6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14013 E. 2012/17049 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi feragat tahkikat iyiniyet yargılama giderleri ihtiyati tedbir feragat sulh ıslah terkin ilan haksız rekabet vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 83 · HMK — HMK 176

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacıya ait “ELLE” markasının KHK’nin 7/i ve 8/4 maddeleri anlamında tanınmış marka olduğu, davalı şirket tarafından yapılan dava konusu 2005/30077 başvuru numaralı “ELLE+ŞEKİL” markasının kapsamında bulunan tüm sınıflar üzerinde tescilinde TRIP’s 16/3 ve KHK'nin 8/4/2. cümle şartlarının oluştuğu, bu nedenle farklı sınıflarda tescilinin mümkün olmadığı, TPE YİDK kararının iptali koşullarının ve markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, birleşen dava yönünden; davacı tarafından yapılan 2005/38948 no’lu marka müracaatı ile davalı adına kayıtlı markalar arasında KHK’nin 7/1-b maddesi anlamında benzerliğin olduğu, TPE YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, asıl dava dosyası yönünden; TPE YİDK'nun 2007-M-5148 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2005/30077 numaralı “ELLE+ŞEKİL” markasının tescilli olduğu 12. ve 20. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, sair taleplerin reddine, birleşen dava dosyası yönünden YİDK kararının iptali ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı Denge İç ve Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Asıl dava, davalının marka tescil başvurusuna davacının yaptığı itirazın reddine dair TPE YİDK kararının iptali, tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğü, terkini, davacı markalarına davalı şirketin vaki tecavüzlerinin, haksız rekabetinin tespiti ve önlenmesi istemlerine; birleşen dava ise, davacı marka tescil başvurusunun kısmen reddine dair TPE YİDK kararının iptali, davalı markasının hükümsüzlüğü, terkini istemlerine ilişkindir.

Karar tarihi itibari ile yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK'nun 83. ve ardından gelen maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiş; 83. maddede, davanın her iki tarafının da, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurulabileceği; 84. maddede, ıslahın tahkikata tabi olan davalarda tahkikatın, tahkikata tabi olmayan davalarda ise yargılamanın bitimine kadar yapılabileceği belirtilmiştir. Sonraki hükümler, ıslahın şekline ve sonuçlarına ilişkin düzenlemeleri içermektedir. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 176 ila 182. maddelerinde de ıslah müessesesi düzenlenmiştir.

Bilindiği üzere, ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur. Bir başka anlatımla, ıslah, iyiniyetli tarafın, davayı açtıktan veya kendisine karşı bir dava açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıklarını düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine olanak sağlayan bir kurumdur.

Islahın amacı, yargılama sürecinde, şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmak olduğundan, hak ve alacağı bu sürecin dışında, ortadan kaldırmış olan işlemlerin, yani maddi hukuk işlemlerinin ıslah yoluyla düzeltilebilmesi, mümkün değildir. Bir başka deyişle, maddi hakkı sona erdiren maddi hukuk işlemleri, ıslahla düzeltilemeyeceği gibi, feragat, kabul, sulh gibi işlemler, velev ki dava içinde yapılsın, asıl hakkı ortadan kaldırdıklarından, usul işlemi olduğu kadar (davayı etkilediği için usul işlemidir) maddi hukuk işlemi mahiyeti taşıdığından, açık bir irade beyanı ile terk edilebilecek hakların, ıslahla terki yani feragatle yapılabilecek talep daraltmalarının ıslahla yapılması olanaklı değildir.

Yukarıdaki özetten anlaşılacağı üzere davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; dava konusu TPE YİDK kararının iptalini, davalı adına tescilli 2005 30077 sayılı “ELLE+E ŞEKİL” ibareli markanın hükümsüzlüğünü, iptalini, terkinini, hükümsüzlük kararının ilanını, adı geçen davalı markasının davalı şirket tarafından kullanımının ve üçüncü şahıslara devrinin önlenmesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle, davalı adına tescilli 2005 30077 sayılı “ELLE+E ŞEKİL” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, iptaline, terkinine, hükümsüzlük kararının ilanına, adı geçen davalı markasının davalı şirket tarafından kullanımının ve üçüncü şahıslara devrinin önlenmesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin taleplerini dava dilekçesinden ıslahen çıkardığını bildirmiştir. Davalı tarafın bu konuda kabulü olmadan ıslah yolu ile birleşen davaya konu davalı markasının hükümsüzlüğüne, iptaline, terkinine, kararın ilanına ilişkin istemlerin dava dilekçesindeki taleplerden çıkartılması mümkün olmayıp, yapılan bu çıkartılmanın hukuken kısmi feragat olduğunun kabulü gerekmektedir. Buna göre dava konusu TPE YİDK kararının iptalini, davalı adına tescilli 2005 30077 sayılı “ELLE+E ŞEKİL” ibareli markanın hükümsüzlüğünü, iptalini, terkinini, hükümsüzlük kararının ilanını, adı geçen davalı markasının davalı şirket tarafından kullanımının ve üçüncü şahıslara devrinin önlenmesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesinin istendiği, davalı adına tescilli 2005 30077 sayılı “ELLE+E ŞEKİL” ibareli markanın hükümsüzlüğü, iptali, terkini, hükümsüzlük kararının ilanı, adı geçen davalı markasının davalı şirket tarafından kullanımının ve üçüncü şahıslara devrinin önlenmesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesi taleplerinden feragat edildiği sonucuna varılmalıdır. Bu durumda mahkemece birleşen davada feragat edilen taleplerin reddine ilişkin hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı Denge İç ve Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı Denge İç ve Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti. vekilinin hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1774 E. 2013/2428 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3337 E. 2012/7155 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1397 E. 2013/9047 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Haksız rekabet | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11858 E. 2016/9302 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6041 E. 2022/5440 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/14013 E.  ,  2012/17049 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/03/2010 tarih ve 2008/22-2010/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK’nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl dosyada, davalı şirketin “ELLE+ŞEKİL” ibareli marka başvurusuna müvekkili firmaya ait elle, elle decor ve elle girl ibareli markalarına dayanılarak yapılan itirazın, markaların benzer olmasına karşın, farklı mal/hizmetlerde kullanılacağı gerekçesiyle reddedildiğini, bu red kararına karşı TPE YİDK nezdinde yapılan itirazın da kısmen reddedildiğini, müvekkiline ait “ELLE” ve “ELLE” esas unsurlu markaların dünyaca tanınmış markalar olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK’in 05.10.2007 tarihli 2007-M-5418 sayılı kısmi red kararının iptalini ve 2005/30077 numaralı ELLE+ŞEKİL ibareli marka başvurusu tescil edilmişse marka tescil belgesinin hükümsüzlüğünü, davacı markalarına davalı şirketin vaki tecavüzlerinin, haksız rekabetlerinin tespitini ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dosyada ise; davacı tarafından 2005/38948 sayılı “ELLE” ibareli markanın tescili için yapılan marka tescil başvurusunun bir kısım eşyalar için reddine ilişkin YİDK’nın 08.05.2008 tarihli 2008/M-2875 karar sayılı kısmi red kararının reddedilen kısım açısından iptal edilmesini ve müvekkili şirket adına tescilli markalara tecavüz eden davalı şirket adına tescilli 2005/30077 sayılı “ELLE+ŞEKİL” ibareli markanın hükümsüz sayılmasını, iptali ile terkinini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili, kurum işlem ve kararlarının yerinde olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili, TPE’nin mevcut duruma göre kararını oluşturduğunu, bu yüzden davacı tarafın 556 Sayılı KHK.nin 7/1-b ve 8/1-b maddeleri ile ilgili savlarının kabul edilemeyeceğini savunarak, davaların reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacıya ait “ELLE” markasının KHK’nin 7/i ve 8/4 maddeleri anlamında tanınmış marka olduğu, davalı şirket tarafından yapılan dava konusu 2005/30077 başvuru numaralı “ELLE+ŞEKİL” markasının kapsamında bulunan tüm sınıflar üzerinde tescilinde TRIP’s 16/3 ve KHK'nin 8/4/2. cümle şartlarının oluştuğu, bu nedenle farklı sınıflarda tescilinin mümkün olmadığı, TPE YİDK kararının iptali koşullarının ve markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, birleşen dava yönünden; davacı tarafından yapılan 2005/38948 no’lu marka müracaatı ile davalı adına kayıtlı markalar arasında KHK’nin 7/1-b maddesi anlamında benzerliğin olduğu, TPE YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, asıl dava dosyası yönünden;

TPE YİDK'nun 2007-M-5148 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2005/30077 numaralı “ELLE+ŞEKİL” markasının tescilli olduğu 12. ve 20. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, sair taleplerin reddine, birleşen dava dosyası yönünden YİDK kararının iptali ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı Denge İç ve Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Asıl dava, davalının marka tescil başvurusuna davacının yaptığı itirazın reddine dair TPE YİDK kararının iptali, tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğü, terkini, davacı markalarına davalı şirketin vaki tecavüzlerinin, haksız rekabetinin tespiti ve önlenmesi istemlerine; birleşen dava ise, davacı marka tescil başvurusunun kısmen reddine dair TPE YİDK kararının iptali, davalı markasının hükümsüzlüğü, terkini istemlerine ilişkindir.

Karar tarihi itibari ile yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK'nun 83. ve ardından gelen maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiş;

83. maddede, davanın her iki tarafının da, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurulabileceği;

84. maddede, ıslahın tahkikata tabi olan davalarda tahkikatın, tahkikata tabi olmayan davalarda ise yargılamanın bitimine kadar yapılabileceği belirtilmiştir. Sonraki hükümler, ıslahın şekline ve sonuçlarına ilişkin düzenlemeleri içermektedir. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 176 ila 182. maddelerinde de ıslah müessesesi düzenlenmiştir.

Bilindiği üzere, ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur. Bir başka anlatımla, ıslah, iyiniyetli tarafın, davayı açtıktan veya kendisine karşı bir dava açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıklarını düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine olanak sağlayan bir kurumdur.

Islahın amacı, yargılama sürecinde, şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmak olduğundan, hak ve alacağı bu sürecin dışında, ortadan kaldırmış olan işlemlerin, yani maddi hukuk işlemlerinin ıslah yoluyla düzeltilebilmesi, mümkün değildir. Bir başka deyişle, maddi hakkı sona erdiren maddi hukuk işlemleri, ıslahla düzeltilemeyeceği gibi, feragat, kabul, sulh gibi işlemler, velev ki dava içinde yapılsın, asıl hakkı ortadan kaldırdıklarından, usul işlemi olduğu kadar (davayı etkilediği için usul işlemidir) maddi hukuk işlemi mahiyeti taşıdığından, açık bir irade beyanı ile terk edilebilecek hakların, ıslahla terki yani feragatle yapılabilecek talep daraltmalarının ıslahla yapılması olanaklı değildir.

Yukarıdaki özetten anlaşılacağı üzere davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; dava konusu TPE YİDK kararının iptalini, davalı adına tescilli 2005 30077 sayılı “ELLE+E ŞEKİL” ibareli markanın hükümsüzlüğünü, iptalini, terkinini, hükümsüzlük kararının ilanını, adı geçen davalı markasının davalı şirket tarafından kullanımının ve üçüncü şahıslara devrinin önlenmesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle, davalı adına tescilli 2005 30077 sayılı “ELLE+E ŞEKİL” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, iptaline, terkinine, hükümsüzlük kararının ilanına, adı geçen davalı markasının davalı şirket tarafından kullanımının ve üçüncü şahıslara devrinin önlenmesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin taleplerini dava dilekçesinden ıslahen çıkardığını bildirmiştir.

Davalı tarafın bu konuda kabulü olmadan ıslah yolu ile birleşen davaya konu davalı markasının hükümsüzlüğüne, iptaline, terkinine, kararın ilanına ilişkin istemlerin dava dilekçesindeki taleplerden çıkartılması mümkün olmayıp, yapılan bu çıkartılmanın hukuken kısmi feragat olduğunun kabulü gerekmektedir. Buna göre dava konusu TPE YİDK kararının iptalini, davalı adına tescilli 2005 30077 sayılı “ELLE+E ŞEKİL” ibareli markanın hükümsüzlüğünü, iptalini, terkinini, hükümsüzlük kararının ilanını, adı geçen davalı markasının davalı şirket tarafından kullanımının ve üçüncü şahıslara devrinin önlenmesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesinin istendiği, davalı adına tescilli 2005 30077 sayılı “ELLE+E ŞEKİL” ibareli markanın hükümsüzlüğü, iptali, terkini, hükümsüzlük kararının ilanı, adı geçen davalı markasının davalı şirket tarafından kullanımının ve üçüncü şahıslara devrinin önlenmesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesi taleplerinden feragat edildiği sonucuna varılmalıdır.

Bu durumda mahkemece birleşen davada feragat edilen taleplerin reddine ilişkin hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı Denge İç ve Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı Denge İç ve Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti. vekilinin hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı Denge İç ve Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı Denge İç ve Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı Denge İç ve Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı Denge İç ve Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti. vekilinin hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 25,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve davalı TPE'nden ayrı ayrı alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Denge İç ve Dış Ticaret Pazarlama Ltd.

Şti.'ne iadesine, 31/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064350200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.