Ortaklık tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6041 E. 2022/5440 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin kabul↗ dava şartı yokluğu↗ derdestlik↗ usulden reddi↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ıslah↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava hakkında kesin hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, ıslahla arttırılan kısma ilişkin davanın bozmadan sonra ıslah mümkün olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar ... Holding A.Ş., ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... Holding A.Ş., ... ve ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, davacının davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi talebine ilişkindir. Mahkemece asıl dava hakkında kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Asıl dava 14.08.2008 tarihinde açılmış olup mahkemenin kesin hükme dayanak yaptığı dava ise asıl dava tarihinden sonra açılmış ve kesinleşmiştir. Bu itibarla asıl dava tarihi itibarıyla yabancı mahkemede açılmış bir dava bulunmadığı dikkate alınarak asıl dava hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken asıl davadan sonra açılan ve kesinleşen yabancı mahkeme kararının kesin hüküm olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Kabule göre de; mahkemenin kesin hükme dayanak yaptığı yabancı mahkeme kararının davalıları ... Holding A.Ş. ve ... iken mahkemece asıl davanın, tüm davalılar yönünden kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5013 E. 2020/2406 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1714 E. 2018/3051 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih · ciro silsilesi · ciro · yargılama giderleri · alacak davası · bono · yargılama gideri · harç
Benzer bu karardaMahkemece, ....401,28 TL alacak üzerinden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle açılan davada ıslahla «müddeabihin» azaltılamayacağı gözetilerek, davanın kısmen kabulü ile ....000,00 TL’nin tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi ve reddedilen kısım için davalı lehine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gibi, hükmedilen «yargılama giderleri», «harç» ve vekalet ücretlerinin dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmakla kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «bonoda» «ciro silsilesinin» ...’na uygun olduğu, imzalara itiraz edilmediği, davalının senetteki kadar borcu olduğu, bu borcun ödenmediği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, ıslahla «alacak davası» haline getirilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6041 E. , 2022/5440 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.02.2020 tarih ve 2017/950 E. - 2020/109 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar ... Holding A.Ş., ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcileri tarafından parasını her istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği taahhüdü ile dini duyguları sömürülerek müvekkilinden usulsüz olarak para alındığını ve bu paranın iade edilmediğini ileri sürerek, asıl davada şimdilik 6.500,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş ve ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiş, birleşen davada ise, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 109.117,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava hakkında kesin hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, ıslahla arttırılan kısma ilişkin davanın bozmadan sonra ıslah mümkün olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar ... Holding A.Ş., ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... Holding A.Ş., ... ve ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, davacının davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi talebine ilişkindir. Mahkemece asıl dava hakkında kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Asıl dava 14.08.2008 tarihinde açılmış olup mahkemenin kesin hükme dayanak yaptığı dava ise asıl dava tarihinden sonra açılmış ve kesinleşmiştir. Bu itibarla asıl dava tarihi itibarıyla yabancı mahkemede açılmış bir dava bulunmadığı dikkate alınarak asıl dava hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken asıl davadan sonra açılan ve kesinleşen yabancı mahkeme kararının kesin hüküm olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Kabule göre de; mahkemenin kesin hükme dayanak yaptığı yabancı mahkeme kararının davalıları ... Holding A.Ş. ve ... iken mahkemece asıl davanın, tüm davalılar yönünden kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... Holding A.Ş., ... ve ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar ... Holding A.Ş., ... ve ...'ndan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/818746200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz