İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13360 E. 2014/19684 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas erteleme↗ hmk 297↗ infaz↗ usulden reddi↗ iflas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılmış takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülen davalı şirketin iflasının ertelenmesi davasında, davalı şirket hakkında başlatılmış tüm icra takiplerinin durdurulmasına ve yeni takip yapılmamasına ilişkin tebdir kararı verildiği, davacının ise bu karardan sonra icra takibinde bulunduğu, bu durumda davalının itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gereklidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir. Zira, kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması, birbirlerine uygun olması esastır.
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında, davalı şirket hakkındaki iflasın ertelenmesi davasında, davalı aleyhine başlamış tüm icra takiplerinin durdurulması ve yeni takip başlatılmaması yönünde tedbir kararı verildiği, davaya konu icra takibinin ise bu karardan sonra başlatıldığı, dolayısıyla davalının itirazının haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddinin gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında, davaya konu icra takibinin iptaline karar verilmiş olması nedeniyle davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı bulunduğu yönündeki esasa yönelik gerekçesi karşısında hüküm fıkrasında davanın usulden reddine karar verilmiş olması gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye yol açtığından, çelişki içermeyen ve gerekçe ile hüküm fıkrasının uyuştuğu yeni bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12780 E. 2012/18641 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, başvurusu reddedilen tüm emtialar yönünden redde mesnet gösterilen bir kısım markaların «iltibas» oluşturacak derecede benzer olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/922 E. 2015/5474 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · bozma sonrası karar · ticari faiz · tacir
Benzer bu karardaMahkemece «bozma sonrası» yapılan yargılamaya göre, davacının davalıdan 18/08/2014 tarihli işlem nedeniyle 9.000 TL ve 25/08/2004 tarihli 20.000 TL'lik işlem nedeniyle davalının uhdesinde kalan 7.279,52 TL alacaklı olduğu, tarafların «tacir» olması ve aralarında yapılan işlemin ticari iş niteliğinde olmasından dolayı «ticari faiz» işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7941 E. 2014/14872 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · taraf ehliyeti · zamanaşımı
Benzer bu karardaAncak, gerekçeli kararda şirket için yapılan harcamaların şirket «tüzel kişiliğinin» hasım gösterilerek istenmesi gerektiği, şirket ortakları olan davalılardan istenmesinin yasal olmadığı belirtilerek hem pasif dava «ehliyeti» yönünden değerlendirme yapıldığı hem de «zamanaşımı» nedeniyle açılan davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.
Tekstil A.Ş'nin ortakları olduğu, bu şirket için yapılan harcamaların şirket «tüzel kişiliği» hasım gösterilerek istenmesi gerekirken şirket ortağı olan davalılardan istenmesinin yasal olmadığı gibi, dava konusu olan 1996-2002 yıllarına ait alacaklar yönünden davanın «zamanaşımına» uğradığını gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece kısa kararda davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemenin şirket için yapılan harcamaların şirket «tüzel kişiliğinin» hasım gösterilerek istenmesi gerektiği yönündeki gerekçesi karşısında gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki mevcuttur.
1 benzer karar daha
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13519 E. 2014/19675 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata · iltibas
Benzer bu kararda… ına tescilli olan ve değerlendirmeye tabi tutulmayan "Öztaş+şekil" ibareli marka ile davalı markası arasında ayniyete yakın derecede benzerlik bulunduğu, bu durumun «maddi hata» olarak da değerlendirilemeyeceği ve yapılan yanlışlığın ancak temyiz yoluyla düzeltilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında, davacı adına tescilli “Öztaş+şekil” ibareli marka ile davalının hükümsüzlüğü istenilen markası arasında ayniyete yakın derecede benzerlik bulunduğu, bu durumun «iltibasa» yol açacağı belirtilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında davanın reddine karar verilerek gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13360 E. , 2014/19684 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ GEBZE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 20/03/2014
NUMARASI 2013/185-2014/213
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye HukukMahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2013/185-2014/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini ancak davalının taşıma ücretini ödemediğini, bu ücretin tahsili için başlatılan icra takibine de davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili hakkındaki iflasın ertelenmesi davasında müvekkili aleyhine başlatılan icra takiplerinin durmasına yönelik tedbir kararı verildiğini, bu nedenle müvekkili aleyhine takip yapılamayacağı gibi esasen müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılmış takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülen davalı şirketin iflasının ertelenmesi davasında, davalı şirket hakkında başlatılmış tüm icra takiplerinin durdurulmasına ve yeni takip yapılmamasına ilişkin tebdir kararı verildiği, davacının ise bu karardan sonra icra takibinde bulunduğu, bu durumda davalının itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gereklidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir. Zira, kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması, birbirlerine uygun olması esastır.
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında, davalı şirket hakkındaki iflasın ertelenmesi davasında, davalı aleyhine başlamış tüm icra takiplerinin durdurulması ve yeni takip başlatılmaması yönünde tedbir kararı verildiği, davaya konu icra takibinin ise bu karardan sonra başlatıldığı, dolayısıyla davalının itirazının haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddinin gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında, davaya konu icra takibinin iptaline karar verilmiş olması nedeniyle davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı bulunduğu yönündeki esasa yönelik gerekçesi karşısında hüküm fıkrasında davanın usulden reddine karar verilmiş olması gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye yol açtığından, çelişki içermeyen ve gerekçe ile hüküm fıkrasının uyuştuğu yeni bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102195200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz