Bağlılık yükümü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6884 E. 2024/8826 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bağlılık yükümü↗ özen ve bağlılık yükümü↗ toplantının ertelenmesi↗ özen ve bağlılık yükümlülüğü↗ bağlılık yükümlülüğü↗ genel kurulu toplantıya çağırma↗ bilgi alma hakkı↗ bilgi alma ve inceleme hakkı↗ limited şirket pay devri↗ temsil yetkisinin kaldırılması↗ arabuluculuk başvurusu↗ kar dağıtımı↗ azil↗ arabuluculuk↗ haklı sebep↗ ticari itibar↗ pay devri↗ rekabet yasağı↗ ticaret sicili tescili↗ ticari işletme↗ şirket müdürü↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ şirket zararı↗ hisse devri↗ oy yasağı↗ kâr dağıtımı↗ ihtar↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ taahhütname↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ haksız rekabet↗ dahili dava↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2021/2 E., 2021/484 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Mimarlık Reklam Organizasyon Hizmetleri İnşaat Taahhüt Tic. San. Ltd. Şti.'ne davalının şirket müdürü olarak şirketi süresiz münferit imza temsilinin tescil ve ilan olunduğunu, davalının, diğer kurucu ortağın hissesini devretmesi sonucunda 05.12.2018'de şirketin tek ortağı konumuna geldiğini ve şirket unvanının değiştirilmesi ile şirket ana sözleşmesinin tadil tasarısının 07.12.2018 tarihinde ticaret sicile tescil edildiğini, 12.12.2018 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu şirketin "... Kürek-Lahmacun Pide" markasının sahibi olup franchise sistemiyle çalıştığını, müvekkilinin “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi” ile söz konusu şirketin %5 hissesini, 500.000,00 TL karşılığında devraldığını, davalının adı geçen şirketin %50 hissedarı olmasının yanısıra, halen şirketin süresiz, münferit imza yetkisini haiz şirket müdürü olduğunu, müvekkili, şirket hissesini devraldığında davalının ortaklara düzenli olarak kar dağıtımı yapacağını taahhüt ettiğini ve bu hususun müvekkili dahil tüm ortaklar tarafından da kabul edildiğini, buna karşın şirket müdürü olan davalının Eylül-2019'dan itibaren ortaklara kâr payı ödemesini durdurduğunu ve ortaklara bilgi vermeyi de reddettiğini, bunun üzerine müvekkilinin 30.09.2019 tarihinde elektronik posta aracılığıyla "01.01.2019 ile 31.08.2019 arasındaki şirket banka kayıtlarının, şirketin şubelerden alacaklarının, tüm şirket borçlarının bildirilmesini" talep ettiğini, söz konusu elektronik postaya davalı tarafından talepleri karşılamayacak şeklinde cevap verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin 31.10.2019 tarihli ihtarname keşide ederek bilgi talep ettiğini ancak söz konusu ihtarnameye cevap verilmediğini, ödenmeyen kar paylarının ödenmesi için arabulucuya başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını, şirket genel kurulunun da halen yapılmadığını, şirket kasasında 922.178,57 TL olduğu belirtilmesine karşın, şirket hakkında çok sayıda icra takibi bulunduğu, bunlar sebebiyle şirket hesaplarının haczedildiğini, şirketin ticari itibarının sarsıldığını, ortaklara kâr dağıtılmayacağını açıklayan davalının, şirket ortaklarından ...'e ait şubeye şirket tarafından temin edilen malzeme bedelini tahsil etmemek suretiyle ...'e, üstü örtülü biçimde ortaklık payı ödeyerek ortaklar arasında eşit muamele yükümlülüğünü ihlal ettiğinin öğrenildiğini, davalının kendisi adına Erzurum Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı, "... ... Kürek Lahmacun Pide" unvanlı bir şahıs şirketinin bulunduğunun ayrıca öğrenildiğini, müvekkilinin ortağı ve davalının müdürü olduğu şirket ile aynı alanda ticari faaliyette bulunduğu isminden de açıkça anlaşılan söz konusu şirketin varlığının davalının şirket müdürü olarak rekabet yasağını açıkça ihlali mahiyetinde olduğunu belirterek müvekkilinin ortağı bulunduğu şirket müdürü olan davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca anılan şirketi yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılarak azline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde,şirket tescilli "... Kürek-Lahmacun Pide" markası ile, kurucusu ve yöneticisi olan müvekkilin fedakar çalışmaları ve iyi yönetimi sayesinde ülke çapında hali hazırda 28 şubede faaliyet göstermeye devam ettiğini, davacının müvekkil hakkında ileri sürülen mesnetsiz iddialar dava dilekçesinden de net bir şekilde anlaşılacağı üzere ispattan uzak olduğunu, davacı tarafın Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile ... Bilişim Gıda Turizm Tarım Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin %5 hissesini 500.000,00 TL karşılığında devraldığından bahsedilse de bu rakamın somut gerçeklik ile alakası olmadığını, müvekkil davalının 2.500,00 TL karşılığı 5 adet payını davacı ...'na devrettiğini, bu kadar fahiş bir bedel ödendiği iddiasında olan davacı tarafın mutlaka bahsettiği bu bedelin ispatını yazılı olarak yapması gerektiğini, kâr dağıtımı için öncelikle yıllık bilançonun kesinleşmesi ve bu kesinleşen bilanço neticesinde net dönem kârının tespit edilmesi gerektiğini, şirket açısından bu şartın sağlanamadığını, kar üzerinde tasarruf etmeye yetkili organın genel kurul olduğunu, kâr payı, genel kurulda verilen dağıtım kararından sonra ortaklarca talep edilebilir hale geleceğini, ... Bilişim Ltd.Şti.'nin olağan genel kurulunun, şirketin hesap dönemini takip eden ertesi yılın Haziran ayı sonuna kadar yapılıp, bu hususta yasal kesintileri yaptıktan sonra kar dağıtımı konusunda karar almadığını, müvekkilin, hisse devri yapıldıktan sonra şirketin Ankara adresinde yaptırdığı inşaatın yatırım bedelini ortaklardan talep ettiğini, şirketin kar payını artırmak, ticari faaliyetlerini devam ettirebilmek, amaçlarını gerçekleştirebilmek adına yatırımlar yapmasının olağan bir durum olduğunu, müvekkilinin kanuni yükümlülükleri doğrultusunda yatırımlar yapması asla kişisel hesapların birbirine karıştığı anlamına gelmediğini, tüm dünyayı etkisi altına alan, ülkemizde de birçok alanda oldukça tesirli etkiler yaratan pandemi süreci müvekkilinin müdürü olduğu şirkette genel kurul toplantısı yapılmasına bir engel teşkil ettiğini, şirkete ait 28 şubenin aylardır kapalı olduğunu, genel kurul toplantısı talebinin mantıklı olmadığını, müvekkilinin basiretli bir iş insanı olduğunu, ticari faaliyetlerin özellikle bu zor dönemlerde ayakta kalabilmesi için, ortaklardan olan alacakların tahsili noktasında öncelikle başvurulması gereken yolun icra takibi başlatmak olmadığını, zira bayilerin hukuki anlamda zor duruma düşmesi, maddi açıdan zarara uğraması dolaylı olarak şirket zararına sebebiyet vereceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının genel kurulu toplantıya çağırmadığı iddiası yönünden "pandemi" nedeniyle şirketlerin genel kurul toplantılarına ilişkin ertelenmenin tavsiye edildiği, bu durum da gözetildiğinde toplantı yapılmamasının ağır ihlal olarak değerlendirilemeyeceği, bu sebeple azil isteğinin haklı sebep oluşturmadığı, bilgi alma hakkının kullandırılmaması iddiası yönünden, bilgi alma ve inceleme hakkının 6102 sayılı Kanun'un 614 üncü maddesinde düzenlendiği, dava konusu olayda davacının inceleme hakkını kullanmak amacıyla yaptığı ihtarın cevapsız bırakılması karşısında bilgi alınma ve inceleme hakkının haksız yere engellenmesi bakımından ortağın istemi üzerine açılacak davada mahkemece bu hususta karar verilebileceği, bu sebeple azil isteğinin haklı sebep oluşturmadığı, eşit işlem ilkesine aykırı davranıldığı iddiasına yönelik, bu iddia ile ilgili olarak defterlerde açıkça bir kayda rastlanmadığı ancak; limited şirket müdürünün görevini yürütürken 6102 sayılı Kanun'un 623 ve 626 maddelerine uygun davranması gerektiği, müdürün özen ve bağlılık yükümlülüğü ile rekabet yasağı hükümlerini ihlali halinde azlinin talep edilebileceği, davalının tarafların ortağı olduğu şirket müdürü olup, dava dışı aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka bir şahıs şirketi kurarak işlettiği, özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı ihlali koşullarının oluştuğu, bu koşulun oluşması halinin tek başına azil için haklı sebep sayılacağı, tüm dosya kapsamı itibariyle 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının ... Bilişim Gıda Tur. Tar. Hayv. Tic. San. Ltd. Şti.'nin müdürlüğünden azline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı şirket müdürü olan davalının haklı nedenle görevden azli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 614, 623, 626 ve 630 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalının, 13.04.2015 tarihinde tescil ve ilan edilen ... ... Kürek Lahmacun Pide adıyla lokantacılık faaliyeti yürüttüğü ve anılan iş terkedilmeden 07.12.2018 tarihinde sicilde tescil ve ilan ile kurulan ... Bilişim Gıda Turizm Tarım Hayvancılık Tic. San. Ltd. Şti.'ye ana sözleşme ile şirket müdürü olarak atandığı ve davacının da bu şirkete 11.12.2018 tarihinde hisse devralmak sureti ile ortak olduğu dosya kapsamında getirilen ticaret sicili kayıtları ile sabittir. Davacının şirkette pay devraldığı tarihte davalı yöneticinin zaten bir ticari işletmesinin varlığı karşısında şirketle haksız rekabete giriştiğinin kabulü mümkün değildir. Davalı çok daha önceden ticari işletmenin faaliyetini yürütmekte olup sonradan kurulan şirket nedeni ile rekabetin haksızlığı kabul edilemez. Bu durumda mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4660 E. 2019/3822 K.
Ortak:bağlılık yükümlülüğü · azil · şirket zararı · temsil · e-defter
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmadığı» iddiası yönünden "pandemi" nedeniyle şirketlerin genel kurul toplantılarına ilişkin ertelenmenin tavsiye edildiği, bu durum da gözetildiğinde toplantı yapılmamasının ağır ihlal olarak değerlendirilemeyeceği, bu sebeple «azil» isteğinin «haklı sebep» oluşturmadığı, «bilgi alma hakkının» kullandırılmaması iddiası yönünden, bilgi alma ve inceleme hakkının 6102 sayılı Kanun'un 614 üncü maddesinde düzenlendiği, dava konusu olayda davacının inceleme hakkını kullanmak amacıyla yaptığı «ihtarın» cevapsız bırakılması karşısında bilgi alınma ve inceleme hakkının haksız yere engellenmesi bakımından ortağın istemi üzerine açılacak davada mahkemece bu hususta karar verilebileceği, bu sebeple azil isteğinin haklı sebep oluşturmadığı, eşit işlem ilkesine aykırı davranıldığı iddiasına yönelik, bu iddia ile ilgili olarak «defterlerde» açıkça bir «kayda» rastlanmadığı ancak; «limited şirket» müdürünün görevini yürütürken 6102 sayılı Kanun'un 623 ve 626 maddelerine uygun davranması gerektiği, müdürün özen ve «bağlılık yükümlülüğü» ile «rekabet yasağı» hükümlerini ihlali halinde azlinin talep edilebileceği, davalının tarafların ortağı olduğu «şirket müdürü» olup, dava dışı aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka bir şahıs şirketi kurarak işlettiği, özen ve «bağlılık yükümü», rekabet yasağı ihlali koşullarının oluştuğu, bu koşulun oluşması halinin tek başına azil için haklı sebep sayılacağı, tüm dosya kapsamı itibariyle 6102 sayılı Kan …
Şti.'ne davalının «şirket müdürü» olarak şirketi süresiz münferit imza «temsilinin» tescil ve «ilan» olunduğunu, davalının, diğer kurucu ortağın hissesini devretmesi sonucunda 05.12.2018'de şirketin tek ortağı konumuna geldiğini ve şirket unvanının değiştirilmesi ile şirket ana sözleşmesinin tadil tasarısının 07.12.2018 tarihinde «ticaret sicile tescil» edildiğini, 12.12.2018 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu şirketin "...
… ekkilinin ortağı ve davalının müdürü olduğu şirket ile aynı alanda ticari faaliyette bulunduğu isminden de açıkça anlaşılan söz konusu şirketin varlığının davalının «şirket müdürü» olarak «rekabet yasağını» açıkça ihlali mahiyetinde olduğunu belirterek müvekkilinin ortağı bulunduğu şirket müdürü olan davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca anılan şirketi yönetim hakkı ve «temsil yetkisinin kaldırılarak» azline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… e Mahkemesince, davacı-karşı davalının şirkete sokulmadığı ve şirket hesap ve kayıtlarının gösterilmediği yönündeki iddialarının sabit olmadığı tespit edilmiş ancak «şirketin zarar» ettiği, iyi yönetilmediği, şirketin kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığını, şirketin yönetilmesi ile daha yoğun ilgilenen davalı-karşı davacının bilirkişi raporlarındaki saptanan işlem ve eylemlerinin yöneticinin özen ve «bağlılık yükümlülüğüne» aykırı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne karar vermiştir.
Dosyada mübrez asıl ve ek bilirkişi raporlarında; şirkete ait «ticari defter» ve kayıtların tam olarak usulüne uygun tutulmadığı belirlenmekle birlikte ticari defter ve kayıtların tutulmasından davacı ile davalı yöneticilerin her ikisinin de TTK'nun 623, 626. maddeleri hükümleri kapsamında sorumluluğu bulunmakta olup, bu gerekçe ile «azil» talebinde bulunulması ve yine bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi MK 2'ye aykırı olup, asıl dava yönünden verilen hükmün davalı yararına bozulmasına ka …
… erin kendisinden gizlendiğini, şirkete 200.000,00 TL ödeme yaptığını, ödemenin şirket kayıtlarına işlenmediğini, hesapların usulsüz tutulduğunu, şirket gelirlerinin «deftere» yansıtılmadığını ileri sürerek, davalı-karşı davacı ortağın müdürlük görevinden azlini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürünün azli · istinaf başvurusunun reddi · kamu düzenine aykırılık · kamu düzeni · ticari defter
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi tarafından da, davacı-karşı davalı da münferit yetkiyle şirketi «temsile» yetkili müdür ise de, bizzat davalı yanın beyanlarıyla da anlaşıldığı üzere şirketin fiilen davalı tarafından yönetilmiş olduğu da gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanıklar, müzekkere yanıtları, toplanan deliller ile alınan bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler ışığında kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi, «kamu düzenine aykırılık» da görülmediği gerekçesi ile davalı-karşı davacı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
dava, «şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada mübrez asıl ve ek bilirkişi raporlarında; şirkete ait «ticari defter» ve kayıtların tam olarak usulüne uygun tutulmadığı belirlenmekle birlikte ticari defter ve kayıtların tutulmasından davacı ile davalı yöneticilerin her ikisinin de TTK'nun 623, 626. maddeleri hükümleri kapsamında sorumluluğu bulunmakta olup, bu gerekçe ile «azil» talebinde bulunulması ve yine bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi MK 2'ye aykırı olup, asıl dava yönünden verilen hükmün davalı yararına bozulmasına ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5893 E. 2016/2550 K.
Ortak:bağlılık yükümü · azil · haklı sebep · şirket müdürü · limited şirket · temsil · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmadığı» iddiası yönünden "pandemi" nedeniyle şirketlerin genel kurul toplantılarına ilişkin ertelenmenin tavsiye edildiği, bu durum da gözetildiğinde toplantı yapılmamasının ağır ihlal olarak değerlendirilemeyeceği, bu sebeple «azil» isteğinin «haklı sebep» oluşturmadığı, «bilgi alma hakkının» kullandırılmaması iddiası yönünden, bilgi alma ve inceleme hakkının 6102 sayılı Kanun'un 614 üncü maddesinde düzenlendiği, dava konusu olayda davacının inceleme hakkını kullanmak amacıyla yaptığı «ihtarın» cevapsız bırakılması karşısında bilgi alınma ve inceleme hakkının haksız yere engellenmesi bakımından ortağın istemi üzerine açılacak davada mahkemece bu hususta karar verilebileceği, bu sebeple azil isteğinin haklı sebep oluşturmadığı, eşit işlem ilkesine aykırı davranıldığı iddiasına yönelik, bu iddia ile ilgili olarak «defterlerde» açıkça bir «kayda» rastlanmadığı ancak; «limited şirket» müdürünün görevini yürütürken 6102 sayılı Kanun'un 623 ve 626 maddelerine uygun davranması gerektiği, müdürün özen ve «bağlılık yükümlülüğü» ile «rekabet yasağı» hükümlerini ihlali halinde azlinin talep edilebileceği, davalının tarafların ortağı olduğu «şirket müdürü» olup, dava dışı aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka bir şahıs şirketi kurarak işlettiği, özen ve «bağlılık yükümü», rekabet yasağı ihlali koşullarının oluştuğu, bu koşulun oluşması halinin tek başına azil için haklı sebep sayılacağı, tüm dosya kapsamı itibariyle 6102 sayılı Kan …
Şti.'ne davalının «şirket müdürü» olarak şirketi süresiz münferit imza «temsilinin» tescil ve «ilan» olunduğunu, davalının, diğer kurucu ortağın hissesini devretmesi sonucunda 05.12.2018'de şirketin tek ortağı konumuna geldiğini ve şirket unvanının değiştirilmesi ile şirket ana sözleşmesinin tadil tasarısının 07.12.2018 tarihinde «ticaret sicile tescil» edildiğini, 12.12.2018 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu şirketin "...
… ekkilinin ortağı ve davalının müdürü olduğu şirket ile aynı alanda ticari faaliyette bulunduğu isminden de açıkça anlaşılan söz konusu şirketin varlığının davalının «şirket müdürü» olarak «rekabet yasağını» açıkça ihlali mahiyetinde olduğunu belirterek müvekkilinin ortağı bulunduğu şirket müdürü olan davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca anılan şirketi yönetim hakkı ve «temsil yetkisinin kaldırılarak» azline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda2-Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.
Maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket müdürünün, birleşen davalı şirketi iyi yönettiği, şirketin kar elde ettiği, ihtilafın davacının eşi... ile şirketin diğer ortağı ve davalının eşi olan... arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığı, müdürlükten «azil» için haklı nedenlerin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · sözleşmeden doğan dava · temlik · haciz · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, bu tür davalarda «husumetin» azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik birleşen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru değil ise de, birleşen davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK 438/«son» maddesi uyarınca kararın değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacının, dava dışı bankaya olan borcu, davalı müdür tarafından «temlik» alınmış, daha sonra da bu borcun tahsili için başlatılan icra takibinde davacının söz konusu şirket hissesine «haciz» konulması talep edilmiş ve bu talep kabul edilerek davacının şirket hissesi haczedilmiştir.
2-Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.
Maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5809 E. 2018/67 K.
Ortak:temsil yetkisinin kaldırılması · azil · haklı sebep · limited şirket · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz kararda… ekkilinin ortağı ve davalının müdürü olduğu şirket ile aynı alanda ticari faaliyette bulunduğu isminden de açıkça anlaşılan söz konusu şirketin varlığının davalının «şirket müdürü» olarak «rekabet yasağını» açıkça ihlali mahiyetinde olduğunu belirterek müvekkilinin ortağı bulunduğu şirket müdürü olan davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca anılan şirketi yönetim hakkı ve «temsil yetkisinin kaldırılarak» azline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının «genel kurulu toplantıya çağırmadığı» iddiası yönünden "pandemi" nedeniyle şirketlerin genel kurul toplantılarına ilişkin ertelenmenin tavsiye edildiği, bu durum da gözetildiğinde toplantı yapılmamasının ağır ihlal olarak değerlendirilemeyeceği, bu sebeple «azil» isteğinin «haklı sebep» oluşturmadığı, «bilgi alma hakkının» kullandırılmaması iddiası yönünden, bilgi alma ve inceleme hakkının 6102 sayılı Kanun'un 614 üncü maddesinde düzenlendiği, dava konusu olayda davacının inceleme hakkını kullanmak amacıyla yaptığı «ihtarın» cevapsız bırakılması karşısında bilgi alınma ve inceleme hakkının haksız yere engellenmesi bakımından ortağın istemi üzerine açılacak davada mahkemece bu hususta karar verilebileceği, bu sebeple azil isteğinin haklı sebep oluşturmadığı, eşit işlem ilkesine aykırı davranıldığı iddiasına yönelik, bu iddia ile ilgili olarak «defterlerde» açıkça bir «kayda» rastlanmadığı ancak; «limited şirket» müdürünün görevini yürütürken 6102 sayılı Kanun'un 623 ve 626 maddelerine uygun davranması gerektiği, müdürün özen ve «bağlılık yükümlülüğü» ile «rekabet yasağı» hükümlerini ihlali halinde azlinin talep edilebileceği, davalının tarafların ortağı olduğu «şirket müdürü» olup, dava dışı aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka bir şahıs şirketi kurarak işlettiği, özen ve «bağlılık yükümü», rekabet yasağı ihlali koşullarının oluştuğu, bu koşulun oluşması halinin tek başına azil için haklı sebep sayılacağı, tüm dosya kapsamı itibariyle 6102 sayılı Kan …
Şti.'ne davalının «şirket müdürü» olarak şirketi süresiz münferit imza «temsilinin» tescil ve «ilan» olunduğunu, davalının, diğer kurucu ortağın hissesini devretmesi sonucunda 05.12.2018'de şirketin tek ortağı konumuna geldiğini ve şirket unvanının değiştirilmesi ile şirket ana sözleşmesinin tadil tasarısının 07.12.2018 tarihinde «ticaret sicile tescil» edildiğini, 12.12.2018 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu şirketin "...
Benzer bu karardaAncak, Türk Ticaret Kanunu’nun 630/2. maddesi uyarınca, her ortak, haklı sebeplerin varlığı durumunda yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
Bu durumda, mahkemece anılan kanun maddesi gereğince davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin tek tek tartışılıp «azil» için «haklı sebep» sayılıp sayılmayacağı gerekçelendirilmeden yazılı gerekçe ile ileri sürülen sebeplerin azil için yeterli sebep sayılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Dava, «limited şirket» müdürünün azline ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:azınlık pay sahibi · şirket müdürünün azli · müdahale talebi · asli müdahale · tefrik · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 2015/171 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacılar ...ve ...'in davalarının reddine karar verildiği, «asli müdahale talebi» ile ...'ün davasının «tefrik» edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedildiği, davalı şirket yöneticisinin «görevlendirmesi» ve görevden azlinin ...'nin 616. maddesi uyarınca genel kurula ait olduğu, «azınlık pay sahibi» olan davacının keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmesi gerektiği, oysa davacının doğrudan dava açtığı, davacının belirtiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli bir neden sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «azınlık pay sahibi» davacının önce genel kurula başvurup genel kuruldan karar alındıktan sonra dava yoluyla mahkemeden talepte bulunabileceği, ayrıca davacının bildirdiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli neden sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6884 E. , 2024/8826 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/105 Esas, 2023/1407 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/2 E., 2021/484 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Mimarlık Reklam Organizasyon Hizmetleri İnşaat Taahhüt Tic. San. Ltd. Şti.'ne davalının şirket müdürü olarak şirketi süresiz münferit imza temsilinin tescil ve ilan olunduğunu, davalının, diğer kurucu ortağın hissesini devretmesi sonucunda 05.12.2018'de şirketin tek ortağı konumuna geldiğini ve şirket unvanının değiştirilmesi ile şirket ana sözleşmesinin tadil tasarısının 07.12.2018 tarihinde ticaret sicile tescil edildiğini, 12.12.2018 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu şirketin "... Kürek-Lahmacun Pide" markasının sahibi olup franchise sistemiyle çalıştığını, müvekkilinin “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi” ile söz konusu şirketin %5 hissesini, 500.000,00 TL karşılığında devraldığını, davalının adı geçen şirketin %50 hissedarı olmasının yanısıra, halen şirketin süresiz, münferit imza yetkisini haiz şirket müdürü olduğunu, müvekkili, şirket hissesini devraldığında davalının ortaklara düzenli olarak kar dağıtımı yapacağını taahhüt ettiğini ve bu hususun müvekkili dahil tüm ortaklar tarafından da kabul edildiğini, buna karşın şirket müdürü olan davalının Eylül-2019'dan itibaren ortaklara kâr payı ödemesini durdurduğunu ve ortaklara bilgi vermeyi de reddettiğini, bunun üzerine müvekkilinin 30.09.2019 tarihinde elektronik posta aracılığıyla "01.01.2019 ile 31.08.2019 arasındaki şirket banka kayıtlarının, şirketin şubelerden alacaklarının, tüm şirket borçlarının bildirilmesini" talep ettiğini, söz konusu elektronik postaya davalı tarafından talepleri karşılamayacak şeklinde cevap verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin 31.10.2019 tarihli ihtarname keşide ederek bilgi talep ettiğini ancak söz konusu ihtarnameye cevap verilmediğini, ödenmeyen kar paylarının ödenmesi için arabulucuya başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını, şirket genel kurulunun da halen yapılmadığını, şirket kasasında 922.178,57 TL olduğu belirtilmesine karşın, şirket hakkında çok sayıda icra takibi bulunduğu, bunlar sebebiyle şirket hesaplarının haczedildiğini, şirketin ticari itibarının sarsıldığını, ortaklara kâr dağıtılmayacağını açıklayan davalının, şirket ortaklarından ...'e ait şubeye şirket tarafından temin edilen malzeme bedelini tahsil etmemek suretiyle ...'e, üstü örtülü biçimde ortaklık payı ödeyerek ortaklar arasında eşit muamele yükümlülüğünü ihlal ettiğinin öğrenildiğini, davalının kendisi adına Erzurum Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı, "...
... Kürek Lahmacun Pide" unvanlı bir şahıs şirketinin bulunduğunun ayrıca öğrenildiğini, müvekkilinin ortağı ve davalının müdürü olduğu şirket ile aynı alanda ticari faaliyette bulunduğu isminden de açıkça anlaşılan söz konusu şirketin varlığının davalının şirket müdürü olarak rekabet yasağını açıkça ihlali mahiyetinde olduğunu belirterek müvekkilinin ortağı bulunduğu şirket müdürü olan davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca anılan şirketi yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılarak azline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde,şirket tescilli "... Kürek-Lahmacun Pide" markası ile, kurucusu ve yöneticisi olan müvekkilin fedakar çalışmaları ve iyi yönetimi sayesinde ülke çapında hali hazırda 28 şubede faaliyet göstermeye devam ettiğini, davacının müvekkil hakkında ileri sürülen mesnetsiz iddialar dava dilekçesinden de net bir şekilde anlaşılacağı üzere ispattan uzak olduğunu, davacı tarafın Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile ... Bilişim Gıda Turizm Tarım Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin %5 hissesini 500.000,00 TL karşılığında devraldığından bahsedilse de bu rakamın somut gerçeklik ile alakası olmadığını, müvekkil davalının 2.500,00 TL karşılığı 5 adet payını davacı ...'na devrettiğini, bu kadar fahiş bir bedel ödendiği iddiasında olan davacı tarafın mutlaka bahsettiği bu bedelin ispatını yazılı olarak yapması gerektiğini, kâr dağıtımı için öncelikle yıllık bilançonun kesinleşmesi ve bu kesinleşen bilanço neticesinde net dönem kârının tespit edilmesi gerektiğini, şirket açısından bu şartın sağlanamadığını, kar üzerinde tasarruf etmeye yetkili organın genel kurul olduğunu, kâr payı, genel kurulda verilen dağıtım kararından sonra ortaklarca talep edilebilir hale geleceğini, ...
Bilişim Ltd.Şti.'nin olağan genel kurulunun, şirketin hesap dönemini takip eden ertesi yılın Haziran ayı sonuna kadar yapılıp, bu hususta yasal kesintileri yaptıktan sonra kar dağıtımı konusunda karar almadığını, müvekkilin, hisse devri yapıldıktan sonra şirketin Ankara adresinde yaptırdığı inşaatın yatırım bedelini ortaklardan talep ettiğini, şirketin kar payını artırmak, ticari faaliyetlerini devam ettirebilmek, amaçlarını gerçekleştirebilmek adına yatırımlar yapmasının olağan bir durum olduğunu, müvekkilinin kanuni yükümlülükleri doğrultusunda yatırımlar yapması asla kişisel hesapların birbirine karıştığı anlamına gelmediğini, tüm dünyayı etkisi altına alan, ülkemizde de birçok alanda oldukça tesirli etkiler yaratan pandemi süreci müvekkilinin müdürü olduğu şirkette genel kurul toplantısı yapılmasına bir engel teşkil ettiğini, şirkete ait 28 şubenin aylardır kapalı olduğunu, genel kurul toplantısı talebinin mantıklı olmadığını, müvekkilinin basiretli bir iş insanı olduğunu, ticari faaliyetlerin özellikle bu zor dönemlerde ayakta kalabilmesi için, ortaklardan olan alacakların tahsili noktasında öncelikle başvurulması gereken yolun icra takibi başlatmak olmadığını, zira bayilerin hukuki anlamda zor duruma düşmesi, maddi açıdan zarara uğraması dolaylı olarak şirket zararına sebebiyet vereceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının genel kurulu toplantıya çağırmadığı iddiası yönünden "pandemi" nedeniyle şirketlerin genel kurul toplantılarına ilişkin ertelenmenin tavsiye edildiği, bu durum da gözetildiğinde toplantı yapılmamasının ağır ihlal olarak değerlendirilemeyeceği, bu sebeple azil isteğinin haklı sebep oluşturmadığı, bilgi alma hakkının kullandırılmaması iddiası yönünden, bilgi alma ve inceleme hakkının 6102 sayılı Kanun'un 614 üncü maddesinde düzenlendiği, dava konusu olayda davacının inceleme hakkını kullanmak amacıyla yaptığı ihtarın cevapsız bırakılması karşısında bilgi alınma ve inceleme hakkının haksız yere engellenmesi bakımından ortağın istemi üzerine açılacak davada mahkemece bu hususta karar verilebileceği, bu sebeple azil isteğinin haklı sebep oluşturmadığı, eşit işlem ilkesine aykırı davranıldığı iddiasına yönelik, bu iddia ile ilgili olarak defterlerde açıkça bir kayda rastlanmadığı ancak;
limited şirket müdürünün görevini yürütürken 6102 sayılı Kanun'un 623 ve 626 maddelerine uygun davranması gerektiği, müdürün özen ve bağlılık yükümlülüğü ile rekabet yasağı hükümlerini ihlali halinde azlinin talep edilebileceği, davalının tarafların ortağı olduğu şirket müdürü olup, dava dışı aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka bir şahıs şirketi kurarak işlettiği, özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı ihlali koşullarının oluştuğu, bu koşulun oluşması halinin tek başına azil için haklı sebep sayılacağı, tüm dosya kapsamı itibariyle 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının ... Bilişim Gıda Tur. Tar. Hayv.
Tic. San. Ltd. Şti.'nin müdürlüğünden azline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı şirket müdürü olan davalının haklı nedenle görevden azli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 614, 623, 626 ve 630 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalının, 13.04.2015 tarihinde tescil ve ilan edilen ... ... Kürek Lahmacun Pide adıyla lokantacılık faaliyeti yürüttüğü ve anılan iş terkedilmeden 07.12.2018 tarihinde sicilde tescil ve ilan ile kurulan ... Bilişim Gıda Turizm Tarım Hayvancılık Tic. San. Ltd. Şti.'ye ana sözleşme ile şirket müdürü olarak atandığı ve davacının da bu şirkete 11.12.2018 tarihinde hisse devralmak sureti ile ortak olduğu dosya kapsamında getirilen ticaret sicili kayıtları ile sabittir. Davacının şirkette pay devraldığı tarihte davalı yöneticinin zaten bir ticari işletmesinin varlığı karşısında şirketle haksız rekabete giriştiğinin kabulü mümkün değildir. Davalı çok daha önceden ticari işletmenin faaliyetini yürütmekte olup sonradan kurulan şirket nedeni ile rekabetin haksızlığı kabul edilemez.
Bu durumda mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 10.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109951600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz