Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/922 E. 2015/5474 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üye işyeri sözleşmesi↗ hmk 297↗ bozma sonrası karar↗ ticari dava niteliği↗ ticari faiz↗ infaz↗ tacir↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamaya göre, davacının davalıdan 18/08/2014 tarihli işlem nedeniyle 9.000 TL ve 25/08/2004 tarihli 20.000 TL'lik işlem nedeniyle davalının uhdesinde kalan 7.279,52 TL alacaklı olduğu, tarafların tacir olması ve aralarında yapılan işlemin ticari iş niteliğinde olmasından dolayı ticari faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gereklidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir. Zira, kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması, birbirlerine uygun olması esastır.
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında, davacının davalı bankadan toplam 16.279,52 TL alacaklı olduğu belirtilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında, toplam 25.279,52 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilerek gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur. Bu durumda, mahkemece çelişki içermeyen ve gerekçe ile hüküm fıkrasının uyuştuğu yeni bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12780 E. 2012/18641 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, başvurusu reddedilen tüm emtialar yönünden redde mesnet gösterilen bir kısım markaların «iltibas» oluşturacak derecede benzer olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7941 E. 2014/14872 K.
Ortak:infaz · Alacak
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · taraf ehliyeti · zamanaşımı
Benzer bu karardaAncak, gerekçeli kararda şirket için yapılan harcamaların şirket «tüzel kişiliğinin» hasım gösterilerek istenmesi gerektiği, şirket ortakları olan davalılardan istenmesinin yasal olmadığı belirtilerek hem pasif dava «ehliyeti» yönünden değerlendirme yapıldığı hem de «zamanaşımı» nedeniyle açılan davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.
Tekstil A.Ş'nin ortakları olduğu, bu şirket için yapılan harcamaların şirket «tüzel kişiliği» hasım gösterilerek istenmesi gerekirken şirket ortağı olan davalılardan istenmesinin yasal olmadığı gibi, dava konusu olan 1996-2002 yıllarına ait alacaklar yönünden davanın «zamanaşımına» uğradığını gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece kısa kararda davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemenin şirket için yapılan harcamaların şirket «tüzel kişiliğinin» hasım gösterilerek istenmesi gerektiği yönündeki gerekçesi karşısında gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki mevcuttur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13360 E. 2014/19684 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas erteleme · usulden reddi · iflas
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nce görülen davalı şirketin «iflasının ertelenmesi» davasında, davalı şirket hakkında başlatılmış tüm icra takiplerinin durdurulmasına ve yeni takip yapılmamasına ilişkin tebdir kararı verildiği, davacının ise bu karardan sonra icra takibinde bulunduğu, bu durumda davalının itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında, davalı şirket hakkındaki «iflasın ertelenmesi» davasında, davalı aleyhine başlamış tüm icra takiplerinin durdurulması ve yeni takip başlatılmaması yönünde tedbir kararı verildiği, davaya konu icra takibinin ise …
Bu durumda mahkemece, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı bulunduğu yönündeki esasa yönelik gerekçesi karşısında hüküm fıkrasında davanın «usulden reddine» karar verilmiş olması gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye yol açtığından, çelişki içermeyen ve gerekçe ile hüküm fıkrasının uyuştuğu yeni bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13519 E. 2014/19675 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata · iltibas
Benzer bu kararda… ına tescilli olan ve değerlendirmeye tabi tutulmayan "Öztaş+şekil" ibareli marka ile davalı markası arasında ayniyete yakın derecede benzerlik bulunduğu, bu durumun «maddi hata» olarak da değerlendirilemeyeceği ve yapılan yanlışlığın ancak temyiz yoluyla düzeltilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında, davacı adına tescilli “Öztaş+şekil” ibareli marka ile davalının hükümsüzlüğü istenilen markası arasında ayniyete yakın derecede benzerlik bulunduğu, bu durumun «iltibasa» yol açacağı belirtilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında davanın reddine karar verilerek gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/922 E. , 2015/5474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/10/2014 tarih ve 2014/496-2014/602 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile yaptığı üye işyeri sözleşmesine istinaden POS cihazı kullandığını, 25.08.2004 tarihinde ... ve... adlı şahısların 20.000 TL'lik alışveriş için kredi kartı kullandığını, banka şube yetkililerince paranın kayden hesaba geçirildiğinin söylendiğini, buna güvenen müvekkilinin faturasını keserek satışa konu malları bu kişilere teslim ettiğini, ancak satış bedeli 20.000,00 TL'nin davacı banka şubesi tarafından ödenmediğini, yine 18.08.2004 tarihinde...isimli şahsın vadeli hesaba aktarılmış bulunan 9.000,00 TL'lik kredi kartıyla yaptığı alışveriş bedelinin de müvekkili hesaplarına geçilmediğini, belirtilen paraların hiç bir açıklama yapılmaksızın hesaplarda önce bloke edilip sonra geri çekildiğini, gönderilen ihtarnameye verilen cevabi ihtarnamede de kredi kartlarının usulsüz ve sahte olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, işlem bedeli olan 29.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının kullanmış olduğu POS cihazının 35 gün vadeli olduğunu, bu süre zarfında çekilen paranın blokeli olarak havuzda bekletildiğini, olaya konu kredi kartlarının yurtdışı kredi kartı olduğunu, yurtdışı merkezin 20.000 TL’lik işlemde kullanılan kartların sahte olduğunu bildirmesi üzerine blokedeki paranın kur farkı ile birlikte toplam 12.720,48 TL’sinin yurtdışı banka tarafından geri alındığını, yurtdışı bankaca yapılan açıklamada “kural olarak aynı anda satılan mal bedeli için tek işlem slibi kullanılması, slip bölünmemesi gerektiği” ifadesinin kullanıldığını, kalan 16.279,51 TL’nin Merkez Bankası’na ödenmek üzere hesapta bekletildiğini, davacının basiretli bir tacir gibi hareket ederek kimlik kontrolü yapması gerektiğini, davacının üye işyeri sözleşmesine aykırı hareket ederek aynı satış için slip bölme yöntemiyle bedeli tahsil etmeye çalıştığını ve müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamaya göre, davacının davalıdan 18/08/2014 tarihli işlem nedeniyle 9.000 TL ve 25/08/2004 tarihli 20.000 TL'lik işlem nedeniyle davalının uhdesinde kalan 7.279,52 TL alacaklı olduğu, tarafların tacir olması ve aralarında yapılan işlemin ticari iş niteliğinde olmasından dolayı ticari faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gereklidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir. Zira, kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması, birbirlerine uygun olması esastır.
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında, davacının davalı bankadan toplam 16.279,52 TL alacaklı olduğu belirtilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında, toplam 25.279,52 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilerek gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur. Bu durumda, mahkemece çelişki içermeyen ve gerekçe ile hüküm fıkrasının uyuştuğu yeni bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/397342200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz