6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çek karnesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13610 E. 2011/8722 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek karnesi ağır kusur kusur oranı hamil keşideci çek kusur

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 20

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “keşideci tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin ağır kusur sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına çek karnesi vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden çek karnesi düzenlemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece verilen ilk kararda, davacının çekin keşidecisini görmeden çek alması nedeniyle ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu kararın Dairemiz “keşideci tarafından imzalanarak tedavüle çıkarılan çekin, çek alacaklısı tarafından çekin diğer unsurlarının düzenlenerek kendi borcuna ilişkin olarak alacaklısına verilmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda keşideciyi görmeden çeki kabul eden davacının ağır kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, sahte belgeler ile çek karnesi düzenlenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, ancak dava konusu olayda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.

Gerçekten de, davalı bankanın, dosya kapsamına göre, çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında yeterli araştırma yapmadan sahte belgeler ile hayali bir kişi adına hesap açarak çek karnesi vermesinde ve çekin karşılıksız çıkmış olması nedeniyle, 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurlu olduğunun ve bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğinin kabulü gerekir.

Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de, davacı hamilin de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumunu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak ve bu konuda özenli davranmak zorunda olduğu, bu nedenle dava konusu olayda en azından müterafik kusurlu olduğu kabul edilmektedir.

Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda tarafların kusur oranlarının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm kusurun davalı bankada olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sahte kimlik

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13483 E. 2012/4224 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6529 E. 2011/17647 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14828 E. 2011/7724 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Çek karnesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12237 E. 2014/20101 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sahte kimlik

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10567 E. 2012/17613 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/13610 E.  ,  2011/8722 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.09.2009 tarih ve 2007/486 - 2009/426 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi ...olan çekleri sattığı mal bedeli karşılığı aldığını, ancak çeklerin hayali kişi adına davalı banka tarafından yeterli araştırma yapılmadan verildiğini, bankanın gereken özeni göstermemesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 3.750,00 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının keşidecisini görmeden lehtarı olduğu çekleri almakla kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “keşideci tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin ağır kusur sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına çek karnesi vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden çek karnesi düzenlemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece verilen ilk kararda, davacının çekin keşidecisini görmeden çek alması nedeniyle ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu kararın Dairemiz “keşideci tarafından imzalanarak tedavüle çıkarılan çekin, çek alacaklısı tarafından çekin diğer unsurlarının düzenlenerek kendi borcuna ilişkin olarak alacaklısına verilmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda keşideciyi görmeden çeki kabul eden davacının ağır kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, sahte belgeler ile çek karnesi düzenlenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, ancak dava konusu olayda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.

Gerçekten de, davalı bankanın, dosya kapsamına göre, çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında yeterli araştırma yapmadan sahte belgeler ile hayali bir kişi adına hesap açarak çek karnesi vermesinde ve çekin karşılıksız çıkmış olması nedeniyle, 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurlu olduğunun ve bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğinin kabulü gerekir.

Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de, davacı hamilin de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumunu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak ve bu konuda özenli davranmak zorunda olduğu, bu nedenle dava konusu olayda en azından müterafik kusurlu olduğu kabul edilmektedir.

Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda tarafların kusur oranlarının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm kusurun davalı bankada olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030310200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.