6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Derdest davanın ek tasfiye gerektirmesi nedeniyle şirketin ihyası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/295 E. 2022/222 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanıp ticaret sicilinden terkin edilen bir şirket aleyhine, terkinden önce açılmış ve derdest olan bir dava mevcutsa, bu davanın görülmesi ve kararın infazı TTK 547. madde anlamında ek tasfiye işlemi sayılır; bu durumda tasfiyenin usulüne uygun tamamlandığı kabul edilemeyeceğinden şirketin ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak yeniden tesciline (ihyasına) karar verilir. Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk tasfiye memurunda bulunduğundan tasfiye memuru yargı giderinden sorumlu tutulabilir. Ek tasfiyeye ilişkin bu tür davalar çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup temyiz yolu kapalıdır, karar kesindir.

Ele alınan sorunlar

Şirketin ihyasının gerekip gerekmediği (ek tasfiye zorunluluğu) → ret

Gerekçe: TTK 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgililerin şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri düzenlenmiştir. Tasfiyeye giren şirket, tasfiye sonu tescil edilerek sicilden terkin edilmeden önce açılmış ve derdest olan bir davada davalı sıfatını taşımaktadır; bu davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infazı TTK 547. madde anlamında ek tasfiye işlemi niteliğindedir. Dava dışı şirketin davacı taleplerinden sorumlu olup olmadığının derdest davada inceleneceği, bunun ihya davasının konusunu oluşturmadığı; derdest dava açıldıktan sonra tasfiye kararı alınarak tasfiyenin sonlandırıldığı anlaşıldığından, tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığı kabul edilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tasfiye memurunun yasal hasım sıfatı ve yargı giderinden sorumluluğu → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, asıl sorumlunun şirket olduğunu, kendisinin yasal hasım olarak yargı giderinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk tasfiye memurunda bulunduğundan, davalı tasfiye memurunun asıl sorumlunun şirket olup kendisinin yasal hasım olduğu ve yargı giderinden sorumlu tutulamayacağı yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ek tasfiye/ihya işinin çekişmesiz yargı işi olması ve kanun yolu → kabul

Gerekçe: Yargıtay HGK'nun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesi gereğince açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu tespit edilmiştir. Çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından karar kesin olarak verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tasfiyesi tamamlanıp terkin edilen şirket aleyhine terkinden önce açılmış derdest bir davanın TTK 547 kapsamında ek tasfiye zorunluluğu doğurduğu ve bu durumda şirketin ihyasına karar verilebileceği yönündeki değerlendirme, benzer ihya davalarında emsal niteliği taşımaktadır; ayrıca ek tasfiye işinin çekişmesiz yargı işi olduğu ve temyiz yolunun kapalı olduğu tespiti de kanun yolu bakımından belirleyicidir.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye şirketin ihyası çekişmesiz yargı işi tasfiye memuru yeniden tescil hukuki yarar

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 1521

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/295

KARAR NO 2022/222

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/11/2021

NUMARASI 2021/615 Esas - 2021/776 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/02/2022

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; ... AŞ'nin 17.9.2019 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyesine karar verdiğini, tasfiye memurluğuna ise davalı ...'un atandığını, müvekkilinin, şirketten olan işçilik alacakları için şirket aleyhine İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesinde 2018/132 Esas sayılı dava dosyası üzerinden dava açtığını, davanın derdest olduğunu, derdest dava varken ve bu dava kesinleşmeden tasfiyenin kapatılıp sicilden kaydın silinerek şirketin tüzel kişiliğinin sona erdirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirket, aleyhine açtıkları alacak davası devam ederken hukuka aykırı şekilde tasfiyenin sonuçlandırıldığını iddia ederek, ... A.Ş.'nin tasfiyesinin iptali ile ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

1- Davalı tasfiye memuru vekili, cevap dilekçesinde, özetle; davacının kesinleşmiş bir alacağı olmadığını, şirketin tasfiye edilmesine davacının sebep olduğunu, davacının tasfiyenin mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispat etmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı İst. Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili, davalının yetki ve görev alanı içinde davrandığını, sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, davalının yasal hasım olduğunu ve yargı giderinden sorumlu olmadığını, davanın müvekkili yönünden reddine, davanın kabulü halinde müvekkili lehine yargı giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, müsnet davada, davacı tarafından, ihyası istenen şirketin tasfiyesi kapatılmadan önceki dönemle ilgili olarak açılmış bir alacak davasının mevcut olduğunu, bu davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infazı işlemlerinin yapılması TTK'nın 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemi niteliğinde olduğunu, bu nedenle İst. Anadolu 2. İş Mahkemesinin 2018/132 esas sayılı dosyasında davalı olan şirketin yeniden ticaret siciline tescilinin gerekli olduğunu, bu nedenle tasfiye eksiksiz tamamlanmadığından Tasfiye Halinde ... AŞ'nin ticaret sicil kaydının, İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesinin 2018/132 esas sayılı dosyasındaki davanın görülmesi ve verilecek kararların infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere İstanbul Ticaret Siciline yeniden tesciline karar verilmiştir.

Ek tasfiye işlemlerinin de aynı tasfiye memuru tarafından yapılması uygun görülmüş ve yeni bir tasfiye memuru atanmamıştır.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili; davacının tasfiye edilen şirketten kesinleşmiş bir alacağı olmadığından dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, tasfiyenin de mal kaçırma amacıyla yapıldığının kanıtlanamadığını, esasen müvekkilin de yasal hasım kabul edilmesi gerektiğini, yargı giderlerinden müvekkili yerine ihyasına karar verilen şirketin sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

T.T.K.' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin 17.9.2019 tarihli ortaklar kurulu kararı nedeniyle tasfiyeye girdiği ,tasfiyeye girişin 24/09/2019 tarihinde tescil edildiği,tasfiye sonunun 21/05/2020 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde İstanbul Anadolu 2.

İş Mahkemesinin 2018/132 esas sayılı dosyasında Tasfiye Halinde ... AŞ'nin 20.4.2018 tarihinde açılan davada davalı olarak bulunduğu , davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, dava dışı şirketin davacı taleplerinden sorumlu olup olmadığının görülmekte olan derdest dava da inceleneceği, bu davanın konusunu teşkil etmediği, derdest dava açıldıktan sonra tasfiye kararı alınarak tasfiyenin sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığı kabul edilemez. Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk tasfiye memurunda bulunduğundan davalı tasfiye memuru vekili tarafından asıl sorumlunun şirket olup tasfiye memurunun yasal hasım olduğu yargı giderinden sorumlu tutulamayacağına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Yargıtay HGKnun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile " şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, ek tasfiyenin " çekişmesiz yargı işi olduğu" tesbit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle hükme yönelik ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Hükümden sonra davacı tarafından yapılan 48-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/02/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/107785 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.