Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14828 E. 2011/7724 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahte kimlik↗ çek hamili↗ çek karnesi↗ infaz↗ hamil↗ keşideci↗ çek↗ kusur↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, keşideci ...’un yargılandığı ceza davasında çeklerdeki imzanın sanığın el ürünü olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, davalı bankanın ... sahte kimliğini kullanan kişiye hesap açarak çek karnesi teslim ettiği, yeterli araştırma yapmadan veya bu hususta gerekli özeni göstermeden çek karnesi verdiğinden oluşacak zararı karşılaması gerektiği, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasındaki ödemenin kararın infazı aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Bankanın, sahte kimlik kullanan kişiye hesap açarak çek karnesi vermek suretiyle gerekli basiret ve itinayı göstermediğinden birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurludur. Ancak, çek hamili de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Bu sebeple, hamil olayda en azından müterafik kusurlu kabul edilip, tarafların buna göre belirlenecek kusur oranları çerçevesinde karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13610 E. 2011/8722 K.
Ortak:çek karnesi · hamil · keşideci · çek · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, «keşideci» ...’un yargılandığı ceza davasında çeklerdeki imzanın sanığın el ürünü olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, davalı bankanın ... sahte kimliğini kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» «teslim» ettiği, yeterli araştırma yapmadan veya bu hususta gerekli özeni göstermeden çek karnesi verdiğinden oluşacak zararı karşılaması gerektiği, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasındaki ödemenin kararın «infazı» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2) Bankanın, «sahte kimlik» kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» vermek suretiyle gerekli basiret ve itinayı göstermediğinden birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurludur.
Ancak, «çek hamili» de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«keşideci» tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin «ağır kusur» sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına «çek karnesi» vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ilk kararda, davacının çekin «keşidecisini» görmeden «çek» alması nedeniyle ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu kararın Dairemiz “keşideci tarafından imzalanarak tedavüle çıkarılan çekin, çek alacaklısı tarafından çekin diğer unsurlarının düzenlenerek kendi borcuna ilişkin olarak alacaklısına verilmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda keşideciyi görmeden çeki kabul eden davacının ağır kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, sahte belgeler ile «çek karnesi» düzenlenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, ancak dava konusu olayda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği” gerek …
2-Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ağır kusur · kusur oranı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«keşideci» tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin «ağır kusur» sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına «çek karnesi» vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda tarafların «kusur oranlarının» belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm kusurun davalı bankada olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13483 E. 2012/4224 K.
Ortak:sahte kimlik · çek karnesi · hamil · çek · kusur
İncelediğiniz kararda2) Bankanın, «sahte kimlik» kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» vermek suretiyle gerekli basiret ve itinayı göstermediğinden birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurludur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, «keşideci» ...’un yargılandığı ceza davasında çeklerdeki imzanın sanığın el ürünü olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, davalı bankanın ... sahte kimliğini kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» «teslim» ettiği, yeterli araştırma yapmadan veya bu hususta gerekli özeni göstermeden çek karnesi verdiğinden oluşacak zararı karşılaması gerektiği, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasındaki ödemenin kararın «infazı» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Ancak, «çek hamili» de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Benzer bu karardaDava, «sahte kimlik» fotokopisine dayalı olarak «çek karnesi» veren banka hakkında açılan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabını açarken 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri ilgilisinden aldığı, ... adı ile «sahtecilik» yapan 3. kişinin eylemi yönünden davalı bankaya atfedilebilecek bir «kusurun» olmadığı, zarar ile bankanın eylemi arasında «uygun illiyet bağının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Banka, ya da özel finans kurumu, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti ve sair konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise, dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun’un 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı gös …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uygun illiyet bağı · sahtecilik · illiyet bağı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabını açarken 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri ilgilisinden aldığı, ... adı ile «sahtecilik» yapan 3. kişinin eylemi yönünden davalı bankaya atfedilebilecek bir «kusurun» olmadığı, zarar ile bankanın eylemi arasında «uygun illiyet bağının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6199 E. 2013/21294 K.
Ortak:çek karnesi · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, «keşideci» ...’un yargılandığı ceza davasında çeklerdeki imzanın sanığın el ürünü olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, davalı bankanın ... sahte kimliğini kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» «teslim» ettiği, yeterli araştırma yapmadan veya bu hususta gerekli özeni göstermeden çek karnesi verdiğinden oluşacak zararı karşılaması gerektiği, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasındaki ödemenin kararın «infazı» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2) Bankanın, «sahte kimlik» kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» vermek suretiyle gerekli basiret ve itinayı göstermediğinden birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurludur.
Ancak, «çek hamili» de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… n önce davacı bankaya iade edildiği kabul edildiğine ve bu sebeple de dava tarihi itibariyle davanın açılmasında davacının haksız bulunmasına göre mahkemece yapılan «yargılama giderlerinin» buna göre tayini gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11827 E. 2012/17662 K.
Ortak:çek karnesi · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, «keşideci» ...’un yargılandığı ceza davasında çeklerdeki imzanın sanığın el ürünü olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, davalı bankanın ... sahte kimliğini kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» «teslim» ettiği, yeterli araştırma yapmadan veya bu hususta gerekli özeni göstermeden çek karnesi verdiğinden oluşacak zararı karşılaması gerektiği, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasındaki ödemenin kararın «infazı» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2) Bankanın, «sahte kimlik» kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» vermek suretiyle gerekli basiret ve itinayı göstermediğinden birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurludur.
Ancak, «çek hamili» de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6529 E. 2011/17647 K.
Ortak:çek karnesi · hamil · çek · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, «keşideci» ...’un yargılandığı ceza davasında çeklerdeki imzanın sanığın el ürünü olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, davalı bankanın ... sahte kimliğini kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» «teslim» ettiği, yeterli araştırma yapmadan veya bu hususta gerekli özeni göstermeden çek karnesi verdiğinden oluşacak zararı karşılaması gerektiği, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasındaki ödemenin kararın «infazı» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2) Bankanın, «sahte kimlik» kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» vermek suretiyle gerekli basiret ve itinayı göstermediğinden birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurludur.
Ancak, «çek hamili» de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu çeki «ciro» yoluyla devraldığı, çekin tahsil amacıyla bankaya «ibraz» edilmesi üzerine hesabın sahte belgelerle açıldığının anlaşıldığı, «sahtecilik» olayı ile ilgili ceza kovuşturmasının devam ettiği, davacının alacağının tahsili için «cirantalara» karşı başlattığı icra takibinin sonuçsuz kaldığı, «tacir» olan davalı bankanın işlerini «basiretli tacir» gibi yürütmek zorunda bulunduğu, davalı bankanın «çek karnesi» vermiş olduğu şahıstan temin ettiği belgelerin gerçeğe uygun olmadıkları, davalının bu belgelerle yetindiği, dava dışı hesap sahibinin «ticari itibarı» ve sosyal ekonomik durumu ile ilgili gerekli araştırmayı yapmadığı, bu kişinin ikameti ve işyeri ile ilgili edinilen bilgileri şahsın çevresinden teyit ettirdiğini kanıtlayamadığı, gerekli özeni göstermeyen davalının meydana gelen davacı zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 12.400 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Dava, davalı bankanın sahte belgelere dayalı olarak «çek karnesi» vermesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bir banka yada özel finans kurumu, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu, ikameti ve sair konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise, o banka ya da kurumun dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörüle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibar · ciranta · kusur oranı · sahtecilik · basiretli tacir · ciro · tacir · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu çeki «ciro» yoluyla devraldığı, çekin tahsil amacıyla bankaya «ibraz» edilmesi üzerine hesabın sahte belgelerle açıldığının anlaşıldığı, «sahtecilik» olayı ile ilgili ceza kovuşturmasının devam ettiği, davacının alacağının tahsili için «cirantalara» karşı başlattığı icra takibinin sonuçsuz kaldığı, «tacir» olan davalı bankanın işlerini «basiretli tacir» gibi yürütmek zorunda bulunduğu, davalı bankanın «çek karnesi» vermiş olduğu şahıstan temin ettiği belgelerin gerçeğe uygun olmadıkları, davalının bu belgelerle yetindiği, dava dışı hesap sahibinin «ticari itibarı» ve sosyal ekonomik durumu ile ilgili gerekli araştırmayı yapmadığı, bu kişinin ikameti ve işyeri ile ilgili edinilen bilgileri şahsın çevresinden teyit ettirdiğini kanıtlayamadığı, gerekli özeni göstermeyen davalının meydana gelen davacı zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 12.400 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı «hamilin» de olayda müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi, tarafların buna göre «kusur oranlarının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14828 E. , 2011/7724 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.05.2009 tarih ve 2006/1049-2009/1072 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...’dan mevcut olan alacağına karşılık davalı bankanın verdiği çek karnesinden keşide edilen 1.400 Euro ve 2.000 TL bedelli iki çek aldığını, ibraz edilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle dava dışı ... aleyhine icra takibi yapıldığını, ceza yargılamasında da eylemi gerçekleştirenin gerçek ... kimlik bilgilerini temin ederek çek hesabı açtıran üçüncü bir kişi olduğu gerekçesiyle beraat kararı verildiğini, davalı bankanın sorumluluk kaidelerine aykırı davranarak hayali bir kişi adına çek karnesi verdiğini ileri sürerek, 1.400 Euro ve 2.000 TL’nın keşide tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili bankanın ikametgahının İstanbul olması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, zamanaşımının dolduğunu, bankanın çek hesabını açarken yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının keşidecisi ve varsa müracaat borçluları hakkında araştırma yapmadan çeki kabul etmesinin kusurlu bir davranış olduğunu, zararın öncelikle faillerden tahsil etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, keşideci ...’un yargılandığı ceza davasında çeklerdeki imzanın sanığın el ürünü olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, davalı bankanın ... sahte kimliğini kullanan kişiye hesap açarak çek karnesi teslim ettiği, yeterli araştırma yapmadan veya bu hususta gerekli özeni göstermeden çek karnesi verdiğinden oluşacak zararı karşılaması gerektiği, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasındaki ödemenin kararın infazı aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Bankanın, sahte kimlik kullanan kişiye hesap açarak çek karnesi vermek suretiyle gerekli basiret ve itinayı göstermediğinden birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurludur. Ancak, çek hamili de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Bu sebeple, hamil olayda en azından müterafik kusurlu kabul edilip, tarafların buna göre belirlenecek kusur oranları çerçevesinde karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028596400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz