6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sicilden terkin

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11300 E. 2011/5032 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sicilden terkin ticaret unvanı limited şirket ticaret sicili terkin haksız rekabet iltibas

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayanağı olan markalar ile davalının unvanındaki “Alp Plastik” ibarelerinin aynı olduğu, markanın ve unvanın ayırt edici kısmının “Alp” ibaresi olduğu, ancak davalı şirketin sicile kayıt tarihinin 02.01.2002, davacının marka başvuru tarihlerinin ise 12.04.2002 ve 04.07.2007 olduğu, bu durumda markalara dayalı olarak unvan terkininin istenemeyeceği, davacının ticaret unvanının da ayırt edici kısmının “Alp” ibaresi olduğu, davacının unvanının sicile tescil tarihinin 31.12.1998 olduğu, bu şekilde bakıldığında öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu, ancak unvan üzerindeki öncelik hakkının değerlendirilmesinde sadece sicile kayıt tarihlerinin öncelikli üstün hak sahipliğini ortaya koymadığı, davalı şirketin kurucu ortaklarından Hakkı Alpay’ın “Alp Plastik” unvanını 18.04.1996 tarihinden itibaren kullandığının sicil kayıtlarından anlaşıldığı, ayrıca vergi dairesinden gelen yazıdan da adı geçenin 01.07.1986 tarihinden beri faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı, her iki şirketin faaliyet alanları aynı ve benzer olsa da davalı şirketin kurucu ortağının “Alp” unvanı ile plastik sektöründe faaliyet gösterirken davalı şirketi kurduğu ve bu ibareyi davacının sicile kaydından daha önce kullandığı, davalı tarafın davacının ticaret unvanı ile iltibas oluşturma gayretinde bulunmadığı, davalı şirketin sicile tescilinden itibaren 6 yıl 8 ay sonra eldeki davanın açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıda yazılı bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, marka ve ticaret unvanı ile iltibas yaratmak suretiyle gerçekleştirilen haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve ticaret unvanının sicilden terkini istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının ticaret unvanının 31.12.1998 tarihinde tescil edildiği gerekçesiyle öncelik hakkının bulunmadığı kabul edilmiş ise de, söz konusu unvanın nevi değişikliği yapılarak tescil edildiği, davacının aynı unvanla daha önce limited şirket olarak faaliyet gösterdiği ticaret sicil gazetesindeki kayıtlardan anlaşılmıştır. Ancak, bu şirketin hangi tarihte tescil edildiği araştırılmamıştır. Öte yandan, davacı taraf, 1980 yılından bu yana ticari faaliyette bulunduğunu ileri sürmüş olup, bu hususta da mahkemece bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Bu itibarla, mahkemece, davacının hangi tarihten beri ticari faaliyette bulunduğu, ticari faaliyetlerinde hangi unvanı kullandığı, buna göre davacının öncelik hakkının bulunup bulunmadığı araştırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka tecavüzünün men'i | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2173 E. 2023/5747 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10601 E. 2010/9239 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1964 E. 2023/2364 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/11300 E.  ,  2011/5032 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.06.2009 tarih ve 2008/237 - 2009/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin 1980 yılında ticari faaliyetine başladığını ve 1989 yılında kurulduğunu, plastik sektöründe faaliyet gösteren önde gelen şirketlerden biri olduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetlerini Alp Plastik unvanı altında geliştirdiğini ve bu unvanla bilinir ve tanınır hale geldiğini, “Alp Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş.+şekil”markasını 12.04.2004 tarihinde, “ALP PLASTİK+şekil” markasını da 04.07.2007 tarihinde tescil ettirdiğini, davalı şirketin ise 2002 yılında kurulduğunu, davalı şirketin unvanında yer alan “Alp Plastik” ibaresinin izinsiz olarak kullanıldığını, belirtilen ibarenin davalı tarafından kullanılmasının markaların korunmasına ilişkin KHK ile TTK’nun 57. maddesi gereğince haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen davalının belirtilen kullanımına son vermediğini ileri sürerek, davalının unvanındaki “Alp Plastik” ibaresi ile yapmış olduğu haksız rekabetin tespiti ile durdurulmasına, bu ibarenin ticaret sicil kayıtlarından terkinine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin faaliyetlerine Alp Plastik-Hakkı Alpay unvanı ile 1986 yılında şahıs şirketi olarak başladığını, 2001 yılında şirketin kurulduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirketin iştigal konularının farklı olduğunu, haksız rekabetin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayanağı olan markalar ile davalının unvanındaki “Alp Plastik” ibarelerinin aynı olduğu, markanın ve unvanın ayırt edici kısmının “Alp” ibaresi olduğu, ancak davalı şirketin sicile kayıt tarihinin 02.01.2002, davacının marka başvuru tarihlerinin ise 12.04.2002 ve 04.07.2007 olduğu, bu durumda markalara dayalı olarak unvan terkininin istenemeyeceği, davacının ticaret unvanının da ayırt edici kısmının “Alp” ibaresi olduğu, davacının unvanının sicile tescil tarihinin 31.12.1998 olduğu, bu şekilde bakıldığında öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu, ancak unvan üzerindeki öncelik hakkının değerlendirilmesinde sadece sicile kayıt tarihlerinin öncelikli üstün hak sahipliğini ortaya koymadığı, davalı şirketin kurucu ortaklarından Hakkı Alpay’ın “Alp Plastik” unvanını 18.04.1996 tarihinden itibaren kullandığının sicil kayıtlarından anlaşıldığı, ayrıca vergi dairesinden gelen yazıdan da adı geçenin 01.07.1986 tarihinden beri faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı, her iki şirketin faaliyet alanları aynı ve benzer olsa da davalı şirketin kurucu ortağının “Alp” unvanı ile plastik sektöründe faaliyet gösterirken davalı şirketi kurduğu ve bu ibareyi davacının sicile kaydından daha önce kullandığı, davalı tarafın davacının ticaret unvanı ile iltibas oluşturma gayretinde bulunmadığı, davalı şirketin sicile tescilinden itibaren 6 yıl 8 ay sonra eldeki davanın açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıda yazılı bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, marka ve ticaret unvanı ile iltibas yaratmak suretiyle gerçekleştirilen haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve ticaret unvanının sicilden terkini istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının ticaret unvanının 31.12.1998 tarihinde tescil edildiği gerekçesiyle öncelik hakkının bulunmadığı kabul edilmiş ise de, söz konusu unvanın nevi değişikliği yapılarak tescil edildiği, davacının aynı unvanla daha önce limited şirket olarak faaliyet gösterdiği ticaret sicil gazetesindeki kayıtlardan anlaşılmıştır. Ancak, bu şirketin hangi tarihte tescil edildiği araştırılmamıştır. Öte yandan, davacı taraf, 1980 yılından bu yana ticari faaliyette bulunduğunu ileri sürmüş olup, bu hususta da mahkemece bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır.

Bu itibarla, mahkemece, davacının hangi tarihten beri ticari faaliyette bulunduğu, ticari faaliyetlerinde hangi unvanı kullandığı, buna göre davacının öncelik hakkının bulunup bulunmadığı araştırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021298700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.