Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8534 E. 2012/16045 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alt taşıyan↗ taşıyan sıfatı↗ açık muvafakat↗ dain-i mürtehin↗ rehin hakkı↗ sınırlı sorumluluk↗ icazet↗ sigorta tazminatı↗ cmr↗ rehin↗ basiretli tacir↗ rücuen tazminat↗ muvafakat↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ tacir↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına göre, CMR senedi dava dışı Cevahirler İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti'ne ait ise de davalı Er Ercan Ulu. Nak. İnş ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kesilen faturaların Kapı Sis. Müms. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kesildiği ve Cevahirler İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti'nce hasar tazminatının bu şirkete ödenmesine
muvafakat ettiğinden, davacının dava açma hakkının olduğu, davalılardan Balnak Nak. ve Loj. Hizm. Tic. A.Ş.'nin üst taşıyan, diğer davalının ise alt taşıyan sıfatını haiz olduğu ve hasarın, emtianın araçtan boşaltılması sırasında, aracın manevra yapmak zorunda kalması nedeniyle meydana geldiği ve söz konusu yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyanın basiretli bir tacir gibi gözetme ve denetleme yükümlülüğünü göstermediği bu nedenle bilirkişilerin, taşıyıcıların %50 oranında kusurlu olduğuna ilişkin beyanına itibar edilmediği ve CMR 23. maddesi gereğince sınırlı olarak sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 21.040.00 TL'nin 04.10.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK'nun 1301. maddesine dayalı olarak rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde, Türk Dış Ticaret Bankası Merkez Şubesi yararına “Dain ve Mürtehin” kaydı bulunmaktadır. Bu durumda anılan banka şubesinin sigortalı emtia üzerinde rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahiptir.
Buna göre mahkemece, asıl dava ve talep hakkına sahip dava dışı bankanın anılan şubesinden alınmış, açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek anılan poliçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/268 E. 2015/5472 K.
Ortak:alt taşıyan · taşıyan sıfatı · muvafakat · taşıyan · hasar
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin üst «taşıyan», diğer davalının ise «alt taşıyan sıfatını» haiz olduğu ve «hasarın», emtianın araçtan boşaltılması sırasında, aracın manevra yapmak zorunda kalması nedeniyle meydana geldiği ve söz konusu yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyanın basiretli bir «tacir» gibi gözetme ve denetleme yükümlülüğünü göstermediği bu nedenle bilirkişilerin, «taşıyıcıların» %50 oranında kusurlu olduğuna ilişkin beyanına itibar edilmediği ve CMR 23. maddesi gereğince sınırlı olarak sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü …
Şti'nce «hasar» tazminatının bu şirkete ödenmesine «muvafakat» ettiğinden, davacının dava açma hakkının olduğu, davalılardan Balnak Nak. ve Loj.
Bu durumda anılan banka şubesinin sigortalı emtia üzerinde «rehin hakkı» bulunduğundan, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının «açık muvafakatini» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahiptir.
Benzer bu karardaA.Ş.'nin üst «taşıyan», diğer davalının ise «alt taşıyan sıfatını» haiz olduğu emtianın araçtan boşaltılması sırasında aracın manevra yapmak zorunda kalması nedeniyle emtiaların düşmesi sonucu «hasarın» meydana geldiği ve boşaltma sırasında taşımayı gerçekleştiren aracın manevra yapması halinde emtianın hasara uğrayacağının düşünülmesi ve önleyici tedbirleri almas …
Şti'nce «hasar» tazminatının bu şirkete ödenmesine «muvafakat» ettiğinden, davacının dava açma hakkının olduğu, davalılardan ...Hizm.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4234 E. 2014/12665 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar
Benzer bu karardaDavalı markasının tescil tarihinin 15/07/2008, dava tarihinin ise 08/12/2011 olmasına göre 556 sayılı KHK'nın 42/a maddesinde düzenlenen yasal 5 yıllık dava açma süresinin de geçmediği anlaşılmakla, TPE işlem süreci, davalı markanın başvurusuna davacının TPE'ye yaptığı itiraz, davalının davacıya «ihtarı» nazara alındığında davacının uzun süre sessiz kalması nedeniyle hükümsüzlük davasını açma hakkını kaybettiği söylenemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13802 E. 2011/17827 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaŞti'nce «hasar» tazminatının bu şirkete ödenmesine «muvafakat» ettiğinden, davacının dava açma hakkının olduğu, davalılardan Balnak Nak. ve Loj.
A.Ş.'nin üst «taşıyan», diğer davalının ise «alt taşıyan sıfatını» haiz olduğu ve «hasarın», emtianın araçtan boşaltılması sırasında, aracın manevra yapmak zorunda kalması nedeniyle meydana geldiği ve söz konusu yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyanın basiretli bir «tacir» gibi gözetme ve denetleme yükümlülüğünü göstermediği bu nedenle bilirkişilerin, «taşıyıcıların» %50 oranında kusurlu olduğuna ilişkin beyanına itibar edilmediği ve CMR 23. maddesi gereğince sınırlı olarak sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü …
Benzer bu kararda… İtalya’dan Halkalı’ya kadar taşıdığının anlaşıldığı, Hadımköy-Çorlu arası taşımanın davalı gerçek kişiler tarafından yapıldığı, hasarlı emtiada ambalajın olmadığı, «hasarın» «ambalaj yetersizliğinden» kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 02.05.2011 günlü ilamında açıklan …
… mının diğer davalılar hakkında verilen karara yönelik olduğu, karar düzeltme isteminde bulunan davalı Balnak Nak.A.Ş. aleyhine bir bozmanın yapılmadığı, davaya konu «hasarın» diğer davalıların taşıdığı kesitte meydana geldiğinin bozma ilamında açıkça belirtilerek, davacının bozmaya konu hususların dışında kalan diğer temyiz itirazlarını …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ambalaj yetersizliği
Benzer bu kararda… İtalya’dan Halkalı’ya kadar taşıdığının anlaşıldığı, Hadımköy-Çorlu arası taşımanın davalı gerçek kişiler tarafından yapıldığı, hasarlı emtiada ambalajın olmadığı, «hasarın» «ambalaj yetersizliğinden» kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 02.05.2011 günlü ilamında açıklan …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/68 E. 2015/1019 K.
Ortak:dain-i mürtehin · rehin hakkı · icazet · sigorta tazminatı · rehin · muvafakat · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaBu durumda anılan banka şubesinin sigortalı emtia üzerinde «rehin hakkı» bulunduğundan, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının «açık muvafakatini» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahiptir.
Davanın dayanağını oluşturan «sigorta poliçesinde», Türk Dış Ticaret Bankası Merkez Şubesi yararına “Dain ve Mürtehin” «kaydı» bulunmaktadır.
Buna göre mahkemece, asıl dava ve talep hakkına sahip dava dışı bankanın anılan şubesinden alınmış, açılan davaya «muvafakat» veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif taraf sıfatının («husumet») varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek anılan poliç …
Benzer bu karardaDairemiz bozma ilamında, davanın dayanağını oluşturan «sigorta poliçesinde» .... 'nin dain ve mürtehin olarak gösterildiği, bu durumda anılan kooperatifin «rehin hakkı» bulunduğundan «sigortadan tazminat» talep etme hakkının da öncelikle ona ait olduğu belirtilerek, dava dışı kooperatifin rehin hakkının ortadan kalkıp kalkmadığının tespiti ve rehin hakkının devam ettiğinin anlaşılması halinde ise, kooperatiften davaya «muvafakat» veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verildikten sonra işin esasının incelenmesi gerektiğine değinilmiştir.
Zira, davacıya ait taşınmazlar üzerinde değil, «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» «kaydı» bulunduğu gibi davaya «muvafakat» veya «icazete» ilişkin bir beyan da sunulmamıştır.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı murisin bahçesinde meydana gelen «hasarın» poliçe kapsamında bulunduğu, «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak yer alan ....’nin sigorta poliçesi ile ilgili taşınmaz üzerinde «rehin hakkının» bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden kabulü ile 9.784,80 TL tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'in «mirasçıları» ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e miras payları oranında verilmesine, davanın ..... yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı murisin bahçesinde meydana gelen «hasarın» poliçe kapsamında bulunduğu, «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak yer alan ....’nin sigorta poliçesi ile ilgili taşınmaz üzerinde «rehin hakkının» bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden kabulü ile 9.784,80 TL tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'in «mirasçıları» ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e miras payları oranında verilmesine, davanın ..... yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece bozma gereği tam olarak karşılanmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8534 E. , 2012/16045 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.03.2011 tarih ve 2006/277-2011/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline Nakliyat Emtia Poliçesi ile sigortalı olan emtiaların, dava dışı sigortalı şirketçe, Almanya'dan İstanbul'a nakledilmek üzere davalılarla anlaşıldığını, ancak bir kısım emtiaların, tahliye işlemi sırasında hasarlandığını, bu nedenle müvekkilince sigortalısına 04.10.2005 tarihinde 21.040.00 TL'nin ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 21.040.00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Er Ercan Ulu. Nak. İnş ve Tic. Ltd. Şti. vekili, diğer davalı Balnak Nak. ve Loj. Hiz. A.Ş'nin ilk taşıyıcı olduğunu, müvekkilinin ise ara taşıyıcı olup onun da taşıma işini dava dışı Öztur Nak. ve Tavukçuluk Tic. ve San. Ltd. Şti'ne yaptırdığını, bu nedenle davanın bu şirkete ihbar edilmesi gerektiğini, müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, sigorta poliçesinde mürtein olarak Türk Dış Ticaret Bankası'nın gözüktüğünden, aktif husumetin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Balnak Nak. ve Loj. Hiz. A.Ş. vekili, taşımanın Almanya'dan Türkiye'ye fiilen kendileri tarafından gerçekleştirildiğini, gümrük ithalat işlemlerinin tamamlanmasından sonra emtianın antrepoya alınıp alıcı firmaya teslim edildiğini, ara nakliye esnasında oluşan hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirket ile diğer davalı arasında bir ilişkinin bulunmayıp alıcı tarafından görevlendirilen nakliye şirketi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına göre, CMR senedi dava dışı Cevahirler İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti'ne ait ise de davalı Er Ercan Ulu. Nak. İnş ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kesilen faturaların Kapı Sis. Müms. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kesildiği ve Cevahirler İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti'nce hasar tazminatının bu şirkete ödenmesine
muvafakat ettiğinden, davacının dava açma hakkının olduğu, davalılardan Balnak Nak. ve Loj. Hizm. Tic. A.Ş.'nin üst taşıyan, diğer davalının ise alt taşıyan sıfatını haiz olduğu ve hasarın, emtianın araçtan boşaltılması sırasında, aracın manevra yapmak zorunda kalması nedeniyle meydana geldiği ve söz konusu yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyanın basiretli bir tacir gibi gözetme ve denetleme yükümlülüğünü göstermediği bu nedenle bilirkişilerin, taşıyıcıların %50 oranında kusurlu olduğuna ilişkin beyanına itibar edilmediği ve CMR 23. maddesi gereğince sınırlı olarak sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 21.040.00 TL'nin 04.10.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK'nun 1301. maddesine dayalı olarak rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde, Türk Dış Ticaret Bankası Merkez Şubesi yararına “Dain ve Mürtehin” kaydı bulunmaktadır. Bu durumda anılan banka şubesinin sigortalı emtia üzerinde rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahiptir.
Buna göre mahkemece, asıl dava ve talep hakkına sahip dava dışı bankanın anılan şubesinden alınmış, açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek anılan poliçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 12.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064009900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz