6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta rücu davası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1717 E. 2011/10928 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta rücu davası nedensellik bağı rücu davası illiyet bağı rücu yasal faiz kusur dava sebebi hasar dahili dava

Atıf yapılan mevzuat: BK · TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı itibari ile olay sonucu oluşan zarar ile davalı İski’nin eylemi arasında nedensellik bağı bulunmadığı, hasarın tamamen dahili su tesisatından kaynaklandığı, davalı İski’nin abonelerine suyun ne zaman kesileceği veya açılacağı konusunda bilgi vermesinin imkan dahilinde olmadığı, davacı tarafça kanalizasyonun kesilmesine neden olan bir çalışmanın yapıldığı hususunun ispatlanamadığı, bu durumda davalı kuruma kusur izafe etmenin mümkün olmadığı, olayın diğer davalının eyleminden dolayı sigortalı işyerini su basmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davalı İski Genel Müdürlüğü hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise kabulü ile 5.410,43 TL’nın 15.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı Memişler İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK’nun 1301. maddesine dayalı sigorta rücu davası olup, mümeyyiz davalı hasardan sorumlu olmadığını savunmuştur. Mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmişse de, musluğun açık bırakılması tek başına sorumluluk sebebi teşkil etmez. Su, açık bırakılan musluktan lavaboya akmış ve pis su kanalına karışmışsa bu halde mümeyyiz davalının eylemi ile zarar arasında illiyet bağının var olduğundan söz edilemez. Zarar bina dâhilinde binaya ait atık su borusunun tıkanmasından meydana gelmişse bundan BK. m. 58 gereği bina sahibinin, İSKİ’nin sorumluluğundaki kanalda tıkanma meydana gelmişse bu halde de İSKİ’nin sorumluluğu söz konusu olacaktır. Bu itibarla, mahkemece, mümeyyiz davalının sadece suyu açık bırakmasının sorumluluğunu gerektirmeyeceği nazara alınarak, tıkanmanın nerede meydana geldiği net olarak belirlemek ve buna göre karar vermek gerekirken açıklanan şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12660 E. 2012/18128 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15743 E. 2013/22737 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Sigorta rücuen tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8387 E. 2013/21530 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/1717 E.  ,  2011/10928 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞEN DAVA

Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2007/2378

Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/09/2009 tarih ve 2007/640-2009/1007 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirkete eczanem sigorta poliçesi ile sigortalı işyerinde bulunan çeşitli emtianın davalı şirkete ait işyerinin musluklarının açık unutulması sonucu hasara uğradığını ve söz konusu hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 5.410,4 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, aynı olay nedeniyle İski Genel Müdürlüğünün de kusurlu olduğu gerekçesiyle adı geçen davalı hakkında Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesine açılan dava işbu dava dosyası ile birleştirilmiştir.

Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı itibari ile olay sonucu oluşan zarar ile davalı İski’nin eylemi arasında nedensellik bağı bulunmadığı, hasarın tamamen dahili su tesisatından kaynaklandığı, davalı İski’nin abonelerine suyun ne zaman kesileceği veya açılacağı konusunda bilgi vermesinin imkan dahilinde olmadığı, davacı tarafça kanalizasyonun kesilmesine neden olan bir çalışmanın yapıldığı hususunun ispatlanamadığı, bu durumda davalı kuruma kusur izafe etmenin mümkün olmadığı, olayın diğer davalının eyleminden dolayı sigortalı işyerini su basmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davalı İski Genel Müdürlüğü hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise kabulü ile 5.410,43 TL’nın 15.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı Memişler İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK’nun 1301. maddesine dayalı sigorta rücu davası olup, mümeyyiz davalı hasardan sorumlu olmadığını savunmuştur. Mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmişse de, musluğun açık bırakılması tek başına sorumluluk sebebi teşkil etmez. Su, açık bırakılan musluktan lavaboya akmış ve pis su kanalına karışmışsa bu halde mümeyyiz davalının eylemi ile zarar arasında illiyet bağının var olduğundan söz edilemez. Zarar bina dâhilinde binaya ait atık su borusunun tıkanmasından meydana gelmişse bundan BK. m. 58 gereği bina sahibinin, İSKİ’nin sorumluluğundaki kanalda tıkanma meydana gelmişse bu halde de İSKİ’nin sorumluluğu söz konusu olacaktır. Bu itibarla, mahkemece, mümeyyiz davalının sadece suyu açık bırakmasının sorumluluğunu gerektirmeyeceği nazara alınarak, tıkanmanın nerede meydana geldiği net olarak belirlemek ve buna göre karar vermek gerekirken açıklanan şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030866600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.