Sigorta rücuen tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8387 E. 2013/21530 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
illiyet bağının kesilmesi↗ rücuen tazmin↗ uygun illiyet bağı↗ objektif özen yükümlülüğü↗ kusursuz sorumluluk↗ özen yükümlülüğü↗ illiyet bağı↗ üçüncü kişi↗ kusur↗ hasar↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının, işyerinde gerekli tedbirleri almaması nedeniyle davalı İİK'nın tazminat sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.
BK’nın 58. maddesi “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur” hükmünü içermektedir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Davalıya ait atık su kanalizasyon borusu da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigortalı dairenin bulunduğu binanın İSKİ onaylı projesi, İSKİ onaylı temel üstü ve İSKİ onaylı iskan izninin bulunmadığı, bodrum katındaki dairenin ana kanala bağlanan iç bölümünde geri tepmeyi engelleyecek tedbir alınmadığı, önleyici klape olmadığı, ana kanalın tıkanmasıyla geri tepen pis suyun bodrum katta bulunan sigortalı dairesinde hasara sebebiyet verdiği bu durumda bina sahibinin sorumlu bulunduğu davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Ancak, gerek mahkemece alınan bilirkişi raporunda gerekse dosya içerisinde bulunan İSKİ Gaziosmanpaşa Şube Müdürlüğü'nce tutulan tutanakta ana kanalın tıkanması sonucunda geri tepen pis suyun sigortalı konuta zarar verdiği belirlenmiştir. Bu durumda zarar, davalının kanalizasyon borusunun yetersiz kalması veya borunun tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bu itibarla mahkemece davalının ana boruda meydana gelen tıkanma nedeniyle kusurlu bulunduğu, sigortalının ise İSKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği'ne aykırı olarak geri tepmeyi engelleyecek tedbir alınmadığı için kusurlu bulunduğunun kabulü ile bilirkişiden tarafların kusur durumlarına ilişkin ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1133 E. 2013/17301 K.
Ortak:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · kusur · Sigorta rücuen tazminatı
İncelediğiniz karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10562 E. 2013/9057 K.
Ortak:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · kusur · Sigorta rücuen tazminatı
İncelediğiniz karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin karar harcı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… valının kanalizasyon rögarının yetersiz kalması veya tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binanın kaçak yapı sıfatında olması davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı kesilmemiştir».Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, oluşan zarardan davalının BK’nın 58. maddesi hükmüne göre kusursuz sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6003 E. 2010/11909 K.
Ortak:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · kusur · Sigorta rücuen tazminatı
İncelediğiniz karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdırlar.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazları karşılayan «denetime elverişli» aynı bilirkişiden ek ya da başka bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sigortalı konutun bulunduğu parselin atık su bacasına geri tepmeyi engelleyici sistemin yapılmaması nedeniyle «hasarın» meydana geldiği, bunda da davalının «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, oluşan zarardan davalının BK’nın 58. maddesi hükmüne göre «kusursuz sorumlu» olduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12008 E. 2010/3175 K.
Ortak:illiyet bağının kesilmesi · uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Benzer bu kararda… anması veya arızası olmaksızın sırf sigortalı binanın geri tepmeyi engelleyici sisteminin olmamasından dolayı meydana gelmiş ise, davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağının» sigortalı binanın malikinin «kusuru» nedeniyle kesilmiş olduğu, ancak zarar, davalının yağmur sularının toplandığı rögarın yetersizliği veya tıkanması sonucu taşan yağmur sularının işyerine girmesi sonucu meydana gelmiş ise, bu durumda sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmamasının, davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmadığı, bu halde davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağının kesilmediğinin» kabulü gerekir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K.nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · rücuen tazminat · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, davacıya sigortalı işyerine davalıya ait rögarın tıkanması sonucu taşan suların girerek zarar verdiği iddiasına dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Oysa, dosya içinde mevcut ve olaydan bir gün sonra işyerinde inceleme yapan «ekspertiz raporu» ile tanık olarak dinlenen davacının sigortalısının beyanına göre, işyerinin önünde bulunan davalıya ait rögarın aşırı yağmur nedeniyle tıkanması ve kaldırımı aşarak taşan suların işyerinin içine girmesi sonucu «hasarın» oluştuğu, ayrıca tanık beyanında işyerinin zemin altı seviyesinde bulunan pis su gider borusunun duvara monteli yerinden sökülerek içeri su girmesi sonucu da hasar …
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, zararın nasıl meydana geldiğinin somut olarak tesbit edilip, davalının BK’nın 58. maddesi hükmüne göre «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldıran nedenlerin olayda mevcut olup olmadığı belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1717 E. 2011/10928 K.
Ortak:illiyet bağı · kusur · hasar · dahili dava
İncelediğiniz karardaYapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kusursuz sorumlulukta «illiyet bağının» kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı itibari ile olay sonucu oluşan zarar ile davalı İski’nin eylemi arasında «nedensellik bağı» bulunmadığı, «hasarın» tamamen «dahili» su tesisatından kaynaklandığı, davalı İski’nin abonelerine suyun ne zaman kesileceği veya açılacağı konusunda bilgi vermesinin imkan dahilinde olmadığı, davacı tarafça kanalizasyonun kesilmesine neden olan bir çalışmanın yapıldığı hususunun ispatlanamadığı, bu durumda davalı kuruma «kusur» izafe etmenin mümkün olmadığı, olayın diğer davalının eyleminden dolayı sigortalı işyerini su basmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davalı İski Genel Müdürlüğü hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise kabulü ile 5.410,43 TL’nın 15.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Su, açık bırakılan musluktan lavaboya akmış ve pis su kanalına karışmışsa bu halde mümeyyiz davalının eylemi ile zarar arasında «illiyet bağının» var olduğundan söz edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta rücu davası · nedensellik bağı · rücu davası · rücu · yasal faiz · dava sebebi
Benzer bu karardaDava, TTK’nun 1301. maddesine dayalı «sigorta rücu davası» olup, mümeyyiz davalı hasardan sorumlu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı itibari ile olay sonucu oluşan zarar ile davalı İski’nin eylemi arasında «nedensellik bağı» bulunmadığı, «hasarın» tamamen «dahili» su tesisatından kaynaklandığı, davalı İski’nin abonelerine suyun ne zaman kesileceği veya açılacağı konusunda bilgi vermesinin imkan dahilinde olmadığı, davacı tarafça kanalizasyonun kesilmesine neden olan bir çalışmanın yapıldığı hususunun ispatlanamadığı, bu durumda davalı kuruma «kusur» izafe etmenin mümkün olmadığı, olayın diğer davalının eyleminden dolayı sigortalı işyerini su basmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davalı İski Genel Müdürlüğü hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise kabulü ile 5.410,43 TL’nın 15.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmişse de, musluğun açık bırakılması tek başına sorumluluk «sebebi» teşkil etmez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8387 E. , 2013/21530 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2011/682-2012/1908 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan dairenin İSKİ ana rogarının tıkanması nedeniyle kanalizasyonun geri tepmesi sonucu hasar gördüğünü, zararın müvekkili tarafından dava dışı sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 3.447 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın idari yargının görev alanına girdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısının, işyerinde gerekli tedbirleri almaması nedeniyle davalı İİK'nın tazminat sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.
BK’nın 58. maddesi “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur” hükmünü içermektedir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Davalıya ait atık su kanalizasyon borusu da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigortalı dairenin bulunduğu binanın İSKİ onaylı projesi, İSKİ onaylı temel üstü ve İSKİ onaylı iskan izninin bulunmadığı, bodrum katındaki dairenin ana kanala bağlanan iç bölümünde geri tepmeyi engelleyecek tedbir alınmadığı, önleyici klape olmadığı, ana kanalın tıkanmasıyla geri tepen pis suyun bodrum katta bulunan sigortalı dairesinde hasara sebebiyet verdiği bu durumda bina sahibinin sorumlu bulunduğu davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Ancak, gerek mahkemece alınan bilirkişi raporunda gerekse dosya içerisinde bulunan İSKİ Gaziosmanpaşa Şube Müdürlüğü'nce tutulan tutanakta ana kanalın tıkanması sonucunda geri tepen pis suyun sigortalı konuta zarar verdiği belirlenmiştir. Bu durumda zarar, davalının kanalizasyon borusunun yetersiz kalması veya borunun tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bu itibarla mahkemece davalının ana boruda meydana gelen tıkanma nedeniyle kusurlu bulunduğu, sigortalının ise İSKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği'ne aykırı olarak geri tepmeyi engelleyecek tedbir alınmadığı için kusurlu bulunduğunun kabulü ile bilirkişiden tarafların kusur durumlarına ilişkin ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045958600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz