Çek karnesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13610 E. 2011/8722 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek karnesi↗ ağır kusur↗ kusur oranı↗ hamil↗ keşideci↗ çek↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “keşideci tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin ağır kusur sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına çek karnesi vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden çek karnesi düzenlemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk kararda, davacının çekin keşidecisini görmeden çek alması nedeniyle ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu kararın Dairemiz “keşideci tarafından imzalanarak tedavüle çıkarılan çekin, çek alacaklısı tarafından çekin diğer unsurlarının düzenlenerek kendi borcuna ilişkin olarak alacaklısına verilmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda keşideciyi görmeden çeki kabul eden davacının ağır kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, sahte belgeler ile çek karnesi düzenlenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, ancak dava konusu olayda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.
Gerçekten de, davalı bankanın, dosya kapsamına göre, çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında yeterli araştırma yapmadan sahte belgeler ile hayali bir kişi adına hesap açarak çek karnesi vermesinde ve çekin karşılıksız çıkmış olması nedeniyle, 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurlu olduğunun ve bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğinin kabulü gerekir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de, davacı hamilin de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumunu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak ve bu konuda özenli davranmak zorunda olduğu, bu nedenle dava konusu olayda en azından müterafik kusurlu olduğu kabul edilmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda tarafların kusur oranlarının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm kusurun davalı bankada olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13483 E. 2012/4224 K.
Ortak:çek karnesi · hamil · çek · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«keşideci» tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin «ağır kusur» sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına «çek karnesi» vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk kararda, davacının çekin «keşidecisini» görmeden «çek» alması nedeniyle ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu kararın Dairemiz “keşideci tarafından imzalanarak tedavüle çıkarılan çekin, çek alacaklısı tarafından çekin diğer unsurlarının düzenlenerek kendi borcuna ilişkin olarak alacaklısına verilmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda keşideciyi görmeden çeki kabul eden davacının ağır kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, sahte belgeler ile «çek karnesi» düzenlenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, ancak dava konusu olayda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği” gerek …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabını açarken 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri ilgilisinden aldığı, ... adı ile «sahtecilik» yapan 3. kişinin eylemi yönünden davalı bankaya atfedilebilecek bir «kusurun» olmadığı, zarar ile bankanın eylemi arasında «uygun illiyet bağının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «sahte kimlik» fotokopisine dayalı olarak «çek karnesi» veren banka hakkında açılan tazminat istemine ilişkindir.
Banka, ya da özel finans kurumu, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti ve sair konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise, dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun’un 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı gös …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte kimlik · uygun illiyet bağı · sahtecilik · illiyet bağı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabını açarken 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri ilgilisinden aldığı, ... adı ile «sahtecilik» yapan 3. kişinin eylemi yönünden davalı bankaya atfedilebilecek bir «kusurun» olmadığı, zarar ile bankanın eylemi arasında «uygun illiyet bağının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «sahte kimlik» fotokopisine dayalı olarak «çek karnesi» veren banka hakkında açılan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6529 E. 2011/17647 K.
Ortak:çek karnesi · kusur oranı · hamil · çek · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«keşideci» tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin «ağır kusur» sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına «çek karnesi» vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk kararda, davacının çekin «keşidecisini» görmeden «çek» alması nedeniyle ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu kararın Dairemiz “keşideci tarafından imzalanarak tedavüle çıkarılan çekin, çek alacaklısı tarafından çekin diğer unsurlarının düzenlenerek kendi borcuna ilişkin olarak alacaklısına verilmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda keşideciyi görmeden çeki kabul eden davacının ağır kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, sahte belgeler ile «çek karnesi» düzenlenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, ancak dava konusu olayda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği” gerek …
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davacı «hamilin» de olayda müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi, tarafların buna göre «kusur oranlarının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu çeki «ciro» yoluyla devraldığı, çekin tahsil amacıyla bankaya «ibraz» edilmesi üzerine hesabın sahte belgelerle açıldığının anlaşıldığı, «sahtecilik» olayı ile ilgili ceza kovuşturmasının devam ettiği, davacının alacağının tahsili için «cirantalara» karşı başlattığı icra takibinin sonuçsuz kaldığı, «tacir» olan davalı bankanın işlerini «basiretli tacir» gibi yürütmek zorunda bulunduğu, davalı bankanın «çek karnesi» vermiş olduğu şahıstan temin ettiği belgelerin gerçeğe uygun olmadıkları, davalının bu belgelerle yetindiği, dava dışı hesap sahibinin «ticari itibarı» ve sosyal ekonomik durumu ile ilgili gerekli araştırmayı yapmadığı, bu kişinin ikameti ve işyeri ile ilgili edinilen bilgileri şahsın çevresinden teyit ettirdiğini kanıtlayamadığı, gerekli özeni göstermeyen davalının meydana gelen davacı zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 12.400 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Dava, davalı bankanın sahte belgelere dayalı olarak «çek karnesi» vermesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibar · ciranta · sahtecilik · basiretli tacir · ciro · tacir · avans faizi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu çeki «ciro» yoluyla devraldığı, çekin tahsil amacıyla bankaya «ibraz» edilmesi üzerine hesabın sahte belgelerle açıldığının anlaşıldığı, «sahtecilik» olayı ile ilgili ceza kovuşturmasının devam ettiği, davacının alacağının tahsili için «cirantalara» karşı başlattığı icra takibinin sonuçsuz kaldığı, «tacir» olan davalı bankanın işlerini «basiretli tacir» gibi yürütmek zorunda bulunduğu, davalı bankanın «çek karnesi» vermiş olduğu şahıstan temin ettiği belgelerin gerçeğe uygun olmadıkları, davalının bu belgelerle yetindiği, dava dışı hesap sahibinin «ticari itibarı» ve sosyal ekonomik durumu ile ilgili gerekli araştırmayı yapmadığı, bu kişinin ikameti ve işyeri ile ilgili edinilen bilgileri şahsın çevresinden teyit ettirdiğini kanıtlayamadığı, gerekli özeni göstermeyen davalının meydana gelen davacı zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 12.400 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14828 E. 2011/7724 K.
Ortak:çek karnesi · hamil · keşideci · çek · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«keşideci» tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin «ağır kusur» sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına «çek karnesi» vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ilk kararda, davacının çekin «keşidecisini» görmeden «çek» alması nedeniyle ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu kararın Dairemiz “keşideci tarafından imzalanarak tedavüle çıkarılan çekin, çek alacaklısı tarafından çekin diğer unsurlarının düzenlenerek kendi borcuna ilişkin olarak alacaklısına verilmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda keşideciyi görmeden çeki kabul eden davacının ağır kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, sahte belgeler ile «çek karnesi» düzenlenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, ancak dava konusu olayda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği” gerek …
2-Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, «keşideci» ...’un yargılandığı ceza davasında çeklerdeki imzanın sanığın el ürünü olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, davalı bankanın ... sahte kimliğini kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» «teslim» ettiği, yeterli araştırma yapmadan veya bu hususta gerekli özeni göstermeden çek karnesi verdiğinden oluşacak zararı karşılaması gerektiği, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasındaki ödemenin kararın «infazı» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2) Bankanın, «sahte kimlik» kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» vermek suretiyle gerekli basiret ve itinayı göstermediğinden birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurludur.
Ancak, «çek hamili» de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte kimlik · çek hamili · infaz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, «keşideci» ...’un yargılandığı ceza davasında çeklerdeki imzanın sanığın el ürünü olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, davalı bankanın ... sahte kimliğini kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» «teslim» ettiği, yeterli araştırma yapmadan veya bu hususta gerekli özeni göstermeden çek karnesi verdiğinden oluşacak zararı karşılaması gerektiği, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyasındaki ödemenin kararın «infazı» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2) Bankanın, «sahte kimlik» kullanan kişiye hesap açarak «çek karnesi» vermek suretiyle gerekli basiret ve itinayı göstermediğinden birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurludur.
Ancak, «çek hamili» de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12237 E. 2014/20101 K.
Ortak:çek karnesi · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«keşideci» tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin «ağır kusur» sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına «çek karnesi» vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ilk kararda, davacının çekin «keşidecisini» görmeden «çek» alması nedeniyle ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu kararın Dairemiz “keşideci tarafından imzalanarak tedavüle çıkarılan çekin, çek alacaklısı tarafından çekin diğer unsurlarının düzenlenerek kendi borcuna ilişkin olarak alacaklısına verilmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda keşideciyi görmeden çeki kabul eden davacının ağır kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, sahte belgeler ile «çek karnesi» düzenlenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, ancak dava konusu olayda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği” gerek …
2-Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2- Dava, «keşideci» hakkında davalı bankanın «çek» hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye «çek karnesi» verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, buna rağmen «sahteliğin» farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bir banka, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise çek hesabının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile mülga 6762 sayılı TTK'nın 20/2. maddeler …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, buna rağmen «sahteliğin» farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmayı yaptığı, basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10567 E. 2012/17613 K.
Ortak:çek karnesi · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«keşideci» tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin «ağır kusur» sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına «çek karnesi» vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ilk kararda, davacının çekin «keşidecisini» görmeden «çek» alması nedeniyle ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu kararın Dairemiz “keşideci tarafından imzalanarak tedavüle çıkarılan çekin, çek alacaklısı tarafından çekin diğer unsurlarının düzenlenerek kendi borcuna ilişkin olarak alacaklısına verilmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda keşideciyi görmeden çeki kabul eden davacının ağır kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, sahte belgeler ile «çek karnesi» düzenlenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, ancak dava konusu olayda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği” gerek …
2-Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2-Dava, davalı Banka'nın «sahte kimlik» bilgilerine dayalı «çek» hesabı açmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, yapılan yargılama sonunda çek «keşidecisi» olarak görünen... isimli kişinin bulunmadığı, davalı Banka'nın sahte kimlikle sahte bir kişi adına çek hesabı açtığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının zararı gerçekleşmiş olup, dosya kapsamına göre davalı Banka «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında yeterli araştırma yapmadan sahte belgeler ile hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermesinde ve çekin karşılıksız çıkmış olması nedeniyle, 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2, Bankalar Kanunu hükümleri ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret v …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «çek» borçluları aleyhine başlattığı icra takibi sonuçlanmadan muhatap bankaya «tazminat davası» açmış ise de davalı bankanın en azından bu aşamada çekin kendisine «ibrazı» ile birlikte ödemekle yükümlü bulunduğu meblağ kadar sorumlu olması gerektiği, ibraz tarihi olan 21.03.2007 tarihi itibarı ile bankanın sorumlu bulunduğu meblağ 41 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte kimlik · ciranta · tazminat davası · maddi tazminat · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «çek» borçluları aleyhine başlattığı icra takibi sonuçlanmadan muhatap bankaya «tazminat davası» açmış ise de davalı bankanın en azından bu aşamada çekin kendisine «ibrazı» ile birlikte ödemekle yükümlü bulunduğu meblağ kadar sorumlu olması gerektiği, ibraz tarihi olan 21.03.2007 tarihi itibarı ile bankanın sorumlu bulunduğu meblağ 41 …
2-Dava, davalı Banka'nın «sahte kimlik» bilgilerine dayalı «çek» hesabı açmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, yapılan yargılama sonunda çek «keşidecisi» olarak görünen... isimli kişinin bulunmadığı, davalı Banka'nın sahte kimlikle sahte bir kişi adına çek hesabı açtığı anlaşılmıştır.
Davacı, dava konusu çeki, «ciranta» ... isimli kişiden almış, keşide edilen «çek» hesabının sahte olması nedeniyle çek bedelini tahsil edememiştir.
Davacı, işbu davayı açmadan önce kendi akidi «ciranta» ... aleyhine icra takibi yapmış, yapılan takip sonrasında «çek» bedelini tahsil edemeyeceği davadan önce anlaşılmış, bu husus davadan sonra düzenlenen aciz belgesi ile saptanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13610 E. , 2011/8722 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.09.2009 tarih ve 2007/486 - 2009/426 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi ...olan çekleri sattığı mal bedeli karşılığı aldığını, ancak çeklerin hayali kişi adına davalı banka tarafından yeterli araştırma yapılmadan verildiğini, bankanın gereken özeni göstermemesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 3.750,00 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının keşidecisini görmeden lehtarı olduğu çekleri almakla kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “keşideci tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin ağır kusur sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına çek karnesi vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden çek karnesi düzenlemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk kararda, davacının çekin keşidecisini görmeden çek alması nedeniyle ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu kararın Dairemiz “keşideci tarafından imzalanarak tedavüle çıkarılan çekin, çek alacaklısı tarafından çekin diğer unsurlarının düzenlenerek kendi borcuna ilişkin olarak alacaklısına verilmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda keşideciyi görmeden çeki kabul eden davacının ağır kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, sahte belgeler ile çek karnesi düzenlenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, ancak dava konusu olayda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.
Gerçekten de, davalı bankanın, dosya kapsamına göre, çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında yeterli araştırma yapmadan sahte belgeler ile hayali bir kişi adına hesap açarak çek karnesi vermesinde ve çekin karşılıksız çıkmış olması nedeniyle, 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurlu olduğunun ve bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğinin kabulü gerekir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de, davacı hamilin de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumunu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak ve bu konuda özenli davranmak zorunda olduğu, bu nedenle dava konusu olayda en azından müterafik kusurlu olduğu kabul edilmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda tarafların kusur oranlarının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm kusurun davalı bankada olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030310200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz