Sahte kimlik
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10567 E. 2012/17613 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahte kimlik↗ çek karnesi↗ ciranta↗ tazminat davası↗ keşideci↗ çek↗ maddi tazminat↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çek borçluları aleyhine başlattığı icra takibi sonuçlanmadan muhatap bankaya tazminat davası açmış ise de davalı bankanın en azından bu aşamada çekin kendisine ibrazı ile birlikte ödemekle yükümlü bulunduğu meblağ kadar sorumlu olması gerektiği, ibraz tarihi olan 21.03.2007 tarihi itibarı ile bankanın sorumlu bulunduğu meblağ 410,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan meblağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilini aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı Banka'nın sahte kimlik bilgilerine dayalı çek hesabı açmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, yapılan yargılama sonunda çek keşidecisi olarak görünen... isimli kişinin bulunmadığı, davalı Banka'nın sahte kimlikle sahte bir kişi adına çek hesabı açtığı anlaşılmıştır. Davacı, dava konusu çeki, ciranta ... isimli kişiden almış, keşide edilen çek hesabının sahte olması nedeniyle çek bedelini tahsil edememiştir. Davacı, işbu davayı açmadan önce kendi akidi ciranta ... aleyhine icra takibi yapmış, yapılan takip sonrasında çek bedelini tahsil edemeyeceği davadan önce anlaşılmış, bu husus davadan sonra düzenlenen aciz belgesi ile saptanmıştır. Bu durumda, davacının zararı gerçekleşmiş olup, dosya kapsamına göre davalı Banka çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında yeterli araştırma yapmadan sahte belgeler ile hayali bir kişi adına hesap açarak çek karnesi vermesinde ve çekin karşılıksız çıkmış olması nedeniyle, 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2, Bankalar Kanunu hükümleri ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle doğan zarardan sorumludur. Bu nedenle davacının zararının gerçekleştiği kabul edilerek bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13483 E. 2012/4224 K.
Ortak:sahte kimlik · çek karnesi · çek
İncelediğiniz kararda2-Dava, davalı Banka'nın «sahte kimlik» bilgilerine dayalı «çek» hesabı açmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, yapılan yargılama sonunda çek «keşidecisi» olarak görünen... isimli kişinin bulunmadığı, davalı Banka'nın sahte kimlikle sahte bir kişi adına çek hesabı açtığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının zararı gerçekleşmiş olup, dosya kapsamına göre davalı Banka «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında yeterli araştırma yapmadan sahte belgeler ile hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermesinde ve çekin karşılıksız çıkmış olması nedeniyle, 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2, Bankalar Kanunu hükümleri ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret v …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «çek» borçluları aleyhine başlattığı icra takibi sonuçlanmadan muhatap bankaya «tazminat davası» açmış ise de davalı bankanın en azından bu aşamada çekin kendisine «ibrazı» ile birlikte ödemekle yükümlü bulunduğu meblağ kadar sorumlu olması gerektiği, ibraz tarihi olan 21.03.2007 tarihi itibarı ile bankanın sorumlu bulunduğu meblağ 41 …
Benzer bu karardaDava, «sahte kimlik» fotokopisine dayalı olarak «çek karnesi» veren banka hakkında açılan tazminat istemine ilişkindir.
Banka, ya da özel finans kurumu, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti ve sair konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise, dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun’un 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı gös …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabını açarken 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri ilgilisinden aldığı, ... adı ile «sahtecilik» yapan 3. kişinin eylemi yönünden davalı bankaya atfedilebilecek bir «kusurun» olmadığı, zarar ile bankanın eylemi arasında «uygun illiyet bağının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uygun illiyet bağı · sahtecilik · illiyet bağı · hamil · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabını açarken 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri ilgilisinden aldığı, ... adı ile «sahtecilik» yapan 3. kişinin eylemi yönünden davalı bankaya atfedilebilecek bir «kusurun» olmadığı, zarar ile bankanın eylemi arasında «uygun illiyet bağının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çekin «hamili» de, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri aldığı ve bundan sonra «çek» hesabını açtığı, oluşan zarar bakımından davalı bankaya «kusur» izafe edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, olay nedeniyle tarafların müterafık kusurlu olduğu kabul edilerek «kusur» durumlarının tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13610 E. 2011/8722 K.
Ortak:çek karnesi · keşideci · çek
İncelediğiniz kararda2-Dava, davalı Banka'nın «sahte kimlik» bilgilerine dayalı «çek» hesabı açmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, yapılan yargılama sonunda çek «keşidecisi» olarak görünen... isimli kişinin bulunmadığı, davalı Banka'nın sahte kimlikle sahte bir kişi adına çek hesabı açtığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının zararı gerçekleşmiş olup, dosya kapsamına göre davalı Banka «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında yeterli araştırma yapmadan sahte belgeler ile hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermesinde ve çekin karşılıksız çıkmış olması nedeniyle, 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2, Bankalar Kanunu hükümleri ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret v …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «çek» borçluları aleyhine başlattığı icra takibi sonuçlanmadan muhatap bankaya «tazminat davası» açmış ise de davalı bankanın en azından bu aşamada çekin kendisine «ibrazı» ile birlikte ödemekle yükümlü bulunduğu meblağ kadar sorumlu olması gerektiği, ibraz tarihi olan 21.03.2007 tarihi itibarı ile bankanın sorumlu bulunduğu meblağ 41 …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«keşideci» tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin «ağır kusur» sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına «çek karnesi» vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ilk kararda, davacının çekin «keşidecisini» görmeden «çek» alması nedeniyle ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu kararın Dairemiz “keşideci tarafından imzalanarak tedavüle çıkarılan çekin, çek alacaklısı tarafından çekin diğer unsurlarının düzenlenerek kendi borcuna ilişkin olarak alacaklısına verilmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda keşideciyi görmeden çeki kabul eden davacının ağır kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, sahte belgeler ile «çek karnesi» düzenlenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, ancak dava konusu olayda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği” gerek …
2-Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ağır kusur · kusur oranı · hamil · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«keşideci» tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin «ağır kusur» sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına «çek karnesi» vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda tarafların «kusur oranlarının» belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm kusurun davalı bankada olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de, davacı «hamilin» de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumunu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak ve bu konuda özenli davranmak zorunda olduğu, bu nedenle dava konusu olayda en azından müterafik kusurlu olduğu kabul edilmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4301 E. 2015/11419 K.
Ortak:çek karnesi · ciranta · çek · maddi tazminat · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «çek» borçluları aleyhine başlattığı icra takibi sonuçlanmadan muhatap bankaya «tazminat davası» açmış ise de davalı bankanın en azından bu aşamada çekin kendisine «ibrazı» ile birlikte ödemekle yükümlü bulunduğu meblağ kadar sorumlu olması gerektiği, ibraz tarihi olan 21.03.2007 tarihi itibarı ile bankanın sorumlu bulunduğu meblağ 41 …
Davacı, dava konusu çeki, «ciranta» ... isimli kişiden almış, keşide edilen «çek» hesabının sahte olması nedeniyle çek bedelini tahsil edememiştir.
Davacı, işbu davayı açmadan önce kendi akidi «ciranta» ... aleyhine icra takibi yapmış, yapılan takip sonrasında «çek» bedelini tahsil edemeyeceği davadan önce anlaşılmış, bu husus davadan sonra düzenlenen aciz belgesi ile saptanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece usul ve yasaya uygun bozma kararına uyularak; davacının kendi akidi «ciranta» Ahmet Kangal hakkında icra takibi yaptığı, takibin sonuçsuz kalması ile «aciz vesikası» aldığı, bu nedenle davacının «çek» miktarınca zararının oluştuğu, davalı Banka'nın çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti vs konularında yeterli araştırma yapmadan sahte belgeler ile hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermesinde ve çekin karşılıksız çıkmasında 3167 SY ½, 2. maddeleri bankalar kanunu ve TTK 20/2 “Her «tacirin», ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır…” cümlesi gereği basiret ve itinayı göstermemek suretiyle doğan zararın tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl dava olan 2013/213 Esas sayılı davada manevi tazminat yönünden verilen ret kararı konusunda bir bozma olmadığından bu yönde yeniden hüküm kurmaya yer olmadığına, asıl davada davacının «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 1.000,00 TL «çekin ibraz» tarihi olan 21/03/2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile davalı Banka'dan alınarak davacıya ödenmesine, dosyamızla birleşen K....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/104 Esas sayılı davanın kabulü ile 8.800,00 TL çekin bankaya «ibraz» edildiği tarih olan 21/03/2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile davalı Banka'dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin ibrazı · aciz vesikası · reeskont faizi · tacir
Benzer bu karardaMahkemece usul ve yasaya uygun bozma kararına uyularak; davacının kendi akidi «ciranta» Ahmet Kangal hakkında icra takibi yaptığı, takibin sonuçsuz kalması ile «aciz vesikası» aldığı, bu nedenle davacının «çek» miktarınca zararının oluştuğu, davalı Banka'nın çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti vs konularında yeterli araştırma yapmadan sahte belgeler ile hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermesinde ve çekin karşılıksız çıkmasında 3167 SY ½, 2. maddeleri bankalar kanunu ve TTK 20/2 “Her «tacirin», ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır…” cümlesi gereği basiret ve itinayı göstermemek suretiyle doğan zararın tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl dava olan 2013/213 Esas sayılı davada manevi tazminat yönünden verilen ret kararı konusunda bir bozma olmadığından bu yönde yeniden hüküm kurmaya yer olmadığına, asıl davada davacının «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 1.000,00 TL «çekin ibraz» tarihi olan 21/03/2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile davalı Banka'dan alınarak davacıya ödenmesine, dosyamızla birleşen K....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/104 Esas sayılı davanın kabulü ile 8.800,00 TL çekin bankaya «ibraz» edildiği tarih olan 21/03/2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile davalı Banka'dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6529 E. 2011/17647 K.
Ortak:çek karnesi · ciranta · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «çek» borçluları aleyhine başlattığı icra takibi sonuçlanmadan muhatap bankaya «tazminat davası» açmış ise de davalı bankanın en azından bu aşamada çekin kendisine «ibrazı» ile birlikte ödemekle yükümlü bulunduğu meblağ kadar sorumlu olması gerektiği, ibraz tarihi olan 21.03.2007 tarihi itibarı ile bankanın sorumlu bulunduğu meblağ 41 …
Davacı, dava konusu çeki, «ciranta» ... isimli kişiden almış, keşide edilen «çek» hesabının sahte olması nedeniyle çek bedelini tahsil edememiştir.
Davacı, işbu davayı açmadan önce kendi akidi «ciranta» ... aleyhine icra takibi yapmış, yapılan takip sonrasında «çek» bedelini tahsil edemeyeceği davadan önce anlaşılmış, bu husus davadan sonra düzenlenen aciz belgesi ile saptanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu çeki «ciro» yoluyla devraldığı, çekin tahsil amacıyla bankaya «ibraz» edilmesi üzerine hesabın sahte belgelerle açıldığının anlaşıldığı, «sahtecilik» olayı ile ilgili ceza kovuşturmasının devam ettiği, davacının alacağının tahsili için «cirantalara» karşı başlattığı icra takibinin sonuçsuz kaldığı, «tacir» olan davalı bankanın işlerini «basiretli tacir» gibi yürütmek zorunda bulunduğu, davalı bankanın «çek karnesi» vermiş olduğu şahıstan temin ettiği belgelerin gerçeğe uygun olmadıkları, davalının bu belgelerle yetindiği, dava dışı hesap sahibinin «ticari itibarı» ve sosyal ekonomik durumu ile ilgili gerekli araştırmayı yapmadığı, bu kişinin ikameti ve işyeri ile ilgili edinilen bilgileri şahsın çevresinden teyit ettirdiğini kanıtlayamadığı, gerekli özeni göstermeyen davalının meydana gelen davacı zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 12.400 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Dava, davalı bankanın sahte belgelere dayalı olarak «çek karnesi» vermesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bir banka yada özel finans kurumu, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu, ikameti ve sair konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise, o banka ya da kurumun dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörüle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibar · kusur oranı · sahtecilik · basiretli tacir · ciro · hamil · tacir · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu çeki «ciro» yoluyla devraldığı, çekin tahsil amacıyla bankaya «ibraz» edilmesi üzerine hesabın sahte belgelerle açıldığının anlaşıldığı, «sahtecilik» olayı ile ilgili ceza kovuşturmasının devam ettiği, davacının alacağının tahsili için «cirantalara» karşı başlattığı icra takibinin sonuçsuz kaldığı, «tacir» olan davalı bankanın işlerini «basiretli tacir» gibi yürütmek zorunda bulunduğu, davalı bankanın «çek karnesi» vermiş olduğu şahıstan temin ettiği belgelerin gerçeğe uygun olmadıkları, davalının bu belgelerle yetindiği, dava dışı hesap sahibinin «ticari itibarı» ve sosyal ekonomik durumu ile ilgili gerekli araştırmayı yapmadığı, bu kişinin ikameti ve işyeri ile ilgili edinilen bilgileri şahsın çevresinden teyit ettirdiğini kanıtlayamadığı, gerekli özeni göstermeyen davalının meydana gelen davacı zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 12.400 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı «hamilin» de olayda müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi, tarafların buna göre «kusur oranlarının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Çekin «hamili» de, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14828 E. 2011/7724 K.
Ortak:sahte kimlik · çek karnesi · keşideci · çek
İncelediğiniz kararda2-Dava, davalı Banka'nın «sahte kimlik» bilgilerine dayalı «çek» hesabı açmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, yapılan yargılama sonunda çek «keşidecisi» olarak görünen... isimli kişinin bulunmadığı, davalı Banka'nın sahte kimlikle sahte bir kişi adına çek hesabı açtığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının zararı gerçekleşmiş olup, dosya kapsamına göre davalı Banka «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında yeterli araştırma yapmadan sahte belgeler ile hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermesinde ve çekin karşılıksız çıkmış olması nedeniyle, 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2, Bankalar Kanunu hükümleri ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret v …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «çek» borçluları aleyhine başlattığı icra takibi sonuçlanmadan muhatap bankaya «tazminat davası» açmış ise de davalı bankanın en azından bu aşamada çekin kendisine «ibrazı» ile birlikte ödemekle yükümlü bulunduğu meblağ kadar sorumlu olması gerektiği, ibraz tarihi olan 21.03.2007 tarihi itibarı ile bankanın sorumlu bulunduğu meblağ 41 …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, «keşideci» ...’un yargılandığı ceza davasında çeklerdeki imzanın sanığın el ürünü olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, davalı bankanın ... sahte kimliğini kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» «teslim» ettiği, yeterli araştırma yapmadan veya bu hususta gerekli özeni göstermeden çek karnesi verdiğinden oluşacak zararı karşılaması gerektiği, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasındaki ödemenin kararın «infazı» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2) Bankanın, «sahte kimlik» kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» vermek suretiyle gerekli basiret ve itinayı göstermediğinden birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurludur.
Ancak, «çek hamili» de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · infaz · hamil · kusur · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, «keşideci» ...’un yargılandığı ceza davasında çeklerdeki imzanın sanığın el ürünü olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, davalı bankanın ... sahte kimliğini kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» «teslim» ettiği, yeterli araştırma yapmadan veya bu hususta gerekli özeni göstermeden çek karnesi verdiğinden oluşacak zararı karşılaması gerektiği, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasındaki ödemenin kararın «infazı» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Ancak, «çek hamili» de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Bu sebeple, «hamil» olayda en azından müterafik kusurlu kabul edilip, tarafların buna göre belirlenecek «kusur» oranları çerçevesinde karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10567 E. , 2012/17613 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/02/2011 tarih ve 2008/769-2011/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, keşidecisi..., muhatabı davalı olan çekin hamili olduğunu, keşidecisinin kimliğinin gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını, davalının çek hesabı açarken üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiğini, müvekkilinin zararına neden olduğunu ileri sürerek, 5.000,00 YTL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çek borçluları aleyhine başlattığı icra takibi sonuçlanmadan muhatap bankaya tazminat davası açmış ise de davalı bankanın en azından bu aşamada çekin kendisine ibrazı ile birlikte ödemekle yükümlü bulunduğu meblağ kadar sorumlu olması gerektiği, ibraz tarihi olan 21.03.2007 tarihi itibarı ile bankanın sorumlu bulunduğu meblağ 410,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan meblağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilini aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı Banka'nın sahte kimlik bilgilerine dayalı çek hesabı açmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, yapılan yargılama sonunda çek keşidecisi olarak görünen... isimli kişinin bulunmadığı, davalı Banka'nın sahte kimlikle sahte bir kişi adına çek hesabı açtığı anlaşılmıştır. Davacı, dava konusu çeki, ciranta ... isimli kişiden almış, keşide edilen çek hesabının sahte olması nedeniyle çek bedelini tahsil edememiştir. Davacı, işbu davayı açmadan önce kendi akidi ciranta ... aleyhine icra takibi yapmış, yapılan takip sonrasında çek bedelini tahsil edemeyeceği davadan önce anlaşılmış, bu husus davadan sonra düzenlenen aciz belgesi ile saptanmıştır. Bu durumda, davacının zararı gerçekleşmiş olup, dosya kapsamına göre davalı Banka çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında yeterli araştırma yapmadan sahte belgeler ile hayali bir kişi adına hesap açarak çek karnesi vermesinde ve çekin karşılıksız çıkmış olması nedeniyle, 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2, Bankalar Kanunu hükümleri ve TTK'nun 20/2.
maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle doğan zarardan sorumludur. Bu nedenle davacının zararının gerçekleştiği kabul edilerek bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilin tüm, davacı vekilini sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064803100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz