Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7941 E. 2014/14872 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif dava ehliyeti (husumet)↗ hmk 297↗ infaz↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların G. Tekstil A.Ş'nin ortakları olduğu, bu şirket için yapılan harcamaların şirket tüzel kişiliği hasım gösterilerek istenmesi gerekirken şirket ortağı olan davalılardan istenmesinin yasal olmadığı gibi, dava konusu olan 1996-2002 yıllarına ait alacaklar yönünden davanın zamanaşımına uğradığını gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gereklidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir. Zira, kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması, birbirlerine uygun olması esastır.
Somut olayda, mahkemece kısa kararda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, gerekçeli kararda şirket için yapılan harcamaların şirket tüzel kişiliğinin hasım gösterilerek istenmesi gerektiği, şirket ortakları olan davalılardan istenmesinin yasal olmadığı belirtilerek hem pasif dava ehliyeti yönünden değerlendirme yapıldığı hem de zamanaşımı nedeniyle açılan davanın reddi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemenin şirket için yapılan harcamaların şirket tüzel kişiliğinin hasım gösterilerek istenmesi gerektiği yönündeki gerekçesi karşısında gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki mevcuttur. Bu nedenle, mahkemece kararın çelişki içermeyen, gerekçe ile hükmün uyuştuğu yeni bir karar verilmek üzere bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12780 E. 2012/18641 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, başvurusu reddedilen tüm emtialar yönünden redde mesnet gösterilen bir kısım markaların «iltibas» oluşturacak derecede benzer olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/922 E. 2015/5474 K.
Ortak:infaz · Alacak
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · bozma sonrası karar · ticari faiz · tacir
Benzer bu karardaMahkemece «bozma sonrası» yapılan yargılamaya göre, davacının davalıdan 18/08/2014 tarihli işlem nedeniyle 9.000 TL ve 25/08/2004 tarihli 20.000 TL'lik işlem nedeniyle davalının uhdesinde kalan 7.279,52 TL alacaklı olduğu, tarafların «tacir» olması ve aralarında yapılan işlemin ticari iş niteliğinde olmasından dolayı «ticari faiz» işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13360 E. 2014/19684 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas erteleme · usulden reddi · iflas
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nce görülen davalı şirketin «iflasının ertelenmesi» davasında, davalı şirket hakkında başlatılmış tüm icra takiplerinin durdurulmasına ve yeni takip yapılmamasına ilişkin tebdir kararı verildiği, davacının ise bu karardan sonra icra takibinde bulunduğu, bu durumda davalının itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında, davalı şirket hakkındaki «iflasın ertelenmesi» davasında, davalı aleyhine başlamış tüm icra takiplerinin durdurulması ve yeni takip başlatılmaması yönünde tedbir kararı verildiği, davaya konu icra takibinin ise …
Bu durumda mahkemece, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı bulunduğu yönündeki esasa yönelik gerekçesi karşısında hüküm fıkrasında davanın «usulden reddine» karar verilmiş olması gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye yol açtığından, çelişki içermeyen ve gerekçe ile hüküm fıkrasının uyuştuğu yeni bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Şirketin ihyası | Şirketin ihyası | Ticaret sicil tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15483 E. 2011/6202 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal hasım · şirketin tasfiyesi · ticaret sicili tescili · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · alacak davası · anonim şirket
Benzer bu kararda2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil müdürlüğü» «yasal hasım» konumunda bulunmakla, davanın açılmasına kendisi sebebiyet vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «şirketin tasfiyesinden» önce davacı tarafından «alacak davası» açıldığı, şirketin ihyasının istenmesinde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «ticaret sicile tesciline» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7941 E. , 2014/14872 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ UŞAK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 21/01/2014
NUMARASI 2010/310-2014/39
Taraflar arasında görülen davada Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/01/2014 tarih ve 2010/310-2014/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, tarafların dava dışı G.Tekstil A.Ş'nin ortağı olduklarını, ortaklar arasında ihtilaf çıkması nedeni ile şirkete ait borç ve giderlerinin şirketin %50 ortağı olan müvekkilleri tarafından ödendiğini, müvekkilleri tarafından bu maksatla toplamda 76.727,00 TL ödeme yapıldığını belirterek bu miktardan davalıların hisselerine isabet eden 38.363,00 TL'nin ödeme tarihi olan 01.10.1997 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte hisseleri oranında davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, BK m. 126 kapsamında davanın zamanaşımına uğradığını, davanın G.Tekstil A.Ş'ye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların G. Tekstil A.Ş'nin ortakları olduğu, bu şirket için yapılan harcamaların şirket tüzel kişiliği hasım gösterilerek istenmesi gerekirken şirket ortağı olan davalılardan istenmesinin yasal olmadığı gibi, dava konusu olan 1996-2002 yıllarına ait alacaklar yönünden davanın zamanaşımına uğradığını gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gereklidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir. Zira, kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması, birbirlerine uygun olması esastır.
Somut olayda, mahkemece kısa kararda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, gerekçeli kararda şirket için yapılan harcamaların şirket tüzel kişiliğinin hasım gösterilerek istenmesi gerektiği, şirket ortakları olan davalılardan istenmesinin yasal olmadığı belirtilerek hem pasif dava ehliyeti yönünden değerlendirme yapıldığı hem de zamanaşımı nedeniyle açılan davanın reddi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemenin şirket için yapılan harcamaların şirket tüzel kişiliğinin hasım gösterilerek istenmesi gerektiği yönündeki gerekçesi karşısında gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki mevcuttur. Bu nedenle, mahkemece kararın çelişki içermeyen, gerekçe ile hükmün uyuştuğu yeni bir karar verilmek üzere bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 30/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102200200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz