6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticaret unvanının korunması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4039 E. 2024/6287 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının korunması ticari dürüstlük müşteri portföyü ticaret unvanına tecavüz ticaret sicilinden terkin sicilden terkin derdestlik üçüncü kişi ticaret unvanı ihtar esastan ret terkin ayırt edicilik yükleten (shipper) dahili dava istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 52

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2017/1007 E., 2020/144 K.

Taraflar arasındaki ticaret unvanının korunması, ticari unvanına yapılan tecavüzün önlenmesi ve davalı firmanın ticari unvanının terkinine karar verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Ausis Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş. ticaret unvanını kullandığını; bu durumun müvekkilinin isim hakkından haksız faydalanma olduğunu; ticaret unvanının ticaret sicilden terkini gerektiğini, davalı ile müvekkilinin iştigal alanlarının aynı olduğunu, ünvanın kullanılmaması için Kadıköy 15 Noterliğinden ihtar çektiklerini, davalının ihtara cevap verdiğini cevaplarında, farklı kitlelere hizmet verildiğinden bahisle talebin reddedildiğini terkin ileri sürerek ticaret unvanına tecavüzünün önlenmesini, davalı firmanın ticari unvanının iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket unvanlarının benzerlik göstermediğini, her iki şirketin faaliyet alanının aynı olmadığından karışıklıktan bahsedilemeyeceğini, internet arama motorlarında iki şirket de aratıldığında kendilerine ait sitelerin çıktığını, internet sitelerinin alt alta dahi çıkmadığını, hiçbir tüketicinin aracına güzergah paneli ya da bilet dolum makinesi satın alacak iken, güvenlik amacıyla kullanılan araç takip sistemini almayacağını, müşteri portföyünün farklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporları içeriğine göre; davacının ticaret unvanının "ASİS Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." olduğu, davalının ticaret unvanının "AUSIS Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş" olduğu, davacının, davalının ticaret unvanının kendi ticaret unvanına benzer olduğu ve her iki şirketin iştigal alanlarının aynı olması nedeniyle davalının ticaret unvanının iptaline karar verilmesini talep ettiği, yapılan incelemede, her iki unvanda da ayırt edici kısmın AUSİS ve ASİS ile faaliyet konusu ile şirket türünü ifade eden "Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş." ve "Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." olduğu, faaliyet konusunu ifade eden "Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş" ve "Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." kısımlarının oldukca farklı olduğu, unvanların asıl kısmını oluşturan "AUSİS" ve "ASİS" kısımlarının görsel olarak benzerlik gösterdiği, bu kısımların her ikisinin de son hecesini oluşturan "SİS" harflerinin ülkemizde marka ve ticaret unvanlarında "sistem", "sistemleri" kelimesinin kısaltılmış hali şeklinde yaygın olarak kullanıldığı ve o şekilde algılandığı, bu kelimelerin okunuş ve hece sayısı bakımandan da farklılaştığı, bir bütün olarak tarafların ticaret unvanlarının farklı olduğu, tarafların iddia, savunma ve ticaret kayıtlarında sundukları mal veya hizmetlerin kurumsal müşterileri hedef alan mal veya hizmetler olduğu,bu mal ve hizmetlerin günlük tüketime yönelik olmadığı, bu mal veya hizmetlerin niteliği gereği ve satış sonrası destek gibi olanlar dahil müşteriler ile tek seferlik değil bir sürece yayılan ticari ilişki gerektirdiği, davalının ticaret unvanının tescilinden dava açıldığı tarihe kadar geçen sürede taraf unvanlarının karıştırıldığına ilişkin somut herhangi bir delil sunulmadığı, her ne kadar Ankara 4. ... Sinai Haklar Mahkemesinin 2018/34 E., 2019/132 K. sayılı dosyasında dosyamız davalısının marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusunun marka olduğu, mevcut dava dosyasında konunun marka olmayıp firmaları birbirinden ayırt etme fonksiyonu icra eden ticaret unvanı olduğu, davalı ticaret ünvanının davacının ticaret unvanına tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkililerinin, davalı firmanın müvekkili şirketin ticari unvanından haksız olarak faydalanması nedeniyle müvekkilinin unvanının korunması ve davalı firmanın ticaret sicilinden terkin edilmesi için açılan dava sonucunda verilen ret kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Türk Patent Marka Kurumunun (TÜRKPATENT) kararı ile davalı firmaya karşı müvekkilinin marka hakkını koruduğunu, ancak mahkeme kararının korumaktan uzak kaldığını, TÜRKPATENT 20.11.2017 tarihli Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile davalı firmanın yapmış olduğu marka başvurularının müvekkili firmanın hakları açısından değerlendirildiğini ve reddedildiğini, bu yönde davalı firmanın yapmış olduğu itirazların da reddedildiğini, iptal davasının derdest olduğunu, ticaret sicilinde kayıtlı olmasına rağmen davalı firmanın marka başvurusunun müvekkili firmanın haklarını zedeleyici şüphesiyle TürkPatent tarafından reddedildiğini, davalının yapmış olduğu itirazlarının iptal davasının kabul edilmediğini, kararın iptaline yönelik açılan Ankara 4. ... Sinai Haklar Mahkemesinin 2018/34 E., 2019/132 K. sayılı kararında davalı firmanın marka başvurusunun reddedildiğini, unvana konu kelimeler arasındaki benzerlik sebebiyle ticari unvanlarının karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, her iki şirketin iştigal alanlarının aynı olduğunu, müvekkili firmanın korunan hakkına tecavüzün söz konusu olduğu, mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda her iki firmanında ticari unvanlarını marka olarak kullanmadığının ileri sürüldüğünü, bu hususun hatalı olduğunu, müvekkili şirketi Asis grup şirketleri arasında yer alan bir şirket olduğunu, konularına göre ticaret unvanlarında Asis ibaresinin yer alması suretiyle faaliyette bulunduğunu, müvekkili firmanın somutlaşmış çalışmalarını 3. kişilerin hak ihlalinden korumak ve ... hak korumasından yararlanmak üzere marka tescillerinde bulunduğunu, bu yaklaşımla birlikte ayrıca hizmet ve emtialarında ticaret unvanı olarak kullandığı ibareyi 2001/06413 numaları "Asis Şekil" ibaresini TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiğini, buna rağmen davalı firmanın müvekkili ile bağdaşan özgün bir anlamı olmayan hizmet ve emtia sınıfı için bir nitelik arz etmediği için bir güçlü marka niteliğindeki Asis baskın unsurlu markası ile benzer olan Ausıs Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş. ibareli ticaret unvanını kullandığını, söz konusu unvanı ayırt edicilik sağlayan esas unsurunu Asis ibaresini oluşturduğunu, dolayısıyla Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere bu ibarenin ayırt edicilik taşımadığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf şirketlerin ticaret unvanlarında yer alan çekirdek kısımların farklı olduğu gibi, ticaret unvanını daha sonradan tescil ettirmiş olan davalı şirketin davacı firma ile ilgisinin olmadığı ve fiili faaliyet alanlarının farklılık arzettiği, ticaret unvanının eki olarak kullandığı "AUSİS" ibaresinin, davacı şirketin unvanından farklı olduğu, eklerin benzer nitelikte olduğu kabul edilse dahi bu durumun üçüncü kişilerde karşılıklığa mahal verecek nitelikte olmadığı, bir karışıklığın ortaya çıktığına dair delil olmadığı gibi tarafların ticaret unvanlarında ayırt edici klavuz sözcügün “SİS” olduğu, davalı şirketin ayırt edici ek aldığı, davalının bu kullanımın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci maddesinde tanımlandığı gibi ticari dürüstlüğe aykırı olduğundan söz edilemeyeceği, TÜRKPATENT YİDK kararının markaya ilişkin olduğu, ticaret unvanına ilişkin olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; temyiz dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 6102 sayılı Kanun'un 50 vd.maddeleri uyarınca ticaret unvanının korunması ve aynı Kanun'un 52 vd. maddeleri uyarınca ticari unvanına yapılan tecavüzün önlenmesi ve davalı firmanın ticari unvanının terkinine karar verilmesi taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 52 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9440 E. 2016/3351 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3684 E. 2024/5902 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli Evrak İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10931 E. 2011/4165 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Ticari Unvanın Korunması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4094 E. 2019/1069 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4039 E.  ,  2024/6287 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1315 Esas, 2023/815 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/1007 E., 2020/144 K.

Taraflar arasındaki ticaret unvanının korunması, ticari unvanına yapılan tecavüzün önlenmesi ve davalı firmanın ticari unvanının terkinine karar verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Ausis Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş. ticaret unvanını kullandığını; bu durumun müvekkilinin isim hakkından haksız faydalanma olduğunu; ticaret unvanının ticaret sicilden terkini gerektiğini, davalı ile müvekkilinin iştigal alanlarının aynı olduğunu, ünvanın kullanılmaması için Kadıköy 15 Noterliğinden ihtar çektiklerini, davalının ihtara cevap verdiğini cevaplarında, farklı kitlelere hizmet verildiğinden bahisle talebin reddedildiğini terkin ileri sürerek ticaret unvanına tecavüzünün önlenmesini, davalı firmanın ticari unvanının iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket unvanlarının benzerlik göstermediğini, her iki şirketin faaliyet alanının aynı olmadığından karışıklıktan bahsedilemeyeceğini, internet arama motorlarında iki şirket de aratıldığında kendilerine ait sitelerin çıktığını, internet sitelerinin alt alta dahi çıkmadığını, hiçbir tüketicinin aracına güzergah paneli ya da bilet dolum makinesi satın alacak iken, güvenlik amacıyla kullanılan araç takip sistemini almayacağını, müşteri portföyünün farklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporları içeriğine göre; davacının ticaret unvanının "ASİS Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." olduğu, davalının ticaret unvanının "AUSIS Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş" olduğu, davacının, davalının ticaret unvanının kendi ticaret unvanına benzer olduğu ve her iki şirketin iştigal alanlarının aynı olması nedeniyle davalının ticaret unvanının iptaline karar verilmesini talep ettiği, yapılan incelemede, her iki unvanda da ayırt edici kısmın AUSİS ve ASİS ile faaliyet konusu ile şirket türünü ifade eden "Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş." ve "Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." olduğu, faaliyet konusunu ifade eden "Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş" ve "Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." kısımlarının oldukca farklı olduğu, unvanların asıl kısmını oluşturan "AUSİS" ve "ASİS" kısımlarının görsel olarak benzerlik gösterdiği, bu kısımların her ikisinin de son hecesini oluşturan "SİS" harflerinin ülkemizde marka ve ticaret unvanlarında "sistem", "sistemleri" kelimesinin kısaltılmış hali şeklinde yaygın olarak kullanıldığı ve o şekilde algılandığı, bu kelimelerin okunuş ve hece sayısı bakımandan da farklılaştığı, bir bütün olarak tarafların ticaret unvanlarının farklı olduğu, tarafların iddia, savunma ve ticaret kayıtlarında sundukları mal veya hizmetlerin kurumsal müşterileri hedef alan mal veya hizmetler olduğu,bu mal ve hizmetlerin günlük tüketime yönelik olmadığı, bu mal veya hizmetlerin niteliği gereği ve satış sonrası destek gibi olanlar dahil müşteriler ile tek seferlik değil bir sürece yayılan ticari ilişki gerektirdiği, davalının ticaret unvanının tescilinden dava açıldığı tarihe kadar geçen sürede taraf unvanlarının karıştırıldığına ilişkin somut herhangi bir delil sunulmadığı, her ne kadar Ankara 4.

... Sinai Haklar Mahkemesinin 2018/34 E., 2019/132 K. sayılı dosyasında dosyamız davalısının marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusunun marka olduğu, mevcut dava dosyasında konunun marka olmayıp firmaları birbirinden ayırt etme fonksiyonu icra eden ticaret unvanı olduğu, davalı ticaret ünvanının davacının ticaret unvanına tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkililerinin, davalı firmanın müvekkili şirketin ticari unvanından haksız olarak faydalanması nedeniyle müvekkilinin unvanının korunması ve davalı firmanın ticaret sicilinden terkin edilmesi için açılan dava sonucunda verilen ret kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Türk Patent Marka Kurumunun (TÜRKPATENT) kararı ile davalı firmaya karşı müvekkilinin marka hakkını koruduğunu, ancak mahkeme kararının korumaktan uzak kaldığını, TÜRKPATENT 20.11.2017 tarihli Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile davalı firmanın yapmış olduğu marka başvurularının müvekkili firmanın hakları açısından değerlendirildiğini ve reddedildiğini, bu yönde davalı firmanın yapmış olduğu itirazların da reddedildiğini, iptal davasının derdest olduğunu, ticaret sicilinde kayıtlı olmasına rağmen davalı firmanın marka başvurusunun müvekkili firmanın haklarını zedeleyici şüphesiyle TürkPatent tarafından reddedildiğini, davalının yapmış olduğu itirazlarının iptal davasının kabul edilmediğini, kararın iptaline yönelik açılan Ankara 4.

... Sinai Haklar Mahkemesinin 2018/34 E., 2019/132 K. sayılı kararında davalı firmanın marka başvurusunun reddedildiğini, unvana konu kelimeler arasındaki benzerlik sebebiyle ticari unvanlarının karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, her iki şirketin iştigal alanlarının aynı olduğunu, müvekkili firmanın korunan hakkına tecavüzün söz konusu olduğu, mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda her iki firmanında ticari unvanlarını marka olarak kullanmadığının ileri sürüldüğünü, bu hususun hatalı olduğunu, müvekkili şirketi Asis grup şirketleri arasında yer alan bir şirket olduğunu, konularına göre ticaret unvanlarında Asis ibaresinin yer alması suretiyle faaliyette bulunduğunu, müvekkili firmanın somutlaşmış çalışmalarını 3.

kişilerin hak ihlalinden korumak ve ... hak korumasından yararlanmak üzere marka tescillerinde bulunduğunu, bu yaklaşımla birlikte ayrıca hizmet ve emtialarında ticaret unvanı olarak kullandığı ibareyi 2001/06413 numaları "Asis Şekil" ibaresini TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiğini, buna rağmen davalı firmanın müvekkili ile bağdaşan özgün bir anlamı olmayan hizmet ve emtia sınıfı için bir nitelik arz etmediği için bir güçlü marka niteliğindeki Asis baskın unsurlu markası ile benzer olan Ausıs Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş. ibareli ticaret unvanını kullandığını, söz konusu unvanı ayırt edicilik sağlayan esas unsurunu Asis ibaresini oluşturduğunu, dolayısıyla Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere bu ibarenin ayırt edicilik taşımadığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf şirketlerin ticaret unvanlarında yer alan çekirdek kısımların farklı olduğu gibi, ticaret unvanını daha sonradan tescil ettirmiş olan davalı şirketin davacı firma ile ilgisinin olmadığı ve fiili faaliyet alanlarının farklılık arzettiği, ticaret unvanının eki olarak kullandığı "AUSİS" ibaresinin, davacı şirketin unvanından farklı olduğu, eklerin benzer nitelikte olduğu kabul edilse dahi bu durumun üçüncü kişilerde karşılıklığa mahal verecek nitelikte olmadığı, bir karışıklığın ortaya çıktığına dair delil olmadığı gibi tarafların ticaret unvanlarında ayırt edici klavuz sözcügün “SİS” olduğu, davalı şirketin ayırt edici ek aldığı, davalının bu kullanımın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci maddesinde tanımlandığı gibi ticari dürüstlüğe aykırı olduğundan söz edilemeyeceği, TÜRKPATENT YİDK kararının markaya ilişkin olduğu, ticaret unvanına ilişkin olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; temyiz dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 6102 sayılı Kanun'un 50 vd.maddeleri uyarınca ticaret unvanının korunması ve aynı Kanun'un 52 vd. maddeleri uyarınca ticari unvanına yapılan tecavüzün önlenmesi ve davalı firmanın ticari unvanının terkinine karar verilmesi taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 52 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1074181400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.