6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücuen tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8534 E. 2012/16045 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alt taşıyan taşıyan sıfatı açık muvafakat dain-i mürtehin rehin hakkı sınırlı sorumluluk icazet sigorta tazminatı cmr rehin basiretli tacir rücuen tazminat muvafakat taşıyıcı taşıyan tacir sigorta poliçesi cy/cy kaydı hasar husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına göre, CMR senedi dava dışı Cevahirler İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti'ne ait ise de davalı Er Ercan Ulu. Nak. İnş ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kesilen faturaların Kapı Sis. Müms. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kesildiği ve Cevahirler İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti'nce hasar tazminatının bu şirkete ödenmesine

muvafakat ettiğinden, davacının dava açma hakkının olduğu, davalılardan Balnak Nak. ve Loj. Hizm. Tic. A.Ş.'nin üst taşıyan, diğer davalının ise alt taşıyan sıfatını haiz olduğu ve hasarın, emtianın araçtan boşaltılması sırasında, aracın manevra yapmak zorunda kalması nedeniyle meydana geldiği ve söz konusu yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyanın basiretli bir tacir gibi gözetme ve denetleme yükümlülüğünü göstermediği bu nedenle bilirkişilerin, taşıyıcıların %50 oranında kusurlu olduğuna ilişkin beyanına itibar edilmediği ve CMR 23. maddesi gereğince sınırlı olarak sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 21.040.00 TL'nin 04.10.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, 6762 sayılı TTK'nun 1301. maddesine dayalı olarak rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde, Türk Dış Ticaret Bankası Merkez Şubesi yararına “Dain ve Mürtehin” kaydı bulunmaktadır. Bu durumda anılan banka şubesinin sigortalı emtia üzerinde rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahiptir.

Buna göre mahkemece, asıl dava ve talep hakkına sahip dava dışı bankanın anılan şubesinden alınmış, açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek anılan poliçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/268 E. 2015/5472 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4234 E. 2014/12665 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13802 E. 2011/17827 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/68 E. 2015/1019 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/8534 E.  ,  2012/16045 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.03.2011 tarih ve 2006/277-2011/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline Nakliyat Emtia Poliçesi ile sigortalı olan emtiaların, dava dışı sigortalı şirketçe, Almanya'dan İstanbul'a nakledilmek üzere davalılarla anlaşıldığını, ancak bir kısım emtiaların, tahliye işlemi sırasında hasarlandığını, bu nedenle müvekkilince sigortalısına 04.10.2005 tarihinde 21.040.00 TL'nin ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 21.040.00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı Er Ercan Ulu. Nak. İnş ve Tic. Ltd. Şti. vekili, diğer davalı Balnak Nak. ve Loj. Hiz. A.Ş'nin ilk taşıyıcı olduğunu, müvekkilinin ise ara taşıyıcı olup onun da taşıma işini dava dışı Öztur Nak. ve Tavukçuluk Tic. ve San. Ltd. Şti'ne yaptırdığını, bu nedenle davanın bu şirkete ihbar edilmesi gerektiğini, müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, sigorta poliçesinde mürtein olarak Türk Dış Ticaret Bankası'nın gözüktüğünden, aktif husumetin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı Balnak Nak. ve Loj. Hiz. A.Ş. vekili, taşımanın Almanya'dan Türkiye'ye fiilen kendileri tarafından gerçekleştirildiğini, gümrük ithalat işlemlerinin tamamlanmasından sonra emtianın antrepoya alınıp alıcı firmaya teslim edildiğini, ara nakliye esnasında oluşan hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirket ile diğer davalı arasında bir ilişkinin bulunmayıp alıcı tarafından görevlendirilen nakliye şirketi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına göre, CMR senedi dava dışı Cevahirler İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti'ne ait ise de davalı Er Ercan Ulu. Nak. İnş ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kesilen faturaların Kapı Sis. Müms. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kesildiği ve Cevahirler İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti'nce hasar tazminatının bu şirkete ödenmesine

muvafakat ettiğinden, davacının dava açma hakkının olduğu, davalılardan Balnak Nak. ve Loj. Hizm. Tic. A.Ş.'nin üst taşıyan, diğer davalının ise alt taşıyan sıfatını haiz olduğu ve hasarın, emtianın araçtan boşaltılması sırasında, aracın manevra yapmak zorunda kalması nedeniyle meydana geldiği ve söz konusu yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyanın basiretli bir tacir gibi gözetme ve denetleme yükümlülüğünü göstermediği bu nedenle bilirkişilerin, taşıyıcıların %50 oranında kusurlu olduğuna ilişkin beyanına itibar edilmediği ve CMR 23. maddesi gereğince sınırlı olarak sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 21.040.00 TL'nin 04.10.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, 6762 sayılı TTK'nun 1301. maddesine dayalı olarak rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde, Türk Dış Ticaret Bankası Merkez Şubesi yararına “Dain ve Mürtehin” kaydı bulunmaktadır. Bu durumda anılan banka şubesinin sigortalı emtia üzerinde rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahiptir.

Buna göre mahkemece, asıl dava ve talep hakkına sahip dava dışı bankanın anılan şubesinden alınmış, açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek anılan poliçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 12.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064009900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.