Ticaret unvanının korunması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4039 E. 2024/6287 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının korunması↗ ticari dürüstlük↗ müşteri portföyü↗ ticaret unvanına tecavüz↗ ticaret sicilinden terkin↗ sicilden terkin↗ derdestlik↗ üçüncü kişi↗ ticaret unvanı↗ ihtar↗ esastan ret↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1007 E., 2020/144 K.
Taraflar arasındaki ticaret unvanının korunması, ticari unvanına yapılan tecavüzün önlenmesi ve davalı firmanın ticari unvanının terkinine karar verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Ausis Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş. ticaret unvanını kullandığını; bu durumun müvekkilinin isim hakkından haksız faydalanma olduğunu; ticaret unvanının ticaret sicilden terkini gerektiğini, davalı ile müvekkilinin iştigal alanlarının aynı olduğunu, ünvanın kullanılmaması için Kadıköy 15 Noterliğinden ihtar çektiklerini, davalının ihtara cevap verdiğini cevaplarında, farklı kitlelere hizmet verildiğinden bahisle talebin reddedildiğini terkin ileri sürerek ticaret unvanına tecavüzünün önlenmesini, davalı firmanın ticari unvanının iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket unvanlarının benzerlik göstermediğini, her iki şirketin faaliyet alanının aynı olmadığından karışıklıktan bahsedilemeyeceğini, internet arama motorlarında iki şirket de aratıldığında kendilerine ait sitelerin çıktığını, internet sitelerinin alt alta dahi çıkmadığını, hiçbir tüketicinin aracına güzergah paneli ya da bilet dolum makinesi satın alacak iken, güvenlik amacıyla kullanılan araç takip sistemini almayacağını, müşteri portföyünün farklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporları içeriğine göre; davacının ticaret unvanının "ASİS Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." olduğu, davalının ticaret unvanının "AUSIS Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş" olduğu, davacının, davalının ticaret unvanının kendi ticaret unvanına benzer olduğu ve her iki şirketin iştigal alanlarının aynı olması nedeniyle davalının ticaret unvanının iptaline karar verilmesini talep ettiği, yapılan incelemede, her iki unvanda da ayırt edici kısmın AUSİS ve ASİS ile faaliyet konusu ile şirket türünü ifade eden "Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş." ve "Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." olduğu, faaliyet konusunu ifade eden "Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş" ve "Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." kısımlarının oldukca farklı olduğu, unvanların asıl kısmını oluşturan "AUSİS" ve "ASİS" kısımlarının görsel olarak benzerlik gösterdiği, bu kısımların her ikisinin de son hecesini oluşturan "SİS" harflerinin ülkemizde marka ve ticaret unvanlarında "sistem", "sistemleri" kelimesinin kısaltılmış hali şeklinde yaygın olarak kullanıldığı ve o şekilde algılandığı, bu kelimelerin okunuş ve hece sayısı bakımandan da farklılaştığı, bir bütün olarak tarafların ticaret unvanlarının farklı olduğu, tarafların iddia, savunma ve ticaret kayıtlarında sundukları mal veya hizmetlerin kurumsal müşterileri hedef alan mal veya hizmetler olduğu,bu mal ve hizmetlerin günlük tüketime yönelik olmadığı, bu mal veya hizmetlerin niteliği gereği ve satış sonrası destek gibi olanlar dahil müşteriler ile tek seferlik değil bir sürece yayılan ticari ilişki gerektirdiği, davalının ticaret unvanının tescilinden dava açıldığı tarihe kadar geçen sürede taraf unvanlarının karıştırıldığına ilişkin somut herhangi bir delil sunulmadığı, her ne kadar Ankara 4. ... Sinai Haklar Mahkemesinin 2018/34 E., 2019/132 K. sayılı dosyasında dosyamız davalısının marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusunun marka olduğu, mevcut dava dosyasında konunun marka olmayıp firmaları birbirinden ayırt etme fonksiyonu icra eden ticaret unvanı olduğu, davalı ticaret ünvanının davacının ticaret unvanına tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkililerinin, davalı firmanın müvekkili şirketin ticari unvanından haksız olarak faydalanması nedeniyle müvekkilinin unvanının korunması ve davalı firmanın ticaret sicilinden terkin edilmesi için açılan dava sonucunda verilen ret kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Türk Patent Marka Kurumunun (TÜRKPATENT) kararı ile davalı firmaya karşı müvekkilinin marka hakkını koruduğunu, ancak mahkeme kararının korumaktan uzak kaldığını, TÜRKPATENT 20.11.2017 tarihli Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile davalı firmanın yapmış olduğu marka başvurularının müvekkili firmanın hakları açısından değerlendirildiğini ve reddedildiğini, bu yönde davalı firmanın yapmış olduğu itirazların da reddedildiğini, iptal davasının derdest olduğunu, ticaret sicilinde kayıtlı olmasına rağmen davalı firmanın marka başvurusunun müvekkili firmanın haklarını zedeleyici şüphesiyle TürkPatent tarafından reddedildiğini, davalının yapmış olduğu itirazlarının iptal davasının kabul edilmediğini, kararın iptaline yönelik açılan Ankara 4. ... Sinai Haklar Mahkemesinin 2018/34 E., 2019/132 K. sayılı kararında davalı firmanın marka başvurusunun reddedildiğini, unvana konu kelimeler arasındaki benzerlik sebebiyle ticari unvanlarının karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, her iki şirketin iştigal alanlarının aynı olduğunu, müvekkili firmanın korunan hakkına tecavüzün söz konusu olduğu, mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda her iki firmanında ticari unvanlarını marka olarak kullanmadığının ileri sürüldüğünü, bu hususun hatalı olduğunu, müvekkili şirketi Asis grup şirketleri arasında yer alan bir şirket olduğunu, konularına göre ticaret unvanlarında Asis ibaresinin yer alması suretiyle faaliyette bulunduğunu, müvekkili firmanın somutlaşmış çalışmalarını 3. kişilerin hak ihlalinden korumak ve ... hak korumasından yararlanmak üzere marka tescillerinde bulunduğunu, bu yaklaşımla birlikte ayrıca hizmet ve emtialarında ticaret unvanı olarak kullandığı ibareyi 2001/06413 numaları "Asis Şekil" ibaresini TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiğini, buna rağmen davalı firmanın müvekkili ile bağdaşan özgün bir anlamı olmayan hizmet ve emtia sınıfı için bir nitelik arz etmediği için bir güçlü marka niteliğindeki Asis baskın unsurlu markası ile benzer olan Ausıs Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş. ibareli ticaret unvanını kullandığını, söz konusu unvanı ayırt edicilik sağlayan esas unsurunu Asis ibaresini oluşturduğunu, dolayısıyla Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere bu ibarenin ayırt edicilik taşımadığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf şirketlerin ticaret unvanlarında yer alan çekirdek kısımların farklı olduğu gibi, ticaret unvanını daha sonradan tescil ettirmiş olan davalı şirketin davacı firma ile ilgisinin olmadığı ve fiili faaliyet alanlarının farklılık arzettiği, ticaret unvanının eki olarak kullandığı "AUSİS" ibaresinin, davacı şirketin unvanından farklı olduğu, eklerin benzer nitelikte olduğu kabul edilse dahi bu durumun üçüncü kişilerde karşılıklığa mahal verecek nitelikte olmadığı, bir karışıklığın ortaya çıktığına dair delil olmadığı gibi tarafların ticaret unvanlarında ayırt edici klavuz sözcügün “SİS” olduğu, davalı şirketin ayırt edici ek aldığı, davalının bu kullanımın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci maddesinde tanımlandığı gibi ticari dürüstlüğe aykırı olduğundan söz edilemeyeceği, TÜRKPATENT YİDK kararının markaya ilişkin olduğu, ticaret unvanına ilişkin olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; temyiz dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un 50 vd.maddeleri uyarınca ticaret unvanının korunması ve aynı Kanun'un 52 vd. maddeleri uyarınca ticari unvanına yapılan tecavüzün önlenmesi ve davalı firmanın ticari unvanının terkinine karar verilmesi taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 52 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9440 E. 2016/3351 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · ihbar
Benzer bu karardaUlaşım Sanayi A.Ş. vekilinin ile «ihbar olunan» vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3684 E. 2024/5902 K.
Ortak:ticaret unvanı · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… 3. kişilerin hak ihlalinden korumak ve ... hak korumasından yararlanmak üzere marka tescillerinde bulunduğunu, bu yaklaşımla birlikte ayrıca hizmet ve emtialarında «ticaret unvanı» olarak kullandığı ibareyi 2001/06413 numaları "Asis Şekil" ibaresini TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiğini, buna rağmen davalı firmanın müvekkili ile bağdaşan özgün bir anlamı olmayan hizmet ve emtia sınıfı için bir nitelik arz etmediği için bir güçlü marka niteliğindeki Asis baskın unsurlu markası ile benzer olan Ausıs Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş. ibareli ticaret unvanını kullandığını, söz konusu unvanı «ayırt edicilik» sağlayan esas unsurunu Asis ibaresini oluşturduğunu, dolayısıyla Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere bu ibarenin ayırt edicilik taşımadığını, bu nedenlerle İl …
Taraflar arasındaki «ticaret unvanının korunması», ticari unvanına yapılan tecavüzün önlenmesi ve davalı firmanın ticari unvanının terkinine karar verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Ausis Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş. «ticaret unvanını» kullandığını; bu durumun müvekkilinin isim hakkından haksız faydalanma olduğunu; ticaret unvanının ticaret «sicilden terkini» gerektiğini, davalı ile müvekkilinin iştigal alanlarının aynı olduğunu, ünvanın kullanılmaması için Kadıköy 15 Noterliğinden «ihtar» çektiklerini, davalının ihtara cevap verdiğini cevaplarında, farklı kitlelere hizmet verildiğinden bahisle talebin reddedildiğini terkin ileri sürerek «ticaret unvanına tecavüzünün» önlenmesini, davalı firmanın ticari unvanının iptalini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu kararda… acı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “ASİS” markası üzerinde üstün ve mutlak hak sahibi olduğunu, müvekkilinin istasyon otomasyon sistemleri, yazılım, müşteri «tanıma» sistemleri ve satış, montaj uygulama eğitim ve servis konularında yurt çapında hizmet verdiğini, davalının “SİS İSTASYON TEKNOLOJİLERİ” ibareli markası altındaki emtia ve hizmetlerin müvekkiline ait olduğu gibi bir algı oluşturacağını, güçlü markanın koruma alanının daha geniş olduğunu, davalı markasının «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, davalının müvekkilinin sektörde bilinirliğini kullanarak ve yaptığı işlerin de aynılarını yaparak aynı müşteri kitlesini hedeflediğini, marka benzerliği ile iş yapmaya çalıştığını, markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının kısmen kopyalanarak ve istasyon ibaresi eklenerek yeni bir marka yaratıldığı izlenimi verilmeye çalışıldığını, davalı başvurusunun «iyiniyetli» bir başvuru olmadığını, halkça davalı markasının “SİS İSTASYON” ismiyle bilineceğini, 9. ve 35. sınıflarda verilen hizmetin müvekkili şirketin haklarına halel geti …
II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun zamandır “SİS İSTASYON TEKNOLOJİLERİ” ibaresini «ticaret unvanı» olarak kullandığı gibi ürettiği ürünleri de bu marka altında piyasaya arz ettiğini, ticaret unvanı olarak kullandığı ibarenin marka olarak tescilini talep etmesini …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik olmadığı, davacı markalarında bulunan "ASİS" ibaresinin anlamsal bir karşılığının bulunmadığı, ancak davaya konu markada bulunan "SİS" ibaresinin atmosferin alt tabakalarındaki küçük su taneleri veya buhardan oluşan bulutların çok alçalarak yeryüzüne kadar inmesiyle oluşan duman anlamına geldiği, davaya konu mal ve hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesimi nezdinde bu nedenle kavramsal olarak benzerlik oluşmayacağı, görsel ve işitsel olarak da markaların ilgili tüketici kesiminde farklı ticari kaynaklara işaret edecek derecede farklı oldukları, davaya konu markada bulunan şekil unsurunun bu farklılığı arttırdığı, davalı markasında bulunan "SİS" ibaresinin anlamlı bir nesneyi çağrıştırması hususunun iltibas tehlikesini hemen ve ilk bakışta bertaraf edeceği, ilgili tüketici kesiminin marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, davacının «ticaret unvanının» özünün “ASİS” ibaresi olduğu, bu ibare ile davalının dava konusu edilen markasının benzemediği, yukarıda ifade edildiği üzere "ASİS" ve "SİS" ibareleri arasında öz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · iyiniyet · iltibas
Benzer bu kararda… acı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “ASİS” markası üzerinde üstün ve mutlak hak sahibi olduğunu, müvekkilinin istasyon otomasyon sistemleri, yazılım, müşteri «tanıma» sistemleri ve satış, montaj uygulama eğitim ve servis konularında yurt çapında hizmet verdiğini, davalının “SİS İSTASYON TEKNOLOJİLERİ” ibareli markası altındaki emtia ve hizmetlerin müvekkiline ait olduğu gibi bir algı oluşturacağını, güçlü markanın koruma alanının daha geniş olduğunu, davalı markasının «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, davalının müvekkilinin sektörde bilinirliğini kullanarak ve yaptığı işlerin de aynılarını yaparak aynı müşteri kitlesini hedeflediğini, marka benzerliği ile iş yapmaya çalıştığını, markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının kısmen kopyalanarak ve istasyon ibaresi eklenerek yeni bir marka yaratıldığı izlenimi verilmeye çalışıldığını, davalı başvurusunun «iyiniyetli» bir başvuru olmadığını, halkça davalı markasının “SİS İSTASYON” ismiyle bilineceğini, 9. ve 35. sınıflarda verilen hizmetin müvekkili şirketin haklarına halel geti …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik olmadığı, davacı markalarında bulunan "ASİS" ibaresinin anlamsal bir karşılığının bulunmadığı, ancak davaya konu markada bulunan "SİS" ibaresinin atmosferin alt tabakalarındaki küçük su taneleri veya buhardan oluşan bulutların çok alçalarak yeryüzüne kadar inmesiyle oluşan duman anlamına geldiği, davaya konu mal ve hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesimi nezdinde bu nedenle kavramsal olarak benzerlik oluşmayacağı, görsel ve işitsel olarak da markaların ilgili tüketici kesiminde farklı ticari kaynaklara işaret edecek derecede farklı oldukları, davaya konu markada bulunan şekil unsurunun bu farklılığı arttırdığı, davalı markasında bulunan "SİS" ibaresinin anlamlı bir nesneyi çağrıştırması hususunun iltibas tehlikesini hemen ve ilk bakışta bertaraf edeceği, ilgili tüketici kesiminin marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, davacının «ticaret unvanının» özünün “ASİS” ibaresi olduğu, bu ibare ile davalının dava konusu edilen markasının benzemediği, yukarıda ifade edildiği üzere "ASİS" ve "SİS" ibareleri arasında öz …
… nı müşteri kitlesini hedeflediğini, bu husus da gözetildiğinde itiraz edilen “sis istasyon teknolojileri” ibareli marka ile müvekkilinin tescilli markaları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, “sis istasyon” markası ile faaliyette bulunulmasının müvekkilinin ticaret unvanından kaynaklanan haklarına da halel getirdiğini belirtere …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda asli unsur olarak yer verilen "SİS" ibaresinin, anlamı itibariyle davacı markalarından farklı bulunduğu gibi görsel olarak da marka işaretleri arasında benzerlik olmadığı, ibareler arasında benzerlik olmadığından davacının «ticaret unvanına» dayalı iddialarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. , V.TEMYİZ A.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10931 E. 2011/4165 K.
Ortak:ticaret unvanı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «ticaret unvanının korunması», ticari unvanına yapılan tecavüzün önlenmesi ve davalı firmanın ticari unvanının terkinine karar verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Ausis Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş. «ticaret unvanını» kullandığını; bu durumun müvekkilinin isim hakkından haksız faydalanma olduğunu; ticaret unvanının ticaret «sicilden terkini» gerektiğini, davalı ile müvekkilinin iştigal alanlarının aynı olduğunu, ünvanın kullanılmaması için Kadıköy 15 Noterliğinden «ihtar» çektiklerini, davalının ihtara cevap verdiğini cevaplarında, farklı kitlelere hizmet verildiğinden bahisle talebin reddedildiğini terkin ileri sürerek «ticaret unvanına tecavüzünün» önlenmesini, davalı firmanın ticari unvanının iptalini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporları içeriğine göre; davacının «ticaret unvanının» "ASİS Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." olduğu, davalının ticaret unvanının "AUSIS Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş" olduğu, davacının, davalının ticaret unvanının kendi ticaret unvanına benzer olduğu ve her iki şirketin iştigal alanlarının aynı olması nedeniyle davalının ticaret unvanının iptaline karar verilmesini talep ettiği, yapılan incelemede, her iki unvanda da ayırt edici kısmın AUSİS ve ASİS ile faaliyet konusu ile şirket türünü ifade eden "Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş." ve "Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." olduğu, faaliyet konusunu ifade eden "Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş" ve "Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." kısımlarının oldukca farklı olduğu, unvanların asıl kısmını oluşturan "AUSİS" ve "ASİS" kısımlarının görsel olarak benzerlik gösterdiği, bu kısımların her ikisinin de «son» hecesini oluşturan "SİS" harflerinin ülkemizde marka ve ticaret unvanlarında "sistem", "sistemleri" kelimesinin kısaltılmış hali şeklinde yaygın olarak kullanıldığı ve o şekilde algılandığı, bu kelimelerin okunuş ve hece sayısı bakımandan da farklılaştığı, bir bütün olarak tarafların ticaret unvanlarının farklı olduğu, tarafların iddia, savunma ve ticaret kayıtlarında sundukları mal veya hizmetlerin kurumsal müşterileri hedef alan mal veya hizmetler olduğu,bu mal ve hizmetlerin günlük tüketime yönelik olmadığı, bu mal veya hizmetlerin niteliği gereği ve satış sonrası destek gibi olanlar «dahil» müşteriler ile tek seferlik değil bir sürece yayılan ticari ilişki gerektirdiği, davalının ticaret unvanının tescilinden dava açıldığı tarihe kadar geçen sürede ta …
Benzer bu karardaDava, “İpekersoli” markasının hükümsüzlüğü, davalının bu ibareyi «ticaret unvan» olarak tescil ettirmesinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkindir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · ilan · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4094 E. 2019/1069 K.
Ortak:ticari dürüstlük · ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanı · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Ausis Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş. «ticaret unvanını» kullandığını; bu durumun müvekkilinin isim hakkından haksız faydalanma olduğunu; ticaret unvanının ticaret «sicilden terkini» gerektiğini, davalı ile müvekkilinin iştigal alanlarının aynı olduğunu, ünvanın kullanılmaması için Kadıköy 15 Noterliğinden «ihtar» çektiklerini, davalının ihtara cevap verdiğini cevaplarında, farklı kitlelere hizmet verildiğinden bahisle talebin reddedildiğini terkin ileri sürerek «ticaret unvanına tecavüzünün» önlenmesini, davalı firmanın ticari unvanının iptalini talep ve dava etmiştir.
… vanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusunun marka olduğu, mevcut dava dosyasında konunun marka olmayıp firmaları birbirinden ayırt etme fonksiyonu icra eden «ticaret unvanı» olduğu, davalı ticaret ünvanının davacının «ticaret unvanına tecavüz» oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… nuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf şirketlerin ticaret unvanlarında yer alan çekirdek kısımların farklı olduğu gibi, «ticaret unvanını» daha sonradan tescil ettirmiş olan davalı şirketin davacı firma ile ilgisinin olmadığı ve fiili faaliyet alanlarının farklılık arzettiği, ticaret unvanının eki olarak kullandığı "AUSİS" ibaresinin, davacı şirketin unvanından farklı olduğu, eklerin benzer nitelikte olduğu kabul edilse dahi bu durumun «üçüncü kişilerde» karşılıklığa mahal verecek nitelikte olmadığı, bir karışıklığın ortaya çıktığına dair delil olmadığı gibi tarafların ticaret unvanlarında ayırt edici klavuz sözcügün “SİS” olduğu, davalı şirketin ayırt edici ek aldığı, davalının bu kullanımın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci maddesinde tanımlandığı gibi «ticari dürüstlüğe» aykırı olduğundan söz edilemeyeceği, TÜRKPATENT YİDK kararının markaya ilişkin olduğu, ticaret unvanına ilişkin olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başv …
Benzer bu kararda50.maddesine göre usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkı sadece sahibine ait olduğu, aynı Yasa'nın 54.maddesine göre de ticaret unvanının «ticari dürüstlüğe» aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde bunun değiştirilmesi ve silinmesinin talep edilebileceği, davacı şirket ile davalı şirketin unvanlarındaki benzerliğin karışıklık yaratacağı ve «ticaret unvanına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açılan davanın, davalı tarafın «ehliyeti» olmadığından ve işbu dosya da «husumet» yöneltilemeyeceğindin «usulden reddine», davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulü ile davalı şirketin unvanında yer alan ... ibaresinin unvandan silinmesine, sicilden terkinine ve kararın ticaret sic …
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 52. maddesi uyarınca, «ticaret unvanının» bir başkası tarafından «ticari dürüstlüğe» aykırı olarak kullanılması halinde koruma talebinde bulunabileceği, her iki tarafın unvanında ... ibaresi yer almakla birlikte, unvanların sonraki kısımları oldukça farklı olduğu, ... ibaresinden sonra davacının unvanında, proje danışmanlık ibaresi bulunduğu halde, davalının unvanında, ... kelimesinden sonra makine doğalgaz ibarelerinin geldiği, unvanlarda karışıklığa yer vermeyecek ve tacirlerin birbirinden ayırt edilmesini sağlayacak kadar farklı ilavelerin bulunduğu, bu nedenlerle tarafların unvanlarının aynı olduğundan ya da «iltibas» yarattığından ve davalının, davacının unvanını «dürüstlük kuralına» aykırı olarak kullandığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle HMK 353/1.b...maddesi uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının «ticaret sicil» memurluğu aleyhine yönelttiği davanın, davalı «ehliyeti» olmadığından «usulden reddine», davalı şirket aleyhindeki davanın esastan reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı ...'nın 52. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, «ticaret unvanının», «ticari dürüstlüğe» aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını isteyebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı · taraf ehliyeti · usulden reddi · ticaret sicili · ilan · iltibas · husumet
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 52. maddesi uyarınca, «ticaret unvanının» bir başkası tarafından «ticari dürüstlüğe» aykırı olarak kullanılması halinde koruma talebinde bulunabileceği, her iki tarafın unvanında ... ibaresi yer almakla birlikte, unvanların sonraki kısımları oldukça farklı olduğu, ... ibaresinden sonra davacının unvanında, proje danışmanlık ibaresi bulunduğu halde, davalının unvanında, ... kelimesinden sonra makine doğalgaz ibarelerinin geldiği, unvanlarda karışıklığa yer vermeyecek ve tacirlerin birbirinden ayırt edilmesini sağlayacak kadar farklı ilavelerin bulunduğu, bu nedenlerle tarafların unvanlarının aynı olduğundan ya da «iltibas» yarattığından ve davalının, davacının unvanını «dürüstlük kuralına» aykırı olarak kullandığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle HMK 353/1.b...maddesi uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının «ticaret sicil» memurluğu aleyhine yönelttiği davanın, davalı «ehliyeti» olmadığından «usulden reddine», davalı şirket aleyhindeki davanın esastan reddine karar verilmiştir.
50.maddesine göre usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkı sadece sahibine ait olduğu, aynı Yasa'nın 54.maddesine göre de ticaret unvanının «ticari dürüstlüğe» aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde bunun değiştirilmesi ve silinmesinin talep edilebileceği, davacı şirket ile davalı şirketin unvanlarındaki benzerliğin karışıklık yaratacağı ve «ticaret unvanına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açılan davanın, davalı tarafın «ehliyeti» olmadığından ve işbu dosya da «husumet» yöneltilemeyeceğindin «usulden reddine», davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulü ile davalı şirketin unvanında yer alan ... ibaresinin unvandan silinmesine, sicilden terkinine ve kararın ticaret sic …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4039 E. , 2024/6287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1315 Esas, 2023/815 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/1007 E., 2020/144 K.
Taraflar arasındaki ticaret unvanının korunması, ticari unvanına yapılan tecavüzün önlenmesi ve davalı firmanın ticari unvanının terkinine karar verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Ausis Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş. ticaret unvanını kullandığını; bu durumun müvekkilinin isim hakkından haksız faydalanma olduğunu; ticaret unvanının ticaret sicilden terkini gerektiğini, davalı ile müvekkilinin iştigal alanlarının aynı olduğunu, ünvanın kullanılmaması için Kadıköy 15 Noterliğinden ihtar çektiklerini, davalının ihtara cevap verdiğini cevaplarında, farklı kitlelere hizmet verildiğinden bahisle talebin reddedildiğini terkin ileri sürerek ticaret unvanına tecavüzünün önlenmesini, davalı firmanın ticari unvanının iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket unvanlarının benzerlik göstermediğini, her iki şirketin faaliyet alanının aynı olmadığından karışıklıktan bahsedilemeyeceğini, internet arama motorlarında iki şirket de aratıldığında kendilerine ait sitelerin çıktığını, internet sitelerinin alt alta dahi çıkmadığını, hiçbir tüketicinin aracına güzergah paneli ya da bilet dolum makinesi satın alacak iken, güvenlik amacıyla kullanılan araç takip sistemini almayacağını, müşteri portföyünün farklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporları içeriğine göre; davacının ticaret unvanının "ASİS Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." olduğu, davalının ticaret unvanının "AUSIS Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş" olduğu, davacının, davalının ticaret unvanının kendi ticaret unvanına benzer olduğu ve her iki şirketin iştigal alanlarının aynı olması nedeniyle davalının ticaret unvanının iptaline karar verilmesini talep ettiği, yapılan incelemede, her iki unvanda da ayırt edici kısmın AUSİS ve ASİS ile faaliyet konusu ile şirket türünü ifade eden "Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş." ve "Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." olduğu, faaliyet konusunu ifade eden "Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş" ve "Elektronik ve Bilişim Sistemleri A.Ş." kısımlarının oldukca farklı olduğu, unvanların asıl kısmını oluşturan "AUSİS" ve "ASİS" kısımlarının görsel olarak benzerlik gösterdiği, bu kısımların her ikisinin de son hecesini oluşturan "SİS" harflerinin ülkemizde marka ve ticaret unvanlarında "sistem", "sistemleri" kelimesinin kısaltılmış hali şeklinde yaygın olarak kullanıldığı ve o şekilde algılandığı, bu kelimelerin okunuş ve hece sayısı bakımandan da farklılaştığı, bir bütün olarak tarafların ticaret unvanlarının farklı olduğu, tarafların iddia, savunma ve ticaret kayıtlarında sundukları mal veya hizmetlerin kurumsal müşterileri hedef alan mal veya hizmetler olduğu,bu mal ve hizmetlerin günlük tüketime yönelik olmadığı, bu mal veya hizmetlerin niteliği gereği ve satış sonrası destek gibi olanlar dahil müşteriler ile tek seferlik değil bir sürece yayılan ticari ilişki gerektirdiği, davalının ticaret unvanının tescilinden dava açıldığı tarihe kadar geçen sürede taraf unvanlarının karıştırıldığına ilişkin somut herhangi bir delil sunulmadığı, her ne kadar Ankara 4.
... Sinai Haklar Mahkemesinin 2018/34 E., 2019/132 K. sayılı dosyasında dosyamız davalısının marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusunun marka olduğu, mevcut dava dosyasında konunun marka olmayıp firmaları birbirinden ayırt etme fonksiyonu icra eden ticaret unvanı olduğu, davalı ticaret ünvanının davacının ticaret unvanına tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkililerinin, davalı firmanın müvekkili şirketin ticari unvanından haksız olarak faydalanması nedeniyle müvekkilinin unvanının korunması ve davalı firmanın ticaret sicilinden terkin edilmesi için açılan dava sonucunda verilen ret kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Türk Patent Marka Kurumunun (TÜRKPATENT) kararı ile davalı firmaya karşı müvekkilinin marka hakkını koruduğunu, ancak mahkeme kararının korumaktan uzak kaldığını, TÜRKPATENT 20.11.2017 tarihli Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile davalı firmanın yapmış olduğu marka başvurularının müvekkili firmanın hakları açısından değerlendirildiğini ve reddedildiğini, bu yönde davalı firmanın yapmış olduğu itirazların da reddedildiğini, iptal davasının derdest olduğunu, ticaret sicilinde kayıtlı olmasına rağmen davalı firmanın marka başvurusunun müvekkili firmanın haklarını zedeleyici şüphesiyle TürkPatent tarafından reddedildiğini, davalının yapmış olduğu itirazlarının iptal davasının kabul edilmediğini, kararın iptaline yönelik açılan Ankara 4.
... Sinai Haklar Mahkemesinin 2018/34 E., 2019/132 K. sayılı kararında davalı firmanın marka başvurusunun reddedildiğini, unvana konu kelimeler arasındaki benzerlik sebebiyle ticari unvanlarının karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, her iki şirketin iştigal alanlarının aynı olduğunu, müvekkili firmanın korunan hakkına tecavüzün söz konusu olduğu, mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda her iki firmanında ticari unvanlarını marka olarak kullanmadığının ileri sürüldüğünü, bu hususun hatalı olduğunu, müvekkili şirketi Asis grup şirketleri arasında yer alan bir şirket olduğunu, konularına göre ticaret unvanlarında Asis ibaresinin yer alması suretiyle faaliyette bulunduğunu, müvekkili firmanın somutlaşmış çalışmalarını 3.
kişilerin hak ihlalinden korumak ve ... hak korumasından yararlanmak üzere marka tescillerinde bulunduğunu, bu yaklaşımla birlikte ayrıca hizmet ve emtialarında ticaret unvanı olarak kullandığı ibareyi 2001/06413 numaları "Asis Şekil" ibaresini TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiğini, buna rağmen davalı firmanın müvekkili ile bağdaşan özgün bir anlamı olmayan hizmet ve emtia sınıfı için bir nitelik arz etmediği için bir güçlü marka niteliğindeki Asis baskın unsurlu markası ile benzer olan Ausıs Akıllı Ulaşım Sistemleri Ticaret A.Ş. ibareli ticaret unvanını kullandığını, söz konusu unvanı ayırt edicilik sağlayan esas unsurunu Asis ibaresini oluşturduğunu, dolayısıyla Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere bu ibarenin ayırt edicilik taşımadığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf şirketlerin ticaret unvanlarında yer alan çekirdek kısımların farklı olduğu gibi, ticaret unvanını daha sonradan tescil ettirmiş olan davalı şirketin davacı firma ile ilgisinin olmadığı ve fiili faaliyet alanlarının farklılık arzettiği, ticaret unvanının eki olarak kullandığı "AUSİS" ibaresinin, davacı şirketin unvanından farklı olduğu, eklerin benzer nitelikte olduğu kabul edilse dahi bu durumun üçüncü kişilerde karşılıklığa mahal verecek nitelikte olmadığı, bir karışıklığın ortaya çıktığına dair delil olmadığı gibi tarafların ticaret unvanlarında ayırt edici klavuz sözcügün “SİS” olduğu, davalı şirketin ayırt edici ek aldığı, davalının bu kullanımın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci maddesinde tanımlandığı gibi ticari dürüstlüğe aykırı olduğundan söz edilemeyeceği, TÜRKPATENT YİDK kararının markaya ilişkin olduğu, ticaret unvanına ilişkin olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; temyiz dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un 50 vd.maddeleri uyarınca ticaret unvanının korunması ve aynı Kanun'un 52 vd. maddeleri uyarınca ticari unvanına yapılan tecavüzün önlenmesi ve davalı firmanın ticari unvanının terkinine karar verilmesi taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 52 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1074181400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz