Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1415 E. 2023/1686 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden resen terkin↗ zorunlu hasım↗ kıdem tazminatı↗ ihtar tebliği↗ resen terkin↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ rücuen tahsil↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ dava şartı yokluğu↗ yargılama giderleri↗ mirasçılık↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yönetim kurulu kararı↗ terkin↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/243 E., 2021/724 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin temizlik hizmetleri işini üstlenen ... Orman Ürünleri İnş. Tur. Emlak Tekstil Müşavirlik Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti'nin (eski ünvan:... Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) işçisinin vefat etmesi nedeniyle mirasçılarına müvekkili tarafından kıdem tazminatı ödendiğini, ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili için şirket aleyhine dava açıldığını, yürütülen yargılama sırasında şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin bildirildiğini belirterek Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dosyasında açtıkları davada taraf teşkili için bu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; dava dışı şirketin adresine tebliğ edilen ihtar ve ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ihtara rağmen şirketin sermayesini 10.000,00 TL'ye yükseltmediğini, bu nedenle 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesine göre 03.02.2015 tarihinde şirketin sicilden resen terkin edildiğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden usul ve yasaya uygun olarak terkin edildiğini, açılan davada yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 03.02.2015 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesine dayalı olarak ticaret sicilden kaydının silindiği, eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz etmenin mümkün olamayacağı, şirketin yeniden ihyasının gerektiği, şirket hakkında açılmış dava olduğundan 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesi gereğince devam eden dava ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasının gerektiği, yasal hasım olan davalı ... aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken sicilden kaydı silinen ....Orman Ürünleri İnş. Tur. Emlak Tekstil Müşavirlik Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmemesinin doğru olmadığını savunarak kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; şirketin sicilden terkini işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, şirketin ihyasına karar verilmeden 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesine göre ek tasfiyeye karar verilmesinin ve tasfiye memuru atanmasının gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının yargılama giderleri ve tasfiye memuru atanması yönünden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken sicilden kaydı silinen ... Orman Ürünleri İnş. Tur. Emlak Tekstil Müşavirlik Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dosyasında yapılan yargılamayla sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiyeyi sağlamak üzere şirketin son yönetim kurulu başkanı Aydın Şahin'in şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, şirketin adresine sermayenin artırılmasına ilişkin ihtarın tebliğ edildiğini ve sicil gazetesinde ilanın yapıldığını, buna rağmen sermayesini yükseltmeyen dava dışı şirketin sicilden resen terkin edildiğini, bu işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının yasal hasım olduğunu, bu nedenle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası şartlarının oluşup oluşmadığı, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesi
3. Değerlendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Düzenlenen beş yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup terkin işlemlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kanunda aranan nitelikte yapılmaması, eksik ya da hatalı işlemler sonucunda terkinin yapılması halinde bu durum hak düşürücü süreye etkili değildir.
Somut olayda ihyası talep edilen şirket, 03.02.2015 tarihinde terkin edilmiş olup ihya davasının ise 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen beş yıllık hak düşürücü süreden sonra 14.04.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davanın, hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle Kanunda düzenlenen ihya sebeplerinden hiçbirisinin dinlenme imkanı bulunmamakta olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1964 E. 2023/2364 K.
Ortak:zorunlu hasım · kıdem tazminatı · yasal hasım · rücuen tahsil · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · mirasçılık · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTemizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) işçisinin vefat etmesi nedeniyle «mirasçılarına» müvekkili tarafından «kıdem tazminatı» ödendiğini, ödenen kıdem tazminatının «rücuen tahsili» için şirket aleyhine dava açıldığını, yürütülen yargılama sırasında şirketin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin bildirildiğini belirterek Ankara 26.
Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; şirketin «sicilden terkini» işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, şirketin ihyasına karar verilmeden 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesine göre ek tasfiyeye karar verilmesinin ve «tasfiye memuru atanmasının» gerektiğini, «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesinin gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti. olarak değiştiğini, 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesi uyarınca resen «sicilden terkin» edildiğini, şirketlerin adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmemiş olduğunu, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirildiğini, ancak şirketin süresi içinde başvuruda bulunmadığını, bu nedenle 28.01.2014 tarih ve 8495 sayılı Sicil Gazetesi'nde yapılan «ilan» ile sicilden res'en terkin edildiğini ayrıca davalının yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduğunu ileri sürerek öncelikle davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek «tasfiye memuru atanmasına», «yasal hasım» aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi'nin işçilerinden ...'ın vefat etmesi nedeniyle «mirasçılarına» «kıdem tazminatı» ödendiğini, ödenen kıdem tazminatının «rücuen tahsili» maksadıyla Ankara 26.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; a.Davanın «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını, «sicilden terkin» işleminin usulüne uygun yapıldığını, davalı tarafından «derdest» davaların bilinemeyeceğini, b.Ayrıca Mahkemece «tasfiye memuru atanmadan» şirketin ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığını, c.Davalının «yasal hasım» olduğunu ve aleyhine «yargılama giderine» hükmedilemeyeceğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münfesihlik · re'sen terkin · vekalet ücreti takdiri · cy/cy şerhi · derdestlik · tebligat · dava sebebi
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilgili i şirketin oda kaydından re'«sen terkin» edilmesi «sebebinin» kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, şirket adresine davetiye gönderildiği, taşınmış olduğundan bahisle «tebligatın» iade edildiğinin «şerh» düşüldüğü, şirket «temsilcisine» çıkartılmış herhangi bir tebligatın söz konusu yazıda yer almadığı, bu hale göre «ihtarın» usulüne aykırı olduğu, terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, bu nedenle «ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesi uyarınca usulüne uygun terkin edilmediği, ihyası istenen şirket hakkında «derdest» dava dosyası bulunması gözetildiğinde «hak düşürücü sürenin» işlemesinin söz konusu olamayacağı, «yargılama giderine» ve davacı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde 98380 sicil numarasında kayıtlı bulunan ALP-EM Temizlik Güvenlik Hizmetleri ve …
Şti. olarak değiştiğini, 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesi uyarınca resen «sicilden terkin» edildiğini, şirketlerin adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmemiş olduğunu, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirildiğini, ancak şirketin süresi içinde başvuruda bulunmadığını, bu nedenle 28.01.2014 tarih ve 8495 sayılı Sicil Gazetesi'nde yapılan «ilan» ile sicilden res'en terkin edildiğini ayrıca davalının yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduğunu ileri sürerek öncelikle davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ek «tasfiye memuru atanmasına», «yasal hasım» aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; a.Davanın «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını, «sicilden terkin» işleminin usulüne uygun yapıldığını, davalı tarafından «derdest» davaların bilinemeyeceğini, b.Ayrıca Mahkemece «tasfiye memuru atanmadan» şirketin ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığını, c.Davalının «yasal hasım» olduğunu ve aleyhine «yargılama giderine» hükmedilemeyeceğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
Ticaret sicilinden re'sen terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/552 E. 2016/1807 K.
Ortak:şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; şirketin «sicilden terkini» işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, şirketin ihyasına karar verilmeden 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesine göre ek tasfiyeye karar verilmesinin ve «tasfiye memuru atanmasının» gerektiğini, «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesinin gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP Davalı «temsilcisi» cevap dilekçesinde; dava dışı şirketin adresine tebliğ edilen «ihtar» ve «ticaret sicil» gazetesinde yayınlanan ihtara rağmen şirketin sermayesini 10.000,00 TL'ye yükseltmediğini, bu nedenle 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesine göre 03.02.2015 tarihinde şirketin sicilden «resen terkin» edildiğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, «ihyası» istenen şirketin ticaret sicilinden usul ve yasaya uygun olarak terkin edildiğini, açılan davada yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının «yargılama giderleri» ve «tasfiye memuru atanması» yönünden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken sicilden «kaydı» silinen ...
Benzer bu karardaDava, davalı Müdürlük tarafından ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası», «yeniden tescili» ve ek «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin olup mahkemece, ... yanında ihyası istenen şirketin «son» tasfiye memuruna, bulunmadığı takdirde yetkili «temsilcisine» de «husumet» yöneltilmesi gerektiği halde sadece «ticaret sicil müdürlüğünün» hasım gösterildiği gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihya» davasında hasmın, şirketi «temsilen» «son» «tasfiye» memurları veya bulunmadığı takdirde yetkili temsilcisi aleyhine bizzat açılması gerektiği, iş bu davalarda Ticaret Sicil Müdürlüğünün hasım sıfatının yasadan kaynaklandığı, tek başına Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, şirketin «temsilcisi» tarafından açılan davada «ticaret sicil müdürlüğüne» «husumet» yöneltmekle taraf teşkilinin sağlandığı gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu
Benzer bu karardaDava, davalı Müdürlük tarafından ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası», «yeniden tescili» ve ek «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin olup mahkemece, ... yanında ihyası istenen şirketin «son» tasfiye memuruna, bulunmadığı takdirde yetkili «temsilcisine» de «husumet» yöneltilmesi gerektiği halde sadece «ticaret sicil müdürlüğünün» hasım gösterildiği gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihya» davasında hasmın, şirketi «temsilen» «son» «tasfiye» memurları veya bulunmadığı takdirde yetkili temsilcisi aleyhine bizzat açılması gerektiği, iş bu davalarda Ticaret Sicil Müdürlüğünün hasım sıfatının yasadan kaynaklandığı, tek başına Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, şirketin «temsilcisi» tarafından açılan davada «ticaret sicil müdürlüğüne» «husumet» yöneltmekle taraf teşkilinin sağlandığı gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, «yeniden tescili» istenen şirketin 17.06.2013 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7'nci maddesi uyarınca «kaydının» re'sen silindiği sabit olup sicil kayıtlarından davacının, kaydı silinen ve yeniden tescili istenen şirketin tek «temsilcisi» olduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16089 E. 2011/4324 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ...Ş. hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle, diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur. ../..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1415 E. , 2023/1686 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/434 Esas, 2022/1652 Karar
DAVA TARİHİ 14.04.2021
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/243 E., 2021/724 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin temizlik hizmetleri işini üstlenen ... Orman Ürünleri İnş. Tur. Emlak Tekstil Müşavirlik Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti'nin (eski ünvan:... Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi) işçisinin vefat etmesi nedeniyle mirasçılarına müvekkili tarafından kıdem tazminatı ödendiğini, ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili için şirket aleyhine dava açıldığını, yürütülen yargılama sırasında şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin bildirildiğini belirterek Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dosyasında açtıkları davada taraf teşkili için bu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; dava dışı şirketin adresine tebliğ edilen ihtar ve ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ihtara rağmen şirketin sermayesini 10.000,00 TL'ye yükseltmediğini, bu nedenle 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) geçici yedinci maddesine göre 03.02.2015 tarihinde şirketin sicilden resen terkin edildiğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden usul ve yasaya uygun olarak terkin edildiğini, açılan davada yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 03.02.2015 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesine dayalı olarak ticaret sicilden kaydının silindiği, eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz etmenin mümkün olamayacağı, şirketin yeniden ihyasının gerektiği, şirket hakkında açılmış dava olduğundan 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesi gereğince devam eden dava ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasının gerektiği, yasal hasım olan davalı ... aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken sicilden kaydı silinen ....Orman Ürünleri İnş.
Tur. Emlak Tekstil Müşavirlik Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmemesinin doğru olmadığını savunarak kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; şirketin sicilden terkini işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, şirketin ihyasına karar verilmeden 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesine göre ek tasfiyeye karar verilmesinin ve tasfiye memuru atanmasının gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının yargılama giderleri ve tasfiye memuru atanması yönünden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken sicilden kaydı silinen ... Orman Ürünleri İnş. Tur. Emlak Tekstil Müşavirlik Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/78 E. sayılı dosyasında yapılan yargılamayla sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiyeyi sağlamak üzere şirketin son yönetim kurulu başkanı Aydın Şahin'in şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, şirketin adresine sermayenin artırılmasına ilişkin ihtarın tebliğ edildiğini ve sicil gazetesinde ilanın yapıldığını, buna rağmen sermayesini yükseltmeyen dava dışı şirketin sicilden resen terkin edildiğini, bu işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının yasal hasım olduğunu, bu nedenle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası şartlarının oluşup oluşmadığı, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un geçici yedinci maddesi
3. Değerlendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Düzenlenen beş yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup terkin işlemlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kanunda aranan nitelikte yapılmaması, eksik ya da hatalı işlemler sonucunda terkinin yapılması halinde bu durum hak düşürücü süreye etkili değildir.
Somut olayda ihyası talep edilen şirket, 03.02.2015 tarihinde terkin edilmiş olup ihya davasının ise 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen beş yıllık hak düşürücü süreden sonra 14.04.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davanın, hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle Kanunda düzenlenen ihya sebeplerinden hiçbirisinin dinlenme imkanı bulunmamakta olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Gerekçe ve hükmü usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi karanının onanmasına hükmetmek gerekirken, bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936177100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz