığı, bu hale göre «ihtarın» usulüne aykırı olduğu, terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, bu nedenle «ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesi uyarınca usulüne uygun terkin edilmediği, ihyası istenen şirket hakkında «derdest» dava dosyası bulunması gözetildiğinde «hak düşürücü sürenin» işlemesinin söz konusu olamayacağı, «yargılama giderine» ve davacı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde 98380 sicil numarasında kayıtlı bulunan ALP-EM Temizlik Güvenlik Hizmetleri ve …
Benzer bu karardaŞti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca 28.01.2014 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28.01.2014 tarih ve 8495 sayısında «ilan» edildiğini, bu işlemin usulüne uygun yapıldığını, «ihyası» istenen şirketin zorunlu olmasına rağmen faaliyet gösterdiği «son» adresini tescil ettirmediğini, şirketin terkininin ve buna ilişkin «tebligatların» hukuka uygun olduğunu, «zorunlu hasım» olmaları sebebiyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini, aksi halde ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanmasını» istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça «terkine» ilişkin olarak sadece «ihyası» istenen şirkete «tebligat» yapıldığı yapılan tebligatın bila ikmal edildiği ayrıca sicil özetinin gönderildiği, şirket «temsilcisine» herhangi bir tebligat yapılmadığı, ayrıca dava konusu şirketin oda kaydından re'«sen terkin» edilmesi «sebebi» ile terkin edildiği, anılan nedenin kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, silinme sebebine göre herhangi bir «tasfiye» işleminin gerekmediği ve «hak düşürücü sürenin» bu durumda uygulanamayacağı, davalı tarafın davaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:5174 sayılı kanun · ticaret sicilinden resen terkin · usulüne uygun tebligat · resen terkin · yargılama giderlerinden sorumluluk · ihya davası · rücuen tazminat · yargılama giderleri
Benzer bu karardaŞti.'nin 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiğinin bildirildiğini, mahkemece taraflarına «ihya davası» açmak için süre verildiğini ileri sürerek Ankara Ticaret Sicil tarafından re'«sen terkin» edilen ...
Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca 28.01.2014 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28.01.2014 tarih ve 8495 sayısında «ilan» edildiğini, bu işlemin usulüne uygun yapıldığını, «ihyası» istenen şirketin zorunlu olmasına rağmen faaliyet gösterdiği «son» adresini tescil ettirmediğini, şirketin terkininin ve buna ilişkin «tebligatların» hukuka uygun olduğunu, «zorunlu hasım» olmaları sebebiyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini, aksi halde ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanmasını» istemiştir.
Şti.'nin kayıtlı adresine gönderildiği, ancak taşınmış olduğundan tebliğ edilemediği, tebliğ edilemeyen «ihtarın» Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak «ihyası» istenen şirket yetkilisine herhangi bir «tebligat» çıkarılmadığı, kanunda belirtilen şartlar yerine getirilmeksizin şirketin resen terkinine gidilmesi kanun hükmüne uymadığından usulsüz olarak yapılan «terkin» işleminin iptali gerektiği, Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilen kayıtlar incelendiğinde şirketin terkin nedeninin "«5174 sayılı kanuna» göre odaca «kaydı» silinenler" olarak tanımlandığı, kanunda tadadi olarak sayılan «resen terkin» nedenleri arasında "oda kaydının silinmesi" «sebebinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı ...
Temyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, davada davacı ... «hukuki yararı» bulunmadığını, «terkin» sürecinde yapılan «ihtar» ve işlemlerin usulüne uygun olduğunu, yalnızca dava konusu edilen dava dosyası için ek «tasfiye» gerekeceğinden «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1987 E. 2024/3229 K.
Ortak:zorunlu hasım · münfesihlik · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ticaret sicili müdürlüğü · sicilden terkin · derdestlik · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti. olarak değiştiğini, 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesi uyarınca resen «sicilden terkin» edildiğini, şirketlerin adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmemiş olduğunu, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirildiğini, ancak şirketin süresi içinde başvuruda bulunmadığını, bu nedenle 28.01.2014 tarih ve 8495 sayılı Sicil Gazetesi'nde yapılan «ilan» ile sicilden res'en terkin edildiğini ayrıca davalının yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduğunu ileri sürerek öncelikle davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek «tasfiye memuru atanmasına», «yasal hasım» aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; a.Davanın «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını, «sicilden terkin» işleminin usulüne uygun yapıldığını, davalı tarafından «derdest» davaların bilinemeyeceğini, b.Ayrıca Mahkemece «tasfiye memuru atanmadan» şirketin ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığını, c.Davalının «yasal hasım» olduğunu ve aleyhine «yargılama giderine» hükmedilemeyeceğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece şirketin yetkili «temsilcisine» «ihtar» yapılmadığı gerekçesiyle yapılan «terkinin» usulsüz bulunmasının hatalı olduğunu, terkin işleminin yasal prosedüre uygun olarak yerine getirildiğini, şirketin terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, müdürlüğün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «ticaret sicili müdürlüğü» tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» olup, davada taraf gösterilmesinin de gerekçesinin bu olduğunu, aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; şirketin yasal prosedüre uygun olarak kapatıldığını, «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, şirketin «terkin» tarihindeki kayıtlı taşınır ve taşınmazlarının, davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğini, «resen terkin» hukuka uygun olduğu kanaatine varılırsa ek tasfiyeyle birlikte şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «yasal hasım» olduklarından aleyhlerine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «münfesih şirketin» 5174 sayılı Kanuna göre odadan «kaydı» silinmesi «sebebi» ile 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci madde uyarınca resen «ticaret sicil» kaydının «terkin» edildiği, her ne kadar davalı ... sicil müdürlüğü tesis ettiği işleme gerekçe olarak oda kaydının silinmesini göstermiş ise de, yapılan işlemlerin geçici 7 nci maddenin 4/A fıkrasındaki usule göre de yerine getirilmediği, «resen terkin» işlemi nedeniyle şirkete gönderilen «ihtar» yazısının şirkete tebliğ edilemediği, «ihyası» talep edilen şirketin «sicilden terkin» koşulları oluşmadığı, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 205313 sicil numarasında kayıtlı iken «ticaret sicilinden resen terkin» edilen ...Yemek Hiz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münfesih şirket · ticaret sicilinden resen terkin · resen terkin · ticaret sicilinden terkin · kamu düzenine aykırılık · infaz · kamu düzeni · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep olunan şirketin «ticaret sicilinden terkin» işleminin usulsüz olduğu, ihyasına ilişkin kararın yerinde olduğu, davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, mahkemece davanın kabulüne karar verilerek şirketin iki adet aracın satışı için ek tasfiyesine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verildiği halde, anılan kararın «infazının» sağlanması için ticaret sicilinde tescil ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına» ilişkin herhangi bir hüküm kurulmaması 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davalı «temsilcisinin» istinaf başvurusunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek kaldırılmasına, davalı temsilcisinin sair istinaf itirazlarının reddine, d …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «münfesih şirketin» 5174 sayılı Kanuna göre odadan «kaydı» silinmesi «sebebi» ile 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci madde uyarınca resen «ticaret sicil» kaydının «terkin» edildiği, her ne kadar davalı ... sicil müdürlüğü tesis ettiği işleme gerekçe olarak oda kaydının silinmesini göstermiş ise de, yapılan işlemlerin geçici 7 nci maddenin 4/A fıkrasındaki usule göre de yerine getirilmediği, «resen terkin» işlemi nedeniyle şirkete gönderilen «ihtar» yazısının şirkete tebliğ edilemediği, «ihyası» talep edilen şirketin «sicilden terkin» koşulları oluşmadığı, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 205313 sicil numarasında kayıtlı iken «ticaret sicilinden resen terkin» edilen ...Yemek Hiz.
Şti.'nin ortağı olduğunu, şirketin «ticaret sicilinden terkin» ile sona erdiğini, «tasfiye» işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmadığını, şirkete ait iki adet aracın satılması gerektiğini, araçların satış ve devir işlemlerini yapmak üzere şirketin tasfiye haline dönüşmesi gerektiğini belirterek ...Yemek Hiz.
CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; şirketin yasal prosedüre uygun olarak kapatıldığını, «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, şirketin «terkin» tarihindeki kayıtlı taşınır ve taşınmazlarının, davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediğini, «resen terkin» hukuka uygun olduğu kanaatine varılırsa ek tasfiyeyle birlikte şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «yasal hasım» olduklarından aleyhlerine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11300 E. 2011/5032 K.
Ortak:sicilden terkin · limited şirket · ticaret sicili · terkin
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dosyasında dava dışı şirkete yönelik dava açıldığını, ancak şirketin 23.01.2014 tarihinde resen «sicilden terkin» edildiğinin ve tasfiyesinin usulüne uygun yürütülmediğini ileri sürerek şirketin Ankara 26.
Şti. olarak değiştiğini, 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesi uyarınca resen «sicilden terkin» edildiğini, şirketlerin adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmemiş olduğunu, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirildiğini, ancak şirketin süresi içinde başvuruda bulunmadığını, bu nedenle 28.01.2014 tarih ve 8495 sayılı Sicil Gazetesi'nde yapılan «ilan» ile sicilden res'en terkin edildiğini ayrıca davalının yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduğunu ileri sürerek öncelikle davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek «tasfiye memuru atanmasına», «yasal hasım» aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; a.Davanın «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını, «sicilden terkin» işleminin usulüne uygun yapıldığını, davalı tarafından «derdest» davaların bilinemeyeceğini, b.Ayrıca Mahkemece «tasfiye memuru atanmadan» şirketin ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığını, c.Davalının «yasal hasım» olduğunu ve aleyhine «yargılama giderine» hükmedilemeyeceğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, marka ve «ticaret unvanı» ile «iltibas» yaratmak suretiyle gerçekleştirilen «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve ticaret unvanının «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının «ticaret unvanının» 31.12.1998 tarihinde tescil edildiği gerekçesiyle öncelik hakkının bulunmadığı kabul edilmiş ise de, söz konusu unvanın nevi değişikliği yapılarak tescil edildiği, davacının aynı unvanla daha önce «limited şirket» olarak faaliyet gösterdiği «ticaret sicil» gazetesindeki kayıtlardan anlaşılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda2-Dava, marka ve «ticaret unvanı» ile «iltibas» yaratmak suretiyle gerçekleştirilen «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve ticaret unvanının «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
… 02.01.2002, davacının marka başvuru tarihlerinin ise 12.04.2002 ve 04.07.2007 olduğu, bu durumda markalara dayalı olarak unvan terkininin istenemeyeceği, davacının «ticaret unvanının» da ayırt edici kısmının “Alp” ibaresi olduğu, davacının unvanının sicile tescil tarihinin 31.12.1998 olduğu, bu şekilde bakıldığında öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu, ancak unvan üzerindeki öncelik hakkının değerlendirilmesinde sadece sicile kayıt tarihlerinin öncelikli üstün hak sahipliğini ortaya koymadığı, davalı şirketin kurucu ortaklarından Hakkı Alpay’ın “Alp Plastik” unvanını 18.04.1996 tarihinden itibaren kullandığının sicil kayıtlarından anlaşıldığı, ayrıca vergi dairesinden gelen yazıdan da adı geçenin 01.07.1986 tarihinden beri faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı, her iki şirketin faaliyet alanları aynı ve benzer olsa da davalı şirketin kurucu ortağının “Alp” unvanı ile plastik sektöründe faaliyet gösterirken davalı şirketi kurduğu ve bu ibareyi davacının sicile kaydından daha önce kullandığı, davalı tarafın davacının ticaret unvanı ile «iltibas» oluşturma gayretinde bulunmadığı, davalı şirketin sicile tescilinden itibaren 6 yıl 8 ay sonra eldeki davanın açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişt …
Mahkemece, davacının «ticaret unvanının» 31.12.1998 tarihinde tescil edildiği gerekçesiyle öncelik hakkının bulunmadığı kabul edilmiş ise de, söz konusu unvanın nevi değişikliği yapılarak tescil edildiği, davacının aynı unvanla daha önce «limited şirket» olarak faaliyet gösterdiği «ticaret sicil» gazetesindeki kayıtlardan anlaşılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1964 E. , 2023/2364 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/435 Esas, 2022/1761 Karar
HÜKÜM
Başvurunun kabulü ile davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/244 E., 2021/725 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı... İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nin işçilerinden ...'ın vefat etmesi nedeniyle mirasçılarına kıdem tazminatı ödendiğini, ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili maksadıyla Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dosyasında dava dışı şirkete yönelik dava açıldığını, ancak şirketin 23.01.2014 tarihinde resen sicilden terkin edildiğinin ve tasfiyesinin usulüne uygun yürütülmediğini ileri sürerek şirketin Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, ihyası istenen şirketin unvanının Alp-Em Temizlik Güvenlik Hizmetleri ve Sistemleri Yemek İnş. Taah. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. olarak değiştiğini, 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesi uyarınca resen sicilden terkin edildiğini, şirketlerin adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmemiş olduğunu, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde münfesih sayılacağı ilanen bildirildiğini, ancak şirketin süresi içinde başvuruda bulunmadığını, bu nedenle 28.01.2014 tarih ve 8495 sayılı Sicil Gazetesi'nde yapılan ilan ile sicilden res'en terkin edildiğini ayrıca davalının yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu ileri sürerek öncelikle davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek tasfiye memuru atanmasına, yasal hasım aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 28.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesine dayalı olarak ticaret sicilden kaydının silindiği, eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz edilemeyeceği, bu nedenle şirketin aynı Kanunun 547 nci maddesi gereğince yeniden ihyasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde 98380 sicil numarası ile kayıtlı iken sicilden kaydı silinen Alp-Em Temizlik Güvenlik Hizmetleri ve Sistemleri Yemek İnş. Taah. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama ile sınırlı olmak üzere ihyasına, karar kesinleştiğinde Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ve ilan için gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı aleyhine yargılama gideri ve davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini, esas ilişkin verilen kararın yerinde olduğunu savunarak kararın yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama gideri yönünden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
a.Davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, sicilden terkin işleminin usulüne uygun yapıldığını, davalı tarafından derdest davaların bilinemeyeceğini,
b.Ayrıca Mahkemece tasfiye memuru atanmadan şirketin ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığını,
c.Davalının yasal hasım olduğunu ve aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilgili i şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebinin kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, şirket adresine davetiye gönderildiği, taşınmış olduğundan bahisle tebligatın iade edildiğinin şerh düşüldüğü, şirket temsilcisine çıkartılmış herhangi bir tebligatın söz konusu yazıda yer almadığı, bu hale göre ihtarın usulüne aykırı olduğu, terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, bu nedenle ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesi uyarınca usulüne uygun terkin edilmediği, ihyası istenen şirket hakkında derdest dava dosyası bulunması gözetildiğinde hak düşürücü sürenin işlemesinin söz konusu olamayacağı, yargılama giderine ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde 98380 sicil numarasında kayıtlı bulunan ALP-EM Temizlik Güvenlik Hizmetleri ve Sistemleri Yemek İnşaat Taahhüt İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi (eski unvanı...
İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi)'ne Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dava dosyası ve devamı işlemler yönünden sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin ihya işlemlerinin yapılması için davalı şirkete tasfiye memuru olarak şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olan İslam Doğan'ın atanmasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası şartlarının oluşup oluşmadığı, Mahkemece verilen kararın usul ve esasa uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110052600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz