Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2976 E. 2023/3571 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5174 sayılı kanun↗ ticaret sicilinden resen terkin↗ zorunlu hasım↗ usulüne uygun tebligat↗ resen terkin↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ re'sen terkin↗ ihya davası↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ rücuen tazminat↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ taahhütname↗ terkin↗ ihtarname↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/713 E., 2020/422 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Adana 3. İş Mahkemesinin 2018/290 E. sayılı dosyası ile açılan rücuen tazminat davasının yargılaması sırasında söz konusu dosyanın davalılarından ... Elektrik İnş. Taah. Ltd. Şti.'nin 23.01.2014 tarihinde resen terkin edildiğinin bildirildiğini, mahkemece taraflarına ihya davası açmak için süre verildiğini ileri sürerek Ankara Ticaret Sicil tarafından re'sen terkin edilen ... Elektrik İnş. Taah. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, dava konusu ihyası istenen ... Elektrik İnş. Taah. Ltd. Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca 28.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28.01.2014 tarih ve 8495 sayısında ilan edildiğini, bu işlemin usulüne uygun yapıldığını, ihyası istenen şirketin zorunlu olmasına rağmen faaliyet gösterdiği son adresini tescil ettirmediğini, şirketin terkininin ve buna ilişkin tebligatların hukuka uygun olduğunu, zorunlu hasım olmaları sebebiyle aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini, aksi halde ek tasfiye için tasfiye memuru atanmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin ... Elektrik İNş. Ltd. Şti.'nin kayıtlı adresine gönderildiği, ancak taşınmış olduğundan tebliğ edilemediği, tebliğ edilemeyen ihtarın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine herhangi bir tebligat çıkarılmadığı, kanunda belirtilen şartlar yerine getirilmeksizin şirketin resen terkinine gidilmesi kanun hükmüne uymadığından usulsüz olarak yapılan terkin işleminin iptali gerektiği, Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilen kayıtlar incelendiğinde şirketin terkin nedeninin "5174 sayılı kanuna göre odaca kaydı silinenler" olarak tanımlandığı, kanunda tadadi olarak sayılan resen terkin nedenleri arasında "oda kaydının silinmesi" sebebinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı ... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müdürlüklerince yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, ihyası istenen şirket yetkilisine usulüne uygun tebligat yapıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, yargılama giderinin davanın açılmasında yasal hasım olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça terkine ilişkin olarak sadece ihyası istenen şirkete tebligat yapıldığı yapılan tebligatın bila ikmal edildiği ayrıca sicil özetinin gönderildiği, şirket temsilcisine herhangi bir tebligat yapılmadığı, ayrıca dava konusu şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile terkin edildiği, anılan nedenin kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, silinme sebebine göre herhangi bir tasfiye işleminin gerekmediği ve hak düşürücü sürenin bu durumda uygulanamayacağı, davalı tarafın davaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temslcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davada davacı ... hukuki yararı bulunmadığını, terkin sürecinde yapılan ihtar ve işlemlerin usulüne uygun olduğunu, yalnızca dava konusu edilen dava dosyası için ek tasfiye gerekeceğinden tasfiye memuru atanması gerektiğini, yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince dava dışı ... Elektrik İnş. Taah. San. Ltd. Şti.'nin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1394 E. 2023/1520 K.
Ortak:5174 sayılı kanun · re'sen terkin · ihya davası · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Şti.'nin 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiğinin bildirildiğini, mahkemece taraflarına «ihya davası» açmak için süre verildiğini ileri sürerek Ankara Ticaret Sicil tarafından re'«sen terkin» edilen ...
Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca 28.01.2014 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28.01.2014 tarih ve 8495 sayısında «ilan» edildiğini, bu işlemin usulüne uygun yapıldığını, «ihyası» istenen şirketin zorunlu olmasına rağmen faaliyet gösterdiği «son» adresini tescil ettirmediğini, şirketin terkininin ve buna ilişkin «tebligatların» hukuka uygun olduğunu, «zorunlu hasım» olmaları sebebiyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini, aksi halde ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanmasını» istemiştir.
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un gecici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında öngörülen «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, aynı maddenin altıncı fıkrasının (b) bendi uyarınca sicil «kaydı» silinen şirketlerin borçlarının şirket unvanlarının silinmesine engel olmayacağından davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» olmadığını, «terkin» tarihinde şirketin alacak veya borçlarının davalı Kurum tarafından bilinmesi mümkün olmadığından yapılan terkin işleminin hukuka uygun olduğunu, şirket yetkili temsilcisine yapılan «ihtar» ulaşmasa dahi Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilân ile mevzuatta öngörülen usulün yerine getirilmiş olduğunu, geçici 7 nci maddede sayılan sebeplerle terkin işleminin gerçekleştirildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince ek tasfiyeye ve «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı «yasal hasım» konumunda olduğu hâlde aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanların, haklı sebeplere dayalı olarak şirketin silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecekleri, «ihyası» istenen şirketin sicilden 23.10.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiği, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra 26.05.2021 tarihinde açıldığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin «terkin» işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki usule göre gerçekleştirilmediğini, re'«sen terkin» işlemleri sırasında şirket «temsilcisine» «tebligat» çıkarılmadığını, terkin koşullarının oluşmadığını, aynı şirket için açılan başka bir ihya davasında yargılama yapılarak davalının «hak düşürücü süre» yönünden itirazlarının kabul edilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar usulü · infisah · münfesihlik · geçici 7. madde · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · sicilden terkin · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep olunan Yakıtsan Yakıt Sanayi Madencilik Ticaret Limited Şirketi'nin «münfesih» sayılmasına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendisine yapılan «ihtar» ve ilân üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 23.10.2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği, «ihtarnamede» «infisah» «sebebi» olarak 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'na (5174 sayılı Kanun) göre odaca «kaydı» silinenler olarak yer aldığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde «tasfiye» ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta ihyası istenen şirket yetkilisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya tebligat dosyaya sunulmadığı gibi ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın adresin kapalı olması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca «terkin» işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilân suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, öte yandan 5174 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, "Oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla «ticaret sicil» kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna «ihbarda» bulunulur.
… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanların, haklı sebeplere dayalı olarak şirketin silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecekleri, «ihyası» istenen şirketin sicilden 23.10.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiği, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra 26.05.2021 tarihinde açıldığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda «kaydı» silinmiş sayılır” düzenlemesine yer verildiği, 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 1 inci maddesinin (d) bendinde, "18.5.2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler..." denilerek Kanun'da olmayan bir hâlin tebliğ ile düzenlendiği, oysa ki 6102 sayılı Kanun'un geçici maddesinin tadadi olduğu ve Kanun'un geçici maddesine göre istisnai «tasfiye» usulüne tabi olacağını belirtmediği bir hâlin ikincil bir düzenleme ile «geçici madde» kapsamına alınamayacağı, davalı ...
Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin oda kaydından re'«sen terkin» edilmesi «sebebi» ile silinme hususu Kanun'da tadadi olarak sayılan hâllerden olmadığından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un geçici maddesinin on beşinci fıkrasının «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanların, haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecekleri, eldeki davada 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolmuş ise de davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6898 E. 2024/161 K.
Ortak:5174 sayılı kanun · zorunlu hasım · re'sen terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca 28.01.2014 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28.01.2014 tarih ve 8495 sayısında «ilan» edildiğini, bu işlemin usulüne uygun yapıldığını, «ihyası» istenen şirketin zorunlu olmasına rağmen faaliyet gösterdiği «son» adresini tescil ettirmediğini, şirketin terkininin ve buna ilişkin «tebligatların» hukuka uygun olduğunu, «zorunlu hasım» olmaları sebebiyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini, aksi halde ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanmasını» istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti.) hakkında açılan dava olmakla Ankara 45.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/467 E. sayılı dosyası ile sınırlı olarak «ihyası» gerektiği, «tasfiye memuru atanması» gerekli olup tasfiye memuru olarak silinmeden önceki yetkililerden ...'ın atanmasına karar verilmesi gerektiği, davalı ...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesih» olmalarına veya sayılmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi uyarınca müdürlük tarafından kendilerine yapılan «ihtara» ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunulmaması olduğu, haklarında dava veya takipleri olanlar için 5 yıllık sürenin işlemeyeceği, dava konusunun silinmeden önceye ilişkin olduğu, «ihya» koşulları oluştuğu, sicilden «kaydı» silinen Alp-Em Tem.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münfesihlik · re'sen gözetilme · cy/cy şerhi · derdestlik · kaldırma ve yeniden hüküm · limited şirket
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından «terkin» «sebebi» olarak bildirilen 5174 sayılı Odalar ve Borsalar Kanunu'na (5174 sayılı Kanun) göre oda «kaydının» silinmiş olmasının geçici 7 nci maddede tahdidi olarak sayılan terkin sebepleri arasında yer almadığından terkin işleminin usulsüz olduğu, şirket adresine davetiye gönderildiği, taşınmış olduğundan bahisle «tebligatın» iade edildiğinin «şerh» düşüldüğü, şirket «temsilcisine» çıkartılmış herhangi bir tebligatın söz konusu olmadığı, dolayısıyla hem 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesinde sayılmayan 5174 sayılı Kanun'da oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak hem de aynı maddenin 4 üncü maddesinin (a) bendindeki usule uyulmaksızın şirketin ticaret sicilinden re'«sen terkin» edildiği, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı ... aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin «terkin» «sebebinin» «münfesih» olmalarına veya sayılmalarına rağmen 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi uyarınca müdürlük tarafından kendilerine yapılan «ihtara» ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunulmaması olduğu, haklarında dava veya takipleri olanlar için 5 yıllık sürenin işlemeyeceği, dava konusunun silinmeden önceye ilişkin olduğu, «ihya» koşulları oluştuğu, sicilden «kaydı» silinen Alp-Em Tem.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince müvekkili idare lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesinin doğru olmadığı gibi «yargılama giderlerinin» de müvekkili idarenin üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek açıklanan bu ve re'«sen gözetilecek» nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin alacak ve borçları ile hakkındaki «derdest» davaların bilinmesinin müdürlükçe mümkün olmadığını, bu sebeple işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, yapılan «ihtarın» usulüne uygun olduğunu, «terkin» işleminin mevzuata uygun yapıldığını, yasadan ... «zorunlu hasım» konumunda bulunduklarından «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2976 E. , 2023/3571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/914 E., 2023/440 K.
DAVA TARİHİ 23.12.2019
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/713 E., 2020/422 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Adana 3. İş Mahkemesinin 2018/290 E. sayılı dosyası ile açılan rücuen tazminat davasının yargılaması sırasında söz konusu dosyanın davalılarından ... Elektrik İnş. Taah. Ltd. Şti.'nin 23.01.2014 tarihinde resen terkin edildiğinin bildirildiğini, mahkemece taraflarına ihya davası açmak için süre verildiğini ileri sürerek Ankara Ticaret Sicil tarafından re'sen terkin edilen ... Elektrik İnş. Taah. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, dava konusu ihyası istenen ... Elektrik İnş. Taah. Ltd. Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca 28.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28.01.2014 tarih ve 8495 sayısında ilan edildiğini, bu işlemin usulüne uygun yapıldığını, ihyası istenen şirketin zorunlu olmasına rağmen faaliyet gösterdiği son adresini tescil ettirmediğini, şirketin terkininin ve buna ilişkin tebligatların hukuka uygun olduğunu, zorunlu hasım olmaları sebebiyle aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini, aksi halde ek tasfiye için tasfiye memuru atanmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin ... Elektrik İNş. Ltd. Şti.'nin kayıtlı adresine gönderildiği, ancak taşınmış olduğundan tebliğ edilemediği, tebliğ edilemeyen ihtarın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine herhangi bir tebligat çıkarılmadığı, kanunda belirtilen şartlar yerine getirilmeksizin şirketin resen terkinine gidilmesi kanun hükmüne uymadığından usulsüz olarak yapılan terkin işleminin iptali gerektiği, Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilen kayıtlar incelendiğinde şirketin terkin nedeninin "5174 sayılı kanuna göre odaca kaydı silinenler" olarak tanımlandığı, kanunda tadadi olarak sayılan resen terkin nedenleri arasında "oda kaydının silinmesi" sebebinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı ...
Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müdürlüklerince yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, ihyası istenen şirket yetkilisine usulüne uygun tebligat yapıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, yargılama giderinin davanın açılmasında yasal hasım olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça terkine ilişkin olarak sadece ihyası istenen şirkete tebligat yapıldığı yapılan tebligatın bila ikmal edildiği ayrıca sicil özetinin gönderildiği, şirket temsilcisine herhangi bir tebligat yapılmadığı, ayrıca dava konusu şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile terkin edildiği, anılan nedenin kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığı, silinme sebebine göre herhangi bir tasfiye işleminin gerekmediği ve hak düşürücü sürenin bu durumda uygulanamayacağı, davalı tarafın davaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temslcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davada davacı ... hukuki yararı bulunmadığını, terkin sürecinde yapılan ihtar ve işlemlerin usulüne uygun olduğunu, yalnızca dava konusu edilen dava dosyası için ek tasfiye gerekeceğinden tasfiye memuru atanması gerektiğini, yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince dava dışı ... Elektrik İnş. Taah. San. Ltd. Şti.'nin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111919400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz