Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10564 E. 2012/17354 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nedensellik bağı↗ uygun illiyet bağı↗ objektif özen yükümlülüğü↗ mücbir sebep↗ kusursuz sorumluluk↗ ağır kusur↗ özen yükümlülüğü↗ illiyet bağı↗ üçüncü kişi↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının evinde meydan gelen zararın atık su kanalının tıkanmasından değil, davacı sigortalının evinin yol giriş seviyesi altında bulunması nedeniyle harici su baskınlarını önleyici yükselti, bodrum ve zemin katlarda izolasyonlu betonarme tecrit duvarı ve tahliye pompası gibi gerekli tedbirleri almaması sonucu meydana geldiği, ayrıca dava konusu binada alt yapı atık su ve yağmur suyunun karışık çalışmadığı, İSKİ atık su kanalının tıkanmadığı gibi yağmur suyu kanallarının bakım ve işletmesinin 2560 sayılı İSKİ Yasası gereği belediyelerin sorumluluğunda olduğu, meydana gelen zarar ile davalı idarenin eylem ve işlemi arasında nedensellik bağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın mülga 6762 sayılı TTK'nun 1301. maddesine göre davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mülga 818 sayılı B.K'nun 58. maddesi uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumludur. Bu maddedeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu gibi hallerde, zarar ile özen eksikliği arasında uygun illiyet bağının varlığı sorumluluk için yeterlidir. Uygun illiyet bağı mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru sonucu kesilirse, sorumluluktan söz edilemez.
Somut olayda dava konusu hasarın, aşırı yağışlar sonucunda davalı İSKİ'nin yapı maliki olduğu kanalizasyona bağlı rögar kapağından dışarı taşan suların davacıya sigortalı dairenin bulunduğu binanın bahçesine ve oradan da kot farkından dolayı aşağıda bulunan davacının sigortalısına ait daireye dolması nedeniyle oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, yapı maliki olan ve mülga 818 sayılı BK'nun 58. maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğu bulunan davalı eylemi ile meydana gelen hasar arasında uygun illiyet bağı mevcut olup söz konusu hasardan dolayı davacı sigortalısına ait dairenin zemin altında bulunması illiyet bağını kesen neden olarak kabul edilemez. Öte yandan, davalının BK'nun 58. maddesinden kaynaklanan ve sorumluluğunu ortadan kaldıran sebepler de kanıtlanamadığına göre, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12008 E. 2010/3175 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · üçüncü kişi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda, yapı maliki olan ve mülga 818 sayılı BK'nun 58. maddesi uyarınca «kusursuz sorumluluğu» bulunan davalı eylemi ile meydana gelen «hasar» arasında «uygun illiyet bağı» mevcut olup söz konusu hasardan dolayı davacı sigortalısına ait dairenin zemin altında bulunması illiyet bağını kesen neden olarak kabul edilemez.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Uygun «illiyet bağı» «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «ağır kusuru» sonucu kesilirse, sorumluluktan söz edilemez.
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K.nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
… anması veya arızası olmaksızın sırf sigortalı binanın geri tepmeyi engelleyici sisteminin olmamasından dolayı meydana gelmiş ise, davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağının» sigortalı binanın malikinin «kusuru» nedeniyle kesilmiş olduğu, ancak zarar, davalının yağmur sularının toplandığı rögarın yetersizliği veya tıkanması sonucu taşan yağmur sularının işyerine girmesi sonucu meydana gelmiş ise, bu durumda sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmamasının, davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmadığı, bu halde davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağının kesilmediğinin» kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · eksper raporu · rücuen tazminat · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu karardaDava, davacıya sigortalı işyerine davalıya ait rögarın tıkanması sonucu taşan suların girerek zarar verdiği iddiasına dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Davalıya ait atık suların toplandığı rögar ve atık su kanalı da maddede açıklanan "imal olunan şey" kavramına «dahil» olup, davalı bu tesisatın kötü yapılmasından, tıkanmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan «kusursuz sorumludur».
Oysa, dosya içinde mevcut ve olaydan bir gün sonra işyerinde inceleme yapan «ekspertiz raporu» ile tanık olarak dinlenen davacının sigortalısının beyanına göre, işyerinin önünde bulunan davalıya ait rögarın aşırı yağmur nedeniyle tıkanması ve kaldırımı aşarak taşan suların işyerinin içine girmesi sonucu «hasarın» oluştuğu, ayrıca tanık beyanında işyerinin zemin altı seviyesinde bulunan pis su gider borusunun duvara monteli yerinden sökülerek içeri su girmesi sonucu da hasar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1133 E. 2013/17301 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · üçüncü kişi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda, yapı maliki olan ve mülga 818 sayılı BK'nun 58. maddesi uyarınca «kusursuz sorumluluğu» bulunan davalı eylemi ile meydana gelen «hasar» arasında «uygun illiyet bağı» mevcut olup söz konusu hasardan dolayı davacı sigortalısına ait dairenin zemin altında bulunması illiyet bağını kesen neden olarak kabul edilemez.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Uygun «illiyet bağı» «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «ağır kusuru» sonucu kesilirse, sorumluluktan söz edilemez.
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · dahili dava
Benzer bu karardaDava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Davalıya ait atık su kanalizasyon borusu da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına «dahil» olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan «kusursuz sorumludur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1717 E. 2011/10928 K.
Ortak:nedensellik bağı · illiyet bağı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaUygun «illiyet bağı» «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «ağır kusuru» sonucu kesilirse, sorumluluktan söz edilemez.
Bu durumda, yapı maliki olan ve mülga 818 sayılı BK'nun 58. maddesi uyarınca «kusursuz sorumluluğu» bulunan davalı eylemi ile meydana gelen «hasar» arasında «uygun illiyet bağı» mevcut olup söz konusu hasardan dolayı davacı sigortalısına ait dairenin zemin altında bulunması illiyet bağını kesen neden olarak kabul edilemez.
… allarının bakım ve işletmesinin 2560 sayılı İSKİ Yasası gereği belediyelerin sorumluluğunda olduğu, meydana gelen zarar ile davalı idarenin eylem ve işlemi arasında «nedensellik bağı» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı itibari ile olay sonucu oluşan zarar ile davalı İski’nin eylemi arasında «nedensellik bağı» bulunmadığı, «hasarın» tamamen «dahili» su tesisatından kaynaklandığı, davalı İski’nin abonelerine suyun ne zaman kesileceği veya açılacağı konusunda bilgi vermesinin imkan dahilinde olmadığı, davacı tarafça kanalizasyonun kesilmesine neden olan bir çalışmanın yapıldığı hususunun ispatlanamadığı, bu durumda davalı kuruma «kusur» izafe etmenin mümkün olmadığı, olayın diğer davalının eyleminden dolayı sigortalı işyerini su basmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davalı İski Genel Müdürlüğü hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise kabulü ile 5.410,43 TL’nın 15.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Su, açık bırakılan musluktan lavaboya akmış ve pis su kanalına karışmışsa bu halde mümeyyiz davalının eylemi ile zarar arasında «illiyet bağının» var olduğundan söz edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta rücu davası · rücu davası · rücu · yasal faiz · dava sebebi · dahili dava
Benzer bu karardaDava, TTK’nun 1301. maddesine dayalı «sigorta rücu davası» olup, mümeyyiz davalı hasardan sorumlu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı itibari ile olay sonucu oluşan zarar ile davalı İski’nin eylemi arasında «nedensellik bağı» bulunmadığı, «hasarın» tamamen «dahili» su tesisatından kaynaklandığı, davalı İski’nin abonelerine suyun ne zaman kesileceği veya açılacağı konusunda bilgi vermesinin imkan dahilinde olmadığı, davacı tarafça kanalizasyonun kesilmesine neden olan bir çalışmanın yapıldığı hususunun ispatlanamadığı, bu durumda davalı kuruma «kusur» izafe etmenin mümkün olmadığı, olayın diğer davalının eyleminden dolayı sigortalı işyerini su basmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davalı İski Genel Müdürlüğü hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise kabulü ile 5.410,43 TL’nın 15.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmişse de, musluğun açık bırakılması tek başına sorumluluk «sebebi» teşkil etmez.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8387 E. 2013/21530 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · üçüncü kişi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda, yapı maliki olan ve mülga 818 sayılı BK'nun 58. maddesi uyarınca «kusursuz sorumluluğu» bulunan davalı eylemi ile meydana gelen «hasar» arasında «uygun illiyet bağı» mevcut olup söz konusu hasardan dolayı davacı sigortalısına ait dairenin zemin altında bulunması illiyet bağını kesen neden olarak kabul edilemez.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Uygun «illiyet bağı» «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «ağır kusuru» sonucu kesilirse, sorumluluktan söz edilemez.
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · dahili dava
Benzer bu karardaDava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Davalıya ait atık su kanalizasyon borusu da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına «dahil» olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan «kusursuz sorumludur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1549 E. 2011/10473 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · üçüncü kişi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda, yapı maliki olan ve mülga 818 sayılı BK'nun 58. maddesi uyarınca «kusursuz sorumluluğu» bulunan davalı eylemi ile meydana gelen «hasar» arasında «uygun illiyet bağı» mevcut olup söz konusu hasardan dolayı davacı sigortalısına ait dairenin zemin altında bulunması illiyet bağını kesen neden olarak kabul edilemez.
Bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Uygun «illiyet bağı» «mücbir sebep», zarar görenin veya «üçüncü kişinin» «ağır kusuru» sonucu kesilirse, sorumluluktan söz edilemez.
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K.nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · kusur sorumluluğu · rücuen tazminat · tazminat davası · dahili dava
Benzer bu karardaDava, TTK’nun 1301. maddesi gereğince açılan «rücuen tazminat davası» olup, davacıya sigortalı işyerine davalıya ait ana atık su giderinin geri tepmesi sonucu verilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Davalıya ait temiz su rögarı da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına «dahil» olup, davalı rögarın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan «kusursuz sorumludur».
Bu durumda, mahkemece, öncelikle «hasarın» hangi nedenle meydana geldiği, daha doğru bir deyişle hasarın ASKİ’ye ait borulardaki hatadan mı kaynaklandığı belirlenip, şayet bu nedenle meydana gelmiş ise davalının BK’nun 58. maddesine dayalı sorumluluğu olduğundan sorumluluktan ancak yukarıda bahsedilen hallerde kurtulabileceği nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken davalının «kusur sorumlusu» gibi değerlendirilerek karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10564 E. , 2012/17354 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2010 tarih ve 2009/1262-2010/1413 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan konutta, davalının sorumluluğundaki şehir kanalizasyon şebekesi tesisatında oluşan bir arıza ya da tıkanıklık nedeniyle, aşırı yağış sonucu su baskını meydana geldiğini, sigortalı konutta oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 5.329 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, olayın hizmet kusuruna dayalı olması nedeniyle davanın tam yargı davası olarak idari yargıda görülmesi gerektiğini, zararlandırıcı olayın meydana gelmesinde, müvekkilinin bir ihmali ya da kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının evinde meydan gelen zararın atık su kanalının tıkanmasından değil, davacı sigortalının evinin yol giriş seviyesi altında bulunması nedeniyle harici su baskınlarını önleyici yükselti, bodrum ve zemin katlarda izolasyonlu betonarme tecrit duvarı ve tahliye pompası gibi gerekli tedbirleri almaması sonucu meydana geldiği, ayrıca dava konusu binada alt yapı atık su ve yağmur suyunun karışık çalışmadığı, İSKİ atık su kanalının tıkanmadığı gibi yağmur suyu kanallarının bakım ve işletmesinin 2560 sayılı İSKİ Yasası gereği belediyelerin sorumluluğunda olduğu, meydana gelen zarar ile davalı idarenin eylem ve işlemi arasında nedensellik bağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın mülga 6762 sayılı TTK'nun 1301. maddesine göre davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mülga 818 sayılı B.K'nun 58. maddesi uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumludur. Bu maddedeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu gibi hallerde, zarar ile özen eksikliği arasında uygun illiyet bağının varlığı sorumluluk için yeterlidir. Uygun illiyet bağı mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru sonucu kesilirse, sorumluluktan söz edilemez.
Somut olayda dava konusu hasarın, aşırı yağışlar sonucunda davalı İSKİ'nin yapı maliki olduğu kanalizasyona bağlı rögar kapağından dışarı taşan suların davacıya sigortalı dairenin bulunduğu binanın bahçesine ve oradan da kot farkından dolayı aşağıda bulunan davacının sigortalısına ait daireye dolması nedeniyle oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, yapı maliki olan ve mülga 818 sayılı BK'nun 58. maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğu bulunan davalı eylemi ile meydana gelen hasar arasında uygun illiyet bağı mevcut olup söz konusu hasardan dolayı davacı sigortalısına ait dairenin zemin altında bulunması illiyet bağını kesen neden olarak kabul edilemez. Öte yandan, davalının BK'nun 58. maddesinden kaynaklanan ve sorumluluğunu ortadan kaldıran sebepler de kanıtlanamadığına göre, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064991700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz